Perihan MAĞDEN

Nokta



Bookmark and Share

Cümbür cemaat yargılanıyoruz sabah akşam bize hakaret eden Cumhurbaşkanı'na hakaretten!


17.5.2016 - Bu Yazı 1307 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 12 Mayıs Perşembe sabahı, mahkeme vardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaretten ifade vermeye gittim.

Nokta toplatıldığında, Diken internet haber sitesinden Tunca Öğreten aramış, ben de görüşlerimi bildirmiştim.

Şimdi telefonda 3-5 dakikada söylediklerim için; ben de, Öğreten de, Diken sitesinden ettiğim lafları alıntılayıp haberleştiren Yurt Gazetesi yetkililileri de - cümbür cemaat- yargılanıyoruz sabah akşam bizlere hakaret etmekten imtina etmeyen Cumhurbaşkanına hakaretten!

''Cumhurbaşkanına hakaret'' bu dönemin özel koşulları için yaratıklandırılmış bir madde.

Esasında, şimdilerin moda ağzıyla söyleyeyim: gideri yok.

Ama bulduğu her fırsatta önüne gelen her insana, ağzına gelen her konuda hakaret eden Cumhurbaşkanı bu hukuki garabeti üstümüze üstümüze, büyük bir zevk ve iştahla salıverdi!

Saldı ki; çıtımız çıkmasın.

O habire konuşsun, bizler de ''Gözünün üstünde kaşın var resmen'' diyemeyelim.

İki bine yakın kişi yakalanmış şimdiye dek ''cumhurbaşkanına hakaret'' ağlarına.

Aralarında Facebook sayfasına koyduğu yazı yüzünden gecenin bir yarısı yatağından alınıp götürülen çoluk çocuk da var. Önüne gelene bin tekme.

Yani hem tammm bu dönemin (s)açması, hem de hepimizi sindirmeye yönelik, etkin bir Erdoğan Silahı!

Adamın elinde silaha dönüşmeyen, dönüştüremediği en ufak bir mefhum yok ki.

Hani esrarengiz yazar Trevanian'ın ''Şibumi'' diye bir romanı vardır.

O kitapta mahir bir dövüş sanatları ustası olan kahraman için, bir otobüs bileti, bir silgi, askı, çay kaşığı; her cisim öldürücü bir silaha dönüştürülebilir anında.

Düşünün, tapeli mapeli hırsızlıktan, soygundan, yolsuzluktan, rüşvetten mi yakalandın?

Bunu fason bir darbeye dönüştürebiliyor burdaki ''kahraman''.

''Beni (yani demokrasiyi; zira O demek demokrasi demek!) tammm devireceklerdi ki, dağıttım ağızlarını, burunlarını!'' deyip-

Önüne gelenin pata küte ağzını burnunu dağıtmaya girişebiliyor.

Üstelik bunu düşme korkusuyla, iktidar yapışkanlığıyla yaptığı için; durmuyor, durdurulamıyor.

Ben ilk kez 2008 yılında yargılandım Erdoğan'a (ve de karısına) hakaretten!

Radikal gazetesindeki ''Başbakan peki, işini seviyor mu?'' yazım yüzünden.

O zamanki konu ''başbakana hakaretti'' zira başbakandı Erdoğan, şimdiki gibi Fiili Başkan değil.

Hem karısına hem Erdoğan'a dörder bin lira mı ne, tazminat ödedi (yazım yüzünden) Aydın Doğan.

Sonra toplam üç ay boyunca haftada ikişer yazı yazdığım Taraf gazetesinde de Erdoğan'ın hassas (hakaret) radarlarına yakalanıp mahkemelendim.

Arada, hukuk ülkesi olur gibi olduğumuz bir döneme denk geldi o dava. Beraat ettim.

12 Mayıs'ta çıktığımız mahkemede, hem sözlerimin hakaretten ziyade ağır ve afallatıcı da olsa, eleştiri niteliği taşıdığını, ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirttik.

Hem de BU dönemin ''özel (ve çirkin) koşulları'' için yaratıklandırdıkları ''cumhurbaşkanına hakaret'' maddesinin, halen Anayasa Mahkemesi'nde değerlendirmeye alındığını.

Yok arkadaş yani böyle bir fabrikasyon maddenin ileri tutarı!

Ama Erdoğan Almanya'yı da mahkemelemeye başladı.

Arkaik bir madde buldu kendine. Açmazlarsa, en büyük hobisi olan hakaret davalarını, haydaa bir üst mahkemeye!

Oh olsun: Merkel Almanyası layık tüm bu ''Erdoğan'ı incitirsin haaa! Ağzını burnunu dağıtırız senin lan!'' -gukuk kisvesi altındaki- dehşete salma gösterilerine.

Suriye'deki durumu kaşıyıp kanatıp, sonra da sınırlar yokmuş GİBİ yaparak, kapılarını sonuna dek açıp kendine 3-5 milyon hatırı sayılır kişilik oy deposu devşirenin-

''AAA, yollayıveririm Suriyelileri varsıl topraklarına sonra!'' blöfünü yutmak zorunda hissetti madem Merkel kendini.

Elini verdiğin anda, kolunu kessen kalkamazsın Erdoğan'ın pazarlık masasından Avrupa!

Bacağını da kesmen icap eder.

Bu adam, Kasımpaşa Lümpen İlimleri Akademisi mezunu.

Hakiki diplomasının üstünde bu yazıyor. (Öbürü, çakma.)

İşine geldiğinde Mustafa Kemal'den Hitler'e, şanlı Türk Ordusundan Ergenekon İdeolojisine herkesi, her şeyi taklit edebilir, onların en mahir taktiklerini ''ödünç'' alabilir. İndragandiler yani gözünün içine baka baka.

Bi o olur, bi bu; baş edemezsin, koparıverir aklını başını Avrupa!

Mehmet Altan bir yazı yazmış geçenlerde. ''Bir milyon kişi sarayın kapısına yürüse (sadece kitlenin yürüme/ protesto hakkını kast ediyor: tersinden anlaşılmasın) bu saltanat, pardon, iktidar biter!'' diye.

Nerde o bir milyon?

Nerde yüz bin, hatta on bin?

Bence Ankara Katliamıyla insanların herhangi bir yürüyüş yapma ihtimali, sonsuza dek bombalandı.

Hani AKP'yi (seçmenlerinin nezdinde) istikrarın yegane garantisi olarak iktidara taşıyan Ankara Katliamı!

İlker Başbuğ'un filan AKP'den bu denli hoşnut olması da boşuna değil tabii ki.

Hayalini dahi kuramayacakları topyekün savaşı açtılar Kürtler'e yaptıkları kutsal ittifak sayesinde.

Haberdar'da Baransu'nun yazı dizisi sayesinde öğrendim.

Balyoz'la ilgili tüm ses kayıtları ve belgelerin doğruluğu kanıtlanmış vaziyette.

Beraat almalarının 2 KAPI gibi nedeni:

- Zaman aşımı ve

- Bunun bir hizmet suçu kabul edilmesi.

''TSK iç hizmet kanunu 35'nci madde yürürlükteydi. Bu toplantılar da Bu maddeye uygundur'' diyor mahkeme kararı.

Yani Çetin Doğan'ların filan vazifesiydi darbe planlamak. E, onlar da bu maddeye dayanarak planlamışlarsa darbelerini; ne var yani? demeye getiriyor. Yüce Türk Adaleti.

Bir de: ''Askerin de ifade özgürlüğü var!'' buyuruyor mahkeme karar gerekçesinde.

Hatta (oha! dememek için: hatta) Hrant Dink'in 301den yargılanmasına karşı AİHM'nin kararını örnek gösteriyor!

Yani: Çetin Doğan ve 6 arkadaşı vazife icabı olduğu kadar, ifade özgürlüklerinin tezahürü olarak da yapmışlar darbe planlarını!

Çetin Doğan'ın becerikli kızıyla, onu savunmak için CD teknik takiplerine doyamayan Harvardlı Damat dahi mahkemenin beraat gerekçesi kadar sefihini akıl edememişti!

Olsun: mahkemece, tüm somut delilleriyle ispatlanmış oldu Balyoz (DARBE) planları!

Beraat ettirirken kanıtladılar darbecilerin nasıl da iş tuttuklarını!

Orducular da sarayın kapısına yürümeyecek yani. Paralize vaziyetteler.

İstediği kadar laiklik ayarlarıyla oynayadursun Başkan Erdoğan.

Laikçi / Fanatik Kemalist kitlelerin Cumhuriyet Mitinglerinin, tüm o bayraklı tişörtleri paralamaların, bağrış çığrışların alt (ve üst) metni ORDU GÖREVE! değil miydi?

Darbecilikle, Ergenekon İdeolojisiyle el ele kol kola bir Erdoğan; onları yalnızca Sözcü vesaire okuyup fısır fısır yakınma fanusuna hapsetti.

Ayrıca, ''milli'' bir savaş yürütüyor Kürtlere karşı!

Al sana Cumhuriyet Aşıklarının elini, kolunu, gözünü bağlayan bir vatan davası.

On kişi dahi yürümeyecek Erdoğan'ın sarayına. Garantisi bu.

Onların yürümeme gerekçelerini yazan kalemler de, mahkemelerde süründürülecek.

Arada tutuklanmazlarsa.

Sürüm sürüm süründürülecekler.

''Defolup gidersin Başkanın Kasımpaşasını beğenmiyorsan!''

Verilen mesaj - BU.

İterim mesajını.

@P_Magden


Bu yazı Nokta dergisinden alınmıştır

Facebook Yorumları

reklam
25.10.2018
Kafa sesleri
5.7.2016
Tayyibizmin şehitleri
28.6.2016
Tayyibizm Liginde en iyi savunma saldırıdır! Yeni saldırılara hazır mısınız?
21.6.2016
Hakikat düşmanlığının büyük turpu: Dersim Katliamı, Heybeleri zaten turp dolu!
14.6.2016
Organize işler bunlar! Derin derin şişler bunlar
6.6.2016
Büyük Türklük Markası: İttihat - Benz
31.5.2016
Merhametli, hayırsever Tek Başkan
24.5.2016
1 İbiş, 1 Gerizekalı, 1 Arsız ve 1 Kahraman!
17.5.2016
Cümbür cemaat yargılanıyoruz sabah akşam bize hakaret eden Cumhurbaşkanı'na hakaretten!
26.4.2016
Düşük 1 yaşam formu olarak ağbileme / ablalama ve başka hitap sapkınlıklarımız
18.4.2016
Survivor adasının Tayyip modeli:
12.4.2016
Ceketini alıp vestiyere gidenler!
5.4.2016
El alemin şeyiyle gerdeğe girenler hak ettikleri şekilde yönetiliyor
29.3.2016
Ebru Gündeş'in 1 Sarraf olarak portresi
22.3.2016
Efsanevi Liderin hiç bitmeyen enerjisi, sekmeyen neşesi!
15.3.2016
Her şeyimiz artık Başkan Erdoğan'ın façasına bağlı
8.3.2016
Yaşayan yosmaların onur mücadelesi...
1.3.2016
Meşhur olma hastalığı ya da Türkiye Big Brother Hapishanesi
23.2.2016
Liyakat değil; ölümüne sadakat Akıl değil; silme paranoya
16.2.2016
''Aşk olsun! Ben mi yaptım?''
25.1.2016
Bıkanın kaleminden Sezen
21.1.2016
Büyük Reis Erdoğan , Küçük Reis Peker ve Reis Altı Türkiye Cumhuriyeti
11.1.2016
Sen erkek misin? Kaç paralık adamsın be sen?
5.1.2016
Bırak ukde kalsın! Dökülüp saçılmasın. Huzur da gelsin: Kendi gelsin
30.12.2015
Sıkı bir yalancı dayanışması söz konusu bu toplumda
1.12.2015
İstikrarsızlıktan iktidar çıkarma sanatı ve başkanlık oyunları
17.11.2015
Alan razı, satan razı: Sünni Putin kazandı!
20.10.2015
"Paçayı da sıyırırız, oyları da arttırırız. Valla da cingözün Allahıyız!"
7.10.2015
Öküz gibi bakanların ülkesinde rahat yok!
1.10.2015
Çivisi çıkmış 1 ülkede : Cizre ve katliam enflasyonu
19.9.2015
Cizre'nin akıl almaz çilesi ve Güvensizlik Güçleri!
15.9.2015
YALNIZLIKTAN SIRADANLIĞA KAÇIŞ: Selfie’ciler suretlerine doyamıyorlar
1.9.2015
“Şöhret kadının mezar taşıdır’”
5.8.2015
Çok alametler belirdi: Can çekişen ana akım medyanın bitmek bilmeyen işgali
2.8.2015
Başkanın bütün ‘düşmanları’!
28.7.2015
Meğer Amerika'nın babası tecavüzcüymüş! Karısı da, inkâr şampiyonu!
26.7.2015
Eyyyyy T.C.!! Ya benimsin, ya kara toprağın; ona göre!
21.7.2015
Ada atlarına merhamet eden yok mu?
15.7.2015
Sahiden yok mu aramızdaki ajanları merak eden yahu?
8.7.2015
Yaşasın! Ne biçim 1 koca buldum! Amanin! Ben ne halt ettim!
19.10.2014
Tercihi anlama/ algılama bozukluğu ve Twitter’da Sürek Avı/ Linç Kültürü
16.10.2014
Cem Garipoğlu’nun Türklük Halleri ve akıl sağlığıyla bu dünyaya yerleşememe sınavı
10.08.2014
Erdoğan'ın 'güler' yüzlü propaganda bakanı: Acun Ilıcalı
02.02.2012
Üç kare
29.01.2012
Umudunu kaybetmek davası
26.01.2012
Bir jet pilotu olarak Karolin Fişekçi’nin şöhret sergüzeşti
22.01.2012
Yalan Babalar/ Yalandan Dünyalar
21.01.2012
Çirkin ve Kalabalık Ülkem! Bi tek Atan mı güzel?
15.01.2012
Her Türk Asker-iye Yalakası Doğar– Orası Kesin!
12.01.2012
Ordu hükümet el ele; Lan Taraf sana ne?
08.01.2012
Ergenekonkafaların sahte-Barbie dilinden ırak; su gibi hakikî Kadın Dili
06.01.2012
İçgüdüsel dıngıllık tercihen pislik
05.01.2012
Yok artık Sayın Başbakan!!
29.12.2011
Kralın Tuvaleti
25.12.2011
Ne vereyim hediye: senin gibi kediye?
18.12.2011
Memleketin Erol Köse sorunsalı kartopulanıyor
15.12.2011
NATO hepimize lazım yasası
11.12.2011
Strapless tuvaletler, müstakil evler, iğfal edilen kızlar
08.12.2011
‘Hadi gel mailleşelim senle; bi daha mailleşelim biz senle’
04.12.2011
Muayyen (basınemekçileri) vijdan günüm
01.12.2011
Profesyonel askerlik çamaşır makinesine!!
27.11.2011
Kutlu Olsun: CHP Eşşbaşkan adayımı saçıklıyorum!
24.11.2011
CHP’yi dizayn etmek (de) başşa düştü!
20.11.2011
3 KADIN TÜRKİYE ya da bana eğitmenini söyle sana kim olmadığını söyleyeyim
17.11.2011
Vicdanî Reddin Olduğu Topraklarda Yaşama Hakkı
13.11.2011
Türk Kapitalisti’nin Kemalizme (ve kisvesi altında Askeriye’ye) Kara Zevdası
10.11.2011
Bebek kutuları, evlat edinme, çocuk canavarları
06.11.2011
Barışa Cesaretin Adı: Şivan Perwer
03.11.2011
Üç
28.10.2011
Türkler’de Türker Güzellemeleri ya da bir gafletin yapıbozumu adına!
06.09.2011
Bu mektubu yazarken ben saadetler diliyorum
16.08.2011
Müjde! Vijdan Kuaförleri sizin sitenizde de salon açabilir
24.06.2011
Bir Utanmazlığın Anatomisi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive