Ümit KARDAŞ

Artı gerçek



Bookmark and Share

Hüzün ve Hazan


20.9.2017 - Bu Yazı 802 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Yaşadığımız ailenin, çevrenin, ülkenin ve dünyanın ağır yükü. Sanki büyük bir kafes bizi çevrelemekte. Kafesin dışına çıkarak bir masal, bir şiir ya da bir resim ülkesine bir süreliğine göç etmek. Ruhunu kirlerinden arındırmaya, deruni yaraları onarmaya çalışmak. Benim tercih ettiğim ülke ise yorulduğumuzda birlikte gideceğimiz Şiir ülkesi. Şairleri ölmeyen bir ülkede demet demet, renk renk şiirler derlemek. Sonra dönüp yaralı ruhlara şifa dağıtmak.

Farsça’da hezan. Zamanla hazana dönüşmüş. Yaprakların sararıp yere düşmesi. Sonbahar. Güz. Teselli arayan Mehmet Akif, hazanı baharında ağlatır ve hüzne ulaşır. Yani hüzün hazanın özündedir.

Divan şairlerinden Ahmet Paşa’nın Hazaniye Kasidesi’inde hazan, tavus kuşunun kanatlarındaki renklerin aynayla yansıtılması gibi, şadırvanlı havuzdaki su da sonbahar yapraklarındaki renk cümbüşünü yansıtır. Kasidede yanaklara süzülen gözyaşı damlaları hazan yaprağı üstüne düşen yağmur damlalarına benzetilir. Hüzün hazana koşarken, hazan onu özlemle kucaklamaya hazırdır.

Bağdatlı Ruhi dizelerinde iki gün gibi kısa bir süre gül zevki yaşayan bülbüle hazan rüzgarının ettiklerini anlatır. ”Aşiyansuz n’eylesün gülşende bülbül Ruhiya-Derd-mendün eylemiş bad-ı hazan evin harap” (Yuvasız bülbül gül bahçesinde ne yapsın, dertli bülbülün evini hazan rüzgarı harap etmiş) Nabi, hazana bir görmüş geçirmişlikle yaklaşır. ”Bağ-ı dehrin hem hazanın hem baharın görmüşüz-Biz neşatın da gamın da rüzgarın görmüşüz” (Biz bu dünya bağının hem hazanını hem baharını görmüşüz, biz sevincin de kederin de zamanını görmüşüz)

Yahya Kemal Hazan Bahçeleri şiirinde hüznü hazanda bulur. “Kalbim yine üzgün, seni andım da derinden-Geçtim yine dün eski hazan bahçelerinden-Ahmet Haşim Bülbül isimli şiirinde gamlı hazanın seherindedir.”Bir gamlı hazânın seherinde-Isrâra ne hâcet yine bülbül?-Bil, kalbimizin bahçelerinde-Cân verdi senin söylediğin gül”

Ahmet Hamdi Tanpınar da Sonbahar isimli şiirinde hazanla kederi buluşturur. ”Yan yana sessizce mevsimle keder-Hicrana aldanmış kalbimde gezin-Esen rüzgarlara sen kendini ver”

Mevsimlerin en şairanesi hazan. Elimizden kayıp gidene duyulan özlem. Hazanla buluşan hüzün. Ahmet Haşim,“Sonbahar Şiirleri” adlı yazısında şöyle demiş:

“Bahçelerde sarı çiçeklerin açtığı; havanın keskin incir yaprağı kokularıyla dolduğu; ufuklarda gümüş ve bakır bulutların anlaşılmaz işler hazırlamakla meşgul olduğu; akşamüstü otları kurumuş tepelerde, yeşil eşarp, kırmızı örtü, beyaz ve lacivert elbiselerle dolaşan genç kızların eteklerinin rüzgârda uçuştuğu ve saçlarının çözülüp dağıldığı bu mevsimde, sonbahar şiirlerinden daha munis bir konuşma konusu olabilir mi?”

Birkaç dize de Eylül Sıkıntısı isimli şiirimden. ”Eylüldü gelen-kederli bir umutla-Çocuk duygularımızla büyüyecektik-sancılı-Yarım şarkılar söyleyecektik-sessiz bir ıslaklıkla üşürken-Ürkek güvercin misali bakışların-tedirgin bir maviliğe sığınacaktı-Eylüldü gelen-çabucak vazgeçtiğin-Bıraktığın bendim-bir başka Eylüle giden”-Hazanın kucağındaki hüzün. Hilmi Yavuz’un şiirinde söylediği gibi. "Hüzün ki en çok yakışandır bize"

Sessiz bir ıslaklıkla gelir Eylül. Yapraklarla yıkanırken tenimiz, hüzün saçlarımızı okşamaya başlar. Kederli bir yalnızlık yerini yavaş yavaş kederli bir umuda bırakır. Ürkek bakışlarımız tedirgin bir maviliğe sığınır. Mazi bir yangının içinden çıkıp gelir. Bir başka Eylül’e doğru yol alırken aklımız zamana takılır. Ahmet Hamdi Tanpınar zamanı değil anı önemsediğini mısralarında anlatır. ”Ne içindeyim zamanın/ Ne de büsbütün dışında / Yekpare geniş bir anın/ Parçalanmaz akışında” Tanpınar, kendisini rüzgarda uçan tüyden hafif hissederken, masmavi bir ışık içinde yüzmektedir.

Sarı sisli akşamlarda yollarımızı kaybettiğimiz sonbaharlar, ayazlarda yalınayak seviştiğimiz yıldızlar. Büyürken çocuk kalan duygularımızın sancısı ve bencil hüznümüz. Cemal Süreya, geride kalan bir aşkın Eylül’ünü anlatır mısralarında. . ”Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız /Adımlarımızın kısalığı bundandı/Bundandı gözlerimin durgunluğu /Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan / Ellerin kadar ıssız / Sen kadar zamansız molalar veriyordum/Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz/Eylül’dü.

Eylül’de her şey zordur, her şey korkutur ve her şey beklenir. Ahmet Altan mahzun ve tehditkar Eylül’ü anlatır. ” Eylülde aşk, eylülde acı, eylülde yalnızlık zordur, / eylülde her şey zordur, ben eylülü onun için severim. / Eylül ışıklarında çırılçıplak ruhlar yıkanır /Herkes her şeye kapısını aralar 'bir aşk oluverir aşinalık'. / Ölüm kıvırcık saçlarını hayatın göğsüne dokundurur. / Aşkı ve ölümü ben hep bu ayda beklerim. / Nasıl da mahzun ve nasıl da tehditkardır. /Ben eylülde bütün aşklardan ve kadınlardan korkarım. ”

Bazen sevgilinin gidişi zamansız bir sonbahardır. Ruhumuzu bir hazana dönüştürür. Hasan Hüseyin Korkmazgil bunu öyle güzel anlatır ki. ” Gitme, sonbahar oluyorum, sonrası hiç/ Ağaçlar bükmesinler ne olursun boyunlarını/ Neden akşam oluyorum tren kalkınca / Kırlangıçlar birdenbire çekip gidince/ Mendiller sallanınca neden tıkanıyorum/Öyle çok acımasız ki öyle birdenbire ki/Az önceki çiçekler nasıl da diken diken/Gitme, sonbahar oluyorum sonrası hiç”

Turgut Uyar Eylül’ün arkasından seslenir. ”Sevgim acıyor/Kimi sevsem
Kim beni sevse / Eylül toparlandı gitti işte”

Hazan ve Eylül sadece hüznün, vedanın ve karamsarlığın zamanı değildir. Aynı zamanda sevgiyi ve mutluluğu yeniden var etmenin umudunu da barındırır. Özdemir Asaf bu umudu taşır. ” Öyle bir ilkyaz ol ki korkut yaprakları /Öyle bir son yaz ol ki tut yaprakları, 
Sararıp dökülürken güz rüzgarlarında / Ardında savrulsunlar, unut yaprakları. 
Sevinçlerinde onlar vardı, hüzünlerinde onlar/Seninle yeşerdiler, seninle soldular/
Olsunlar senden sonra da umut yaprakları”

Eylül bülbül gibi, aşığın da sevgiliyle birlikte mutlu olduğu günlerin sona erdiğinin habercisidir. Ayrılık acısının nedeni kısa süren bir zevkin yaşandığı zamandır. Bülbül artık gülşene gelmek istemez, çünkü gülşende artık gül yoktur. Aşık da aynı bülbül gibi sevgilisinin bulunmadığı bir anda mutlu olmaz. Zaman, mutluluğun bedelini istemektedir. Kısa mutlulukların ardından üzüntü gelecektir. Hayatın döngüsü budur. Bu nedenle Tanpınar’ın söylediği gibi an önemlidir ve bu anlar sonsuzluk gibi yaşanmalıdır.

Aşk, sevgi, dostluk. İnsanı var eden bu duygular bizden ne kadar uzak. İnsan olarak anlamımızı kaybettik. Siyasetçisi, bürokratı, askeri, sivili, kadını, erkeği nasıl savrulduk? İçimiz yaşatmanın coşkusuyla yeşereceğine, öldürmenin vahşetiyle kurudu. Ne gelen baharlar içimizde çiçek açtırıyor ne gelen Eylüller ile umutlu bir hüznü yaşıyoruz.

Ölümlere, yıkımlara neden olan savaş kararını alanlar, insanı var eden sevgiyi unutmuş, egolarının, hırslarının tuzağında yok oluyorlar. Ama onlar yok olurken bizim bütün mutluluk çabalarımızı, umutlu beklentilerimizi, sevme ve sevilme arzularımızı örseleyip, yaralıyorlar. Yaralı yüreklerimizi korkulara tutsak ediyorlar.

“Öldür, konuşturma, sustur, yakala, tutukla” emirlerini verenler içlerine dönüp bakabilme yürekliliğini gösterebilirler mi? Ne kaldı içlerinde? Kimlere ne kadar zarar verdiler ve vermeye devam ediyorlar? İçlerinde sevgiyle öten bir bülbül kaldı mı? Bir gülü sevmenin mutluluğunu, bir gülden ayrılışın acısını duyumsayabilirler mi?

Genç insanların ölümleri, yuvaları yıkılan insanların acıları hangi duyguyla meşrulaştırılabilir? Şiddet sevgisizlik demek. Medeniyet kaybı demek. Hayatın bir armağan gibi yaşanmasına karşı çıkmak, aşkın ve sevginin mucizesini inkar etmek demek.

Ruhlarımız körleşerek korku, acı, öfke, hırs ve intikam duygularına teslim oldu. Yalancı baharlarla kandırıldık. Şiddetle, ölümle, tahakkümle, yolsuzlukla kirlendik. Ruhumuzu nasıl arındıracağız? Hangi sağanak, hangi gökkuşağı buna yeter.

Yaşadığımız Eylüller sanki artık diğerlerinden farklı. Daha ağır, daha çökertici. Sevgiliden ayrılmanın umutlu hüznünden farklı. Eylüllerde artık katliamlar, kıyımlar, göçler, ilticalar var. Hakikatten uzaklaşma, empati yoksunluğu, ötekileştirme, sevgisizlik var.

Yine de biz hüzünlü Eylüllere sarılalım. İçimizdeki gökkuşağı bize yeniyi, umudu ve sevgiyi vaat etmeye devam ediyor. Bu umuda sarılırken kaybettiğimiz değerlerimizi hatırlayarak, onların mücadelesinden güç almamız önemli.

Facebook Yorumları

reklam
20.02.2020
1971-1973: Geriye gidişin ara rejimi
24.12.2019
1950-1960: İki partili vesayet rejimi
12.11.2019
Faşizmin ayak izleri: Rousseau-Robespierre-Mussolini
29.10.2019
Otokratik Cumhuriyet-çoğulcu demokrasi uyumsuzluğu
21.10.2019
Yargı reformu illüzyonu
19.10.2019
Yargı reformu illüzyonu
6.10.2019
Tek partili otokratik rejimde ikinci parti sorunu
25.08.2019
Anayasacılık: Batı-Osmanlı Anayasa hareketleri
13.07.2019
Silah alımlarında şeffaflık: Silah mı ekmek mi?
24.06.2019
İngiltere örneği üzerinden: Türkiye'de siyasi birliği temsil krizi
31.05.2019
Dersim'den 'Tunç' eline
18.05.2019
Narsisistin ışığı nereye düşer?
16.05.2019
Hukuksuzluğun yargı etiği boyutu
3.05.2019
Linç fiilleri TCK'da suç olarak düzenlenmeli
24.4.2019
Linç, imha ve tenkil rejimi
14.4.2019
Demokrasi kültürü olmayan ülkede seçim böyle olur
31.3.2019
Çırılçıplak hayatlar ‘citizen ya da denizen”
15.3.2019
Kürtlerle birlikte cumhuriyeti demokratikleştirmek
3.3.2019
'Çok kalpli asi'
17.2.2019
Hukuksuzluğun Kafkaesk kasveti
3.2.2019
Çöküşe götüren Emevi-İttihatçı zihniyeti
18.1.2019
Abesle iştigal eden kim!
2.1.2019
Roboski: Vicdanın turnusol kağıdı
22.12.2018
Anneler: Plaza de Mayo'dan Galatasaray Meydanı'na
12.12.2018
Sessiz sedasız: 'Zorla kaybedilenler'
24.11.2018
AİHM kararlarının anlamı ve bağlayıcılığı
10.11.2018
Siyasi suç örneği: Cumhurbaşkanına hakaret
28.10.2018
Kaşıkçı barbarlığı ve yeni bir dünya ihtiyacı
26.10.2018
Kaşıkçı barbarlığı ve yeni bir dünya ihtiyacı
13.10.2018
Devlet geleneği: Suç ve delil icadı
30.9.2018
Affın mantığı
14.9.2018
Eylül ile gelen
1.9.2018
Patent, İslam ve yaratıcılık
30.8.2018
Kaç patent başvurunuz var?
18.8.2018
Hayali para, gerçek kriz
7.8.2018
Brunson dahil herkes için hukuk güvenliği
6.8.2018
Brunson dahil herkes için hukuk güvenliği
26.7.2018
'Mış' gibi yapmanın sınırı
13.7.2018
İnsanı ele geçiren Devlet
3.7.2018
Devletin siyaseti ele geçirmesi
19.6.2018
Son çıkış
5.4.2018
Engellilere KHK engeli
30.3.2018
AİHM'in Altan-Alpay kararlarının hukuki sonuçları
24.3.2018
Guantanamo'yu hatırlamak
16.3.2018
Hakikat-Empati-Uzlaşı
9.3.2018
Ai Weiwei: Sisteme sanatla meydan okuma
2.3.2018
Zina suç olmalı mı?
23.2.2018
CHP, nasıl iktidar alternatifi olabilir?
16.2.2018
Tarihin içinden gelen CHP mirası
9.2.2018
Siyaseti ve bireyi ceza hukuku içinde eriten devlet
2.2.2018
Hassas kalplerin cehennemi
27.1.2018
Tarihin bıraktığı tortu: İmparatorlukta Hristiyanlar ve Araplar
19.1.2018
Kassandra çağrısı
12.1.2018
İktidarın ve polisin meşruiyeti
4.1.2018
Kapıda bekletilen demokrasi
22.12.2017
Küresel kozmopolit demokrasiye doğru
20.12.2017
Küresel kozmopolit demokrasiye doğru
3.12.2017
Batılılaşma ne zaman başladı?
8.11.2017
Adil yargılanma hakkı
1.11.2017
Terezin'den Diyarbakır'a
25.10.2017
Sürekli istisna hali
18.10.2017
OHAL’de hak ve hukuk ihlalleri
11.10.2017
Rejim diyanetle laik mi?
4.10.2017
İnsanın empatiye ihtiyacı var
27.9.2017
Modernleşmenin demokrasiyle imtihanı
20.9.2017
Hüzün ve Hazan
13.9.2017
Cumhuriyet Oryantalizmi
6.9.2017
Osmanlı Oryantalizmi
30.8.2017
Faşist Daire
23.8.2017
Kapının dışında bekleyen demokrasi
16.8.2017
Güçle Sınanmak ya da Gücün Eziciliği
9.8.2017
Hayata rağmen sevebilmek
2.8.2017
Sevgi üzerine
26.7.2017
Osmanlı’dan Cumhuriyete tespitler
19.7.2017
Adalet !
12.7.2017
Devleti yeniden tanımlamak
5.7.2017
Adalet, Gözaltı, Tutuklama
21.6.2017
Adalet ve Hakim Teminatı
13.6.2017
Anadille yaşamak
7.6.2017
Türkiye'de resmi dil algısı
31.5.2017
Dünyada resmi dil algısı
24.5.2017
Bölgelere yetki devri
17.5.2017
İnsan ve hukuk işlevi
10.5.2017
Devlet ve demokrasi
1.5.2017
İdam! (3)
26.4.2017
İdam!
19.4.2017
İnsanlığını zayıflatırsam, insanlıktan çıkarım!
12.4.2017
Alaturka modelle ileri demokrasi olmaz
5.4.2017
Ceza yargılamasında mağdur: Devlet
29.3.2017
Süreç Odaklı Anayasacılık-Güney Afrika Örneği
22.3.2017
Kendini unutturan anayasa
15.3.2017
Yargılanan Gazetecilik
8.3.2017
Merkeziyetçi yapıyla alaturka başkanlık
3.3.2017
Meşruiyet ve temel mutabakat
13.7.2016
Devleti yeniden tanımlamak
6.7.2016
Emevi-Jöntürk geleneği
29.6.2016
Dışarıdan düşünmeye devam
25.6.2016
Ermeni meselesi: 1915-2016 (4)
15.6.2016
Ermeni meselesi: 1915-2016 (2)
8.6.2016
Ermeni meselesi: 1915-2016
6.6.2016
Hukuk güvenliği bağımsızlık ve tarafsızlık
30.5.2016
Dışarıdan düşünmek
23.5.2016
İçimizdeki faşizm
15.5.2016
Adil yargılanmanın önündeki engel: TMK
9.5.2016
Yapay bir kriz: Dokunulmazlık
27.2.2016
İnsanlığını zayıflatırsam insanlıktan çıkarım!
18.2.2016
Demokratik bir anayasa için toplumsal mutabakat
29.1.2016
İngiliz parlamentarizmi
21.1.2016
Başkanlık nereye götürür?
2.12.2015
‘Gücü gücü yetene’ rejimi
29.11.2015
Türkler- Hıristiyanlar- Araplar
24.11.2015
Benjamin- Geçmişten bugüne
21.11.2015
İnsan olmanın anlamı ve empati
7.11.2015
‘Sapiens’ insan türünün macerası
2.11.2015
Bundan sonrası önemli
27.10.2015
Fransa Cumhuriyeti ve Türkiye
24.10.2015
Soruşturmanın gizliliği ve yayın yasağı
20.10.2015
Kurmaca hukuk zihniyeti
17.10.2015
Kutsal zorba devlet (2)
13.10.2015
Katliamlar zinciri ve muhterisler
6.10.2015
Devleti yeniden tanımlamak ve sol
3.10.2015
Fasit daire
19.9.2015
Rumlar (4)
15.9.2015
Rumlar (3)
12.9.2015
Rumlar (2)
8.9.2015
Rumlar
5.9.2015
Kral çıplak!
1.9.2015
Sivil toplum ve kamusal müzakere
25.8.2015
Şiddetin sarmalında! (2)
22.8.2015
Şiddetin sarmalında!
18.8.2015
Çölde kaybolmamak! (2)
15.8.2015
Çölde kaybolmamak!
11.8.2015
Gömülme hakkı!
8.8.2015
Devlet milliyetçiliği
14.7.2015
Etnosfer
27.6.2015
AKP ile mümkün mü
13.6.2015
MHP- HDP uzlaşması
6.6.2015
Seçime düşen gölge!
2.6.2015
İslam’ın Diyanet’le devletleşmesi
23.5.2015
Anayasa inşa süreci: Güney Afrika örneği
19.5.2015
İlkesizlik- hukuksuzluk sarmalı
12.5.2015
Karaca- Baransu ve tutuklama
9.5.2015
Tutuklama koruma tedbirinin uygulanışı
5.5.2015
Tabii hâkim ilkesi ve hâkimin tarafsızlığı (2)
2.5.2015
Tabii hâkim ilkesi ve hâkimin tarafsızlığı
28.4.2015
Klikya Ermeni Krallığı ve Zeytun
25.4.2015
Rafael Lemkin ve soykırım
21.4.2015
Yakarış
18.4.2015
Cumhurbaşkanının tarafsızlığı ve seçim
11.4.2015
‘Özürden uzlaşmaya’
7.4.2015
Kürtler (9)
04.04.2015
Kürtler (8)
31.03.2015
Kürtler (7)
28.03.2015
Kürtler (6)
24.03.2015
Kürtler (5)
21.03.2015
Kürtler (4)
17.03.2015
Kürtler (3)
10.03.2015
Kürtler
07.03.2015
Adalet değeri ne ifade eder
28.02.2015
İfade özgürlüğü
17.02.2015
Osmanlı- Türk sistemi
14.02.2015
İngiliz parlamentarizmi ve Kral
10.02.2015
Parlamenter sistem ve İngiltere
07.02.2015
Başkanlık sistemi zaruri mi
03.02.2015
Türk tipi başkanlık sistemi
31.01.2015
Değişmeyen çıkmazımız
27.01.2015
Hayata rağmen sevebilmek
24.01.2015
Kötülük ‘bir’ olmada mı
20.01.2015
Yirmi Kur’a askerleri
17.01.2015
Hrant’ın ideallerini yaşatmak!
13.01.2015
Ne kadar yol aldık!
10.01.2015
Yoksa dünya cehennem mi!
06.01.2015
Sevmeyi öğrenmek
03.01.2015
Göçebe düşünce ve ihlal
30.12.2014
Ademimerkeziyet
27.12.2014
Güvenlik harcamaları
23.12.2014
Polisin meşruiyeti
20.12.2014
Meşruiyet sorunu ve konsensüs
16.12.2014
Gücün gölgesinde son tango!
13.12.2014
Çingene medeniyeti
09.12.2014
İnsan hiç unutur mu!
06.12.2014
Zorunlu/ bedelli askerlik
02.12.2014
Devrimcinin özeleştirisi
29.11.2014
Modernleşme ve Tanpınar’ı anlamak
25.11.2014
Ezidiler
22.11.2014
Siyasal İslam’ın serüveni (2)
18.11.2014
Siyasal İslam’ın serüveni
15.11.2014
Yara’dan bıçağa
11.11.2014
İslami hareketlerin serüveni
08.11.2014
Kısırdöngünün şaheser örneği
04.11.2014
İslami düşüncenin serüveni
01.11.2014
Cumhuriyet- demokrasi ilişkisi
28.10.2014
Eskiyle yıkanan yeni AKP
25.10.2014
Nasıl bir barış süreci
21.10.2014
Ceza muhakemesi hukuku (2)
18.10.2014
Ceza muhakemesi hukuku
11.10.2014
Laikmiş gibi yapmak (2)
07.10.2014
Laikmiş gibi yapmak
04.10.2014
Bayram ve çırılçıplak hayatlar
30.09.2014
Bencil hüznümüzdü Eylül
27.09.2014
Cumhuriyet oryantalizmi
23.09.2014
Osmanlı oryantalizmi
20.09.2014
Yaşadığımız gibi düşünmek
16.09.2014
Medenileşebilecek miyiz
13.09.2014
CHP ya da yeni parti (2)
09.09.2014
CHP ya da yeni parti
06.09.2014
Değişemeyen CHP
02.09.2014
Cezaevi öğretmenleri
30.08.2014
Vicdan
26.08.2014
Erdoğan-Davutoğlu kader birliği
23.08.2014
Selimiye’den Yeşilüzümlü’ye
19.08.2014
İktidarın kötüye kullanılması
16.08.2014
Ezidi soykırımı
29.07.2014
Varlığımız, kalbimiz ve zihnimiz
26.07.2014
Şiddetin hukukla bağlantısı
22.07.2014
Gazze ve tahakkümcü barış
19.07.2014
Cumhurbaşkanı adaylarının ufku
12.07.2014
Cumhurbaşkanının sorumsuzluğu
08.07.2014
Cumhuriyet sonrası Alevilik
05.07.2014
Hakikati aramak ve ifade etmek
28.06.2014
Cumhurbaşkanının tarafsızlığı
24.06.2014
Cumhurbaşkanının yetkileri
17.06.2014
Vicdani ret hakkı ve Türkiye
10.06.2014
Başbakan Alevilerin Ali’sini tanımlayabilir mi
24.05.2014
Soma faciasında cezai sorumluluk
17.05.2014
Soma’nın ruhu yakanızı bırakmaz
10.05.2014
Ergenekon, Balyoz ve KCK
15.04.2014
1915-2015
12.04.2014
Dikkat faşizme kayabilir!
15.02.2014
Demokratikleşme sürecinde ordu (2)
11.02.2014
Demokratikleşme sürecinde ordu
08.02.2014
Zihniyet ikliminde bir çıkmaz
04.02.2014
Sahici bir rejim
01.02.2014
Terörle Mücadele Kanunu’nu kaldırın
25.01.2014
Darbe suçu- görev suçu ve izin
21.01.2014
Nasıl huzur bulacağız
18.01.2014
Siyasete çağrı: Yeniden inşa zamanı
14.01.2014
Roboski’nin hesabı bu dünyada sorulmalı
11.01.2014
Yazık oldu
07.01.2014
Balyoz davasına özel düzenleme
04.01.2014
HSYK
31.12.2013
Ne tarafa bakıyorsunuz
28.12.2013
Bekçileri kim bekleyecek
24.12.2013
Yönetmelikle CMK’ya by-pass
21.12.2013
Dekadans
19.12.2013
Eski pis işler
17.12.2013
Denetlenemeyen bürokratik kurumlar rejimi
03.12.2013
İstiklal Marşı Kürtçe okunabilir mi
30.11.2013
İktidarın merkezde şahsileşmesi
09.11.2013
İktidar nereye koşuyor
26.10.2013
Ordu demokratikleşti mi
22.10.2013
Küçükömer’in tezleri üzerinden
19.10.2013
Nasıl bir devlet
15.10.2013
Kurban ritüeli
12.10.2013
İhtiyaçlar tanınmayı beklemez
08.10.2013
Cumhuriyet’in Türklük çıkmazı
01.10.2013
Osmanlı’dan Cumhuriyet’e tezler
28.09.2013
Rejim Diyanet’le laik mi
21.09.2013
Polisin meşruiyeti ve demokratik denetimi (3)
17.09.2013
Polisin meşruiyeti ve demokratik denetimi (2)
14.09.2013
Polisin meşruiyeti ve demokratik denetimi
10.09.2013
Kafka’nın kafesi, Elias’ın medeniyeti
07.09.2013
Siyasi birlik için yerelde demokrasi
31.08.2013
Dünyada bir gezegen (2)
27.08.2013
Dünyada bir gezegen Türkiye
24.08.2013
Dünyada bir vesayet kurumu
17.08.2013
De facto başkanlığa doğru
13.08.2013
Sürekli istisna hâli
10.08.2013
Zorla kaybedilenler (2)
06.08.2013
Zorla kaybedilenler
03.08.2013
21 Anayasası’nda demokratik değerler
30.07.2013
Kürtler demokrasi istiyor
27.07.2013
Roboski’ye yargı engeli (2)
23.07.2013
Roboski’ye yargı engeli
18.07.2013
Ubuntu
11.07.2013
Anadiliyle yaşamak
04.07.2013
İstihbaratın denetim ve gözetimi (2)
27.06.2013
İstihbaratın denetim ve gözetimi (1)
20.06.2013
Sivil itaatsizlikle tanışan Türkiye
13.06.2013
Değişim siyaseti zorluyor
06.06.2013
Devlet ve demokrasi
30.05.2013
Kalıcı barışa yolculuk
25.05.2013
Kanayan yara: vicdani ret hakkı
16.05.2013
Açık kapıdan girmek
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive