Yıldız Ramazanoğlu

Karar gazetesi



Bookmark and Share

Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki


15.11.2017 - Bu Yazı 247 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Anadolu’yu gezerken sade duru bir mimariyle hüzün dolu yapı taşlarıyla inşa edilmiş eserlerle karşılaşırız. Alparslan’ın 1071 Malazgirt zaferini başlangıç kabul ettiğimiz Anadolu Selçukluları unutulmaz izler bıraktılar. Başta Konya, Kayseri, Sivas olmak üzere Malatya, Niğde, Amasya, Sinop, Manisa, Antalya ve Kütahya gibi şehirlerimizdeki nadide camiler, mescitler, bilim ve düşünce hayatının merkezi medreseler hâlâ ışık saçıyor. Anıt mezarlar da ilham verici;  dört duvarının üzeri kubbe ile örtülü türbeler, silindirik çokgen gövdeli konik veya piramit biçiminde kümbetler görenleri iki dünya arasındaki büyük boşlukta incelikle akletmeye çağırıyor sanki.

***

Sonra halkın yaptırdığı köşkler, saraylar, hanlar, kervansaraylar, darüşşifalar, çarşılar, hamamlar ve köprüler. Bu eserlerle karşılaştıkça hepimizin aklından geçmiştir, böylesi ilham verici eserlerin hatırlattığı yaşantıya, kültürel ve insani birikime neden yeterince vakıf değiliz, mimariden desene, yönetimden toplumsal hayata nice açılımlara vesile olabilecek eşsiz kaynaktan neden yeterince yararlanamıyoruz. 

Büyük Selçuklu devletinin 1035’lerde Selçuk Bey ile başlayıp yeğenleri Çağrı ve Tuğrul Beylerle pekişen kurulumu on yıllar sonra Alparslan’ın Malazgirt’e girişiyle neticelendi. Bütün bu aşamalarda neler hedeflendi, hangi ilkelerle hareket edildi, Anadolu’da diğer milletlerle nasıl ilişkiler geliştirildi, Osmanlı’nın zeminini oluşturan kurucu ahlak neydi, Selçuklu her yönüyle ele alınmayı hak ediyor. Birçok çalışma var zaten, sadece daha çok güncellenmesi ve hayatımıza, kültürümüze eşsiz bir tecrübe alanı olarak girmesi lazım.

Türkiye’nin mevcut sert politik ikliminden biraz uzaklaşıp ince işlere zaman harcayabilen insanlar gerçekten takdire şayan. Bağımsız Sanat Vakfı kurucu başkanı ressam Hülya Yazıcı ve arkadaşları sessiz sedasız Anadolu’yu dolaşıp Selçuklu eserlerini incelediler. Bu geziden güzel bir verimlilik ortaya çıktı ve sanatçılar yapılardan aldıkları ilhamla, detayları güncelleyen çalışmalar ortaya koydular. Sultanahmet’teki mekanlarında açılan ‘Anadolu Selçuklu Mirası ve Güncel İmgeler’ sergisinde bu çabanın güzel örnekleri var.

‘Bellek Kaybetme Korkusu’ başlıklı grup çalışmasının koordinatörü Engin Beyaz, pamuk malzeme üzerine bezeli desenlerinden oluşan çalışmayı tanımlarken yaşadıkları derin hassasiyetlerden söz ediyor. Selçuklu mimari yapılarını incelerken hayranlık ve kaybetme korkusu birlikte sarmalamış grubu. Kaybetme korkusuna, taşıma-aktarma heyecanına, tahrip edilebilen geçmişi koruma içgüdüsüne eşlik eden taşı tarihi incitmeme endişesi. Pamukla ilişkilendirmek tam anlamıyla ifade ediyor bu his ve akıl sarmalını. 

Başka bir grup çalışması ‘İki Dünya Arası’ başlığını taşıyor. Yerleştirme tekniğinin kullanıldığı eserde malzeme kümbetler. Ahlat’ta görür görmez kalbimizden vurulduğumuz kırmızımtrak ya da hüzün sarısı yapı malzemesinden oluşan kümbetlere getirdikleri yorum gerçekten yol açıcı. Orta Asya çadır geleneğinin ulvî bir yansıması olan yapılar öteki âleme açılan kapılar olarak yorumlanmış. Kümbetlerin içi ve dışı iki ayrı dünyayı temsil ederken, dört pencereden oluşan formda, boş bırakılan pencereler dinlenme boşluklarını ima eder. Uyku ve dinlenme bir nevi ölümün kardeşi. Bu ara kesitler iki dünya arasında nice varoluş biçimlerine, içimizdeki sonsuz âlemlere kapı aralıyor.

Rümeysa Özcan Bediz’in ‘Kanat Üfleyen Bediz’ başlıklı dijital baskısındaki kuş motifleri Orta Asya’dan getirilen yarı Şaman kültürün, kuş bedenlerinde ve kanatlarında Rûmi bir motife dönüşmesi. Anadolu Selçuklu kültürünün önemli figürlerinden olan kuş, ölen kişilerin ruhunun kuş şeklinde göğe yükselişini, ebediyeti ve sürekliliği temsil ediyor. Bugün ise Twitter’ın imgesi bir medya ikonu kuş figürü. Bir kanat çırpışı zamanda ve alanda düşüncelerini ifade etmenin simgesi. Saraç’a göre bu sembol, geçmişin ruhlarının şimdinin mecralarında gezmesi, insanın ‘aslına dönüş’ ve ‘aslından kopuş’ arasında gidip gelmesi. 

***

Nebahat Hasbahçeci’nin ‘Soyağacı’, Kifayet Özkul’un ‘Yolculuk’u, Nesibe Tutkunkardeş’in ‘Sanal Kervan’ı, Dilruba Kocaışık’ın ‘Sultana Bakan Gözlere Bakıyorum’u ve sayamadığım bütün eserler dikkat çekici. Rümeysa Özcan Saraç’ın ‘Ötüşen Satır’ başlıklı seramik çalışmasındaki şiirle bitirelim. İbrahim-i Tiflisî tarafından Anadolu’da yazılan ilk şiir notu düşülmüş:

Senin yüzünde kendi yüzümü görmek mümkün

Kemiğin içinden iliğini görmek mümkün

Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki, hatta

Lûtfundan dolayı bedeninde canını görmek mümkün.

Facebook Yorumları

reklam
15.8.2018
İnsan olamadıktan sonra yazarlık nafile
8.8.2018
Bizi birleştiren nehirler, köprüler otlu peynirler
1.8.2018
Yaşayan edebiyat
25.7.2018
Iraklı sanatçılar
18.7.2018
O Suriyeli bir çocuk
11.7.2018
Gülzar Haydar İstanbul’da
5.7.2018
‘George Orwell Arkadaşımdı’
27.6.2018
Seçim izlenimleri
20.6.2018
Elektriksiz şehirde film çekmek
13.6.2018
Viyana İstanbul hattında bir ressam Betül Burnaz
6.6.2018
Tarlabaşı, Şehzadebaşı ve Üsküdar’da kalbe değen iftarlar
30.5.2018
İslam’ın kızı İslam’ın erkeği
23.5.2018
Tahayyül ve tefekkür arasında İslamcı dergiler
16.5.2018
Filistin kurtulur mu?
9.5.2018
Naci el Ali, Rachel Benjamin, Noor…
2.5.2018
Kolombiyalı kadınlar: Siriri ve Anka kuşları
25.4.2018
Ahde vefa toplantısı
18.4.2018
Nasıl bir dünyada yazıyoruz
11.4.2018
Dindar nesil meselesi
4.4.2018
Arakan sızısına diriltici ağıt festivali
21.3.2018
Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
14.3.2018
Irmak şehri Tokat sakin ve derin
7.3.2018
Vicdan konvoyu sessizlerin sesi
1.3.2018
28 Şubat: Masum değiliz hiçbirimiz
14.2.2018
Depresyona girmiş hayvanlar
7.2.2018
Konuşma zemini
31.1.2018
Evsizler tinerciler kimsesizler ve aşhane
24.1.2018
Vincent’ı ya da tek bir insanı sevmek
10.1.2018
Füreya’nın topraktan gelen sanatı
3.1.2018
Nefretleşmek şiddettir, suçtur
27.12.2017
İşgal Mimarisi: Oyuk Topraklar
20.12.2017
Filistinli kadınlar
13.12.2017
Filistin Akademisi
6.12.2017
Kudüs hakkında söz söylemek
29.11.2017
Türkan Şoray
22.11.2017
Aşk mucize mi hormon mu
15.11.2017
Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki
8.11.2017
Eğitim kanat taksın çocuklara
1.11.2017
İstanbul kurtulur mu?
27.10.2017
Beton canavarı
18.10.2017
Mardin’de gündelik hayat
11.10.2017
Kutucuklar içinde özgürlük çağı
4.10.2017
Bienalde İslam dünyasından sanatçılar
27.9.2017
Orouba Berakat ve Hulla’nın cenaze namazı
20.9.2017
Müslüman dünyanın Aida Begiç’i
13.9.2017
İnsan hakları savunucuları
6.9.2017
Arakan: Kendini tanımlamak güç istiyor
30.8.2017
Mecidiyeköy’de fal bakmalı
23.8.2017
Afette nerede toplanacak şehir halkı
16.8.2017
Ele geçirilen çocuklar
9.8.2017
Işık Doğubeyazıt’tan yükseldi
2.8.2017
‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti’
26.7.2017
Yeni dünyanın Müslüman kadınları
19.7.2017
Köprüde yeni yurttaşlık bilinci
5.7.2017
Ölüm, bayram ve hakkaniyet
29.6.2017
Ölüm orucu ve etrafındaki hale
21.6.2017
‘Aradığınız ev kadını artık burada oturmuyor’
14.6.2017
Kudüs’ün yaralarına dokunmak
7.6.2017
Kültür Aynası: Mekan Hikayeleri
31.5.2017
Akif Emre: Kıymeti bilindi aslında
24.5.2017
Savaş dansına karşı sağlam hikayemiz
11.5.2017
Sürekli dijital devrim ve mültecilerin temsili
3.5.2017
Müslüman yazarlar buluşması
26.4.2017
Sanat tapınaklarından MoMA
19.4.2017
Siyaset sınırlarına dayandı
5.4.2017
Öteki Avrupa: Casa nostra casa vostra
29.3.2017
Hüseyin Su’dan Gülşefdeli Yemeni
22.3.2017
Avrupa sıkıntısı
15.3.2017
Melâmet hırkası
9.3.2017
Hüsrev ile Şirin kavuşsa bir türlü kavuşmasa bir türlü
2.3.2017
Taksim'e cami dilemması
16.2.2017
Tünel
8.2.2017
Dijital ortamda mimarlık
2.2.2017
Şehircilik Şurası
25.1.2017
Kadınlara reva görülen programlar
19.1.2017
Muhammed Esed’in yola çıkışı
12.1.2017
İrlanda kadın koalisyonu izlenimleri
5.1.2017
Gerçekten sonrası barış mı tufan mı?
29.12.2016
Şiirin birleştiren ipliği
22.12.2016
Semra Çekmegil tefsiri
15.12.2016
Ülkesini yazarak müdafaa eden adam
8.12.2016
Halep ve Şam yeşerecek yeniden
1.12.2016
Bana git de
23.11.2016
Cebir olmayan istismar
17.11.2016
Bizim klasiklerimiz var mı, yok mu?
3.11.2016
Kayda değer bir hikayemiz var
27.10.2016
Birbirimizi yeterince tanımıyoruz
19.10.2016
Müslümanların meselelerinde çare mümkün
13.10.2016
Vesayet ve insaniyet arasında Suriye
6.10.2016
Şehitlerin kıymetini bilme muamması
29.9.2016
Kadınlara vahşetle medeniyet kuranlar
22.9.2016
Birlikte varoluş tasavvuru yitirilirse…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları