Taha Akyol



Bookmark and Share

Siyasette hurafeler çağı


20.3.2019 - Bu Yazı 240 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Saygın araştırma kurumlarından KONDA soruyor: İstanbul Boğazında 17 trilyon dolar değerinde ‘Kontoryum’ elementi var ama dış güçler çıkarılmasına izin vermiyor; ne dersiniz?

Böyle bir element yer yüzünde yok, ‘kontoryum’ adı da tamamen uydurma… Fakat ‘dış güçler’ deniliyor ya, dört kişiden biri buna inandığını söylüyor. Bu da nereden çıktı, böyle bir element var mı diye sormak aklına gelmeden.

Lozan’ın 2023 yılında sona ereceği şeklindeki zırvaya inanların oranı yüzde 48…

GDO’lu tohumla bizi kısırlaştırmaya çalışıyorlar; buna inananlar yüzde 59…

Almanya 3. Havalimanımızı kıskanıyor sözüne inananlarımız oranı ise yüzde 48…

Bir konuda bilgimizin olup olmadığını kendimize sormadan, önermeyi sorgulamadan hemen ‘dış güçler’ ve ‘komplo’ içeren siyasi söylemlere inanıvermek…

Böyle bir zihniyet yapısının komplo teorileriyle nasıl kolayca yönlendirilebileceğini söylemeye gerek var mı?


Batı’da siyasi hurafeler

Fakat gelişmiş ülkelerde de şu veya bu ölçüde böyle bir eğilim görülüyor: Dış güçler, küresel güçler, yabancılar, İslam istilası falan deyince, bu hurafelere inanıveren geniş kitleler Batı’da da var.

Brexit referandumu sırasında “Avrupa Birliği İngiltere’ye haftada 350 milyon sterline mal oluyor” diye yalan bir propaganda yapılmış, çok da etkili olmuştu.

Trump seçim kampanyasında “hava kirliğinin Çin propagandası olduğunu”söylemiş, birçok kimse buna inanmıştı.

Hatta “IŞİD’i Obama kurdurdu” söylemi Amerikan aşırı sağının etkili propaganda yalanlarından biriydi.

Kampanya sırasında Trump’ın söylediklerinin yüzde 70’i “uydurma” veya “kısmen uydurma” ya da “katmerli yalan” olduğu tespit edilmişti. (New York Times, 29 Ağustos 2016)

Amerika olur da ‘imparatorluk’ kibri olmaz mı? Halka sormuşlardı, “Amerika Abrabagh adlı ülkeyi bombalasın mı?”

Böyle bir ülke yok ama Trump’ın partisi Cumhuriyetçi Parti’nin seçmen tabanının yaklaşık üçte biri “bombalayalım” diye cevap vermişti. Bu oran Demokrat seçmen tabanında yüzde 16’ya iniyordu. (Foreign Affairs, Şubat 2017)

Bilgi ve analitik düşünce yerine önyargıların duyguların belirleyici hale gelmesini ifade eden “post truth” (gerçek sonrası) kavramı 2016’da İngilizce sözlüklere girdi...

Böyle bir çağdayız!

 

1930’lardaki kriz

Siyasi hurafeleri tırmandıran birçok sebep var; “televizyon performası”nın geleneksel ‘devlet adamı’ profilinden daha etkili hale gelmesi… Küresel rekabetin yarattığı kaygılar…

Çin rekabeti yüzünden işini kaybeden veya ücreti düşen mavi yakalı Amerikalılar için asıl ‘dış güçler’ Çin’dir…

Avrupa aşırı sağı için ‘dış güçler’ göçmenlerdir, özellikle de daha kalabalık olan Müslüman göçmenler.

Kendi sorunlarını mesela Uzak Doğu ülkeleri gibi çözemeyen Ortadoğu toplumları için Dış güçler Batı’dır, bin yıl önceki Haçlı Seferleri algısı duygularda canlanmıştır.

Dünyada bilimsel bilgi ve analizin önemini gölgeleyen siyasi aşırılıklar demokrasi için de tehdit oluşturuyor: Hukuk yerine otorite, hürriyetler yerine tek görüş, tartışma yerine dayatma eğilimi ağır basıyor.

1930’larda da böyleydi, tabii çok daha korkunçtu: Birinci dünya Savaşı sonrasının ağır buhranları ve yönetimlerin perişanlığı demokrasiye, hukuka ve bilimsel objektifliğe güveni tahrip etmişti.

Demokrasi Lenin’e göre “burjuva diktatörlüğü”, Hitler’e göre “Yahudi diktatörlüğü” idi!

 

Bu çağda özgürlükçü demokrasi

Bugün popülistler bile demokrasiyi 1930’lardaki gibi tamamen reddedemiyor, Macar Orban gibi “lliberal demokrasi” diyorlar en fazla...

1930’ların ‘Topyekûn Harp’ cinneti yok bugün.

Nihai olarak biliniyor ki, ulusların sorunları uluslararası camiadan koparak çözümlenemez; hukuk örselense bile vazgeçilemez.

İşte biz ekonomik krizden çıkmak için Batı sermayesine “Türkiye güvenli ülke, gelin yatırım yapın” diyoruz sürekli.

Demokratik değerlerin siyasi hurafeler karışında ciddi sorunlar yaşadığı çağımızda Yeni Zelanda Başbakanı Bayan Jacinda Ardern’i ve insani duyarlılık gösteren vatandaşlarını elbette alkışlıyorum.

Bayan Ardern popülizmden uzak durdu, kanlı cinayeti propaganda için kullanmadı, yüreğini herkese açtı, iyi örnek oldu.

Çağımızdaki popülist fırtınalar er geç geçecektir. İnsanlar sorunların çözümünde bilimsel metotlara, kültürel ve dini konularda karşılıklı saygı anlayışına er geç yönelecektir.

Demokrasiyi, hukuku, bilimsel zihniyeti, hürriyetleri ve hoşgörüyü savunmaya devam…

Facebook Yorumları

reklam
22.06.2019
Sayıştay ne yapıyor?
19.06.2019
Şehit Mursi ve hukuk sorunu
18.06.2019
İyi oldu ama
16.06.2019
Ekran başına
14.06.2019
‘Cehennemin dibine’
12.06.2019
Mekke yerinde duruyor!
11.06.2019
Adaylar ekranda tartışacak
9.06.2019
Her şey oy için!
7.06.2019
Çağı anlamak
5.06.2019
YSK’ya güven sarsıldı
4.06.2019
Fatih, bilim ve Konstantinopol
3.06.2019
Dolar niye düştü?
31.05.2019
Yargı reformu ne var ne yok?
29.05.2019
Taha Akyol‘Tövbe istiğfar’
28.05.2019
Avrupa’da ters rüzgarlar
27.05.2019
Siyaset fikirleri eğip büküyor
24.05.2019
Delilsiz karar
22.05.2019
Otoriter kalkınma!
21.05.2019
Ziya Selçuk yeni eğitim modelini anlattı
19.05.2019
Taha Akyol19 Mayıs 1919
17.05.2019
Türkiye sıkışıyor
15.05.2019
Dindarlık ve hukuk
14.05.2019
14 Mayıs 1950, tarihin dersleri
12.05.2019
YSK’nın gerekçeli kararı
10.05.2019
‘Nerede hata yaptık?’
8.05.2019
YSK ne yaptı?
7.05.2019
Hukuk devletinde ‘seçilmişler’
5.05.2019
AYM neye karar verdi?
3.05.2019
Adalet Akademisi, evet ama...
1.05.2019
Sizden, bizden
30.04.2019
YSK ne yapar?
28.04.2019
AYM Başkanı ne diyor?
24.4.2019
‘Belki Alman vatandaşı olurum’
23.4.2019
Vatansever olmak
21.4.2019
Dava ve devrim
19.4.2019
İptal edilir mi?
17.4.2019
Yanlış karar AİHM’den döner
16.4.2019
Demokrasi değilse ne?
14.4.2019
‘Yumuşak güç’
12.4.2019
Hukuk devletinde seçimler
10.4.2019
Manzara-i umumiye
9.4.2019
Hukukta seçimlerin iptali
7.4.2019
Savaş mı, seçim mi?
5.4.2019
Komplo mu hukuk mu?
3.4.2019
Sonuçlara itiraz
2.4.2019
Bundan sonrası daha önemli
31.3.2019
İslam’da yenilenme sorunu
30.3.2019
Bu seçimlerde partiler
27.3.2019
Hain kavramının hukuk karşılığı?
25.3.2019
İsrail uğruna!..
22.3.2019
Anzakların torunları
20.3.2019
Siyasette hurafeler çağı
19.3.2019
‘İslam Avrupa’yı istila ediyor’
17.3.2019
Haç-Hilal savaşı mı?
15.3.2019
Kutuplaşma dili
13.3.2019
‘Vatan tehlikede’
12.3.2019
Yargı Etik Bildirgesi
10.3.2019
Tarihten bir yaprak: Hakimler ve savcılar
6.3.2019
YÖK ne yapıyor?
5.3.2019
Asıl mesele: Hukuk devleti
3.3.2019
‘Özlenen geçmiş’
1.3.2019
Siyasette ‘hain’ söylemi
27.2.2019
İslamcı bir reformist
26.2.2019
İdam, din ve siyaset
24.2.2019
Bir çınar devrildi: Kemal Karpat
23.2.2019
Adalet kimden yana?
20.2.2019
Türkiye’nin bekası
19.2.2019
Despotların din reformu
17.2.2019
Lozan’a nasıl bakmalı?
15.2.2019
Medya nereye?
13.2.2019
‘Bizden’ olunca iyi mi olur?
12.2.2019
Zihnimizi farklı ışıklara açmak
10.2.2019
Bilimde İran’ın bile gerisindeyiz!
8.2.2019
Hüseyin’in trajedisi
6.2.2019
Türkiye nereden nereye?
5.2.2019
Bilmeden konuşmak, bilerek susmak
3.2.2019
Nüfusumuz 82 milyon
1.2.2019
Tanrı Trump’ı istemiş!
30.1.2019
Kodu mu oturtmak!
29.1.2019
Din ve siyaset
28.1.2019
Anayasa Mahkemesi ne yapıyor?
25.1.2019
Hasbihal
23.1.2019
Hukuk yolunda...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive