Profesör Dr. Cengiz Aktar: Bu bir yol ayrımı değil, yolun sonu

  • 15.12.2020 09:13
  • (7431)
  • (0)
Profesör Dr. Cengiz Aktar: Bu bir yol ayrımı değil, yolun sonu

Profesör Dr. Cengiz Aktar: Türkiye’yi yönetme iddiasında olanların Avrupa norm, standart, ilke ve değerleriyle bir alakaları yoktur

 Deniz Zengin I Mustafa Paçal

Avrupa Birliği’nin önde gelen uzmanlarından Profesör Dr. Cengiz Aktar, 1989 yılından bu yana Avrupa Birliği’nin derinleşmesi ve genişlemesini bu süreçlerin içinde bilfiil yer alarak izliyor. Atina Üniversitesi’nde misafir öğretim üyesi olan Aktar’ın Türkiye’nin batılılaşması, Avrupa Yol Ayrımında Türkiye, Avrupa Okumaları kitapları ve Avrupa Birliği’nin Genişleme Süreci derlemesi ve bir çok makale ve eseri farklı dillerde yayımlandı. Kürt Sorunu, AB, Erdoğan Türkiye’si ve ses getirecek saptamaları röportaj içerisinde okuyacaksınız.

Gazete Davul: Batı’nın Türkiye’yi idare ettiğini düşünüyor musunuz? Avrupa’dan Erdoğan Türkiyesi sorunu nasıl gözüküyor?

Batı Türkiye’yi idare ettiğini sanıyor ama edemiyor. Batı’nın Erdoğan Türkiyesi ile olan gözle görünür ve hepimizin mâlumu olan sorunların berisinde beş ciddî kaygısı var. İlkin NATO bağlantısının Rusya lehine bozulmasını ve Ankara’nın Moskova’nın etki alanına girmesini
kat’iyen istemiyorlar. İkincisi, Türkiye’den hâlâ ve her şeye rağmen iyi para kazanıyorlar. Başta silâh satışı olmak üzere ticaret, fahiş fiyatlara devlet ve kurum borçlanması ve Türkiye’deki AB sermayesi veya ortaklığı 23.000 şirket… Üçüncüsü, ülkelerindeki Türkiye kökenlilerin tepkisinden ürküyorlar. Dördüncüsü, Ankara’nın mülteci zaptiyeliğine devam etmesi Avrupalılar için önemli. Beşinci ve en can alıcısı Türkiye’nin Suriye gibi infilâk etmesinden ödleri patlıyor. Bu, Suriye’den bin beter bir senaryo.

Dolayısıyla Ankara’nın artık saymakla bitmeyecek provokasyonları, saldırıları, hakaretleri son tahlilde hep sineye çekiliyor, alttan alınıyor. Bunu ciddî zanneden bazı aklıevveller de -hem Türkiye’de hem Avrupa’da var bunlardan- bunun olumlu politikalara tahvil edilebileceğini düşünüp kafa karıştırıyorlar.

Her hâl ve karda bu idare etme, yatıştırma siyasetinin bir faydası yok, ya da Türkçesiyle korkunun ecele faydası yok. Kısaca göz atacak olursak: Ankara çoktan Rusya’nın kucağında; para kazanıyorlar ama risk her defasında daha büyüyor; Türkiye kökenliler sefaretlerin
güdümünde zaten ortalığı birbirine katabiliyor; mülteci zaptiyeliği başından bu yana bir yalandı, mülteci ve göçmenlerin çoğunun iktisadî ve tıbbî krizle cebelleşen Türkiye’de istikbali yok; veson olarak eğer memleket infilâk edecekse Batı’nın alttan alması ve Katar’ın para vermesi bu infilâkı sadece öteler, yok etmez.

Gazete Davul: AB-Türkiye ilişkilerinde çok fazla dalgalanmalar şahit olduk. 2020 geride kalırken AB ve Türkiye’nin en sorunlu gündem maddesi nedir?

Yukarıdaki gözlemlere ilâveten kısaca söyleyecek olursam: “Erdoğan” ile “Türkiye” sorunları,ister çok taraflı ister ikili ilişkilerde kalıcı gündem maddesi oldu 2020’de Avrupa’da. Daha önceleri “pozitif gündem” arayışıyla anılan ilişkiler bugün hepten “negatif gündem” hâline dönüştü. Türkiye adaylık sonrası dönemden Avrupa ile ilişkilerinde açık kriz dönemine intikal etti, tamamen kendi inisiyatifiyle. Avrupa da, kimi zaman Avrupa dışı BAE, İsrail, Mısır, Suud gibi güçleri de dâhil ederek bu duruma karşı tavır alıyor. Türkiye Avrupa mahfillerinde çevrelenmesi, kontrol altına alınması ve zarar verme potansiyelinin törpülenmesi gereken bir ülke konumunda artık. Nerelerden nereye geldik, müzmin Avrupa ve demokrasi düşmanı Ankara rejimi sayesinde… Bu bir yol ayrımı değil, yolun sonu…

Gazete Davul: Hükümetin Kürt meselesine dair çatışma odaklı ve görmezden gelme içeren siyasî bir tercihi ve uygulaması var. Kürt meselesi, AB’ye üyelik müzakerelerinin neresinde Türkiye’nin uzlaşma odaklı yeni bir konsept geliştireceğini düşünüyor musunuz?

Kat’iyen düşünmüyorum. Rejimin ne böyle bir arayışı, ne böyle bir fıtratı ne de bunu hayata geçirmek için gereken bilgi ve becerisi var. İran Kürdistan’ı dışında kalan Kürt diyarlarında Ankara inatla Kürt gerçeğini her manada yok etmek üzere çalışıyor. Beceremiyor elbet ama politikaları muazzam zarar veriyor ve bu diyarlara kalıcı barışın gelmesini meçhule iteliyor. Uzlaşma, diyalog, çatışma çözümü gibi çağdaş kavramlar Ankara’nın lügatçesinde namevcuttur. Türkiye’yi yönetme iddiasında olanların Avrupa norm, standart, ilke ve değerleriyle bir alakaları yoktur; aksine memlekete normsuz, standartsız, ilkesiz ve elbette değersiz bir riyaset dayatmaktadırlar.

Kaynak: Gazete Davul

Yorum Yap

Yorum yazarak yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmara Yerel Haber (www.marmarayerelhaber.com) hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Yazarlar

Geç kalmış 'yasak savma' önlemleri!
Mehmet TEZKAN

Geç kalmış 'yasak savma' önlemleri!

  • 14 Nisan 2021 Çarşamba
Dağ fare doğurdu
Fikret Bila

Dağ fare doğurdu

  • 14 Nisan 2021 Çarşamba
Ah şu ‘gavurun kılıcı’nı sallayanlar…
Mehmet Ocaktan

Ah şu ‘gavurun kılıcı’nı sallayanlar…

  • 14 Nisan 2021 Çarşamba
Amiral fiyaskosuyla yoksullaştıran adaletsizlik
Akif BEKİ

Amiral fiyaskosuyla yoksullaştıran adaletsizl

  • 14 Nisan 2021 Çarşamba
AK Parti ve ‘evrensel hukuk’
Taha Akyol

AK Parti ve ‘evrensel hukuk’

  • 14 Nisan 2021 Çarşamba
İktidara ‘güven’ aşımı kendini belli etmeye başladı.. İktidar da bunun farkında…
Fehmi KORU

İktidara ‘güven’ aşımı kendini belli etmeye b

  • 14 Nisan 2021 Çarşamba
Melez savaş…
Mensur Akgün

Melez savaş…

  • 14 Nisan 2021 Çarşamba
Amirallerin verdiği asıl mesaj ne?
Etyen MAHÇUPYAN

Amirallerin verdiği asıl mesaj ne?

  • 13 Nisan 2021 Salı
Müslümanlar neden başaramadı?
Mehmet Y. Yılmaz

Müslümanlar neden başaramadı?

  • 13 Nisan 2021 Salı
Amiraller meselesi ve Erdoğan’dan önce ‘büyük’ konuşmanın riskleri
Alper GÖRMÜŞ

Amiraller meselesi ve Erdoğan’dan önce ‘büyük

  • 13 Nisan 2021 Salı
157 ülkeye yardımın çektiği tepki üzerine
Hakan Albayrak

157 ülkeye yardımın çektiği tepki üzerine

  • 13 Nisan 2021 Salı
Ramazan: Haydi samimiyet eğitimine
Ahmet TAŞGETİREN

Ramazan: Haydi samimiyet eğitimine

  • 13 Nisan 2021 Salı
Erasmus: Ortanın adamı ve ezeli uzlaştırıcı
Vahap COŞKUN

Erasmus: Ortanın adamı ve ezeli uzlaştırıcı

  • 13 Nisan 2021 Salı
Bir hapishane hücresinde doğum günü kutlamak
Aydın ENGİN

Bir hapishane hücresinde doğum günü kutlamak

  • 13 Nisan 2021 Salı
KİESER’İN TALAT PAŞA’SI- Başka/Karşı Bir Tarih Örüntüsü
Ergun AŞÇI

KİESER’İN TALAT PAŞA’SI- Başka/Karşı Bir Tari

  • 13 Nisan 2021 Salı
Atalarımızın bulduğu matematiği Kanal İstanbul’da nasıl kullanacağız?
İbrahim Kahveci

Atalarımızın bulduğu matematiği Kanal İstanbu

  • 13 Nisan 2021 Salı
Ankara Libya’ya sevinirken kötü haber Rusya’dan geldi
Murat YETKİN

Ankara Libya’ya sevinirken kötü haber Rusya’d

  • 13 Nisan 2021 Salı
Giden, gelmiyor acep nedendir?
Yıldıray OĞUR

Giden, gelmiyor acep nedendir?

  • 13 Nisan 2021 Salı
Sır, gizem, gerilim
Mustafa Karaalioğlu

Sır, gizem, gerilim

  • 12 Nisan 2021 Pazartesi
Erdoğan-Bahçeli Farkı Anlama Kılavuzu
Kemal CAN

Erdoğan-Bahçeli Farkı Anlama Kılavuzu

  • 12 Nisan 2021 Pazartesi
Ne menem bir iştir!
Fehim TAŞTEKİN

Ne menem bir iştir!

  • 12 Nisan 2021 Pazartesi
Kritik hafta: Dolar iyice raydan çıkabilir
Barış Soydan

Kritik hafta: Dolar iyice raydan çıkabilir

  • 12 Nisan 2021 Pazartesi
AKP’nin kömürlü termik santrallere teşvik yağdırması yetmedi, bir yılda 26 proje iptal edildi
Pelin CENGİZ

AKP’nin kömürlü termik santrallere teşvik yağ

  • 12 Nisan 2021 Pazartesi
Gazetecilik kendini yemekle meşgûl
Ümit KIVANÇ

Gazetecilik kendini yemekle meşgûl

  • 12 Nisan 2021 Pazartesi
EVET, NEREDEN GELİYORUZ, NASIL GELDİK VE NEDEN BURADAYIZ?..
Münir AKTOLGA

EVET, NEREDEN GELİYORUZ, NASIL GELDİK VE NEDE

  • 12 Nisan 2021 Pazartesi
Tüm Yazarlar