Yıldız Ramazanoğlu

Karar gazetesi



Bookmark and Share

Beyaz bulutlar ülkesi Zelanda


20.3.2019 - Bu Yazı 173 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Babasıyla camiye gelen üç yaşındaki Mücahit İbrahim nasıl bir dünyada olduğunu anlayamadan kısacık ömrünü katilin kurşunuyla tamamladı. Caminin inşaatında gece gündüz çalışan Filistinli mülteci Atta Muhammed Alian da kim bilir ne umutlarla işe koyulmuştu.

Yeni Zelanda; uzun beyaz bulutlar ülkesi diye anılıyor. Ilık yeşil ve huzurlu. İnsanlık tarihine göre daha yeni keşfedilmiş sayılabilecek bu ücra adalara göç etmiş insanların birinci sebebi, belli ki güvenli huzurlu bir yaşam. Christchurch kentinde El Nur ve Linwood camilerine yönelik saldırıda hayatını kaybeden Davud Nabi yerleşmek için bir yer ararken bu şehri görünce “Cennetten bir köşe, hayali bile aşıyor” demiş. Sovyet işgalinden kaçıp çocuklarına sığınacak bir yer ararken buralara gelen, 71 yaşında namazda öldürülen Afgan mühendis. Camide kendini siper etmiş başkalarına. Naim Raşit Pakistanlı öğretmenlik yapıyor ve namaza gittiği oğullarıyla birlikte hayatını kaybetmiş. Bangladeşli Hüsna ise kadın bölümünde Cuma namazı kılarken cani ruhlu terörist Brenton Tarrant’ın rastgele ateş açtığını görünce, tekerlekli sandalyeye bağlı kocasını korumak için çabalarken yakalanmış kurşunlara. Halit Mustafa da Suriye’deki savaştan kurtulmak için ailesini alıp daha yeni 2018’de gelmiş buralara. O da Yeni Zelanda’nın güvenli bir cennet olduğunu düşünenlerden. Oysa dünya hiç olmadığı kadar tekinsiz.

Tarrant kendini Hristiyan olarak tanımlamıyor, beyaz ırkçısıyım demiş manifestosunda. 2011’de Müslümanlara müsamaha gösterdikleri iddiasıyla çok kültürlülüğü benimsemiş 77 Hristiyan genci katleden 242 genci de yaralayan, 21 sene hapis cezası alan Breivik’i örnek almış meğer. O da bin 500 sayfalık manifestosunda İslam düşmanı olduğunu belirtmişti. Çalışma oturma ve spor odasından oluşan ‘hücresinde’ televizyon, internet ve playstation oyunu bulunan Norveçli. Burada kalmasını insan hakkı ihlali olarak görüp şikayetçi olan ve 115 bin lira tazminat kazanan adam. Yüzlerce evlenme teklifi almıştı. Onu kahraman olarak görenler hiç de az değil. Tarrant hayranlardan sadece biri.

Zelanda katilini “yalnız kurt” diye tanımlayıp, “melek yüzlü sarışın bir çocuktu” güzellemeleriyle sorumluluklardan kaçılamayacağı ortada. Daha geçen yıl gittiği Pakistan hakkında “dünyanın en içten en iyi kalpli ve misafirperver insanlarıyla dolu bir yer” diye not düşmüş. Böyle kafası karmakarışık genç insanların taşeronlaşmasında siyasetçilerin farklılıklara düşman politik söylemlerinin, basındaki akıl almaz Müslüman düşmanlığının, farklı insanlarla bir arada yaşama kültürünü geliştiremeyen akademinin doğrudan etkisi var. Müslümanları katledenlere övgüler yağdırılan manifestoyu tek başına yazmadığı üzerinde neredeyse uzlaşılan katil ruh, yükselen Neonazi kavram ve düşünceler ağının hülasası. Katliam Müslümanları Avrupa’dan göçe zorlamayı hedeflese de en güçlü mesaj ve ağır tehdit Avrupa’nın çokkültürlülüğü savunan kesimlerine ve mültecilere ılımlı yaklaşan siyasetçilere. 

Her saldırıda karşı saldırı fikriyle ortaya çıkanlar ise, hiçbir şeyi çözemedikleri gibi sadece Müslüman Hristiyan çatışmasının alt yapısını hazırlayıp seyretmeye hazırlananları, ‘Tanrıyı kıyamete zorlayanları’ mutlu etmiş oluyorlar. Zor ve gerekli olan insanlığı iyiliğe, uzlaşmaya, ortak değerlere sürükleyecek aklî amelî ve fikrî performansı ortaya koymak. Farklı olanlarla yüzlerce yıllık hakikatli bir deneyimimiz var ve Suriyelilerle bir kez daha örnekliyoruz bunu zaten. Canilerin gürültüsüne teslim olmak onları öğretmen bellemek yerine fısıltıyla konuşan erdemli adil insanlarla dayanışmalı ve geniş bir network oluşturmalıyız. Karşılıklı küme şeklinde tanımlama ve suçlamalar, nefret söylemleri insanlığı uçuruma sürüklüyor.

Katil Sırp çentiklerin marşı fonda, kafada her şeyi canlı yayınlayan kamera, silah talimi ve kanlı eylem. Avustralya senatörü Fraser Anning gibi yangına benzin taşıyan zavallılar ise küçümsenmeli mahkum edilmeli. Katliamın olduğu gün yaptığı açıklama nasıl da bayağı. “Bugün kurban olabilirler ama normalde onlar öldürüyor, göç politikaları buna sebep oldu ve eylem yeni Zelanda ve Avustralya’da Müslüman varlığının artmasının altını çiziyor. Açık konuşalım ki İslam diğer dinler gibi değil, faşizm üretiyor.” Bunu hak ettiniz arkası gelecek demediği kalmış sadece. Bize yakışan tek şey bu oyunları bozmak, İslamın rahman ve kuşatıcı özünü şifa olarak ortaya çıkarmak.

Facebook Yorumları

reklam
19.06.2019
Muhammed Mursi aynası
12.06.2019
Suriyeliler, Kürtler ve oy hesapları
5.06.2019
Son Peygamber
29.05.2019
Eşref Kolçak anısına
22.05.2019
Melek Kayıtları
15.05.2019
Yeni insanın inancı
8.05.2019
Sûfi sinema mümkün mü?
1.05.2019
Güvercin Hırsızları
24.4.2019
Özgürlük mümkün mü?
17.4.2019
Adalet, ekmekten önce…
10.4.2019
‘Dünyaya neden geldim?’
3.4.2019
Aşk var mı?
27.3.2019
Mülteci meselesinde Gaziantep ışığı
20.3.2019
Beyaz bulutlar ülkesi Zelanda
6.3.2019
‘Çünkü insanız’
20.2.2019
Zeytin ağaçlarının arasında
6.2.2019
‘Çocukluğunu Yaşamamış İnsanlar Konfederasyonu’
30.1.2019
Godard: İnsan neden Faust değil de kral olmak ister?
23.1.2019
Rüzgarla savrulmayan Mert bir yazar
16.1.2019
Vize başvurusu
9.1.2019
Çok tartışılan bir film Roma
2.1.2019
Kadınların iç bahçesinden işaretler
26.12.2018
Dedem Akif’in başı yalnızca secdede eğilmişti
19.12.2018
Edebiyatın işlevi
12.12.2018
Yerel yönetici adaylarına mektuplar…
28.11.2018
Geçim derdiniz olmasaydı ne yapmak isterdiniz..
21.11.2018
Sevincimizi bulmak mümkün mü?
14.11.2018
Karamsar K kuşağı
7.11.2018
Kadınların yazarak müdahil olması
31.10.2018
Ruhun sevinci
24.10.2018
Atın kulağına fısıldayan şair
17.10.2018
Sinema ve dizilerde değişen aile
10.10.2018
Parça parça inşa edilen barış
3.10.2018
‘İnsan hep derine gitmek ister kızım, kıyı çöplerle doludur
26.9.2018
Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’
19.9.2018
Meczuplar deliler ve dahiler
12.9.2018
Genç yazarlar için bir hikaye
5.9.2018
Avrupa'nın iyi insanları
29.8.2018
Çağla uyumsuzluğun derin sularında
22.8.2018
Kurban: Tevessülle teslimiyet arasında
15.8.2018
İnsan olamadıktan sonra yazarlık nafile
8.8.2018
Bizi birleştiren nehirler, köprüler otlu peynirler
1.8.2018
Yaşayan edebiyat
25.7.2018
Iraklı sanatçılar
18.7.2018
O Suriyeli bir çocuk
11.7.2018
Gülzar Haydar İstanbul’da
5.7.2018
‘George Orwell Arkadaşımdı’
27.6.2018
Seçim izlenimleri
20.6.2018
Elektriksiz şehirde film çekmek
13.6.2018
Viyana İstanbul hattında bir ressam Betül Burnaz
6.6.2018
Tarlabaşı, Şehzadebaşı ve Üsküdar’da kalbe değen iftarlar
30.5.2018
İslam’ın kızı İslam’ın erkeği
23.5.2018
Tahayyül ve tefekkür arasında İslamcı dergiler
16.5.2018
Filistin kurtulur mu?
9.5.2018
Naci el Ali, Rachel Benjamin, Noor…
2.5.2018
Kolombiyalı kadınlar: Siriri ve Anka kuşları
25.4.2018
Ahde vefa toplantısı
18.4.2018
Nasıl bir dünyada yazıyoruz
11.4.2018
Dindar nesil meselesi
4.4.2018
Arakan sızısına diriltici ağıt festivali
21.3.2018
Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
14.3.2018
Irmak şehri Tokat sakin ve derin
7.3.2018
Vicdan konvoyu sessizlerin sesi
1.3.2018
28 Şubat: Masum değiliz hiçbirimiz
14.2.2018
Depresyona girmiş hayvanlar
7.2.2018
Konuşma zemini
31.1.2018
Evsizler tinerciler kimsesizler ve aşhane
24.1.2018
Vincent’ı ya da tek bir insanı sevmek
10.1.2018
Füreya’nın topraktan gelen sanatı
3.1.2018
Nefretleşmek şiddettir, suçtur
27.12.2017
İşgal Mimarisi: Oyuk Topraklar
20.12.2017
Filistinli kadınlar
13.12.2017
Filistin Akademisi
6.12.2017
Kudüs hakkında söz söylemek
29.11.2017
Türkan Şoray
22.11.2017
Aşk mucize mi hormon mu
15.11.2017
Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki
8.11.2017
Eğitim kanat taksın çocuklara
1.11.2017
İstanbul kurtulur mu?
27.10.2017
Beton canavarı
18.10.2017
Mardin’de gündelik hayat
11.10.2017
Kutucuklar içinde özgürlük çağı
4.10.2017
Bienalde İslam dünyasından sanatçılar
27.9.2017
Orouba Berakat ve Hulla’nın cenaze namazı
20.9.2017
Müslüman dünyanın Aida Begiç’i
13.9.2017
İnsan hakları savunucuları
6.9.2017
Arakan: Kendini tanımlamak güç istiyor
30.8.2017
Mecidiyeköy’de fal bakmalı
23.8.2017
Afette nerede toplanacak şehir halkı
16.8.2017
Ele geçirilen çocuklar
9.8.2017
Işık Doğubeyazıt’tan yükseldi
2.8.2017
‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti’
26.7.2017
Yeni dünyanın Müslüman kadınları
19.7.2017
Köprüde yeni yurttaşlık bilinci
5.7.2017
Ölüm, bayram ve hakkaniyet
29.6.2017
Ölüm orucu ve etrafındaki hale
21.6.2017
‘Aradığınız ev kadını artık burada oturmuyor’
14.6.2017
Kudüs’ün yaralarına dokunmak
7.6.2017
Kültür Aynası: Mekan Hikayeleri
31.5.2017
Akif Emre: Kıymeti bilindi aslında
24.5.2017
Savaş dansına karşı sağlam hikayemiz
11.5.2017
Sürekli dijital devrim ve mültecilerin temsili
3.5.2017
Müslüman yazarlar buluşması
26.4.2017
Sanat tapınaklarından MoMA
19.4.2017
Siyaset sınırlarına dayandı
5.4.2017
Öteki Avrupa: Casa nostra casa vostra
29.3.2017
Hüseyin Su’dan Gülşefdeli Yemeni
22.3.2017
Avrupa sıkıntısı
15.3.2017
Melâmet hırkası
9.3.2017
Hüsrev ile Şirin kavuşsa bir türlü kavuşmasa bir türlü
2.3.2017
Taksim'e cami dilemması
16.2.2017
Tünel
8.2.2017
Dijital ortamda mimarlık
2.2.2017
Şehircilik Şurası
25.1.2017
Kadınlara reva görülen programlar
19.1.2017
Muhammed Esed’in yola çıkışı
12.1.2017
İrlanda kadın koalisyonu izlenimleri
5.1.2017
Gerçekten sonrası barış mı tufan mı?
29.12.2016
Şiirin birleştiren ipliği
22.12.2016
Semra Çekmegil tefsiri
15.12.2016
Ülkesini yazarak müdafaa eden adam
8.12.2016
Halep ve Şam yeşerecek yeniden
1.12.2016
Bana git de
23.11.2016
Cebir olmayan istismar
17.11.2016
Bizim klasiklerimiz var mı, yok mu?
3.11.2016
Kayda değer bir hikayemiz var
27.10.2016
Birbirimizi yeterince tanımıyoruz
19.10.2016
Müslümanların meselelerinde çare mümkün
13.10.2016
Vesayet ve insaniyet arasında Suriye
6.10.2016
Şehitlerin kıymetini bilme muamması
29.9.2016
Kadınlara vahşetle medeniyet kuranlar
22.9.2016
Birlikte varoluş tasavvuru yitirilirse…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive