Yıldız Ramazanoğlu

Karar gazetesi



Bookmark and Share

Öteki Avrupa: Casa nostra casa vostra


5.4.2017 - Bu Yazı 587 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Hiçbir dile çevrilemeyecek işler geçiyor başımızdan. Çok tuhaf işler. Misal Avrupalıların özgürlük ve güven evi olarak tanımladığı İsviçre’yi düşünelim. Batı’nın taşrasında doğup eserler veren ne çok büyük yazar ahir ömründe bu ülkeye yerleşip son nefesini verene dek huzur içinde yaşamak istemiştir. Yıllar önce ziyaret ettiğim İsviçre şehirlerinde Müslümanların da genel manada hoşnutluklarına tanık olmuştum. Avrupa’nın uyum, entegrasyon, asimilasyon süreçlerinde, öteki kimlik ve kültürleri zaman içinde ortadan kaldırma ve gelenleri kendi benzeri haline dönüştürme politikaları burada o kadar belirgin biçimde işlemezdi.

***

Bern’de açılan pankart dehşet verici. PKK’nın devasa afişinde Tayyip Bey’in fotoğrafı ve kafasına dayanmış bir silah. Almanca, İtalyanca, Fransızca konuşulan ülkede mesajı bütün dünya anlasın diye İngilizce tercih edilmiş: “Kill Erdoğan.” Bir ülkenin cumhurbaşkanını öldürmeyi telkin eden iki adam boyu bu afiş Bern şehrinde pervasızca asılabiliyorsa Avrupa’nın intiharından, düşmanca tutumundan söz etmek elbette mümkün. Aklı hala başında olan hiçbir insanın da Avrupalının da kabul etmeyeceği gelişmeler.

Peki, biz değerlerini hızla yitiren Avrupa’ya tepki verirken acaba neden sadece faşizme evrilen Orta Doğu’da darbeleri savaşları, işgalleri destekleyen Avrupa ile ilgiliyiz; neden öteki Avrupa, akil sorumlu eşitlikçi gerçek manada demokrasiyi, çoğulluğu ve adaleti önemseyen insanlar ilgi alanımıza girmiyor, onlara seslenilmiyor ve sanki muhatap alınmıyorlar.

İtalya’da mülteciler kimlik saptama ve sınırdışı etmeyi ifade eden CIE’lerde kalıyorlar. Buralardaki koşullar gerçekten insanlık dışı ve en hayati ihtiyaçlara ulaşmada zorluk çektikleri gibi koşullar da tamamen hijyen dışı. Geçtiğimiz günlerde Roma’da binlerce İtalyan ve göçmen birlikte yürüdüler göçmen politikalarının değişmesi, insani yardım yapılması ve daha çok mültecinin kabulü için.

İspanya’nın Barselona şehrinde de çok sayıda sivil toplum örgütü bir araya gelip sığınmacılara destek için büyük bir gösteri düzenlediler ve Avrupa ülkelerini eleştiren pankartlar açtılar. “Daha fazla ölüm olmasın, sığınmacılara sınırları açın” çağrısı yaptılar. Sol ve liberal partilerin ve işçi sendikalarının destek verdiği gösteride manifestoyu okuyan örgütün adı: “Casa nostra, casa vostra” (Bizim evimiz, sizin eviniz). Akdeniz’de hayatını kaybeden beş bin insanın sorumlusu olarak kendilerini gören insanlar. Sadece sığınacak yer arayan, hayatlarını kurtarmak isteyen insanlara sırtını dönen Avrupa Birliği’nin yasallığından söz edilemeyeceğini, gerekirse kurumlara itaatsizlik edeceklerini bildiriyorlardı.

Atina’nın Omonia Meydanı’nda AB ofisine yürüyen Yunanlılar da ırkçılığa karşı gösteri yaptılar geçtiğimiz gün. Çok sayıda Suriyeli de çocuklarıyla katıldı. “Avrupa’da toplama kamplarına hayır, Neo-naziler dışarı, sınırları açın” yazıyordu dövizlerinde.

Londra’da Oxford Caddesi’nde de Mart 2011’de başlayan Suriye iç savaşının 6. yılında gösteriler yapıldı. “Esed’le yeter artık, İran işgalini durdurun, sivilleri koruyun, Suriyeliler hala barış ve özgürlük için mücadele ediyor” pankartları vardı. Trump, Brexit, İslamofobi karşıtı sloganlar atıldı. Irkçılığa Karşı Ayağa Kalk Örgütü, Savaşı Durdur Koalisyonu öncülük ediyordu. Yorkshire’dan gelen aktivist Peter Hearst, ”Çocuklarım Londra’da yaşıyor, buranın çok kültürlü yapısını seviyorlar, insanlar korku ticareti yapmamalı” diyordu. “Sığınmacılar Hoş Gelsin” pankartı insanın içini ısıtıyordu.

***

Hollanda’nın Türkiye’ye yaptığı saygısızlığa karşı duranlar da var. 21 Mart’ta Hollanda’da, Amsterdam’ın De Dam Meydanı’nda bir araya gelen göstericiler popülizme, şiddete, savaşa, İslamofobiye, ırkçılığa, ayrımcılığa karşı yürüdüler. “Duvarlar yıkılsın, mültecilere kapımız açık” yazmışlardı gösteri afişlerine.

“Toplum olarak beraberce yaşamayı öğrenmemiz lazım. Azınlıklara karşı saygılı olmamız lazım. Birbirimizi dinlememiz, kendimizi karşımızdakinin yerine koymamız lazım.” diyorlardı okunan bildiride.

Referandum selamet içinde geçer inşallah ve ardından kaç kişi ki onlar diye sayılara indirgemeden umarım bu güzel insanlarla örgütsel, bireysel, kurumsal ve resmi bazda her yolla iletişime geçeriz. Zalimlerin yukarıdan küreselleşmesine karşı erdemlilerin küreselleşmesinin yoluna çıkarız.

Facebook Yorumları

reklam
17.10.2018
Sinema ve dizilerde değişen aile
10.10.2018
Parça parça inşa edilen barış
3.10.2018
‘İnsan hep derine gitmek ister kızım, kıyı çöplerle doludur
26.9.2018
Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’
19.9.2018
Meczuplar deliler ve dahiler
12.9.2018
Genç yazarlar için bir hikaye
5.9.2018
Avrupa'nın iyi insanları
29.8.2018
Çağla uyumsuzluğun derin sularında
22.8.2018
Kurban: Tevessülle teslimiyet arasında
15.8.2018
İnsan olamadıktan sonra yazarlık nafile
8.8.2018
Bizi birleştiren nehirler, köprüler otlu peynirler
1.8.2018
Yaşayan edebiyat
25.7.2018
Iraklı sanatçılar
18.7.2018
O Suriyeli bir çocuk
11.7.2018
Gülzar Haydar İstanbul’da
5.7.2018
‘George Orwell Arkadaşımdı’
27.6.2018
Seçim izlenimleri
20.6.2018
Elektriksiz şehirde film çekmek
13.6.2018
Viyana İstanbul hattında bir ressam Betül Burnaz
6.6.2018
Tarlabaşı, Şehzadebaşı ve Üsküdar’da kalbe değen iftarlar
30.5.2018
İslam’ın kızı İslam’ın erkeği
23.5.2018
Tahayyül ve tefekkür arasında İslamcı dergiler
16.5.2018
Filistin kurtulur mu?
9.5.2018
Naci el Ali, Rachel Benjamin, Noor…
2.5.2018
Kolombiyalı kadınlar: Siriri ve Anka kuşları
25.4.2018
Ahde vefa toplantısı
18.4.2018
Nasıl bir dünyada yazıyoruz
11.4.2018
Dindar nesil meselesi
4.4.2018
Arakan sızısına diriltici ağıt festivali
21.3.2018
Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
14.3.2018
Irmak şehri Tokat sakin ve derin
7.3.2018
Vicdan konvoyu sessizlerin sesi
1.3.2018
28 Şubat: Masum değiliz hiçbirimiz
14.2.2018
Depresyona girmiş hayvanlar
7.2.2018
Konuşma zemini
31.1.2018
Evsizler tinerciler kimsesizler ve aşhane
24.1.2018
Vincent’ı ya da tek bir insanı sevmek
10.1.2018
Füreya’nın topraktan gelen sanatı
3.1.2018
Nefretleşmek şiddettir, suçtur
27.12.2017
İşgal Mimarisi: Oyuk Topraklar
20.12.2017
Filistinli kadınlar
13.12.2017
Filistin Akademisi
6.12.2017
Kudüs hakkında söz söylemek
29.11.2017
Türkan Şoray
22.11.2017
Aşk mucize mi hormon mu
15.11.2017
Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki
8.11.2017
Eğitim kanat taksın çocuklara
1.11.2017
İstanbul kurtulur mu?
27.10.2017
Beton canavarı
18.10.2017
Mardin’de gündelik hayat
11.10.2017
Kutucuklar içinde özgürlük çağı
4.10.2017
Bienalde İslam dünyasından sanatçılar
27.9.2017
Orouba Berakat ve Hulla’nın cenaze namazı
20.9.2017
Müslüman dünyanın Aida Begiç’i
13.9.2017
İnsan hakları savunucuları
6.9.2017
Arakan: Kendini tanımlamak güç istiyor
30.8.2017
Mecidiyeköy’de fal bakmalı
23.8.2017
Afette nerede toplanacak şehir halkı
16.8.2017
Ele geçirilen çocuklar
9.8.2017
Işık Doğubeyazıt’tan yükseldi
2.8.2017
‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti’
26.7.2017
Yeni dünyanın Müslüman kadınları
19.7.2017
Köprüde yeni yurttaşlık bilinci
5.7.2017
Ölüm, bayram ve hakkaniyet
29.6.2017
Ölüm orucu ve etrafındaki hale
21.6.2017
‘Aradığınız ev kadını artık burada oturmuyor’
14.6.2017
Kudüs’ün yaralarına dokunmak
7.6.2017
Kültür Aynası: Mekan Hikayeleri
31.5.2017
Akif Emre: Kıymeti bilindi aslında
24.5.2017
Savaş dansına karşı sağlam hikayemiz
11.5.2017
Sürekli dijital devrim ve mültecilerin temsili
3.5.2017
Müslüman yazarlar buluşması
26.4.2017
Sanat tapınaklarından MoMA
19.4.2017
Siyaset sınırlarına dayandı
5.4.2017
Öteki Avrupa: Casa nostra casa vostra
29.3.2017
Hüseyin Su’dan Gülşefdeli Yemeni
22.3.2017
Avrupa sıkıntısı
15.3.2017
Melâmet hırkası
9.3.2017
Hüsrev ile Şirin kavuşsa bir türlü kavuşmasa bir türlü
2.3.2017
Taksim'e cami dilemması
16.2.2017
Tünel
8.2.2017
Dijital ortamda mimarlık
2.2.2017
Şehircilik Şurası
25.1.2017
Kadınlara reva görülen programlar
19.1.2017
Muhammed Esed’in yola çıkışı
12.1.2017
İrlanda kadın koalisyonu izlenimleri
5.1.2017
Gerçekten sonrası barış mı tufan mı?
29.12.2016
Şiirin birleştiren ipliği
22.12.2016
Semra Çekmegil tefsiri
15.12.2016
Ülkesini yazarak müdafaa eden adam
8.12.2016
Halep ve Şam yeşerecek yeniden
1.12.2016
Bana git de
23.11.2016
Cebir olmayan istismar
17.11.2016
Bizim klasiklerimiz var mı, yok mu?
3.11.2016
Kayda değer bir hikayemiz var
27.10.2016
Birbirimizi yeterince tanımıyoruz
19.10.2016
Müslümanların meselelerinde çare mümkün
13.10.2016
Vesayet ve insaniyet arasında Suriye
6.10.2016
Şehitlerin kıymetini bilme muamması
29.9.2016
Kadınlara vahşetle medeniyet kuranlar
22.9.2016
Birlikte varoluş tasavvuru yitirilirse…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları