Birlikteliğe evet, ama nasıl olacak


04.06.2014 - Bu Yazı 1486 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İnsanın, sosyal yaşamda tek düze yapılara mahkûm varlık olduğu varsayımını önceleyen düşünceleraslında yaşamın sosyalitesini kavrayamamış olanlardır. Sosyal yaşamı aynı zamanda çokluk içinde birliği, birlik içinde ise çokluğu barındıran bir olgudur. Sosyal yaşamın dayanağı olan bu olguyu dikkate almayan her türlü düşünce/bakış bir yönüyle eksik ve problemli olup toplumda uzun soluklu olması beklenilemez.

Günümüz toplumsal yapılanmalarında daha fazla önemsenen ve ön plana çıkartılan yaşam modelleri temelde “birlik içinde çokluk”anlayışını barındıran verilere dayanmaktadır.Bu anlayıştoplumsal yaşamdaortak değerler etrafında uzlaşımı sağlayabilmiş ve aynı amacı gerçekleştirme ideali olan toplumlar için geçerli olmaktadır.

“Birlik içinde çokluk”anlayışı toplumsal yaşamda her türlü farklılığın varlığını kabule dayanan ve bu çerçevede toplumsal yaşamın örgütlendirilmesini gerekli görmektedir. Yani devlet yapılanmasını temel çatı görerek bu çatının altında her anlayışın kendi farklılığını ortaya koyacak koşul ve imkânlara sahip olması gerektiği kabullüne dayanmaktadır.

Ortak idealle yönelen inşanlar,ortak irade sembolü olarak kurumsallaştırdıkları devleti “birlik” için yeterli görürler. Ancakbu yapıdadaha iyi yaşam koşullarına sahip olmak amacıyla “çokluğa” yönelirler. Yani her düşünce/bakış kendi gelecek tasavvuru çerçevesinde farklılıklarını öne çıkaran ve buna dayanan anlayışlarıyla varlık kazanarak toplumda var olmayı amaçlar. Bu durum toplum içinde farklılıkların karşılıklı kabulüne dayanan birlikte yaşam örgütlenmesidir.

Bazı toplumlar ters anlayışla toplumsal yapıyı“çokluk içinde birlik” biçimine yönelmek zorunluluğu duyarlar. Günümüzdefederasyonlar şeklindeki devletyapısı gibi.  Bu durum üst çatı denilen ortak ideal olan devleti ifade eder.Ancak bu idealle ulaşma mantığı açısından farklılaşan yapıları ifade etmektedir.

Devlet çatısı oluşturamamış etnik topluluklar ırksal birlikteliklerine rağmen düşünce/bakış açısından farklılaştıklarından“çokluk içinde birlik” anlayışına yönelmek durumundadırlar. Çünkü onlar için temel hedef ortak geleceği oluşturacak birlik idealine yönelmektir. Bu birliğin gelecek perspektifi düşünşel farklılıkları yok eden anlayışa evirilmemelidir. Böyle bir durum sosyal yaşam içerisinde farklılıkların gerekli olduğu anlayışını öteleyerek kendisini dayatmaya yönelen yapının oluşumuna yola açar.

Bağlandığı düşünce/bakışınsosyal yaşam açısından yanlış yapabilme ihtimallini göz ardı edenler olup biteni sadece duygularıyla anlamlandırmaya çalışırlar. Dolayısıylasosyal yaşamda farklı düşünüş biçimlerini karşıtlık üzerinden ele alarak anlamlandırmaya çalışırlar.Bu anlayış sosyal yaşamda“çokluk içindeki birliği”ifade eden yapıyı ve farklılığı problem olarak algılar.

Farklılığı, karşıtlık biçiminde algılayanbakış aynı zamanda prensip olarak kendisi dışında kalan her yapıya taarruzu kendisi için hak ve ödev olarak algılar. Bu nedenle yaşama hakkının sadece kendi düşüncesine/bakışına ait olduğu saplantısına girerek, ötekinin sosyal yaşamda varlığını tümden ret etmeye yönelir. Bu mantık beraberinde ötekinin yaşam hakkının olmadığı anlayışını getirerek müntesiplerine rahat hareket etme imkânı sağlamayı amaçlar. Ki bunun altında ise kendi anlayış ve yapısına yönelik meşruiyet arayışı yatar.

Son yüzyıllık süreç dikkate alındığında Dünya üzerinde buna benzer anlayışı önceleyen birçok eylem hem devlet düzeyinde hem de örgütler düzeyinde reel yaşama taşınmıştır. Bu her ne kadar düşünsel gerekçelere dayandırılmaya çalışılsa da aslında temel gerekçe devlet veya örgütlerin “hâkimiyet ve çıkarlarının” çatışmasına dayanmaktadır.

Sosyal yaşam, siyasal düşüncelerin varlık mücadelesine sahne olurken herdüşünce/bakış aynı zamanda kendi meşruiyetini toplum nezdinde sağlamak amacıyla ötekibirine ihtiyaç duymaktadır. Çünkü varlık nedenini haklı gerekçelere dayandırma ihtiyacı her zaman için düşman niteliğindeki ötekinin varlığını mutlak zorunlu hale getirmektedir.

ÖrneğinİTC oluşum aşamasında meşruiyet dayanağı olarak “çokluk içinde birliği” hedefleyerek varlık kazanmaya çalışır.Ama iktidarı ele geçirince bunu öteleyen bir anlayışayöneldiği herkesin malumu. Benzer tavrı bu geleneğin devamı olan Cumhuriyet rejimi de kendi meşruiyetini sağlamak amacıyla sergilemiştir. Hatta TC ilk dönemde toplumsal gelecek için “çokluk içinde birliği” temel amaç edindiği izlenimi oluşturmayı başarmıştır.

TC’nin Anadolu’nun etnik yapısını dikkate alan ve her yapının varlığını kabul eden bir bütünleşme arayışını hedef olarak seçmesi bunun göstergesiydi. Ki bu durum sadece kendi meşruiyetini toplum tabanına yaymak suretiyle sağlama alma düşüncesinin yansımasıydı. Ancak imajını vermeyi başardığı çokluk içinde birlik anlayışını, ayakları sağlam basmaya başladığı andan itibaren yok sayıp dayatmacı anlayışı öne çıkarması asıl hedefi oluşturuyordu.

Bu durumda gelişen tepkileri bertaraf etmenin yolu olarak da, sosyal yaşam içinde ötekinin varlığınıdüşman olarak yansıtarak kendi varlığına meşruiyet kazandırmaya çalıştı. Ki Cumhuriyet tarihi boyunca dış düşman algısının yetersiz kaldığı durumda iç düşman şeklinde tarif edilebilecek bir yapınınher zaman yedekte tutulması bunun göstergesiydi. Çok partili sisteme geçilen dönem öncesi ve sonrasında da bu yöntem merkezi ele geçirenler tarafından hep uygulana geldi.

Toplumlar kendi meşruiyet dayanağı için her zaman zorunlu eylem ve düşüncelere yönelmek zorunluluğu duyarlar. Bunun toplumdaki karşılığı ise meşruiyetlerineyüklenilen anlamlaorantılıdır. Dört parçaya bölünerek başkalarının egemenliğine bırakılan Kürdlerde egemenliğinde bulundukları toplumların bu meşruiyet arayışlarına bilerek veya bilmeyerek aletolmaktadırlar.

Bu egemenler birlik içinde çokluk anlayışını önceleyen sosyal yaşama yönelik hiçbir veri ortaya koymadıkları için Kürdler açısından egemenliklerimeşruiyetten yoksundur. Ki meşruiyetlerine dayanakoluşturacak uygulamalarda ise sadece kendilerine insanca yaşama hakkı tanımaktadırlar.Kendileri dışında kalanların insanca yaşam hakkını görmezden gelmeleri Dünya nezdinde Kürdlerin haklılığına yönelik meşruiyet gerekçesidir.

Sonuç:

Öyleyse Kürdlergelecek tasavvuru oluştururken sosyal yaşamda “çokluk içinde birlik, birlik içinde çokluk”anlayışlarından birini önemsemek zorundadırlarKürdlerin her grubu varlığını daim kılacak şekilde kendi farklılığını koruyarak ortak ideale yönelmelidir. Ortak idealetrafındaki“birlik” yönelimi farklılığı yok sayan anlayışa değil koruyanayönelik olmalıdır. Oluşturulacak bu birlik her çeşit farklılığı kabule dayanan düşünsel anlayışta olmalı ve çoklu yapıyı korumayı amaçlamalıdır.

Buna yönelik veriler birçok konuda Kürdler tarafından açıkça ortaya konulmuştur. Bugün birçok Kürdün düşünsel ve eylemsel anlayışını kabul etmemesine rağmen PKK çizgisindeki partilere oy vermesi ortak ideallerdeki birlik yönelimine verdiği önemin göstergesidir.

Ancak PKK anlayışı elinde bulundurduğu gücün etkisiyle kendisi dışında kalanların tümüne öteki gözüyle bakmayı hala bırakmış değildir. Bu durum ise Kürdler arasında ortak ideallereyönelirken İTC ve TC devlet geleneğindeki uygulamaların gelecekte oluşacağı korkusuna yol açmaktadır.

Dolayısıyla kendisini bir yönüyle farklı his eden Kürdler arasında gelecek açısından tereddütlere yol açarakortak ideallerin gerçekleştirilmesi yolunda ağır tahribatlar oluşturmaktadır. Kürdler için tek çıkış her yapıyı kendi varlığıyla kabul edecek ortak gelecek tasavvuruna yönelmekte yatmaktadır.

Facebook Yorumları

reklam
6.6.2018
Türkiye Seçimlerinin Kilidi Kürdler
29.5.2018
Neden Demirtaş ama HDP değil?
21.2.2018
Şeyh Said Kıyamında ve sonrasında neden Kırdlar/Zazalar hedef alındı - 1
13.10.2017
ALANSAL EGEMENLİK VE FELAKET SENARYOLARININ YAZARLARI
24.9.2017
Hewler Mitingi ve Arka Plan Mesajları
27.3.2017
Referandum mu? Yoksa korku ütopyası mı?
27.2.2017
İdeolojik Saplantılar ve Parçalanmış Kafalar..
16.2.2017
Kürdler Hem Sağdan Hem de Soldan Eritildi
31.1.2017
Aşiretlerin tarihsel dayanağı - 3
28.1.2017
Aşiretlerin tarihsel dayanağı-2
22.1.2017
Aşiretlerin tarihsel dayanağı
30.12.2016
Enerji bloklaşması karşısında Batı ve enerji ihtiyacı
25.12.2016
YAKARAK ÖLDÜRME (Katletme)
13.12.2016
Mantıksal şaşılık
22.11.2016
Kürdler birlik mi olmalı yoksa ortaklaşmalı mı?
16.11.2016
Yönetici Erdemli olmayınca…
11.11.2016
Çözüm Süreci var mıydı?
7.11.2016
General Muğlalı ve Kürdler (3)
31.10.2016
General Muğlalı ve Kürdler (2)
24.10.2016
General Muğlalı ve Kürdler (1)
16.10.2016
Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (4)
10.10.2016
Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (3
8.10.2016
Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (2)
5.10.2016
Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (1)
8.9.2016
Kürd Toplumsal Dinamiğinin Çökertilmesi -II-
5.9.2016
Kürdistan İllerin Türk Bayraklı Yürüyüşler
28.8.2016
KÜRD TOPLUMSAL DİNAMİKLERİNİN ÇÖKERTİLMESİ
20.8.2016
İtibarsızlaştırmanın Psikolojisi
2.8.2016
KÜRDLER EGEMENLİK Mİ VATANDAŞLIK MI İSTEMELİ?
17.5.2016
TÜRKİYE İSLAMCILIĞI NEYİ AMAÇLIYOR?
11.5.2016
KÜRD ORTA SINIFININÇÖKERTİLMESİ
21.4.2016
Erdemlilik Olmadan Olmaz
31.3.2016
Doğu ve Batı Ayrımı Karşısında Kürdlerin Özgünlüğü
16.3.2016
TÜRKİYE İSLAMCILIĞININ RİYAKÂRLIĞI
4.3.2016
Kurdlerde Hukuk ve Hakkı Üstün Kılma
23.2.2016
Sykes Picot’çu Türkiye İslamcılığı
15.2.2016
İsrail Devletinin Bağımsız Kürdistan Açıklamaları
12.2.2016
Türkiye İslamcılarının Kürdü Olmak
5.2.2016
Siyasette İttihatçı Mantıkla İtibarsızlaştırma Çabası
25.1.2016
İstilacı Bozkır Türkleri ve Varlığını Koruyan Kürdler
11.1.2016
Kürdistan’daki Çatışmalı Ortam Neyi Amaçlamaktadır?
5.1.2016
İslam ve İslamcılık
30.12.2015
İslamcıların Yanılgısı
7.12.2015
Sömürgeci ve Sömürülen İlişkisi
2.12.2015
Dört Ayaklı Minare Önünde Ansızın Gelen Ölüm
23.11.2015
Ümmeti Bölen! “Kürd ve Kürdistan”
18.11.2015
Meşruiyet Dayanağı ve Kürdler
9.11.2015
Kürdlerin Haklı Mücadelesini İtibarsızlaştırma Arayışı
22.10.2015
Sömürgecinin Amacı Zihinsel Benzetme ve Aldatmadır –II-
6.10.2015
Sömürgecinin Görevi, Aldatma ve Zihinsel Benzetmedir
27.9.2015
Kabristanımız Varsa Bilin ki Orası Bizim Vatanımızdır
18.9.2015
Toplumsal Anomi ve Yeni Arayış
31.8.2015
“Seni Başkan Yapacağız, Karşılığı Federal Sistem”
21.8.2015
Militarist Devletler ve Kürdistan’ın Doğum Sancısı
9.8.2015
Kürdlerde Sosyal Genetiğin Psikolojik Bağlılığa Dönüşmesi
30.6.2015
Arayıştaki Kent, Bingöl
18.6.2015
Ortadoğu’da Reddi Miras Geleneği ve Talan Ekonomisi
9.6.2015
7 Haziran’ı Doğru Okumak
23.5.2015
Kürdlerin Egemenlik Anlayışı
16.5.2015
Allah, Yasin Aktay’ın dediğinin aksini söylemektedir
9.5.2015
Siyasetin Doğası ve Rasyonel Davranış
23.4.2015
Kürdistan Mefküresi ve Siyasi Aktörler (İslamcı Cenah) -2
13.4.2015
Kürdistan Mefkûresi ve Siyasi Aktörler -1-
02.04.2015
YOKOLUŞU ENGELLEMEK
13.03.2015
İTTİHATÇILIĞA TESLİM EDİLEN KÜRD YAPILARI
07.03.2015
KÜRDLER NASIL ERİTİLDİ
25.02.2015
Siyaset ve düşüncede etik
19.02.2015
Temsiliyet sorunu ve Ortadoğu
04.02.2015
KÜRDLERİ SAĞDAN ERİTMEK -II-
28.01.2015
Gedik onarılmamalı bilakis büyütülmeli
23.01.2015
KÜRDLERİ SESSİZCE SAĞDAN ERİTMEK
16.01.2015
Hikmet Arayışında Fıtrat ve İrade Etkileşimi
11.01.2015
Hakikat Tek Olan Değildir, Tek Olan İblisçiliktir
05.01.2015
Kimliksel Varoluş ve Devletleşme Zorunluluğu
26.12.2014
Bariyere Dönüşen Öz
04.12.2014
Sosyal Genetik ve Kürd Siyaseti
03.12.2014
Duisburg Paneli Azadi Hareketinin Çözüm Önerileri
11.11.2014
KÜRDİSTAN HAKİKATİNİ İNŞA ETME HAREKETİ / AZADİ
02.11.2014
Türkiye Kürdistanından Peşmerge geçti
27.10.2014
Kürdler İçin Birlik Değil Birliktelik Anlamlıdır
22.10.2014
Akil adamlar tiyatrosu yeniden sahne aldı
13.10.2014
Kürdler saha egemenliğine oynamamalı
08.10.2014
KÜRDLERİN AYAK BAĞI/ PKK ve HİZBULLAH GERGİNLİĞİ
28.09.2014
Eylem düşünceyi şekillendirir.
13.09.2014
HEREKETA AZADÎNİN ROTASI
02.09.2014
Ulus Devlet Mantığı ve Kürdistan Sorunu
29.08.2014
Azadi Kongresi /İnisiyatiften Harekete
24.08.2014
Kürd Ulusal Mücadelesinde ŞUŞAR TOPLANTISI
13.08.2014
Kürd Müslümanların Yüzyıllık Serüveni
02.08.2014
İnsanlığın Turnusol Kağıdı: FİLİSTİN - II
24.07.2014
Hakkâri’de/CölemergNe oldu Ki…
19.07.2014
İnsanlığın Turnusol Kâğıdı: FİLİSTİN
07.07.2014
Hatip Dicle Ne Dedi ki…
02.07.2014
Hamidiye Alayları/ Devlet Aklının Zorunlu Yapıları
25.06.2014
Ümmetçi/İslamcı Kürdlerin Zihinsel Bakışı
13.06.2014
Kürdler“Öğrenilmiş Çaresizliğe” Mahkum Değildir
04.06.2014
Birlikteliğe evet, ama nasıl olacak
27.05.2014
Evrensel değer mi, ideolojik körlük mü?
23.05.2014
TARİHİ NASIL OKUYALIM / RESMİ ve YEREL TARİH
15.05.2014
Demokratik İslam Kongresi Kürd Hareketindeki Değişimi Nasıl Etkileyecek
08.05.2014
HDP Türklerle Kardeşlik Ya Kürdlerle…
04.05.2014
HAMİDİYE ALAYLARI VE ŞEYX SÊİD HAREKETİ - II -
27.04.2014
Hamidiye Alayları Ve Şeyx Seid Hareketi – I -
24.04.2014
KÜRD SİYASAL AKLI ve AZADİ
21.04.2014
Kürd Siyasal Aklı Ne Yapmamalı
18.04.2014
HALKA AİT HOŞGÖRÜNÜN GÖSTERGESİ BAŞUR
15.04.2014
SİYASAL ŞUURALTININ BAŞUR’DA DEĞİŞİMİ
10.04.2014
BAŞUR GÖZLEMLERİNDEN HALEPÇE ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
30.03.2014
İSLAMCILARIN İKTİDARLA İMTİHANI
25.03.2014
BİNGÖL SEÇİM İZLENİMLERİM
22.03.2014
EYLEMLERDE AHLAK / DEĞER İLİŞKİSİ
14.03.2014
TORNACI EĞİTİM ve ZİHİNSEL İĞFAL
07.03.2014
Âdemin İnsanı Varoluşa Ulaşması - II
05.03.2014
Ontolojik Ademin epistemolojik beşeriliğe ulaşması
02.03.2014
LİS DAĞI ÇATIŞMASI
23.02.2014
KÜRDLERİN TARİHSEL AÇMAZI
17.02.2014
YETMEZ Mİ ARTIK!...
15.02.2014
HEGEDERİ KATLİAMI 1927’nin KANAYAN YARASI
06.02.2014
ÇATIŞMA KÜRDLER İÇİN KADER DEĞİLDİR…
23.01.2014
Hani çözecektiniz!
11.01.2014
KÜRDİSTAN SİYASETÇİLERİ ve GENÇLİĞİ NASIL BAKMALI
26.12.2013
BUGÜN GÜNLERDEN ROBOSKÊDİR
14.12.2013
Kürdistan’ın her karış toprağı ayrı bir Roboskê’dir
1.12.2013
ULUSAL BİRLİK veya DAR KALIPLI DÜŞÜNSEL YAPI
15.11.2013
Toplum ürettiği değerlerle var olur
27.10.2013
Sorunun özü/ hayatın anlamı
08.10.2013
Eşitlik, O Ne ki! Kardeşlik Neyinize Yetmiyor?
20.09.2013
Anadilin zorunluluğu ve zihinsel şekillenme
04.09.2013
İnsan neden sorumluluk taşımak zorunda
26.08.2013
KÜRD SORUNUNDA ÇIKARILAMAYAN MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEĞİ
14.08.2013
Duyusal algı insani olanı zedeler
05.08.2013
Ulusal kongre sürecinde axina pışt
29.07.2013
RESMİ TARİHE KARŞI YEREL TARİH
20.07.2013
Psikososyal bir vakıa olarak Zazacılık:Bingöl Çewlik
13.07.2013
Psikososyal bir vakıa olarak Zazacılık
08.07.2013
SAYER YOKLAMASI YAPMA UMUDU HEP VAR OLSUN
24.06.2013
Kürtlerde bilinç kırılması
18.06.2013
Kürt kurumsal yapılarının birbirini görmeleri
08.06.2013
Kutuplaşmış gibi görünmek!
27.05.2013
DİL / LEHÇE İLİŞKİSİ
09.01.2013
Bilinmeyen Roboskê Guêw... Tahlil
04.01.2013
Bilinmeyen Roboské Guéw - ll
29.12.2012
BİLİNMEYEN ROBOSKÊ GUÊW…
06.05.2013
Kürtlerin varoluş dinamiği
30.04.2013
Kürtlerin aşiret yapısının dayanağı
26.04.2013
Kürt sorununu fiili durumla çözme isteği
18.04.2013
ZAZALARDA TOPLUM BİÇİMLENMESİ
13.04.2013
O HALDE, KÜRTLER NE YAPMALI…
11.04.2013
AKİLLERE AKIL
03.04.2013
BARIŞ SÜRECİ VE TARAFLAR…
31.03.2013
Barış sürecinde Kürtler nereye gidiyor…
26.03.2013
İnsaf Çağrısına İnsafsızlık Yapmak
22.03.2013
Bireysel Düşünebilme ve Bilgi...
16.03.2013
YOL AYRIMI…
12.03.2013
EVET, ÇÖZELİM AMA…
11.03.2013
Ötekini Anlamak...
09.03.2013
Yanlıştan Doğruya Varılmaz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive