MEHMET ALİ ALÇINKAYA: ÖZNESİ OLDUĞUM TARİHE TANIKLIĞIM (1)

26.11.2018 - Bu Yazı 377 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

MEHMET ALİ ALÇINKAYA: ÖZNESİ OLDUĞUM TARİHE TANIKLIĞIM (1)

 20 Ekim 1957’de Erzincan’ın Refahiye İlçesi, Diştaş Köyü, Akikler Mahallesinde dünyaya gelmişim. Köyümüze, Hido’nun Yeri de derler. Atalarımız, Horasan’dan göç edip Bingöl Kiğı’ya yerleşmişler. Daha sonra da Erzincan’a göç etmişler.

İnanç olarak aleviyiz. Etnik olarak da bir rivayete göre Kürt, bir rivayete göre ise Türk’üz. Ama ben kendimi bildim bileli, başta köyümüz olmak üzere 12 pare birbirine akraba olan Alevi köyleri Kürtçe konuşurlar.

Ailemiz, Kürt olduğunu 12 Eylül’den sonra inkar etmeye başladı. “Biz Aleviyiz, gerçek Türk biziz” demeye başladılar. Ama ben, inanç olarak Müslüman değil Alevi olduğumuzu, etnik olarak da Türk değil, Kürt olduğumuzu savunmaya devam etmekteyim.

Ailemizin İstanbul’a ilk göçü, bildiğim kadarıyla 1940’lı yıllarda başlamış. İstanbul’a ilk gelenlerden, amcamız Halil Alçınkaya’nın Türkiye Komünist Partisi üyesi olduğunu, büyüklerimiz söylerdi.

Yine İstanbul’a ilk gelenlerden dedem Haydar Altuncevahir, namı diğer Haydar Çavuş, Aslan Tuğla Fabrikası’nda işe başlıyor. Ve tüm genç kuşak akrabalarını Aslan Tuğla Fabrikası’nda iş başı yaptırıyor. Burada çalışanların büyük bir çoğunluğu meslek olarak şoför oluyorlar.

Haydar Çavuş dedem, 1960 ihtilalinde Demokrat Parti’li olduğu gerekçesiyle yargılanıyor.

Baba tarafından dedem Aşur, köyümüzde 20 yıldan fazla muhtarlık yapıyor. Şehir mütegallibesiyle arası çok iyi. Köyümüze gelen tüm devlet büyükleri dedemin misafiri oluyorlar.

Dedemin mesleği inşaat ustalığı. Erzincan ve kimi ilçelerinden yaptığı inşaatlardan hala söz edilir. Aşur dedem siyasi olarak da CHP’lidir. Her ne kadar Haydar Çavuş dedem Demokrat Parti’ye yakın diye 60 ihtilalinde yargılansa da hem baba sülalem hem de ana sülalem ve birbirine akraba olan 12 pare alevi köyü CHP’ye destek vermişler. Hatta destek vermenin ötesinde CHP’ye üye olmuşlar ve aktif olarak CHP’de çalışmışlar. Başta ana ve baba tarafım olmak üzere 12 pare birbirine akraba olan köyün büyükleri CHP’li, benden 5 yaş büyük ve benim yaşımdaki gençler devrimciydik. İGD ve Dev-Genç ağırlıklı olmak üzere çeşitli gençlik hareketlerinde örgütlü faaliyet sürdürüyorduk.

 Babam, Erzincan’ın Refahiye İlçesi’nin Diştaş Köyü’nde dünyaya gelmiş…  Çiftçiliğin yanı sıra iyi bir marangoz ustası... Halkın tabiriyle ağaçtan insan yapacak kadar iyi bir usta. 1961 seçimlerinde köyümüzde Türkiye İşçi Partisi’ne tek oy çıkıyor... TİP’e oy veren kişi babam...

 Daha sonra,  1965 yılında İstanbul’a çalışmaya geliyor. İlk önce Aslan Tuğla Fabrikası’nda, Bir ara Eyüp’ün Yıldıztabya Semti’nde atelyede, daha sonra Rabak Fabrikası’nda marangoz ustası olarak çalışmaya başlıyor. Rabak Fabrikası’nda çalışırken DİSK’e bağlı Türkiye Maden İş Sendikası’na üye...

 Babam, sürekli Bizim Radyo’yu ve TKP’nin Sesi’ni dinlerdi... TKP’yi babamın sayesinde tanıdığımda daha çocukluk yıllarımdı.

 Babam; önce çiftçi, sonra sanayi işçisi... Annem; önceleri köyde Anadolu kadınlarının kaderi olan tarlada, ahırda, evde çalışan… Daha sonra da İstanbul’a gelip ev kadını olarak yaşamını sürdürüyor.

 Rabak Fabrikası ilk kurulduğunda büyük amcam Ali Rıza, fabrikada işbaşı yapıyor. Daha sonra 7 kardeşini, dedem Haydar Çavuş’u ve tüm amca çocuklarını, yakın köylülerini Rabak Fabrikası’nda işe aldırıyor. Amcam Celal Alçınkaya, Rabak işyerinde Baştemsilci, dayım Mahmut Altuncevahir de İşyeri

Temsilcisi. Rabak Fabrikası, DİSK’e bağlı Türkiye Maden-İş Sendikası’nda örgütlü. Amcam, 15-16 Haziran’dan sonra Kemal Türkler ile birlikte yargılananlardan.

 İşçi akrabalarımızın %90’ı Türkiye Maden-İş Sendikasının üyeleriydiler.

Ağırlıklı olarak İstanbul Rabak, İzmit Rabak ve Türk Demirdöküm fabrikalarında çalışıyorlardı. Amcam Celal Alçınkaya, sırasıyla Rabak İşyeri Baştemsilciliği, 14. Bölge Başkanlığı; dayım Mahmut Altuncevahir, Rabak İşyeri Temsilciliği; amcam Ali Rıza Alçınkaya ve amca oğlum Yaşar Alçınkaya, İzmit Rabak İşyeri Temsilciliği; dayım Hayrettin Altuncevahir, Türk Demirdöküm İşyeri Temsilciliği yapmanın yanı sıra, akrabalarımızdan Dursun Demirdoğan, Azimet Çankaya, Ali Oylum İzmit Rabak’ta İşyeri ve Lokal Temsilcilikleri; Türk Demirdöküm Fabrikası’nda ise Haydar Camekan, Pala Şükrü, Eraslan gibi adını hatırlayamadığım epey akraba ve yakın köylümüz de Lokal Temsilcilikleri yaptılar.

 Metalürji işkolunda çalışan tüm akraba ve yakın köylülerimiz sendikal yaşama gözlerini DİSK ve Türkiye Maden-İş Sendikası’nda açtılar.

 Amcam Celal Alçınkaya, Türkiye Maden-İş Sendikası’nın Cağaloğlu’nda küçük bir binada sendikal çalışmalarını yürüttüğü günlerde, Kemal Türkler ile birlikte makbuzla işçilerden aidat topladıklarını hep anlatır.

 Celal Alçınkaya, sendikal yaşamı boyunca hep Kemal Türkler’in yanında oldu. Kemal Türkler’in iyi dostuydu, yol arkadaşıydı.

 Mehmet Karaca’nın deyimiyle "Alçınkaya’lar DİSK’e ve Türkiye Maden-İş Sendikası’na, TKP’den daha çok bağlılar." Başta Alçınkaya ve Altuncevahir aileleri olmak üzere işçi akrabalarımızın hemen hemen hepsinin Türkiye

Maden-İş Sendikası’na ve Kemal Türkler’e ayrı bir sevgi, saygının yanı sıra bağlılıkları vardı. Onlar için Kemal Türkler, Türkiye Sendikal Hareketi’nin büyük önderi ve lideriydi. Bu duygu ve inanç, kuşaktan kuşağa hiç değişmedi. Gelecekte de hiç değişmeyecek.

 Küçük dayım Hayrettin Altuncevahir, Galatasaray Mühendislik’te okuyor, aynı zamanda Türk Demir Döküm Fabrikası’nda çalışıyordu. Dayım da 15-16 Haziran ve Türk Demir Döküm direnişinin öncülerinden. Türk Demir Döküm Fabrikası uzun mücadelelerin sonucunda DİSK’e bağlı Türkiye Maden-İş Sendikası’nda örgütleniyor. Dayım İşyeri Temsilcisi seçiliyor.

 Dayım Hayrettin, 12 Mart’ta Türkiye Halk Kurtuluş Partisi-Cephesi davasında yargılandı. 12 Mart’tan sonra da 2. TİP’e üye oldu. İkinci Türkiye İşçi Partisi ile dayım Hayrettin Altuncevahir vesilesiyle yakın ilişkim oldu. Ama TİP’e üye olmadım.

 Altı kardeşiz. 3 kız, 3 erkek. Kızların en büyüğü ablam, genç kız olarak fikri sorulmadan dedemin kardeşinin oğluna veriliyor. Ortanca kız Dilber, lise eğitimi sırasında bizden de etkilenerek sola ilgi duyuyor. Aynı zamanda okulda İlerici Liseliler Derneği üyesi ve İLD Başkanlığı yaptı. Küçük kız kardeşim Songül, daha olup bitenleri anlamadan 12 Eylül’le tanıştığında çocuk yaştaydı.

 Erkeklerin en büyüğü benim… Devrimcilikle daha çocuk yaşta tanıştım. Dayım Hayrettin’den, amcam Celal’den ve amca oğlum Erdoğan’dan etkilenerek ben de geleneği bozmadım ve devrimci oldum. İGD (İlerici Gençler Derneği)’ne 1976 Haziran’ında üye oldum. 1976 yılının Haziran ayında, İstanbul’da Türk Demir Döküm Fabrikası’nda işe girdim. 1977 yılının Eylül ayında İstanbul’da TKP’ye üye oldum.

 Ortanca kardeşim Haydar da KDB (Kocaeli Devrimciler Birliği) üyesi, KDB Yöneticiliği yaptı, TKP’ye üye oldu. Küçük kardeşim Nusret de 12 Eylül geldiğinde çocuktu.

 Allah’ı inkar ettiğim, yani ateist olduğum zaman daha orta okula yeni başlamıştım... Erdoğan da Sanat Okulu’na gidiyordu. İstanbul Kağıthane’de oturuyorduk. Bir gün Erdoğan, bana “Allah yok” diyerek Allah’a küfür etti. Ve Allah’ın olmadığını bana anlattı. Ben de “Allah var, yapma çarpılırsın” dedim. Erdoğan, Allah’ın olmadığını kendi bildiğince bana anlatmaya çalışıyor. Erdoğan da Kuran Kursu’na gitmiş, Alevilik ile ilgili şiirler yazan biri. Neredeyse 24 saatimiz birlikte geçiyor. En son anlaştık, eğer Erdoğan 3 gün içinde Allah tarafından çarpılmasa ve kendisine bir şey olmazsa ben de “Allah yok” diyecektim. Yani ateist olacaktım.

 Aradan üç gün geçti Erdoğan’a da bir şey olmadı, yani çarpılmadı. Ben de Allah’ı inkar ederek ateist oldum.

 Yine okulun kara tahtasına Deniz, Yusuf ve Hüseyin’ler ölmez diye yazdığım için matematik öğretmenimden çok ama çok büyük dayak yemiştim. Yine Deniz’ler ve boksör Muhammet Ali için şiir yazdığım için de Türkçe öğretmenim tarafından gizliden uyarılmıştım. Türkçe öğretmenim, TÖS’lüydü (Türkiye Öğretmenler Sendikası)… Fizik öğretmenimiz tarafından sınıfta hepimize hakaret edildiği için okulu boykota götürmüştük. Okulu boykota götürdüğümüz için okul idaresi tarafından ben ve boykota öncülük eden arkadaşlar ceza aldık.

 Erdoğan’la birlikte kitap okuyorduk. Okuduğumuz Politzer’in, Lenin’in ve Marks’ın yazdığı kitaplardı. Felsefe ve devrimci teoriyle ilgili kitaplardı. Okuduğumuzu anlamaya çalışıyorduk.

 12 Mart öncesi gençlik eylemleri ve sendikal eylemleri izliyorduk. Erdoğan’la eylemler ve olup bitenler üzerine konuşuyorduk. Erdoğan, okulda Dev-Lis (Devrimci Liseliler Derneği)’nin çalışmalarına katılıyordu.

 12 Mart geldiğinde Erdoğan’la birlikte evdeki kitaplarımızı sakladık. Bizim de evlerimizin aranması söz konusuydu. Mimli bir aileydik.

 Deniz’ler asılmıştı, Kızıldere olayları, Nurhak olayları, İstanbul Maltepe’de gençlerin vurulması ve daha bir çok olay...

 Deniz, Yusuf ve Hüseyin’in ailelerine yazdığı mektupları gizliden okuyorduk. Ve okutuyorduk. Unutmam bu mektupları Taksim’de, illegal bir şekilde bir arkadaşa ulaştırmıştım. Mektupları bana Erdoğan vermişti. Verdiğim arkadaşı tam hatırlamamakla birlikte İsmail Atmaca’nın olduğunu zannediyorum.

Facebook Yorumları

0 0
reklam
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
Ali Koç, cezayı kesti: Fenerbahçe kafilesi İstanbul'a otobüsle dönecek
...
  
MEHMET AKBACAK: TKP’YE GİDEN YOLCULUK!
...
  
Oyuncu Memet Ali Alabora hakkında Gezi Parkı eylemleri nedeniyle yakalama kararı çıkarıldı
...
  
MEHMET ALİ ALÇINKAYA: BU DA BENİM ÇIĞLIĞIM
...
  
MEHMET ALİ ALÇINKAYA: ÖZNESİ OLDUĞUM TARİHE TANIKLIĞIM...TKP'Yİ ARIYORUZ (2) .
...
  
MEHMET ALİ ALÇINKAYA: ÖZNESİ OLDUĞUM TARİHE TANIKLIĞIM (1)
...
  
MEHMET ALİ ALÇINKAYA: DÖNŪŞLERİN 31.YIL DÖNÜMÜ
...
  
Mehmet Alçınkaya: Adnan Taş’ın Ölümü Üzerine
...
  
Mehmet Ali Alçınkaya: Dönüşler Ve Yasallaşma
...
  
Zaman yazarı Ali Ünal 19 yıl hapis cezasına çarptırıldı
...
  
MEHMET ALİ ALÇINKAYA: DÖNÜŞLER ve YASALLAŞMA..........
...
  
Hazine ve Maliye Bakanı Albayrak'tan 6 başlıkta ÖTV ve KDV indirimi açıklaması
...
  
Ali Bayramoğlu: Muhalefet birleşirse siyasi dengeleri değiştirir
...
  
İstanbul Havalimanı açıldı!
...
  
İstanbul Yeni Havalimanı: İhale sürecinde neler yaşandı, proje için hangi garantiler verildi?
...
  
Fenerbahçe galibiyeti unuttu
...


EN ÇOK OKUNANLAR