Yıldız Ramazanoğlu

Karar gazetesi



Bookmark and Share

Eğitim kanat taksın çocuklara


8.11.2017 - Bu Yazı 257 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Eğitim en çetrefilli konuların başında geliyor. Sürekli değişen sistemler arasında en iyisinin hangisi olduğuna dair bir karar verilemeden geçen yıllar var. Geçtiğimiz günlerde ODTÜ’de Türkiye Zeka Vakfı’nın her yıl düzenlediği Zeka ve Yetenek Kongrelerinin beşincisi düzenlendi. Ailelerin, farklı alanlardan öncülerin, uzmanların bir araya geldiği çalışmanın amacı şöyle açıklanmış; “Ülkemizin ve insanlığın en değerli kaynağının özgür ve doğru düşünebilen, düşündüklerini ifade edebilen ve karşıt görüşleri dinleyerek, koşulları değerlendirerek en uygun çözüm yollarını bulabilen bireyler olduğuna inanıyoruz. Zeka ve yetenek kavramlarının gerek kuramda, gerek uygulamada doğru anlaşılmasının hem insanların mutluğu için, hem de söz konusu kaynağın doğru kullanılabilmesi için hayati önemde olduğunu düşünüyoruz.”Toplumsal hedefler kıymetli fakat öncelenmesi gereken ilk şey bu zeka ve yetenekle önce ruhu dingin ve mutmain bireyler olmanın önünü açmak. Elbette bunlar konuşulmuştur sempozyumda. Vermeyi bilen bireylerin çoğunlukta olduğu bir toplumda çözüm isteyen sorunlar da asgariye inecektir kendiliğinden. 

***

Eğitim kendimizi bildik bileli bu ülkenin en çetrefilli konularından biri. Birçoğumuz eğitim hayatımız boyunca bir konuda yeteneksiz olan çocukların her konuda yeteneksizmiş gibi dışlandığına, ya da bir konuda yetenekli olanın her konuda yetenekliymiş gibi egosunun rüzgarla dolduruluşuna tanık olmuşuzdur. Böyle davranılan öğrencilerin gelecekte merkezden muhite aileden topluma ne büyük hasarlara yol açtıklarına dair süreçleri bizzat gözlemleyebilecek kadar yaşadık. Öğretmeni aileyi ve çevreyi mutlu etmeye adanır, bir aykırılıkla müdürün odasına çağrılmamaya özen gösterirken kim olduğunu bile keşfedemeden geçip giden ilk ve orta öğrenim yılları. Sayısız farklılıklarla gelmiş ergenlerin eksiklik ve fazlalıkları giderilerek bir hizaya sokulmaya çalışıldığı kalabalık sınıflar. Bu yüzden anlatılmaz yaşanır sıkıntılara düçar olmak, senelerce süren okulluluğunun vakit kaybı olduğunu sıklıkla aklından geçirmek, ama devam etmekten başka seçeneğin bulunmadığı bilmek.

Pink Floyd 1979’da yayınlandığında birçok ülkede yasaklanan şarkısında (Another Brick in the Wall) tek tip insan yetiştirmeye yönelik ruhsuz okullara isyan bayrağını açıyor, öğretmenlere ‘çocukları rahat bırakın’ diye sesleniyordu. Babam beni her hafta sokağımıza gelip iki sat konaklayan gezici kütüphaneye kaydettirdiğinde ilkokulu yeni bitirmiş ve ne bulursa okuyan biriydim. Bu kocaman otobüste tamamen tesadüf eseri, bir hikaye kitabı sanarak ilk ödünç aldığım kitaplardan biriydi Jean Jacques Rousseau’nun Emil’i. Eşitsizliklerin, hak etmedikleri halde öne geçen imtiyazlıların, küçük düşmelerin, akran şiddetinin hiç eksik olmadığı okul yaşamının ortasında karşılaşılan sıra dışı fikirler elbette cazip gelir. Doğduğunda her şey iyidir ama insanlar ne canlıların ne de eşyaların saf ve temiz kalmasına izin vermezler. İnsan doğuştan itibaren kendine bırakılmalı kendi özünde yetişmeli. Bozulmasına izin verilmemeli. Çocuğu toplumun isteklerine göre değil, kendi fıtratının saf ve temiz kalması ülküsüne göre yetiştirmeli, yeteneklerinin önü açılmalı. Bunların ortaya çıkması için özgür bırakmalıyız. 

Nihayet dergisi Eylül sayısında okul meselesini ele almış. Beyza Karakaya Dünyayı Okullulaştırmak: Beyaz Adamın Son Yükü başlıklı yazısında füturist yazar Alvin Toffler’in okula bakışından söz ediyor. Buna göre kitlesel eğitim sanayicinin, ihtiyaç duyduğu yetişkinleri üretmek için ustaca inşa ettiği bir makinadır. Fabrika olarak düşünülen okulda, işçi olarak tanımlanan öğretmenler, hammadde olarak görülen çocukları nasıl kapitalizmin dönen çarkına yerleştirir, mesele budur. Bu aşırılığa elbette biri çıkıp başka bir marjinallikle karşılık verecekti. İvan İllich’in hayata geçme şansı bulamasa da dünyada toplu eğitimi ve sonuçlarını kökten düşünmeye sevkeden Okulsuz Toplum kitabı mesela. Dergide okulsuz toplum seçenekleri hakkındaki yazısıyla kendi çocuğuyla birlikte yaşadığı tecrübeler üzerinden Hindistan’dan Avrupa’ya oradan İslam dünyasının birikimine yolculuk yaptıran Emel Topçu. Okulsuz Eğitim başlıklı geniş oylumlu yazısının mutlaka okunması lazım. Aslında bütün yazılar özellikle eleştirel pedagoji ve kimlik meselesiyle yakından ilgilenen Arif Pamuk’la yapılan söyleşi çok önemli.   

***

Okullaşmadan kaçınmak mümkün görünmüyor. Fakat radikal fikirler de dahil okul ve eğitim meselesine farklı açılardan bakan görüşlerin zengin deneyim alanına açılmadan mevcut yapılanmaya ferahlık kazandıramayız. Toplu eğitim değerlerin aktarılmasını, benzerliklerin ortaya çıkarılmasını, ortak kimliğin inşasını önceler. Fakat bir de öznel kişiliğin oluşması meselesi var ki bu insanın biricik varoluşunun belirginleştiği hür ince alan hep ihmal edilir. Başkasını eleme duygusuyla sevgisizlikle kirlenmemiş bireylerin yetişmesi için, öğretmenlerin sınırları mesaiyi maddiyatı aşan temiz kalbine ve hayatiyetine çok ihtiyaç var.

Facebook Yorumları

reklam
15.8.2018
İnsan olamadıktan sonra yazarlık nafile
8.8.2018
Bizi birleştiren nehirler, köprüler otlu peynirler
1.8.2018
Yaşayan edebiyat
25.7.2018
Iraklı sanatçılar
18.7.2018
O Suriyeli bir çocuk
11.7.2018
Gülzar Haydar İstanbul’da
5.7.2018
‘George Orwell Arkadaşımdı’
27.6.2018
Seçim izlenimleri
20.6.2018
Elektriksiz şehirde film çekmek
13.6.2018
Viyana İstanbul hattında bir ressam Betül Burnaz
6.6.2018
Tarlabaşı, Şehzadebaşı ve Üsküdar’da kalbe değen iftarlar
30.5.2018
İslam’ın kızı İslam’ın erkeği
23.5.2018
Tahayyül ve tefekkür arasında İslamcı dergiler
16.5.2018
Filistin kurtulur mu?
9.5.2018
Naci el Ali, Rachel Benjamin, Noor…
2.5.2018
Kolombiyalı kadınlar: Siriri ve Anka kuşları
25.4.2018
Ahde vefa toplantısı
18.4.2018
Nasıl bir dünyada yazıyoruz
11.4.2018
Dindar nesil meselesi
4.4.2018
Arakan sızısına diriltici ağıt festivali
21.3.2018
Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
14.3.2018
Irmak şehri Tokat sakin ve derin
7.3.2018
Vicdan konvoyu sessizlerin sesi
1.3.2018
28 Şubat: Masum değiliz hiçbirimiz
14.2.2018
Depresyona girmiş hayvanlar
7.2.2018
Konuşma zemini
31.1.2018
Evsizler tinerciler kimsesizler ve aşhane
24.1.2018
Vincent’ı ya da tek bir insanı sevmek
10.1.2018
Füreya’nın topraktan gelen sanatı
3.1.2018
Nefretleşmek şiddettir, suçtur
27.12.2017
İşgal Mimarisi: Oyuk Topraklar
20.12.2017
Filistinli kadınlar
13.12.2017
Filistin Akademisi
6.12.2017
Kudüs hakkında söz söylemek
29.11.2017
Türkan Şoray
22.11.2017
Aşk mucize mi hormon mu
15.11.2017
Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki
8.11.2017
Eğitim kanat taksın çocuklara
1.11.2017
İstanbul kurtulur mu?
27.10.2017
Beton canavarı
18.10.2017
Mardin’de gündelik hayat
11.10.2017
Kutucuklar içinde özgürlük çağı
4.10.2017
Bienalde İslam dünyasından sanatçılar
27.9.2017
Orouba Berakat ve Hulla’nın cenaze namazı
20.9.2017
Müslüman dünyanın Aida Begiç’i
13.9.2017
İnsan hakları savunucuları
6.9.2017
Arakan: Kendini tanımlamak güç istiyor
30.8.2017
Mecidiyeköy’de fal bakmalı
23.8.2017
Afette nerede toplanacak şehir halkı
16.8.2017
Ele geçirilen çocuklar
9.8.2017
Işık Doğubeyazıt’tan yükseldi
2.8.2017
‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti’
26.7.2017
Yeni dünyanın Müslüman kadınları
19.7.2017
Köprüde yeni yurttaşlık bilinci
5.7.2017
Ölüm, bayram ve hakkaniyet
29.6.2017
Ölüm orucu ve etrafındaki hale
21.6.2017
‘Aradığınız ev kadını artık burada oturmuyor’
14.6.2017
Kudüs’ün yaralarına dokunmak
7.6.2017
Kültür Aynası: Mekan Hikayeleri
31.5.2017
Akif Emre: Kıymeti bilindi aslında
24.5.2017
Savaş dansına karşı sağlam hikayemiz
11.5.2017
Sürekli dijital devrim ve mültecilerin temsili
3.5.2017
Müslüman yazarlar buluşması
26.4.2017
Sanat tapınaklarından MoMA
19.4.2017
Siyaset sınırlarına dayandı
5.4.2017
Öteki Avrupa: Casa nostra casa vostra
29.3.2017
Hüseyin Su’dan Gülşefdeli Yemeni
22.3.2017
Avrupa sıkıntısı
15.3.2017
Melâmet hırkası
9.3.2017
Hüsrev ile Şirin kavuşsa bir türlü kavuşmasa bir türlü
2.3.2017
Taksim'e cami dilemması
16.2.2017
Tünel
8.2.2017
Dijital ortamda mimarlık
2.2.2017
Şehircilik Şurası
25.1.2017
Kadınlara reva görülen programlar
19.1.2017
Muhammed Esed’in yola çıkışı
12.1.2017
İrlanda kadın koalisyonu izlenimleri
5.1.2017
Gerçekten sonrası barış mı tufan mı?
29.12.2016
Şiirin birleştiren ipliği
22.12.2016
Semra Çekmegil tefsiri
15.12.2016
Ülkesini yazarak müdafaa eden adam
8.12.2016
Halep ve Şam yeşerecek yeniden
1.12.2016
Bana git de
23.11.2016
Cebir olmayan istismar
17.11.2016
Bizim klasiklerimiz var mı, yok mu?
3.11.2016
Kayda değer bir hikayemiz var
27.10.2016
Birbirimizi yeterince tanımıyoruz
19.10.2016
Müslümanların meselelerinde çare mümkün
13.10.2016
Vesayet ve insaniyet arasında Suriye
6.10.2016
Şehitlerin kıymetini bilme muamması
29.9.2016
Kadınlara vahşetle medeniyet kuranlar
22.9.2016
Birlikte varoluş tasavvuru yitirilirse…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları