Taha Akyol



Bookmark and Share

Delilsiz karar


24.05.2019 - Bu Yazı 256 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  YSK’nın İstanbul seçimlerinin iptaline ilişkin 250 sayfalık kararında her şey var; AK Parti’nin bütün itirazları var, ilçe seçim kurullarından gelen bütün bilgiler var. 

Mesela AK Parti 21 bin 782 kişinin zihinsel engelli ve kısıtlı olduğunu ileri sürmüş, fakat mahkeme kayıtlarında yapılan araştırmada bu sayının 224 kişi olduğu tespit edilmiş…

Bunlar dahil toplam usulsüz oy sayısı 706’dan ibaretmiş.

İstanbul seçimleri 31 bin 186 sandıkta yapılmış. Bunlardan 754 sandığın başkanı kamu görevlisi yani memur değilmiş.

Böyle her şey var fakat bu durumların seçim sonuçlarına nasıl “müessir” (etkili) olduğuna dair hiç delil yok.

DELİL DEĞİL, ‘VARSAYIM’ 

Gerekçeli kararda ilçe seçim kurulu başkanı olan yargıçlar tarafından 706 sandık kuruluna memur olmayan başkan atanmış olması yüzünden seçimlerin iptal edildiği belirtiliyor.

Karardaki şu cümle, 250 sayfalık gerekçeli kararın tam özetidir:

“Bu şekilde oluşan sandık kurullarının yaptıkları seçim iş ve işlemlerine itibar edilemeyecek olması, sonuca müessir olay ve haller kapsamında değerlendirilerek seçimin neticesine müessir görülmüştür.” (Sf. 207)

Tamam, yargıçlar tarafından bazı sandıklara sivil kişiler başkan olarak atanmış ama bunlar seçim sonuçlarına nasıl müessir (etkili) olmuş? 

Kararda bu soruya verilen cevap “etkili görülmüştür” şeklindeki bir varsayımdan ibarettir.

Nasıl etkili olduğuna dair hiç delil yok.

Hukukta delilsiz varsayım kabul edilemez.

  

4 YARGIÇ NE DİYOR? 

Karara muhalefet şerhi (karşı oy) yazan dört yargıç, seçimlerin sandık kurulu başkanları yüzünden iptal edilemeyeceğini ve seçim sonuçlarını bunların çarpıttığına (çaldıklarına!) dair hiçbir delil olmadığını şöyle belirtiyorlar:

YSK başkanı Sadi Güven: “Sandık kurullarının usulsüz oluşması tam kanunsuzluk halini oluşturmaz… İBB Başkanlığı seçimine ilişkin maddi hatalar giderilip geçersiz oyların tamamının yeniden sayılması karşısında, tek başına seçimin neticesine tesir ettiğine ilişkin seçimin iptalini gerektirir tespit olmadığından seçimin iptaline ilişkin karara katılınamamıştır.” 

Üye Kürşat Hamurcu: “Sandık kurulu başkanının kamu görevlisi olmadığı sandıklarda, oy kullanan seçmenin oyunun, hangi neden ve gerekçeyle geçersiz sayılması gerektiğine ilişkin itiraz eden (AK Parti) tarafından hiçbir somut kanıt ve belge sunulmamıştır…”

Üye Cengiz Topaktaş: “Seçmenler Anayasa gereğince kendilerine tanınan seçme hakkını kullanarak oy vermişlerdir. Seçmenlerin sandık kurulunun oluşumuna itiraz etmeleri ve sandık kurulunun nasıl oluşturulduğunu bilmeleri mümkün değildir. Seçmenler seçme hakkını kullanarak oy vermişlerdir. Bir hata varsa bunun sorumluluğu seçmenlere yüklenemez...”

Üye Yunus Aykın: “Seçimin iptal edilebilmesi için, kamu görevlisi olmayan sandık kurulu başkanlarının her birinin, oy verme gününde yaptıkları işlemlerde yanlı davrandıkları, seçmenin iradesine etki ettikleri, Kanun ve Genelge hükümlerine aykırı işlem yaptıkları, gizli oy açık sayım ilkesine uymayan tutum ve davranışlar sergilediklerinin somut delil ve gerekçelerle kanıtlanması gerekmektedir.”

  

7 Mİ BÜYÜK, 4 MÜ? 

YSK kararını twitter’da eleştirdiğimde AK Partili okurlarım, “7 mi büyük; 4 mü?” önce bunu öğrenmemi söylediler. Bu görüş, hukuki doğruyu hukuki prensiplerle aramak yerine “sayısal çoğunluk daima doğrudur” anlayışının bir dışavurumudur.

Demokrasilerde çoğunluk daima geçerlidir, ama her yaptığı doğrudur denilemez; onun için eleştirilir, hukuki yanlışları da bağımsız yargıdan döner.

Anayasa Mahkemesi’nin 1 Mayıs 2007 tarihli meşhur “367 Kararı”nı hatırlayalım.  AYM Abdullah Gül’ün Meclis’te cumhurbaşkanı seçilmesi engellemek gibi siyasi bir amaçla o kararı vermiş, 11 üyeden sadece Haşim Kılıç ve Sacit Adalı “karşı oy” yazmışlardı, 2’ye karşı 9 yani.

Haşim Kılıç karşı oy yazısında AYM’ye yapılan siyasi baskıları ‘münasip dille’ tarihe kaydetmişti.

Peki, o zaman 9 mu büyüktü, 2 mi?!

İşimize geldiğine göre hukuk olmaz. Hukuk tarafsız hakemlik yapmak için vardır ve siyasetten üstün tutulmalıdır.

Ama o zamanki 367 kararı ile şimdi YSK’nın seçimleri iptal kararı gösteriyor ki siyasi güç kimdeyse hukuka o etkili oluyor.

İstanbul’u kimin yöneteceğinden daha önemli olan, Türkiye’de hukukun bağımsız ve üstün olup olmamasıdır. “Hukuk devleti” diyorsak, hukukun üstünlüğünü ve yargı bağımsızlığını savunmak bir görevdir.

Facebook Yorumları

reklam
26.06.2019
AK Parti nereye?
25.06.2019
İktidarın işi zorlaşıyor
22.06.2019
Sayıştay ne yapıyor?
19.06.2019
Şehit Mursi ve hukuk sorunu
18.06.2019
İyi oldu ama
16.06.2019
Ekran başına
14.06.2019
‘Cehennemin dibine’
12.06.2019
Mekke yerinde duruyor!
11.06.2019
Adaylar ekranda tartışacak
9.06.2019
Her şey oy için!
7.06.2019
Çağı anlamak
5.06.2019
YSK’ya güven sarsıldı
4.06.2019
Fatih, bilim ve Konstantinopol
3.06.2019
Dolar niye düştü?
31.05.2019
Yargı reformu ne var ne yok?
29.05.2019
Taha Akyol‘Tövbe istiğfar’
28.05.2019
Avrupa’da ters rüzgarlar
27.05.2019
Siyaset fikirleri eğip büküyor
24.05.2019
Delilsiz karar
22.05.2019
Otoriter kalkınma!
21.05.2019
Ziya Selçuk yeni eğitim modelini anlattı
19.05.2019
Taha Akyol19 Mayıs 1919
17.05.2019
Türkiye sıkışıyor
15.05.2019
Dindarlık ve hukuk
14.05.2019
14 Mayıs 1950, tarihin dersleri
12.05.2019
YSK’nın gerekçeli kararı
10.05.2019
‘Nerede hata yaptık?’
8.05.2019
YSK ne yaptı?
7.05.2019
Hukuk devletinde ‘seçilmişler’
5.05.2019
AYM neye karar verdi?
3.05.2019
Adalet Akademisi, evet ama...
1.05.2019
Sizden, bizden
30.04.2019
YSK ne yapar?
28.04.2019
AYM Başkanı ne diyor?
24.4.2019
‘Belki Alman vatandaşı olurum’
23.4.2019
Vatansever olmak
21.4.2019
Dava ve devrim
19.4.2019
İptal edilir mi?
17.4.2019
Yanlış karar AİHM’den döner
16.4.2019
Demokrasi değilse ne?
14.4.2019
‘Yumuşak güç’
12.4.2019
Hukuk devletinde seçimler
10.4.2019
Manzara-i umumiye
9.4.2019
Hukukta seçimlerin iptali
7.4.2019
Savaş mı, seçim mi?
5.4.2019
Komplo mu hukuk mu?
3.4.2019
Sonuçlara itiraz
2.4.2019
Bundan sonrası daha önemli
31.3.2019
İslam’da yenilenme sorunu
30.3.2019
Bu seçimlerde partiler
27.3.2019
Hain kavramının hukuk karşılığı?
25.3.2019
İsrail uğruna!..
22.3.2019
Anzakların torunları
20.3.2019
Siyasette hurafeler çağı
19.3.2019
‘İslam Avrupa’yı istila ediyor’
17.3.2019
Haç-Hilal savaşı mı?
15.3.2019
Kutuplaşma dili
13.3.2019
‘Vatan tehlikede’
12.3.2019
Yargı Etik Bildirgesi
10.3.2019
Tarihten bir yaprak: Hakimler ve savcılar
6.3.2019
YÖK ne yapıyor?
5.3.2019
Asıl mesele: Hukuk devleti
3.3.2019
‘Özlenen geçmiş’
1.3.2019
Siyasette ‘hain’ söylemi
27.2.2019
İslamcı bir reformist
26.2.2019
İdam, din ve siyaset
24.2.2019
Bir çınar devrildi: Kemal Karpat
23.2.2019
Adalet kimden yana?
20.2.2019
Türkiye’nin bekası
19.2.2019
Despotların din reformu
17.2.2019
Lozan’a nasıl bakmalı?
15.2.2019
Medya nereye?
13.2.2019
‘Bizden’ olunca iyi mi olur?
12.2.2019
Zihnimizi farklı ışıklara açmak
10.2.2019
Bilimde İran’ın bile gerisindeyiz!
8.2.2019
Hüseyin’in trajedisi
6.2.2019
Türkiye nereden nereye?
5.2.2019
Bilmeden konuşmak, bilerek susmak
3.2.2019
Nüfusumuz 82 milyon
1.2.2019
Tanrı Trump’ı istemiş!
30.1.2019
Kodu mu oturtmak!
29.1.2019
Din ve siyaset
28.1.2019
Anayasa Mahkemesi ne yapıyor?
25.1.2019
Hasbihal
23.1.2019
Hukuk yolunda...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive