Yıldız Ramazanoğlu

Karar gazetesi



Bookmark and Share

Tecrit boşluk ve Ramazan


22.04.2020 - Bu Yazı 336 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Korona günlerinde zihnimiz de verili alanlardan tecrit olmaya başladı. Bildiğimiz yaşam biçimiyle, sonsuz dünyevi arzularla yüzleşme mukadder oldu.

Sadelik ve tevazunun kıymetine dair ne çok muhasebe yapılıyor bu günlerde. Ramazan belki de bütün bu sorgulamalara derinlik katacak. Bu acı dolu günlerden elimizde insanlığın ortaklaşabileceği değerlere dair bir meş’aleyle çıkacağız. Picasso’nun Guernica tablosunun bir ucundan yükselen umut ışığı gibi. İrademizle değil ama ilahi tecelliyle zorunlu olarak içine girdiğimiz bir boşluk şimdi evlerimiz. Boşluk hakkı olarak Kuba mescidinden söz etmek istedim yaklaşan Ramazanın şevkiyle.  

Peygamberimiz kıyım ve acı dolu Mekke’den barışı inşa ettiği Medine’ye hicret ettiğinde şehre ilk giriş yaptığı Kuba köyünde aynı adda bir ilk mescit inşa etmişti. Seçilen yerin etrafına  aklaşık otuziki metrekare ebadında duvardan ibaret bir yapı. Peki Peygamberimiz tarafından bütün yeryüzünün müminin  mescidi olduğu söylendiğine halde, duvarla sınırlanmamış  geniş bir alanda namaz kılmak mümkünken neden çevrelenmiştir. Bunun aynısını Cibuti kırsalında da görmüştüm. Taşlar dizilerek dikdörtgen bir alan inşa edilmişti güneşin bağrına. İçine ayakkabıları çıkarıp girmeniz gereken temiz bir boşluk yaratılmıştı. Bu boşluk sizi dünyanın incitici örseleyici, asıl misyonunuzdan, kulluk görevlerinizden uzaklaştırıcı baskınlığından, yorucu dünya ahvalinden uzaklaştırma yeriydi. Kızgın güneşin altında, fakat ayrılmış bir boşluğun içinde ruhun dinlenmesi serinlemesi. Afrika’da da Kuba mescidinin ruhu anılmıştı belli belirsiz.   

Bu boşluk duygusunu İslam’ın Aynası Camiler kitabında Roger Garaudy kendi içimizdeki boş temiz alanla buluşma ona ulaşma arzusu ve ihtiyacı olarak açıklar. Camiler bazen görkemlidir evet, ama çoğu zaman da çeşitli İslam beldelerinde dışarıdan neredeyse hiç fark edilmezler. Bir köşeyi döndüğünüzde, bir dükkânı geçtiğinizde çarşının loş bir yerinde karşınıza bronzdan bir kapı tokmağı, taştan bir ana kapı çıkıverir. Kapıyı açar açmaz bir sükûn adasına huzur mahfiline kutlu boşluğa adımınızı atmış olursunuz. Bu yücelikle dolu boşluk sizi çekip alır dışarının çalkantısından, sokağın karmaşasından. Sessizliğe açılmış kendinizle Yaratıcınızla karşılaşmış ve yaşamın özüne taalluk eden merkeze, pürüzsüz bir özgürlüğe kavuşmuş olursunuz. Bu günlerde ev bu işlevi görse ne güzel olur.  

Şimdiki zamanda dışarıda fasıla vermeden taciz atışı yapan, insanı ele geçmeyen, kaçan, uzaklaşan bir şey var hayıflanmasıyla esir alan kömürsü bir akış var. Kendimizi  sigaya çekme gücümüzü yitirdik, süngüleri tamamen düşmüş olarak teslim alındık. Başka hiçbir yöne bakmamıza izin vermeyen amansız çevrim.   

Garaudy’ye göre çarşıdaki en basit alışverişten sevginin veya fedakârlığın en yüce atılımlarına kadar her şey, kendisine karşı hiçbir hilenin ve aldatmacanın yapılamayacağı Allah’ın gözü önünde gerçekleşiyor. Bütün davranışlarına hâkim olabilmek azmiyle dolmak, yeni bir güçle hayatın doluluğuna tekrar dalmak için insanın atlayacağı uğrayacağı eşiktir Mescit.  

Kuba mescidinin yerinin bölgenin ileri gelen kabilelerinden önemli bir kadın olan, Külsüm bin Hidm (r.anha) tarafından bağışlandığı rivayet edilir. Peygamberimiz Kuba’da on geceden biraz fazla kalmış ve ilk iş mescidi inşa etmiştir. İnşaatta ilk taşı koyarak ruhun mutmain olacağı, kendine geleceği değerli boşluğun bir an evvel var edilmesini murat etti belli ki. Bu boşluk olmadan bir gün bile yaşamak tehlikeliydi belki.

Medine için tekrar yola çıktıklarında namaz vakti girmişti. Sonradan Cuma Mescidi olarak anılacak olan Ranuna vadisinin ortasındaki yerde kendisini karşılayan insanlarla birlikte ilk Cuma namazını kıldılar ve bir hutbe irad ettiler. İlk hutbe olarak anılan sözlerine şöyle başlamıştı:  

“Ey insanlar! Sağlığınızda ahiret için hazırlık yapınız. Biliniz ki kıyamet gününde herkes yaptığından hesaba çekilecektir.”

Sonra ayağa kalkıp tekrar konuştu:

“Çünkü Allah’ın kelamı, Allah’ın yarattığı her şeyin takvalı olanını ayırıp seçer, amellerin hayırlısını ve kullarının seçkini olan peygamberlerin kıssalarını anlatır. Helali ve haramı bildirir. Siz sadece Allah’a ibadet ediniz ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmayınız. O’ndan hakkıyla sakınınız. Sözleriniz, Allah’a yönelmiş güzel sözler olsun ve aranızda Allah’ın kelamı ile muhabbetleşiniz.”

İlk günlere dönmek, İslamın özünü, adaleti esas alan ilkelerini hatırlayabilmek için Ramazan inşallah güzel verimli bir boşluk bahşeder hepimize.
 

Facebook Yorumları

reklam
8.07.2020
Herkes herkesle ilintili
1.07.2020
T işaretliler
24.06.2020
İnsan/human nedir?
17.06.2020
Deli ve Dahi
10.06.2020
Ertelenen eşitlik rüyası
3.06.2020
Evsizlerle dayanışma
27.05.2020
Antonioni: Duyguların Macerası
13.05.2020
Fatma hanım
6.05.2020
Omar ve Biz
29.04.2020
Newyork Newyork
22.04.2020
Tecrit boşluk ve Ramazan
15.04.2020
10 Nisan tecrübesi
8.04.2020
Normale dönmesin dünya
1.04.2020
Bal Ülkesi
18.03.2020
Kovid- 19 günlüğü
11.03.2020
Avrupa’da kaybolan mülteci çocuklar
4.03.2020
‘Böyle Daha Güzelsin’
26.02.2020
Kendini hiçe sayan karınca
19.02.2020
Kadınların saklı derdi
12.02.2020
Kısa film ve fotoğrafla göç
5.02.2020
Filistin Enstitüsü
29.01.2020
Deprem Bakanlığı
22.01.2020
‘Bahçesiz okullar kapatılsın’
16.01.2020
Ekolojik olan etiktir
8.01.2020
Samatya’da bir çanta
1.01.2020
2019 neymiş meğer
25.12.2019
Geleceği öngörme sanatı
18.12.2019
Kadınlar güzeldir
11.12.2019
‘Zannettiğin kişi değilim’
4.12.2019
Tokat’ta ‘mülteciler ve edebiyat’
27.11.2019
2050’de ne olacak?
20.11.2019
Yaşamak hastalığı
13.11.2019
Keçeciler Caddesi
6.11.2019
Şehir sakinleri ne istiyor?
30.10.2019
Kartepe Mutlu Şehir Zirvesi
16.10.2019
Muazzez hanım
9.10.2019
Çocukların kıyameti
2.10.2019
Deprem ve şehir etiği
26.09.2019
Kısa film büyük imkan
11.09.2019
İrlanda’da din adamları
28.08.2019
Halepli çocuk
21.08.2019
Kütüphaneye sığınmak
14.08.2019
İstanbul boşaldı mı gerçekten
7.08.2019
Marx’ı sakince ele almak
24.07.2019
Anarşist Müslüman kadın
17.07.2019
Bizi vurmazlar!
10.07.2019
‘Paylaşılan Kutsal Mekanlar’
3.07.2019
Uğruna can verilen değerler
25.03.2020
Korona tarihi hızlandırdı
17.07.2019
Bizi vurmazlar!
10.07.2019
‘Paylaşılan Kutsal Mekanlar’
3.07.2019
Uğruna can verilen değerler
28.06.2019
Güney Afrika'nın bitmeyen rüyası
19.06.2019
Muhammed Mursi aynası
12.06.2019
Suriyeliler, Kürtler ve oy hesapları
5.06.2019
Son Peygamber
29.05.2019
Eşref Kolçak anısına
22.05.2019
Melek Kayıtları
15.05.2019
Yeni insanın inancı
8.05.2019
Sûfi sinema mümkün mü?
1.05.2019
Güvercin Hırsızları
24.4.2019
Özgürlük mümkün mü?
17.4.2019
Adalet, ekmekten önce…
10.4.2019
‘Dünyaya neden geldim?’
3.4.2019
Aşk var mı?
27.3.2019
Mülteci meselesinde Gaziantep ışığı
20.3.2019
Beyaz bulutlar ülkesi Zelanda
6.3.2019
‘Çünkü insanız’
20.2.2019
Zeytin ağaçlarının arasında
6.2.2019
‘Çocukluğunu Yaşamamış İnsanlar Konfederasyonu’
30.1.2019
Godard: İnsan neden Faust değil de kral olmak ister?
23.1.2019
Rüzgarla savrulmayan Mert bir yazar
16.1.2019
Vize başvurusu
9.1.2019
Çok tartışılan bir film Roma
2.1.2019
Kadınların iç bahçesinden işaretler
26.12.2018
Dedem Akif’in başı yalnızca secdede eğilmişti
19.12.2018
Edebiyatın işlevi
12.12.2018
Yerel yönetici adaylarına mektuplar…
28.11.2018
Geçim derdiniz olmasaydı ne yapmak isterdiniz..
21.11.2018
Sevincimizi bulmak mümkün mü?
14.11.2018
Karamsar K kuşağı
7.11.2018
Kadınların yazarak müdahil olması
31.10.2018
Ruhun sevinci
24.10.2018
Atın kulağına fısıldayan şair
17.10.2018
Sinema ve dizilerde değişen aile
10.10.2018
Parça parça inşa edilen barış
3.10.2018
‘İnsan hep derine gitmek ister kızım, kıyı çöplerle doludur
26.9.2018
Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’
19.9.2018
Meczuplar deliler ve dahiler
12.9.2018
Genç yazarlar için bir hikaye
5.9.2018
Avrupa'nın iyi insanları
29.8.2018
Çağla uyumsuzluğun derin sularında
22.8.2018
Kurban: Tevessülle teslimiyet arasında
15.8.2018
İnsan olamadıktan sonra yazarlık nafile
8.8.2018
Bizi birleştiren nehirler, köprüler otlu peynirler
1.8.2018
Yaşayan edebiyat
25.7.2018
Iraklı sanatçılar
18.7.2018
O Suriyeli bir çocuk
11.7.2018
Gülzar Haydar İstanbul’da
5.7.2018
‘George Orwell Arkadaşımdı’
27.6.2018
Seçim izlenimleri
20.6.2018
Elektriksiz şehirde film çekmek
13.6.2018
Viyana İstanbul hattında bir ressam Betül Burnaz
6.6.2018
Tarlabaşı, Şehzadebaşı ve Üsküdar’da kalbe değen iftarlar
30.5.2018
İslam’ın kızı İslam’ın erkeği
23.5.2018
Tahayyül ve tefekkür arasında İslamcı dergiler
16.5.2018
Filistin kurtulur mu?
9.5.2018
Naci el Ali, Rachel Benjamin, Noor…
2.5.2018
Kolombiyalı kadınlar: Siriri ve Anka kuşları
25.4.2018
Ahde vefa toplantısı
18.4.2018
Nasıl bir dünyada yazıyoruz
11.4.2018
Dindar nesil meselesi
4.4.2018
Arakan sızısına diriltici ağıt festivali
21.3.2018
Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
14.3.2018
Irmak şehri Tokat sakin ve derin
7.3.2018
Vicdan konvoyu sessizlerin sesi
1.3.2018
28 Şubat: Masum değiliz hiçbirimiz
14.2.2018
Depresyona girmiş hayvanlar
7.2.2018
Konuşma zemini
31.1.2018
Evsizler tinerciler kimsesizler ve aşhane
24.1.2018
Vincent’ı ya da tek bir insanı sevmek
10.1.2018
Füreya’nın topraktan gelen sanatı
3.1.2018
Nefretleşmek şiddettir, suçtur
27.12.2017
İşgal Mimarisi: Oyuk Topraklar
20.12.2017
Filistinli kadınlar
13.12.2017
Filistin Akademisi
6.12.2017
Kudüs hakkında söz söylemek
29.11.2017
Türkan Şoray
22.11.2017
Aşk mucize mi hormon mu
15.11.2017
Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki
8.11.2017
Eğitim kanat taksın çocuklara
1.11.2017
İstanbul kurtulur mu?
27.10.2017
Beton canavarı
18.10.2017
Mardin’de gündelik hayat
11.10.2017
Kutucuklar içinde özgürlük çağı
4.10.2017
Bienalde İslam dünyasından sanatçılar
27.9.2017
Orouba Berakat ve Hulla’nın cenaze namazı
20.9.2017
Müslüman dünyanın Aida Begiç’i
13.9.2017
İnsan hakları savunucuları
6.9.2017
Arakan: Kendini tanımlamak güç istiyor
30.8.2017
Mecidiyeköy’de fal bakmalı
23.8.2017
Afette nerede toplanacak şehir halkı
16.8.2017
Ele geçirilen çocuklar
9.8.2017
Işık Doğubeyazıt’tan yükseldi
2.8.2017
‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti’
26.7.2017
Yeni dünyanın Müslüman kadınları
19.7.2017
Köprüde yeni yurttaşlık bilinci
5.7.2017
Ölüm, bayram ve hakkaniyet
29.6.2017
Ölüm orucu ve etrafındaki hale
21.6.2017
‘Aradığınız ev kadını artık burada oturmuyor’
14.6.2017
Kudüs’ün yaralarına dokunmak
7.6.2017
Kültür Aynası: Mekan Hikayeleri
31.5.2017
Akif Emre: Kıymeti bilindi aslında
24.5.2017
Savaş dansına karşı sağlam hikayemiz
11.5.2017
Sürekli dijital devrim ve mültecilerin temsili
3.5.2017
Müslüman yazarlar buluşması
26.4.2017
Sanat tapınaklarından MoMA
19.4.2017
Siyaset sınırlarına dayandı
5.4.2017
Öteki Avrupa: Casa nostra casa vostra
29.3.2017
Hüseyin Su’dan Gülşefdeli Yemeni
22.3.2017
Avrupa sıkıntısı
15.3.2017
Melâmet hırkası
9.3.2017
Hüsrev ile Şirin kavuşsa bir türlü kavuşmasa bir türlü
2.3.2017
Taksim'e cami dilemması
16.2.2017
Tünel
8.2.2017
Dijital ortamda mimarlık
2.2.2017
Şehircilik Şurası
25.1.2017
Kadınlara reva görülen programlar
19.1.2017
Muhammed Esed’in yola çıkışı
12.1.2017
İrlanda kadın koalisyonu izlenimleri
5.1.2017
Gerçekten sonrası barış mı tufan mı?
29.12.2016
Şiirin birleştiren ipliği
22.12.2016
Semra Çekmegil tefsiri
15.12.2016
Ülkesini yazarak müdafaa eden adam
8.12.2016
Halep ve Şam yeşerecek yeniden
1.12.2016
Bana git de
23.11.2016
Cebir olmayan istismar
17.11.2016
Bizim klasiklerimiz var mı, yok mu?
3.11.2016
Kayda değer bir hikayemiz var
27.10.2016
Birbirimizi yeterince tanımıyoruz
19.10.2016
Müslümanların meselelerinde çare mümkün
13.10.2016
Vesayet ve insaniyet arasında Suriye
6.10.2016
Şehitlerin kıymetini bilme muamması
29.9.2016
Kadınlara vahşetle medeniyet kuranlar
22.9.2016
Birlikte varoluş tasavvuru yitirilirse…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive