Ümit Fırat

basnews.com



Bookmark and Share

HDP ve Demirtaş


30.10.2018 - Bu Yazı 388 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 HDP’nin nasıl bir vesayet altında politika yürüttüğüne veya yürütmeye memur edildiğine dair bazı tespit ve eleştirilerime, geçtiğimiz mayıs ve haziran aylarında bu sütunda yazdığım birkaç yazımda yer vermiş ve partinin şu andaki yöneticileri ve parlamenterleri için düşündüklerimi söylemiştim. Bu nedenle şimdi burada bunları tekrar etmek istemiyorum. Bu yazıda okurlarımın muhtemelen pek çoğunun bildiğini düşündüğüm HDP ve Selahattin Demirtaş’ın bazı açıklamalarından derlediğim alıntılara yer vermek istiyorum.

Öncelikle Demirtaş’ın geçen hafta kısaca değindiğim bir sözü üzerinde biraz durmak istiyorum. 17 Mart 2015 günü HDP grup toplantısında Selahattin Demirtaş kürsüye çıkıp sadece 1 dakika süren konuşmasında demişti ki, "Sayın Recep Tayyip Erdoğan, HDP var oldukça HDP'liler bu topraklarda nefes aldığı müddetçe sen başkan olamayacaksın! Sayın Recep Tayyip Erdoğan, seni başkan yaptırmayacağız! Seni başkan yaptırmayacağız! Seni başkan yaptırmayacağız!"

Bu sözler söylendiği zaman, kendilerinin Dolmabahçe Mutabakatı dedikleri hadise yeni olmuştu ve hükümetle diyalogları henüz devam ediyordu. Kulağa hoş geliyordu, ama ölçüsüz ve hiç rasyonel değildi. Belki de muhatapları olan iktidar partisinin masayı devirmek için böylesi bir bahaneye ihtiyacı bile vardı.

Haziran 2015 seçim kampanyasında en çok bu söz revaçtaydı ve epeyce insanı da etkilemişti. Kendilerini çaresiz hisseden birileri, Tayyip Erdoğan’ın yükselişini durduracak yegâne gücün Demirtaş liderliğindeki HDP olacağına inanıyorlardı. HDP’nin beklenenden yüksek oranda oy almasını Demirtaş’ın yanı sıra bu söze bağlayanlar bile oldu.

Ne var ki mesele sadece HDP’nin seçim başarısından ibaret değildi. KCK başkanı BesêHozat, adeta bu kadar legal alan fazla dercesine devrimci halk savaşı başlattıklarını ilan etti. Tayyip Erdoğan da “olmadı baştan” dedi ve Türkiye’yi 1 Kasımda yeniden genel seçimlere götürdü. Bölgede hendek savaşı sürerken yapılacak seçimlerden elbette sağlıklı bir sonuç çıkmazdı; ama neticede AK Parti’nin oyları yüzde 40,9’dan 49,5’e yükselirken, HDP’nin oyları da yüzde 13,1’den 10,8’e geriledi.

Hendek savaşlarının yoğun olduğu günlerde Demirtaş Diyarbekir’de gerçekleşen Demokratik Toplum Kongresi’nin olağanüstü kongresinde yaptığı konuşmada;

"Kürt gençleri bugün bu tarihi bilinçle, travmayla, yaşanan acılarla, yola çıkarak bu direnişi ortaya koyuyor. Savaşı şehirlere taşımak için değil...

Barikat ve hendek; Kürt halkı öz yönetim istediği için kazılmadı. Barikat ve hendek; Ankara’da katliam planları yapanlar, o planları hayata geçirmeye başladığı için kazıldı. Yoksa öz yönetim talebi, öz yönetim hakkı, isteği yüzyıllardır vardır. Bu talep, savaşların kaynağının temel nedenidir…

Ne hendeği, ne barikatı! Mevzu oralara kadar küçümsenemez. Hendekteki, barikattaki direnişin nedeni; faşizme karşı katliama karşı duruş ve direniştir. Özerklik eşittir hendek, barikat değildir. Birileri bunu kabul etmiyorsa, tartıştırmayı, aklınızdan bile geçirmeye izin vermiyorsa ve bunu aklından geçirenleri ben tutuklayacağım, katledeceğim, diz çöktüreceğim diyorsa, barikat, hendek çok değil. Ne yapacaklar başka, bir yol göstersinler.” (27 Aralık 2015 Cumhuriyet)

Binlerce gencin ölümüyle sonuçlanan hendek savaşları, devlet güçlerinin bölgedeki duruma tamamen hâkim olmasıyla sona erdi ve CHP Genel Başkanı’nın da desteğiyle TBMM’de varılan Milli Mutabakat sonucu 20 Mayıs 2016 günü özellikle HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması için yapılan hukuk dışı bir anayasa değişikliği kabul edildi.

22 Ekim 2016 günü, yani 15 Temmuz sonrası OHAL döneminde Diyarbekir’de “Seferberlik ruhu ile örgütlenelim, direnerek kazanalım” şiarıyla düzenlenen Demokratik Toplum Kongresi’ne Kongreya Jinên Azad (KJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) katıldı.

DTK Eşbaşkanları Leyla Güven ve Hatip Dicle, DBP Eşbaşkanlar Sebahat Tuncel ve Kamuran Yüksek, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ve belediye eşbaşkanlarının katıldığı toplantı sonrası dikkate değer bir sonuç bildirgesi açıklandı. ANF ajansının yayınladığı metni biraz kısaltarak aşağıda aktarıyorum.

“…halka öncülük görevinde olduklarını, Kürdistan’da halkın  özyönetim direnişleri sürecinde direnenlere karşı sorumluluklarının yeterince yerine getirmediğine ilişkin öz eleştiri verildi. Bildirge de, “Bu destansı mücadelede yaşamını yitirenlerin şahsında Kürdistan halkından özür dileyerek, bırakılan büyük direniş mirası ve eşi benzeri bulunmayan iradeye sahip çıkma sözü vererek başladık” ifadeleri yer aldı.

“Toplantı bileşeni olarak bizler yaşanan bu eksikliklerden kendimizi sorumlu tutuyor ve soykırım planının uygulanmasını bir yıl geciktirerek boşa çıkarmasını başaran o onurlu direnişçilerin mirasına sahip çıkma ahdimizi tekrarlıyoruz…

Mücadelemizin temel hedefi halkımızın kurtuluşu ve Önder Apo’nun özgürleştirilmesidir. Bu nedenle büyük kazanımlar kadar büyük tehlikeleri de içinde barındıran bu süreçte, kişisel ve kurumsal gündemlere takılmadan, öncülük görevini üstlenmiş olanlar olarak özgürlük mücadelemizde temel dayanağımız olan halkımıza giderek, onunla bir direniş hattı oluşturmak temel görevimiz haline gelmiştir…

Bu saldırılar karşısında geri adım atmamız ve boyun eğmemiz söz konusu değildir. Kürt toplumu Özgürlük Hareketi ile başlattığı direnişi tüm bedelleri göze alarak sürdürmektedir. Bu topyekûn saldırı konseptine karşı tek yol, seferberlik ruhu ile topyekûn direniştir. Bunun için halkımızla birlikte büyük direniş ve zafer için örgütlenme ve eylem hamlesini başlatıyoruz.

Sonuç olarak gün bu gündür, ya kazanacağız ya da bir yüzyılı daha kaybedeceğiz…”

İzleyebildiğim kadarıyla bu bildiri Türk medyasında pek dikkat çekmedi. Ancak 31 Ekim 2016’da Gültan Kışanak’la başlayan ve ardından HDP’li parlamenterlerin, parti ve belediye yöneticilerinin tutuklanmaları bu toplantıdan sonra başlayıp yoğunlaştı.

Sonuç olarak Tayyip Erdoğan MHP ve diğer zinde güçlerle kurduğu ittifaklar neticesinde yapılan referandumla başkan oldu. Hatta başkanlıktan öte, tek adam oldu.

HDP ise Demirtaş’ın sözlerinin aksine, hayli zorlaşmış da olsa, hala bu topraklarda nefes almaya devam ediyor. Başta Demirtaş ve pek çok HDP’li parlamenter, belediye başkanı ve parti yöneticisi dâhil olmak üzere hapse atıldılar. DBP ve HDP’li belediyelerin tümüne hükümetçe kayyumlar atandı ve bölge bir “Kayyumistan” haline getirildi.

İyi haftalar diliyorum.

 

*kurdistan24.net/tr’de yayımlanan yazılar, yazarların görüşlerini yansıtmaktadır. Yazılar K24 Medya’nın kurumsal bakışıyla örtüşmeyebilir. Yazıların tüm hukuki sorumluluğu yazarlarına aittir.

Facebook Yorumları

reklam
15.1.2019
Bir mahalli seçim hatırası
9.1.2019
Mahalli seçimler yaklaşırken
26.12.2018
Biz mi hafızadan yoksunuz, ABD mi ihanet etti?
18.12.2018
Açlık grevleri yeniden yaygınlaştırılırken
15.12.2018
Aynı nehirde iki defa yıkanılmaz
29.11.2018
Tanrılar su içerse
20.11.2018
Kirov’un Öldürülmesi
14.11.2018
100 yıl önce sadece bir ateşkes mi olmuştu?
6.11.2018
Andımız yeniden gündeme gelirken
30.10.2018
HDP ve Demirtaş
23.10.2018
HDP’nin 6 yılı
1710.2018
Ceza indirimi mi, özel af mı?
11.10.2018
Cinayet işleme hakkı…
4.10.2018
Kürdistan Referandumu 1 yaşında
26.9.2018
21. yüzyıl için 21 ders
20.9.2018
Ruh sağlığınıza dikkat
13.9.2018
12 Eylül 1980, hala hafızalarımızda taze
10.9.2018
Keenlemyekûn
28.8.2018
Cumartesi Anneleri’nin bitmeyen çilesi
15.8.2018
Terzi Niyazi Usta haklı çıktı
8.8.2018
Önce Vatan
31.7.2018
‘Değerli’ vasiyet!
25.7.2018
Söz darbelerden açılmışken
17.7.2018
Ruslar Kiğı’ya ilerlediğinde
10.7.2018
67’sinden 25’i mi Kürt?
4.7.2018
Bir ayıptan kurtulmak!
27.6.2018
24 Haziran ya da ‘cümleten geçmiş olsun!’
19.6.2018
Dünya Kupası ve makûs talih!
13.6.2018
Bizans’ın son günleri gibi…
10.6.2018
Bir Kürt seçmenin zor kararı
3.6.2018
Ağabeyim AHMED ARİF
29.5.2018
HDP’nin Dramı
26.5.2018
Adaylar ve Tercihler
15.5.2018
Seçimlere Gidilirken Kürtler
8.5.2018
Başlarken
31.10.2017
İhsan Aksoy'a veda ederken
26.10.2017
Kerkük: Ne ilk ihanet, ne de tarihin sonu
19.10.2017
Mehmed Uzun’u anarken
10.10.2017
Modern zamanın mukaddes toprakları
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive