HEGEDERİ KATLİAMI 1927’nin KANAYAN YARASI


15.02.2014 - Bu Yazı 1454 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bir toplumun geçmişte yaşadığı katliam ve travmalar eğertoplumun bugünkü nesilleri tarafındanele alınıp belirlenme ihtiyacı duyuluyorsa, katliam ve travmaların hafızalarda oluşturduğu etkinin devam etmekte olduğunu gösterir. Aynı zamanda bu nesillerin geleceğe yönelik beklentilerinde umutsuzluk verileri taşıdığının gösterir.

Yaşanan katliamlaratanıklık edenlerin "oğlum/kızım daha neler yaşandı neler"uyarısıyla büyüyenler enselerindeo korku ve zulmün gölgesini hala hissetmektedirler.Bazılarımız bu korku ve zulümleriiçimizde büyüterek taşırken, bazılarımız da bunu bir şekilde dile getirerek atlatmaya çalışıyor. Ama ne ettikse de bunları hala atlatabilmişdeğiliz. İçindebulunduğumuz psikolojik gelgitlerbunu çok net bir şekilde göstermektedir.

Yıllarca kendilerine bile itiraf etme korkusunun olduğu bir ortamda büyümüşolmanın ne olduğunu yaşayamayan anlayamaz, ancak bunu tahmin edebilir. Oysaki tahmin etmek hiç bir zaman yaşananı bire biranlamak değildir. Dolayısıyla korkunun ecele faydası yoktur. Eğer bu ortamda yetişenler umutlu bir geleceğin olması arzuluyorlarsakatliamlarla donanmış tarihleriyle yüzleşmekzorundadırlar.

Yıllardırresmi tarihin bizlere isyan ve şakilik olarak sunduğuŞeyxSeid kıyamının yıldönümünderesmi tarihin belki arşivlerinde bile izlerine rastlanılmayan 1927’de yaşanan Hegederi katliamından söz edeceğiz. Bu katliamı gündeme almanın temel amacı resmi tarihin bir şekilde kirlettiği zihinlerimizin doğru olanı görerek yerel hafızanın tazelenmesine vesile olmaktır.

Resmi tarihin “Bicar (Pêçar) ayaklanması olarak lanse ettiği, oysa 1927 yılının Ekim ve Kasım aylarında Genc’e (Darêheni) bağlı Mıstyan- Botyan ve Murtazan yöresindeki köylerden toplanan kadın, çocuk ve yaşlılardan oluşan 83 kişinin yakılarak katledildiği bir soykırım var yerel hafızada.

Hegederikatliamı yerel hafızada döneme aitkanayan yaralarından biri olmaya devam ediyor.1927’de bu vb. katliamları gerçekleştiren Cumhuriyet rejiminin temel hedefi yörenin insanlardan arındırılarak denetim gücünü sağlamaktı. Ancak bu yörede 1990’lı yıllarda gerçekleştirilen köy boşaltma ve yakma olayları da bu hedefin hala istenilen düzeyde sağlanamadığının göstergesidir.

1927 katliamlarının yaşandığı köylerin büyük bir kısmını dolaşma imkânı bulduğum için yörenin arazi yapısı sarp dağlardan oluşmaktadır. Devlet bugün burayı denetlemek amacıyla Bingöl/Diyarbakır karayolunun en yüksek noktasına askeri bir birlik konuşlandırmıştır. Buda hedefinin henüz amacına ulaşmadığını göstermektedir.

Yörede ŞeyxSeid kıyamının önemli figürlerinden biri olan EminoMıko’nun torunu Abdullah anlatıyor.O dönemde yaşayanlaratanıklık etmiş dedem ve yaşım dolayısıyla gördüğüm diğer kişilerin anlatımına dayanarak o gün olanlar şu şekilde cereyan etmiştir. (Dedem 1969 yılında vefat etmiştir.)

Hamit Mıh Wısıf o gün köyde hayvan gütme sırasının kendi ailesinde olduğu için hayvanlara gittiğini ve öğle vakti eve yemek için geldiğinde köyün askerler tarafından sarılmış olduğunu gördüm. Annem bana yemek verdikten sonra yetişkin olduğumdan dolayı (17-18 yaşlarındaydım)kalk git mahkûmların yanına belki kurtulursun dedi.

Bende kalktım gizlice dere boyu yürüyerek mahkûmların bulunduğu noktaya vardım. Bana köyü saran asker sayısını sordular. Bende köyün etrafının sarıldığını söyledim. O noktada akşam vaktine kadar bekledikköylerin birçoğu askerlerce denetlendiği için mahkûmların yiyecek bir şeyleri kalmamıştı. (Mahkûm denilenler o yörede SeyxSeid kıyamına katılıp, kıyam akamete uğratıldığında teslim olmak yerine dağlara sığınarak mücadeleye devam edenlerdi.)

Beni veElîWısıfîŞengemin köyüne giderek yiyecek birşeyler alıp getirmek üzere yolladılar.  Kalkıp dere boyu yürüyerek yol üzerindeki Şeyxmiran’a vardık. GirişteÂmEli’nin evinin oradabüyük bir ceviz ağacı vardı. Güz mevsimi olduğu için cevizler alta dökülmüştü, biraz ceviz toplamak için etrafı dolaşırken yerdebir ayakkabı gördük. Etrafa bakınca ağacın altına sığınmış yaralı bir kız çocuğu vardı. Bizi görünce Allah rızası için biraz su verin dedi.

Arkadaşım onaayakkabıyla su getirdik ben bu arada ne olduğunu sordum.Şengemin’de insanların askerler tarafından öldürüldüğünü ifade etti. Getirilen sudan kendisine verdik biraz içince hemen oracıkta can vererek vefat etti. (Şengemin’de öldürülen 14 kişi silah ve süngülenme marifetiyle öldürülmüş ve köydeki evlerin tümü de yakılmıştır.)

Geri dönüp arkadaşlarımıza durumu anlattık. Oradan kalkıp gece karanlığından yararlanarak yürüyüpŞeyxmiran bölgesinde yüksek bir noktaya vardık. O noktadan Hegederi köyü görülüyordu. Baktık ki Hegederî’dekievler yanıyor. Benle Eli ÂmÊmses çıkarmayacak şekilde yürüyerek 50 m kadar köye yaklaştık. Arkadaşım biraz önümde yürüyordu. Ancak daha fazla yaklaşamadı.Askerlerin hala köyde olduğunu fark ettiği için geri döndü.

Değişik bir kokunun olduğunu canlıların yakıldığını ancak bilemiyorum hayvanları mı yoksa insanları mı yakmışlar çözemedim dedi. Köye giremediğimiz için geri dönerek arkadaşlarımızla beraber köyün aşağısında yer alan derede saklandık.Askerler o gece köyde kaldılar. Sabah güneş doğunca Kawar köyüne doğru hareket etmeye başladılar.

Askerleri gittikten sonra yola koyularak köye vardık. Vardığımızda köyde hiçbir canlı insanın kalmadığı aynı zamanda evlerde dâhil her şeyin yakıldığını fark ettik.  Êlilerin evi dediğimiz noktaya geldiğimizde yukarıdan bir insanın gelmekte olduğunu gördük. Yaklaştığında Said Mık Tavıs denilen kişi olduğunu anladık. Kendisine nereden geldiğini sorduğumuzdaaskerlerin kendisini yakaladığını ve köylerden insan toplamak için rehber olarak kullandığını söyledi.

Bu sabah Kawara kadar kendisini götürdüklerini artık işlerinin kendisiyle kalmadığını bu nedenle de serbest bıraktıklarını ifade etti. Ne olup bitiğini soruncadün çevre köy ve mezralardan yakaladıkları insanların buraya getirildiğini ve topladıkları insanları bir eve doldurarak yaktılar.Ancak yakılanlar arasında yetişkin erkeklerin olmadığını hepsinin kadın, çocuk ve yaşlılardan oluştuğunusöyledi.

Erkeklerinde Kawar yolu üzerinde bulunan en yüksek tepede süngülenerek öldürüldükleri bilgisini verdi. Bunun üzerine arkadaşlarımızla ahd ederek askerlerin peşine düşmeye karar verdik.

Bu köyde yakılan 83 kişinin isimlerine tam olarak ulaşamadım. Bu nedenle isimler eksik olduğu için liste vermeyeceğim. Ancak bir kısmının isimleri kayıtlı olarak elimde var.  Bir sonraki yazıda hem süngülenen erkeklerin katliamından hem de bu bölgede yaşanan diğer öldürülenlerden bahsetmeye çalışacağım.

Hegederi köyü yüksek bir noktada olduğu için çevre köy ile mezralar önce çembere alınmış kaçamayan ve saklanma fırsatı bulamayanlar yakalanarak buraya getirilerek yakılmışlardır. Askerlerin hangi noktadan buraya geldikleri yönünde farklı ifadeler olsa da yöredeki köyler dikkate alındığında çember şeklinde gittikçe daralan alan hâkimiyeti oluşturarak geldikleri belli oluyor.

DEVAM EDECEK

Facebook Yorumları

reklam
6.6.2018
Türkiye Seçimlerinin Kilidi Kürdler
29.5.2018
Neden Demirtaş ama HDP değil?
21.2.2018
Şeyh Said Kıyamında ve sonrasında neden Kırdlar/Zazalar hedef alındı - 1
13.10.2017
ALANSAL EGEMENLİK VE FELAKET SENARYOLARININ YAZARLARI
24.9.2017
Hewler Mitingi ve Arka Plan Mesajları
27.3.2017
Referandum mu? Yoksa korku ütopyası mı?
27.2.2017
İdeolojik Saplantılar ve Parçalanmış Kafalar..
16.2.2017
Kürdler Hem Sağdan Hem de Soldan Eritildi
31.1.2017
Aşiretlerin tarihsel dayanağı - 3
28.1.2017
Aşiretlerin tarihsel dayanağı-2
22.1.2017
Aşiretlerin tarihsel dayanağı
30.12.2016
Enerji bloklaşması karşısında Batı ve enerji ihtiyacı
25.12.2016
YAKARAK ÖLDÜRME (Katletme)
13.12.2016
Mantıksal şaşılık
22.11.2016
Kürdler birlik mi olmalı yoksa ortaklaşmalı mı?
16.11.2016
Yönetici Erdemli olmayınca…
11.11.2016
Çözüm Süreci var mıydı?
7.11.2016
General Muğlalı ve Kürdler (3)
31.10.2016
General Muğlalı ve Kürdler (2)
24.10.2016
General Muğlalı ve Kürdler (1)
16.10.2016
Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (4)
10.10.2016
Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (3
8.10.2016
Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (2)
5.10.2016
Ermeniler ve Kürdler neden kaybettiler? (1)
8.9.2016
Kürd Toplumsal Dinamiğinin Çökertilmesi -II-
5.9.2016
Kürdistan İllerin Türk Bayraklı Yürüyüşler
28.8.2016
KÜRD TOPLUMSAL DİNAMİKLERİNİN ÇÖKERTİLMESİ
20.8.2016
İtibarsızlaştırmanın Psikolojisi
2.8.2016
KÜRDLER EGEMENLİK Mİ VATANDAŞLIK MI İSTEMELİ?
17.5.2016
TÜRKİYE İSLAMCILIĞI NEYİ AMAÇLIYOR?
11.5.2016
KÜRD ORTA SINIFININÇÖKERTİLMESİ
21.4.2016
Erdemlilik Olmadan Olmaz
31.3.2016
Doğu ve Batı Ayrımı Karşısında Kürdlerin Özgünlüğü
16.3.2016
TÜRKİYE İSLAMCILIĞININ RİYAKÂRLIĞI
4.3.2016
Kurdlerde Hukuk ve Hakkı Üstün Kılma
23.2.2016
Sykes Picot’çu Türkiye İslamcılığı
15.2.2016
İsrail Devletinin Bağımsız Kürdistan Açıklamaları
12.2.2016
Türkiye İslamcılarının Kürdü Olmak
5.2.2016
Siyasette İttihatçı Mantıkla İtibarsızlaştırma Çabası
25.1.2016
İstilacı Bozkır Türkleri ve Varlığını Koruyan Kürdler
11.1.2016
Kürdistan’daki Çatışmalı Ortam Neyi Amaçlamaktadır?
5.1.2016
İslam ve İslamcılık
30.12.2015
İslamcıların Yanılgısı
7.12.2015
Sömürgeci ve Sömürülen İlişkisi
2.12.2015
Dört Ayaklı Minare Önünde Ansızın Gelen Ölüm
23.11.2015
Ümmeti Bölen! “Kürd ve Kürdistan”
18.11.2015
Meşruiyet Dayanağı ve Kürdler
9.11.2015
Kürdlerin Haklı Mücadelesini İtibarsızlaştırma Arayışı
22.10.2015
Sömürgecinin Amacı Zihinsel Benzetme ve Aldatmadır –II-
6.10.2015
Sömürgecinin Görevi, Aldatma ve Zihinsel Benzetmedir
27.9.2015
Kabristanımız Varsa Bilin ki Orası Bizim Vatanımızdır
18.9.2015
Toplumsal Anomi ve Yeni Arayış
31.8.2015
“Seni Başkan Yapacağız, Karşılığı Federal Sistem”
21.8.2015
Militarist Devletler ve Kürdistan’ın Doğum Sancısı
9.8.2015
Kürdlerde Sosyal Genetiğin Psikolojik Bağlılığa Dönüşmesi
30.6.2015
Arayıştaki Kent, Bingöl
18.6.2015
Ortadoğu’da Reddi Miras Geleneği ve Talan Ekonomisi
9.6.2015
7 Haziran’ı Doğru Okumak
23.5.2015
Kürdlerin Egemenlik Anlayışı
16.5.2015
Allah, Yasin Aktay’ın dediğinin aksini söylemektedir
9.5.2015
Siyasetin Doğası ve Rasyonel Davranış
23.4.2015
Kürdistan Mefküresi ve Siyasi Aktörler (İslamcı Cenah) -2
13.4.2015
Kürdistan Mefkûresi ve Siyasi Aktörler -1-
02.04.2015
YOKOLUŞU ENGELLEMEK
13.03.2015
İTTİHATÇILIĞA TESLİM EDİLEN KÜRD YAPILARI
07.03.2015
KÜRDLER NASIL ERİTİLDİ
25.02.2015
Siyaset ve düşüncede etik
19.02.2015
Temsiliyet sorunu ve Ortadoğu
04.02.2015
KÜRDLERİ SAĞDAN ERİTMEK -II-
28.01.2015
Gedik onarılmamalı bilakis büyütülmeli
23.01.2015
KÜRDLERİ SESSİZCE SAĞDAN ERİTMEK
16.01.2015
Hikmet Arayışında Fıtrat ve İrade Etkileşimi
11.01.2015
Hakikat Tek Olan Değildir, Tek Olan İblisçiliktir
05.01.2015
Kimliksel Varoluş ve Devletleşme Zorunluluğu
26.12.2014
Bariyere Dönüşen Öz
04.12.2014
Sosyal Genetik ve Kürd Siyaseti
03.12.2014
Duisburg Paneli Azadi Hareketinin Çözüm Önerileri
11.11.2014
KÜRDİSTAN HAKİKATİNİ İNŞA ETME HAREKETİ / AZADİ
02.11.2014
Türkiye Kürdistanından Peşmerge geçti
27.10.2014
Kürdler İçin Birlik Değil Birliktelik Anlamlıdır
22.10.2014
Akil adamlar tiyatrosu yeniden sahne aldı
13.10.2014
Kürdler saha egemenliğine oynamamalı
08.10.2014
KÜRDLERİN AYAK BAĞI/ PKK ve HİZBULLAH GERGİNLİĞİ
28.09.2014
Eylem düşünceyi şekillendirir.
13.09.2014
HEREKETA AZADÎNİN ROTASI
02.09.2014
Ulus Devlet Mantığı ve Kürdistan Sorunu
29.08.2014
Azadi Kongresi /İnisiyatiften Harekete
24.08.2014
Kürd Ulusal Mücadelesinde ŞUŞAR TOPLANTISI
13.08.2014
Kürd Müslümanların Yüzyıllık Serüveni
02.08.2014
İnsanlığın Turnusol Kağıdı: FİLİSTİN - II
24.07.2014
Hakkâri’de/CölemergNe oldu Ki…
19.07.2014
İnsanlığın Turnusol Kâğıdı: FİLİSTİN
07.07.2014
Hatip Dicle Ne Dedi ki…
02.07.2014
Hamidiye Alayları/ Devlet Aklının Zorunlu Yapıları
25.06.2014
Ümmetçi/İslamcı Kürdlerin Zihinsel Bakışı
13.06.2014
Kürdler“Öğrenilmiş Çaresizliğe” Mahkum Değildir
04.06.2014
Birlikteliğe evet, ama nasıl olacak
27.05.2014
Evrensel değer mi, ideolojik körlük mü?
23.05.2014
TARİHİ NASIL OKUYALIM / RESMİ ve YEREL TARİH
15.05.2014
Demokratik İslam Kongresi Kürd Hareketindeki Değişimi Nasıl Etkileyecek
08.05.2014
HDP Türklerle Kardeşlik Ya Kürdlerle…
04.05.2014
HAMİDİYE ALAYLARI VE ŞEYX SÊİD HAREKETİ - II -
27.04.2014
Hamidiye Alayları Ve Şeyx Seid Hareketi – I -
24.04.2014
KÜRD SİYASAL AKLI ve AZADİ
21.04.2014
Kürd Siyasal Aklı Ne Yapmamalı
18.04.2014
HALKA AİT HOŞGÖRÜNÜN GÖSTERGESİ BAŞUR
15.04.2014
SİYASAL ŞUURALTININ BAŞUR’DA DEĞİŞİMİ
10.04.2014
BAŞUR GÖZLEMLERİNDEN HALEPÇE ve DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
30.03.2014
İSLAMCILARIN İKTİDARLA İMTİHANI
25.03.2014
BİNGÖL SEÇİM İZLENİMLERİM
22.03.2014
EYLEMLERDE AHLAK / DEĞER İLİŞKİSİ
14.03.2014
TORNACI EĞİTİM ve ZİHİNSEL İĞFAL
07.03.2014
Âdemin İnsanı Varoluşa Ulaşması - II
05.03.2014
Ontolojik Ademin epistemolojik beşeriliğe ulaşması
02.03.2014
LİS DAĞI ÇATIŞMASI
23.02.2014
KÜRDLERİN TARİHSEL AÇMAZI
17.02.2014
YETMEZ Mİ ARTIK!...
15.02.2014
HEGEDERİ KATLİAMI 1927’nin KANAYAN YARASI
06.02.2014
ÇATIŞMA KÜRDLER İÇİN KADER DEĞİLDİR…
23.01.2014
Hani çözecektiniz!
11.01.2014
KÜRDİSTAN SİYASETÇİLERİ ve GENÇLİĞİ NASIL BAKMALI
26.12.2013
BUGÜN GÜNLERDEN ROBOSKÊDİR
14.12.2013
Kürdistan’ın her karış toprağı ayrı bir Roboskê’dir
1.12.2013
ULUSAL BİRLİK veya DAR KALIPLI DÜŞÜNSEL YAPI
15.11.2013
Toplum ürettiği değerlerle var olur
27.10.2013
Sorunun özü/ hayatın anlamı
08.10.2013
Eşitlik, O Ne ki! Kardeşlik Neyinize Yetmiyor?
20.09.2013
Anadilin zorunluluğu ve zihinsel şekillenme
04.09.2013
İnsan neden sorumluluk taşımak zorunda
26.08.2013
KÜRD SORUNUNDA ÇIKARILAMAYAN MİLLİ GÖRÜŞ GÖMLEĞİ
14.08.2013
Duyusal algı insani olanı zedeler
05.08.2013
Ulusal kongre sürecinde axina pışt
29.07.2013
RESMİ TARİHE KARŞI YEREL TARİH
20.07.2013
Psikososyal bir vakıa olarak Zazacılık:Bingöl Çewlik
13.07.2013
Psikososyal bir vakıa olarak Zazacılık
08.07.2013
SAYER YOKLAMASI YAPMA UMUDU HEP VAR OLSUN
24.06.2013
Kürtlerde bilinç kırılması
18.06.2013
Kürt kurumsal yapılarının birbirini görmeleri
08.06.2013
Kutuplaşmış gibi görünmek!
27.05.2013
DİL / LEHÇE İLİŞKİSİ
09.01.2013
Bilinmeyen Roboskê Guêw... Tahlil
04.01.2013
Bilinmeyen Roboské Guéw - ll
29.12.2012
BİLİNMEYEN ROBOSKÊ GUÊW…
06.05.2013
Kürtlerin varoluş dinamiği
30.04.2013
Kürtlerin aşiret yapısının dayanağı
26.04.2013
Kürt sorununu fiili durumla çözme isteği
18.04.2013
ZAZALARDA TOPLUM BİÇİMLENMESİ
13.04.2013
O HALDE, KÜRTLER NE YAPMALI…
11.04.2013
AKİLLERE AKIL
03.04.2013
BARIŞ SÜRECİ VE TARAFLAR…
31.03.2013
Barış sürecinde Kürtler nereye gidiyor…
26.03.2013
İnsaf Çağrısına İnsafsızlık Yapmak
22.03.2013
Bireysel Düşünebilme ve Bilgi...
16.03.2013
YOL AYRIMI…
12.03.2013
EVET, ÇÖZELİM AMA…
11.03.2013
Ötekini Anlamak...
09.03.2013
Yanlıştan Doğruya Varılmaz
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive