Yıldız Ramazanoğlu

Karar gazetesi



Bookmark and Share

Bizim klasiklerimiz var mı, yok mu?


17.11.2016 - Bu Yazı 716 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Artık neredeyse bütün yıl fuar mevsimi. Birçok şehrimizin kitap fuarı var ve katıldıklarımdan görebildiğim kadarıyla ilgi alaka gayet iyi. Fakat alınan kitapların ne kadarı okunuyor ve inkişafımıza nasıl bir katkısı oluyor, bunu ölçemiyoruz. Kitap okumak öz kardeşi ‘yazmak’ gibi yalnızlaşmayı, durup soluklanmayı ve yavaşlamayı gerektirir. Günümüzün sonu gelmez görme, görülme, iletişim halinde olma arzusu buna ne kadar izin veriyor acaba? Günde kaç sayfa kitap okur, ne kadar zamanınızı bu yalnızlığa ayırırsınız sorusu çoğumuzun içini yakıyordur bu hengameli dünyada. Yapılan birçok kamuoyu yoklaması bir yetişkinin telefon ve internette geçirdiği zamanın beş saatten az olmadığını gösteriyor ki çocuklar için bile bağımlılık tedavisi giderek yaygınlaşıyor. 

***

Büyük Türkçe Sözlük başta olmak üzere nice kıymetli kültür kitaplarının yazarı D. Mehmet Doğan’ın yeni eseri “Klasiklerimiz Neden Yok?” kültür sanat ve edebiyatımızla ilişkimizi kör noktalarımızı ifşa ederek ele almış. Batılılaşma radikalizmi içinde zorla kültür değiştirmenin, var olanı aşağılamanın, yok saymanın kötücül etkileri benliğimizden uzaklaşma ve çölleşme olarak tezahür etti. İnançların, kültürlerin kendini ifade etme biçimi olan medeniyetin inkarıyla da Selefilikten IŞİD’ciliğe kadar bir vandalizmle karşı karşıya kaldığımızı söylüyor Doğan. Dini görünümlü pragmatizmin zihnimizi esir almasının önüne geçilebilir mi; tekrar dile, edebiyata, musikiye, tefekküre dönmek imkan dahilinde mi, yeniden daha zengin bir dille konuşmak nasip olacak mı? Kitabın temel hedefi bize, kabuktan öze, dıştan içe doğru insanı tekamül ettiren, insani hasletleri geliştiren bir yolculuk yaptırmak.

***

Türkiye’de her yıl elli bin kitap basıldığına göre gençlerin yardım almadan ihtiyaç duydukları derinliklere, kıymetlere ulaşması hiç de kolay değil, büyük emek arayış ve azim istiyor. Farkında olsa da olmasa da bu dünyadaki varlığını sorgulayan, ‘anlam’ın peşinden giden insanın, insanlığın metne dökülmüş, incelmiş deneyimine ulaşmasına yardım eden okuma listelerini destekliyor Doğan. Bizi en çok etkileyen, zihnimizde çocukluktan itibaren yer eden destanlar, mitolojiler, masallar ve efsanelerden sonra ilahi-dini metinler. Dindar olmayanlar da bu havzanın içinde etkileşim içinde. Metinlerin gücü düşünüldüğünde üçüncü kademeye edebi metinleri yerleştirmiş yazar. 

Yüzlerce yıllık birikime belli bir sürede ulaşma ve özümseme ihtiyacıyla yapılan listelere ABD’den örnek verilmiş. Okuma grupları temel metin olarak ilkin Amerikan Bağımsızlık Bildirisi’ni, hemen ardından da Yunan klasikleri ve İncil’i okuyorlar. Belli başlı şairler ve yazarlardan sonra ikinci yıl Tevrat listeye dahil oluyor. Yıllar süren okumaların son demlerinde bile Doğu’dan bilhassa da İslam dünyasından çok az örneğe yer verilmesi dikkatini çekmiş Doğan’ın. Biz ise üç dile de vakıf entelektüellerle ortak hissiyatımızı ve bağımızı koparan harf devrimi ardından, görkemli birikimimize sırtımızı döndük, çocuklarımızın zihnini bütünüyle Batı’dan tercümelere teslim ettik. Tercümelerin sadeleşme adı altında hiçbir duygu ve düşüncemize denk gelmez budanmış ve nevzuhur dili de ayrı bir toplumsal felaket.

***

Kendi masallarını küçümseyip Batı’nın masallarına kaçan, hikmet ve irfan gibi nice kelimelerden arındırılmış dil yüzünden felsefesini bihakkın inşa edemeyen, musikisini neredeyse yasaklamaya kalkışan, klasik eserlerinin varlığını inkar edip gençliğin erişiminden uzaklaştıran bir kültür ortamı. Bu ortamdan bütün insanlığı kuşatacak kurucu fikirler doğar mıydı, doğmadı da zaten, ancak günü kurtarabiliyoruz. 

Klasiklerimiz neden yok başlığının seçilmesi uyarmak için sanırım. Kendi medeniyet ve inanç havzamızın metinleriyle birlikte Batı’nın birikimine eğilseydik yaşadığımız yabancılaşma ve kutuplaşma bu kadar derin olmazdı. Hoş Batılı kaynaklar da ‘meşhur kitapların malumatlaşması’düzeyinde algılanıyor genelde yazarın deyişiyle. Kitap hali pür melalimize de geleceğimizi nasıl kurabileceğimize de ehliyetle ayna tutmuş. 

Neden Klasiklerimiz Yok?, D. Mehmet Doğan, Yazar Yayınları, Ankara, 2016    

Facebook Yorumları

reklam
10.10.2018
Parça parça inşa edilen barış
3.10.2018
‘İnsan hep derine gitmek ister kızım, kıyı çöplerle doludur
26.9.2018
Bırakma Beni ‘yandı toprağım çalındı özgürlüğüm’
19.9.2018
Meczuplar deliler ve dahiler
12.9.2018
Genç yazarlar için bir hikaye
5.9.2018
Avrupa'nın iyi insanları
29.8.2018
Çağla uyumsuzluğun derin sularında
22.8.2018
Kurban: Tevessülle teslimiyet arasında
15.8.2018
İnsan olamadıktan sonra yazarlık nafile
8.8.2018
Bizi birleştiren nehirler, köprüler otlu peynirler
1.8.2018
Yaşayan edebiyat
25.7.2018
Iraklı sanatçılar
18.7.2018
O Suriyeli bir çocuk
11.7.2018
Gülzar Haydar İstanbul’da
5.7.2018
‘George Orwell Arkadaşımdı’
27.6.2018
Seçim izlenimleri
20.6.2018
Elektriksiz şehirde film çekmek
13.6.2018
Viyana İstanbul hattında bir ressam Betül Burnaz
6.6.2018
Tarlabaşı, Şehzadebaşı ve Üsküdar’da kalbe değen iftarlar
30.5.2018
İslam’ın kızı İslam’ın erkeği
23.5.2018
Tahayyül ve tefekkür arasında İslamcı dergiler
16.5.2018
Filistin kurtulur mu?
9.5.2018
Naci el Ali, Rachel Benjamin, Noor…
2.5.2018
Kolombiyalı kadınlar: Siriri ve Anka kuşları
25.4.2018
Ahde vefa toplantısı
18.4.2018
Nasıl bir dünyada yazıyoruz
11.4.2018
Dindar nesil meselesi
4.4.2018
Arakan sızısına diriltici ağıt festivali
21.3.2018
Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
14.3.2018
Irmak şehri Tokat sakin ve derin
7.3.2018
Vicdan konvoyu sessizlerin sesi
1.3.2018
28 Şubat: Masum değiliz hiçbirimiz
14.2.2018
Depresyona girmiş hayvanlar
7.2.2018
Konuşma zemini
31.1.2018
Evsizler tinerciler kimsesizler ve aşhane
24.1.2018
Vincent’ı ya da tek bir insanı sevmek
10.1.2018
Füreya’nın topraktan gelen sanatı
3.1.2018
Nefretleşmek şiddettir, suçtur
27.12.2017
İşgal Mimarisi: Oyuk Topraklar
20.12.2017
Filistinli kadınlar
13.12.2017
Filistin Akademisi
6.12.2017
Kudüs hakkında söz söylemek
29.11.2017
Türkan Şoray
22.11.2017
Aşk mucize mi hormon mu
15.11.2017
Karanlıkta seni görmek o kadar kolay ki
8.11.2017
Eğitim kanat taksın çocuklara
1.11.2017
İstanbul kurtulur mu?
27.10.2017
Beton canavarı
18.10.2017
Mardin’de gündelik hayat
11.10.2017
Kutucuklar içinde özgürlük çağı
4.10.2017
Bienalde İslam dünyasından sanatçılar
27.9.2017
Orouba Berakat ve Hulla’nın cenaze namazı
20.9.2017
Müslüman dünyanın Aida Begiç’i
13.9.2017
İnsan hakları savunucuları
6.9.2017
Arakan: Kendini tanımlamak güç istiyor
30.8.2017
Mecidiyeköy’de fal bakmalı
23.8.2017
Afette nerede toplanacak şehir halkı
16.8.2017
Ele geçirilen çocuklar
9.8.2017
Işık Doğubeyazıt’tan yükseldi
2.8.2017
‘Bir ulus ikinci bir ulusa üçüncü bir ulusun toprağını vaat etti’
26.7.2017
Yeni dünyanın Müslüman kadınları
19.7.2017
Köprüde yeni yurttaşlık bilinci
5.7.2017
Ölüm, bayram ve hakkaniyet
29.6.2017
Ölüm orucu ve etrafındaki hale
21.6.2017
‘Aradığınız ev kadını artık burada oturmuyor’
14.6.2017
Kudüs’ün yaralarına dokunmak
7.6.2017
Kültür Aynası: Mekan Hikayeleri
31.5.2017
Akif Emre: Kıymeti bilindi aslında
24.5.2017
Savaş dansına karşı sağlam hikayemiz
11.5.2017
Sürekli dijital devrim ve mültecilerin temsili
3.5.2017
Müslüman yazarlar buluşması
26.4.2017
Sanat tapınaklarından MoMA
19.4.2017
Siyaset sınırlarına dayandı
5.4.2017
Öteki Avrupa: Casa nostra casa vostra
29.3.2017
Hüseyin Su’dan Gülşefdeli Yemeni
22.3.2017
Avrupa sıkıntısı
15.3.2017
Melâmet hırkası
9.3.2017
Hüsrev ile Şirin kavuşsa bir türlü kavuşmasa bir türlü
2.3.2017
Taksim'e cami dilemması
16.2.2017
Tünel
8.2.2017
Dijital ortamda mimarlık
2.2.2017
Şehircilik Şurası
25.1.2017
Kadınlara reva görülen programlar
19.1.2017
Muhammed Esed’in yola çıkışı
12.1.2017
İrlanda kadın koalisyonu izlenimleri
5.1.2017
Gerçekten sonrası barış mı tufan mı?
29.12.2016
Şiirin birleştiren ipliği
22.12.2016
Semra Çekmegil tefsiri
15.12.2016
Ülkesini yazarak müdafaa eden adam
8.12.2016
Halep ve Şam yeşerecek yeniden
1.12.2016
Bana git de
23.11.2016
Cebir olmayan istismar
17.11.2016
Bizim klasiklerimiz var mı, yok mu?
3.11.2016
Kayda değer bir hikayemiz var
27.10.2016
Birbirimizi yeterince tanımıyoruz
19.10.2016
Müslümanların meselelerinde çare mümkün
13.10.2016
Vesayet ve insaniyet arasında Suriye
6.10.2016
Şehitlerin kıymetini bilme muamması
29.9.2016
Kadınlara vahşetle medeniyet kuranlar
22.9.2016
Birlikte varoluş tasavvuru yitirilirse…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları