Perihan MAĞDEN

Nokta



Bookmark and Share

Türkler’de Türker Güzellemeleri ya da bir gafletin yapıbozumu adına!


28.10.2011 - Bu Yazı 8181 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Çarşamba günü yayımlanan Taraf’ta Levent Yılmaz’ın haftada birlik şişesinden harbiden inanılmaz (şöyle yakışıklı gülen çocuk fotosuyla filan da donatılmış) bir Yıldırım Türker Güzellemesi çıktı.

Son zamanlarda Taraf’ta, diyelim Roni Margulies’in kaleminden de ölçüsüz bir “Yıldırım Güzellemesi” vakasıyla kalakalmıştık. Ama Roni bey (sanırsam) adanmış bir Türk Troçkisti. Ve de “Türk Troçkisti” olması gereği, gerilla savaşının yanında. Bu yüzden PKK’nın artık iyice ne idüğü belirsizleşmiş savaşını “gerilla” savaşı sanmakta direnmekle kalmıyor –(Yılın Diren Ödülü!)

İş bu “gerilla” savaşını kutsaması gereken herkesin Yıldırım Türker türbesinde bir mum yakması da –anlaşılan– zaruri! Roni bey de şair coşkusuyla ölçüyü kaçırmış, yaşları kadar mum yakıvermiş türbe pastasının üstünde. Üflüyor.

Anlıyoruz, diyelim yazısını.

Ama benim yine de anlamadığım (ve kanıma dokunan) şu: diyelim Radikal’de ya da Birgün’de bir Perihan Mağden Güzellemesi ya da Yıldıray Oğur Güzellemesi ya da Ahmet Altan Güzellemesi’yle karşılaşma ihtimaliniz SIFIR iken–


Taraf
’ın hem eşitliksiz bir demokrasi platformu olarak istismar edilmesi (hadi diyelim böyle istismara/ eşitsizliğe can feda) hem siyasi olarak çok daha taraflı durmasını arzu ettiğim bu haysiyetli gazetenin ayarlarıyla oynanması, hem de bu alabildiğine “siyaseten yanlış okumacı” “analizlerin” muhtelif kişilerin şahsi sağırlama/ ağırlama/ yazıklama/ göklere çıkarma: netice olarak “ilişki mühendisliği” arenası/ atölyesi olarak Taraf’ı “kullanmalarına” müsamaha gösterilmesi–

Şimdi açık söyleyeyim: benim indimde ARTIK Taraf’ta bir Ertuğrul Özkök Güzellemesi çıkmasından bir Yıldırım Türker Güzellemesi çıkmasının hiçbir FARKI YOK.

Şöyle bir farkı var: bir E.Özkök Güzellemesi’ne “Kim lan yazan bu şaşkın?” diye gülüp/ acıyıp geçebilecekken, Y.Türker güzellemelerinin çok daha karışık dimağların çok daha kafa-karıştırıcı eserlemeleri olduğunu düşünüp harbiden kaygılanıyorum.

Her “asil sanatçının” yapması gerektiği üzre İSİM VERMEDEN Levent Yılmaz beni “bir arkadaşı” olarak niteleyip; Efendim “bir arkadaşının” ABUK SABUK bir yazı yazarak, dapındığı Yıldırım’ını “vicdan kuaförü” (doğrusu: vijdan olmalıydı) diye nitelendirdiği NE FENA günlere kalmışmışız!

Ay korkuyormuş Levent Yılmaz bey, yakında Murat Belge’ye DAHİ dil uzatılacakmış! Ay ay ay ay!!

Murat Belge’ye en çatallısından dil uzatıldı Levent bey ve bu “vazifeyi” yıllar önce Nuray Mert yerine getirdi.

O Nuray Mert’tir ki: üstünde “Türkiye Türklerindir” yazan bir gastede hiçbir beis duymadan, Ertuğrul Özkök’ün müthiş transferi/ sofralarının gülü/ medarı iftiharı/ aile dostu und kankası olarak yazılar yazdı. “Sivil dikta” kavramını filan keşfediverdi!

Ta ki –Ertuğrul Bey genel ağbilikten naşlanıp da, “Ay sayfamın yerini habire değiştiriyorlar!” diye zırlayıp 3-5 gün içinde (o zamanlar Aydın Doğan’ın tapulu arazisi olan) Milliyet’e transfer oluncaya kadar.

Benim ABUK SABUK diye tanımladığınız Müjde Vijdan Kuaförleri! yazım ise “Tapılacak Adam” Türker’in 15 ağustos tarihli Radikal gastesindeki köşesinde:

“Harbiliğiyle tanınan bir başka şöhret, (BU BEN OLUYORUM) ablaları olarak küçük muhbirlerin yanı başında KİŞİSEL DÜŞMANLIĞININ öcünü alma çabasında, aynı insanları hedef gösteriyor. Alçaklığa doyamıyorlar” cümlelerine CEVABEN nefsi müdafaa kategorisinden kaleme alınmıştır. Aynı yazıdan başka bir (kaleminden krema damlayan) Y.Türker cümlesine geçelim: “Başbakan, Nuray Mert’i bizzat meydanlardan küçük Samastlara işaret ederek örgütlü bir linç hareketini resmen başlatmış oldu.”

A, bi dakka! Yıldıran Türbe, birini daha savunuyor beni ALÇAKLIĞA DOYMAMAKLA suçlarken.

Yine o doyumsuz kaleminden, aynı yazısından alıntılıyorum: “Mert ve Temelkuran, takıntılı Stasi memuru kılıklılarca ısrarla ve durmadan hedef gösteriliyor.”

O Temelkurandır ki: Twitter’dan aldığı ÖLÜM TEHDİTLERİ üstüne soluğu Londra sokaklarında alıp yoksulun ezilenin isyanını, üstüne “geçiriverdiği” bej binici pantolonu milyon dolarlık çizmelerinin içinde, Faltaylı’nın (nam-ı diğer: Siyah) muhteşem Habertürk’ünden çarşaflama fotoğraflarıyla bildirmişti!

O Mert’tir ki: Hrant Dink’in öldürülmesi “üstüne” memleketi Trabzon’a Nihat Genç’le filan “empati” konuşmaları yapmaya gitmişti. Ve de suikaste kurban gittiği sanrılanan Yazıcıoğlu zamanlarının Büyük Birlik Partisi’nin “ennn takdir ettiği” bacı köşe yazarı filan seçilmişti.

Dink Suikasti’nde Alperen Ocakları’nın nasıl ikide birde karşımıza çıktığını düşünürsek, o dönemde Büyük Birlik Partisi’nin “gözdesi” olan Mert’in şimdi Türbe Türker’in demagojik kaleminden “Samastlara” hedef gösterildiğinin iddia edilmesi hem ironik, hem de rezilce pek tabii ki.

Aynı Nuray Mert’i gönül kapısı mı, gözü mü ne açılmış BİRDEN BDP’nin Aykırı Bacısı (her daim muhalif) olarak seçim otobüslerinin üstünde Ahmet Türk’ün yanında kıvrım kıvrım kıvrılırken, Filiz Koçali’nin berisinde zafer işareti çakarken görmüyor muyuz? Derken?

Görüyoruz! Aynı dönemde Aslı Aydıntaçbaş (indimde new& improved Güler Kömürcü), Can Dündar, Ruşen Çakır, Serdar Akinan, Banu Güven başımıza en Kürt Hareketi Zevdalısı kesilmiyorlar mı?

Kesiliyorlar! NTV boğazımıza çökerken ağır pro-Ergenekon çizgisiyle, müsebbibi de bu kadroydu. Hep aynı kadro!

Ama Nuray Mert’in Prof. Higgins’i olduğu ölümsüz “eseri” Ahmet Hakan sayesinde, daha özel bir yeri var Allah için.

Ekranları az inletmedi “Sivil diktayı ben buldum! Ben armağan ettim bu toplumaaaa! Yerinizi bilin lan! Yerim sizi!” diye diye.

OYSA Soner Yalçın’ın bilgisayarından çıkan dosyalarda “sivil dikta” kavramının bu cenah tarafından iki yıl kadar önce keşfedilip “Bu kavram dolaşıma sokulup panik yaratılmalı” tarzı ibarelerle kitlelere gagalanmasının planlandığı ortaya çıkmadı mı? (Ama tabii Türkler’de “Devamlılık” çok ıraklarda bir dağ köyünün adıdır.)

Aaa, meğer ampulü Edison Nuray değil de tutuklandığında açıkladığı üzre “kankası” olan Soner Yalçın (ve caz arkadaşları) bulmuş!

ODATV iddianamesinin ek delil klasöründeki belgeler, mahlasla o kirlilik odasına yazı yazanların Ezgi Başaran, Tuğçe Tatari, Ahmet Hakan ve Nuray Mert olabilirliğini ortaya çıkarttı. Çıkarttı da bu konu Ergenekonlanmış Türk Medyası’nda yeterince yankı buldu mu?

Yooo! Diyelim “Sonerim için de yürüyün! Olay çıkartın!” tadında yazı yazan (T. Tatari’yi saymıyoruz: o eski Güler Kömürcü) bir tek Ahmet Hakan oldu aralarında.

Ki, Ahmet Hakan’ın Deniz Hakyemez, Deniz Hakan, Sait Çakır gibi takma adlardan bir ya da iki-üçünün hakiki sahibi olduğu şiddetle zannediliyor ODATV yazılarında.

Ezgi Başaran ise (hani müthiş “genç” yetenek Kanat Atkaya’yla nikâh şahitleri E. Özkök olan, aşkları Ertuğrul ağbilerinin evlerinde yeniden başlatılan büyük istidat) Ergenekon Minnie’si olarak Tavşan Şeyi Eyüp Can’ın Radikal’ine konuşlandırılmış durumda. Acayip acayip yazılar yazıp mikserliyor; röportajlar, olay yerinden bildirmeler – yapı yapıveriyor.

Belki şimdi Yıldıran Türbesi, Ezgi Başaran için de atılıp bana “Alçak! Hain!” vesaire saydıran (tabii: isim vermeden) bir yazı döşenir. Artık halet-i gakgukuna kalmış sosyalist artistin.

“Kirli” savaş lafını zamanında Kürt Militaristleri, bu savaşın Türk Ordusu tarafından ne denli kirletilip şaibeli hale getirildiğine DE işaret edebilmek amacıyla kullanıyordu.

Oysa şimdi bu savaşın HER İKİ TARAFIN savaş baronları tarafından birlikte, el ele, işbirliği içinde kirletildiği ortaya çıktı.

Bu hakikatin BU denli netlikte ortaya çıktığı BU kritik zamanlarda “Ama ben son 20 yılımı bu savaşın güzellemesine, bir tarafın haklılığına, temizliğine körü körüne methiyeler düzmeye adadım!” türbesinin babaları hem kendi kutsiyetlerini sonsuz kılmak adına–

Hem de: son bir-iki yılda Kürt Militaristleri Treni’ne kafalanma/ işbirliği/ anti AKP duygular/ Ergenekon ideolojisi bağımlılığı gibi muhtelif nedenlerle atlayan her devrin güç bağımlısı oportünistlere sıcak bağırlarını açmak arzusuyla–

Bana “Alçaklığa doymuyorlar!” filan diyecekler –Ben de “Türbe altında kalırım, gıkım çıkmaz” diyeceğim. Öyle mi?

Haa, Kozmik Oda ne zaman ki savcı ve hâkimler tarafından delil toplamak üzere basıldı, o baskından çok kısa bir süre sonra genel yayın yönetmenliğinden alındı Ertuğrul Özkök. En nihayet! Özel Harp’le çok sıkı bağlantıları o baskında basılmadıysa –Ne olayım.

Hani Nuray Mert’in, Ahmet Hakan’ın kankası, Ezgi Başaran’ın hamisi, Ertuğrul Kürkçü’de Meclis’teki yankılanmasını bulan Özkök. Aloooo!

Bütün bu parçaları yerli yerine oturtmazsanız; evet indimde Özkök’e methiye yazmanın, Türker’e güzelleme düzmekten hiçbir farkı yok. Daha kafa bulandırıcı ve hedef şaşırtıcı olmasının ekstra irite ediciliği dışında. Bu yazı, o iritasyonun yan etkileri karşısında ve onlar sayesinde kaleme alındı.

Facebook Yorumları

reklam
25.10.2018
Kafa sesleri
5.7.2016
Tayyibizmin şehitleri
28.6.2016
Tayyibizm Liginde en iyi savunma saldırıdır! Yeni saldırılara hazır mısınız?
21.6.2016
Hakikat düşmanlığının büyük turpu: Dersim Katliamı, Heybeleri zaten turp dolu!
14.6.2016
Organize işler bunlar! Derin derin şişler bunlar
6.6.2016
Büyük Türklük Markası: İttihat - Benz
31.5.2016
Merhametli, hayırsever Tek Başkan
24.5.2016
1 İbiş, 1 Gerizekalı, 1 Arsız ve 1 Kahraman!
17.5.2016
Cümbür cemaat yargılanıyoruz sabah akşam bize hakaret eden Cumhurbaşkanı'na hakaretten!
26.4.2016
Düşük 1 yaşam formu olarak ağbileme / ablalama ve başka hitap sapkınlıklarımız
18.4.2016
Survivor adasının Tayyip modeli:
12.4.2016
Ceketini alıp vestiyere gidenler!
5.4.2016
El alemin şeyiyle gerdeğe girenler hak ettikleri şekilde yönetiliyor
29.3.2016
Ebru Gündeş'in 1 Sarraf olarak portresi
22.3.2016
Efsanevi Liderin hiç bitmeyen enerjisi, sekmeyen neşesi!
15.3.2016
Her şeyimiz artık Başkan Erdoğan'ın façasına bağlı
8.3.2016
Yaşayan yosmaların onur mücadelesi...
1.3.2016
Meşhur olma hastalığı ya da Türkiye Big Brother Hapishanesi
23.2.2016
Liyakat değil; ölümüne sadakat Akıl değil; silme paranoya
16.2.2016
''Aşk olsun! Ben mi yaptım?''
25.1.2016
Bıkanın kaleminden Sezen
21.1.2016
Büyük Reis Erdoğan , Küçük Reis Peker ve Reis Altı Türkiye Cumhuriyeti
11.1.2016
Sen erkek misin? Kaç paralık adamsın be sen?
5.1.2016
Bırak ukde kalsın! Dökülüp saçılmasın. Huzur da gelsin: Kendi gelsin
30.12.2015
Sıkı bir yalancı dayanışması söz konusu bu toplumda
1.12.2015
İstikrarsızlıktan iktidar çıkarma sanatı ve başkanlık oyunları
17.11.2015
Alan razı, satan razı: Sünni Putin kazandı!
20.10.2015
"Paçayı da sıyırırız, oyları da arttırırız. Valla da cingözün Allahıyız!"
7.10.2015
Öküz gibi bakanların ülkesinde rahat yok!
1.10.2015
Çivisi çıkmış 1 ülkede : Cizre ve katliam enflasyonu
19.9.2015
Cizre'nin akıl almaz çilesi ve Güvensizlik Güçleri!
15.9.2015
YALNIZLIKTAN SIRADANLIĞA KAÇIŞ: Selfie’ciler suretlerine doyamıyorlar
1.9.2015
“Şöhret kadının mezar taşıdır’”
5.8.2015
Çok alametler belirdi: Can çekişen ana akım medyanın bitmek bilmeyen işgali
2.8.2015
Başkanın bütün ‘düşmanları’!
28.7.2015
Meğer Amerika'nın babası tecavüzcüymüş! Karısı da, inkâr şampiyonu!
26.7.2015
Eyyyyy T.C.!! Ya benimsin, ya kara toprağın; ona göre!
21.7.2015
Ada atlarına merhamet eden yok mu?
15.7.2015
Sahiden yok mu aramızdaki ajanları merak eden yahu?
8.7.2015
Yaşasın! Ne biçim 1 koca buldum! Amanin! Ben ne halt ettim!
19.10.2014
Tercihi anlama/ algılama bozukluğu ve Twitter’da Sürek Avı/ Linç Kültürü
16.10.2014
Cem Garipoğlu’nun Türklük Halleri ve akıl sağlığıyla bu dünyaya yerleşememe sınavı
10.08.2014
Erdoğan'ın 'güler' yüzlü propaganda bakanı: Acun Ilıcalı
02.02.2012
Üç kare
29.01.2012
Umudunu kaybetmek davası
26.01.2012
Bir jet pilotu olarak Karolin Fişekçi’nin şöhret sergüzeşti
22.01.2012
Yalan Babalar/ Yalandan Dünyalar
21.01.2012
Çirkin ve Kalabalık Ülkem! Bi tek Atan mı güzel?
15.01.2012
Her Türk Asker-iye Yalakası Doğar– Orası Kesin!
12.01.2012
Ordu hükümet el ele; Lan Taraf sana ne?
08.01.2012
Ergenekonkafaların sahte-Barbie dilinden ırak; su gibi hakikî Kadın Dili
06.01.2012
İçgüdüsel dıngıllık tercihen pislik
05.01.2012
Yok artık Sayın Başbakan!!
29.12.2011
Kralın Tuvaleti
25.12.2011
Ne vereyim hediye: senin gibi kediye?
18.12.2011
Memleketin Erol Köse sorunsalı kartopulanıyor
15.12.2011
NATO hepimize lazım yasası
11.12.2011
Strapless tuvaletler, müstakil evler, iğfal edilen kızlar
08.12.2011
‘Hadi gel mailleşelim senle; bi daha mailleşelim biz senle’
04.12.2011
Muayyen (basınemekçileri) vijdan günüm
01.12.2011
Profesyonel askerlik çamaşır makinesine!!
27.11.2011
Kutlu Olsun: CHP Eşşbaşkan adayımı saçıklıyorum!
24.11.2011
CHP’yi dizayn etmek (de) başşa düştü!
20.11.2011
3 KADIN TÜRKİYE ya da bana eğitmenini söyle sana kim olmadığını söyleyeyim
17.11.2011
Vicdanî Reddin Olduğu Topraklarda Yaşama Hakkı
13.11.2011
Türk Kapitalisti’nin Kemalizme (ve kisvesi altında Askeriye’ye) Kara Zevdası
10.11.2011
Bebek kutuları, evlat edinme, çocuk canavarları
06.11.2011
Barışa Cesaretin Adı: Şivan Perwer
03.11.2011
Üç
28.10.2011
Türkler’de Türker Güzellemeleri ya da bir gafletin yapıbozumu adına!
06.09.2011
Bu mektubu yazarken ben saadetler diliyorum
16.08.2011
Müjde! Vijdan Kuaförleri sizin sitenizde de salon açabilir
24.06.2011
Bir Utanmazlığın Anatomisi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive