Nuray MERT

Cumhuriyet



Bookmark and Share

Yeniden Kürtleri konuşmak zamanı...


24.4.2019 - Bu Yazı 508 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Artık Kürtlerin adını ağıza almak çok zor, çok tehlikeli bir iş oldu, oylarını alanlar bile adlarını zoraki telaffuz ediyor. Tabii ki “Kürtler” diye aynı düşünce ve siyasal eğilimde olan tek bir kitle yok. Ama “Kürtler”, “Kürtvatandaşlarımızla derdimiz yok, onlar bizim kardeşimiz’ deyip kestirilip atılacak bir mevzu değil. Bu ülkede yaşayan Kürtlerin çoğu hangi siyasi görüşte olursa olsun, artık adlarıyla sanlarıyla anılmak istiyor. “İyi Kürtler” sınıfına girmek için yokmuş gibi sayılmaya razı olmak bu çağda olacak şey değil. Diğer taraftan, kim ne derse desin “Kötü Kürtler”in de siyasal bir ağırlığı, toplumsal bir derinliği var. Tüm bunların hepsine “Kürt meselesi” diyoruz ve hala işin içinden çıkmış değiliz. “Barış süreci” denilen umut kapısı kapandı. Sonrası malum, sonrası “dehşetengiz” bir sessizlik; “iktidar ittifakı”nın izlediği siyaset bu ama böylesi derde derman değil.

Daha kötüsü, muhalefet siyasetinin Kürtlerden bucak bucak kaçması,  muhalefetlerini sessizlerin sesi olmak değil, sessizliğin şansı üzerine kurması. Yok, haksızlık etmeyelim, bu ortam iktidar ittifakının ‘Kürtlere yakın duranı yakarım’ siyaseti üzerinden oluştu. Diğer taraftan, Kürtler adına siyaset yapanların, demokratik siyaset üretme konusundaki zaafları da bu değirmene az su taşımadı değil. Ama herkesin suçu bir diğerine atmasının kimseye faydası yok, bu ülkede Kürtler var, Kürt meselesi var ve her şeye rağmen bunu konuşmaktan imtina etmeyen bir muhalefet zeminine gerek var. Ancak bu zemini kurmanın yolu, HDP dışındaki muhalefetin katı milliyetçilik sultası ile baş edebilmesi. Bu ülkede milliyetçilik ve onun ikiz kardeşi ulusalcılık; kim Kürtlerin hak ve özgürlüklerine dair adım atarsa onu yıpratmak için sarıldıkları kolay siyaset aracı. Muhalefetin barış süreci esnasında, çorbaya tuz atmaktan kaçınmasının nedeni de bu, iktidar partisi ile ittifak etmeden önce MHP ile sıkı fıkı olmasının da izahı bu.

Tam da bu nedenle, iktidar ittifakının siyaset çizgisi değişince, muhalefettekiler “Neden barış sürecini devam ettirmiyorsunuz?” demediler, “Terörle mücadelede yanınızdayız” deyip milliyetçilikte yarış etmeye giriştiler. Milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması için oy verdiler, sonuç Kürt siyasetçilerin hapsi boylaması oldu, yine gık diyemediler. Bu arada CHP’li Muharrem İnce’nin hakkını yemeyelim, hem dokunulmazlıkların kaldırılmasına karşı oy kullandı, hem Başkanlık seçiminde aday olunca, onca baskıya rağmen Selahattin Demirtaş’ı cezaevinde ziyarete gitti, yine de kimseye yaranamadı, CHP’nin solcusu, sağcısı kendi adayının aleyhine çalıştı, Kürt siyaseti o jestin hakkını vermedi, o da ayrı mevzu.  

Konuyu dağıtmayalım, mesele iktidar ittifakı dururken, CHP veya daha geniş bir muhalefet çevresine parmak sarmak değil, mesele Türkiye siyasetinde milliyetçilik/ulusalcılık sultasının ne kadar vahim ve önemli sonuçları olduğunu hatırlatmak. Bu sulta cesaretle sorgulanmadığı sürece sadece Kürt meselesinin çözümü değil, Türkiye’nin demokratikleşme imkanı da ufukta görünmeyecek. Unutmayalım, otoriter siyasetlerin vazgeçilmez dayanağı “dış düşman” ve “iç düşman” tehdit ve korkusudur. Aslında, otoriter siyasetlerin denklemi basittir; çoğunlukla dış düşman(lar) ile iç düşman(lar) işbirliği içinde görülür, hangi sorundan, hangi haktan, hangi özgürlükten bahsetseniz, “düşmanlar”ın ekmeğine yağ sürmekle itham edilip, yaftalanırsınız; sonuçta ya sesinizi kesersiniz, ya da başınıza bin bir bela gelir. Çıkış yolu, her şeyden önce cesaretle ve yüksek sesle “kimse beni ülkeme düşman ilan edemez” diyebilmek. Terörle, şiddetle işi olmayan “teröristlerle işbirliği” ithamından neden korkar? Hemen söyleyeyim, bu ülkede olmayan suçtan itham edilmek işten bile olmadığı için. Ama bu bir kısır döngü, bu kısır döngü değirmenini çeviren, suçlanmamak için konuşmamak. Tabii tek sorun bu değil, bir diğer sorun konuşacak meseleniz olması veya olmaması.

Halihazırda, muhalefet çevresi dediğimiz kesimde İYİ Parti’nin, Türkiye’nin geleceği konusunda iktidar ittifakı ile milliyetçilik yarıştırmanın dışında sözü yok. Diğer uçta Kürtlerin hak ve özgürlüklerine sahip çıkma iddiasında olanlar, Kürt siyasi çevresinin tabularının sınırları içinde konuşmaya azami dikkat ediyorlar. Evet, bunca baskı altında Kürt çevresini baş eleştiri konusu yapmak yakışık almaz, siyasi etiğe uymaz, ama tümüyle sorgulama dışında bırakmanın o çevreyi, ezberlerini tekrarlayıp içine kapamaktan başka sonuç vermiyor. CHP ise, tabii iki tek görüşün mutlak hakim olduğu bir muhalefet partisi değil, ama sorunu sadece iktidar bloku karşısında zora girmekten kaçınmak değil. CHP’nin hala Kürt meselesi konusunda, hatta Türkiye’nin geleceği konusunda nasıl bir tasavvura sahip olduğu belli değil. Ekonomik sorunları seslendirmek, daha önemlisi hukuk devletinin altını çizmek, kuşkusuz önemsiz değil, ama bu ülkenin, diğer pek çok sorununun temelini de oluşturan ana meselesi demokratikleşmek. CHP kendisine rağmen Türkiye siyasetinin önemli bir zemini ve bu ağırlıkta bir gelecek tasavvuru sunmak zorunda. Tabii geleceğimizi kurmak sadece o parti, bu çevre değil, bu ülkede yaşayan her birimizin cesaretine ve çabasına bağlı. 
 

https://www.independentturkish.com/node/23621/t%C3%BCrkiyeden-sesler/yeniden-k%C3%BCrtleri-konu%C5%9Fmak-zaman%C4%B1

Facebook Yorumları

reklam
28.05.2019
Demokrasimizin sahte kahramanları
22.05.2019
Olmadı, İslamcı tarih tezi tutmadı
12.05.2019
AK Parti'nin kötü sonu
1.05.2019
"Türkiye İttifakı" nedir, ne değildir?
24.4.2019
Yeniden Kürtleri konuşmak zamanı...
8.8.2017
‘Yeni devlet’
5.8.2017
Müftü nikâhı ve İslami rejim
1.8.2017
‘Hans’ın ne dediği’
29.7.2017
‘Evrim teorisi’
25.7.2017
Yeni Türkiye’nin tarih yazımı
18.7.2017
15 Temmuz’un anlamı
15.7.2017
15 Temmuz
10.7.2017
Parayla saadet olmaz
8.7.2017
‘Adalet Yürüyüşü’ ve 15 Temmuz
4.7.2017
Rıdvan Bey, Katar ve diğerleri
30.6.2017
Katar krizi
26.6.2017
Yine hüzünlü bir bayram
24.6.2017
Adalet istiyoruz!
20.6.2017
Nerden başlasak nasıl anlatsak
10.6.2017
Katar’ın başına gelenler
6.6.2017
ABD, Türkiye ve Kürtler
3.6.2017
Toplum yorgunluğu
29.5.2017
Trump’ın yeni Ortadoğu siyaseti
26.5.2017
İki veda
22.5.2017
‘Devrime hazır olun’
20.5.2017
Kötü yönetim ve dış siyaseti
16.5.2017
‘Türbe, tarih, siyaset’
12.5.2017
Fransız seçimleri ve demokrasi krizi
9.5.2017
İslamcılık, çirkin itiraf
6.5.2017
Yeni siyasi arayışlar
2.5.2017
Hindistan ziyareti ve İslamcılar
28.4.2017
Referandum sonrası Kürt meselesi
25.4.2017
Nafile analizler
17.4.2017
Her şeye rağmen
14.4.2017
Son itiraz hakkımız, son kararımız Kesinlikle HAYIR!
10.4.2017
İslamcıların Suriye ile İmtihanı
4.4.2017
Fırat Kalkanı; ‘zafer’ mi ‘hezimet’ mi?
1.4.2017
‘Vicdan ve adalet nöbeti’
28.3.2017
En büyük tehlike
24.3.2017
Dünya ve Türkiye; vahim vaziyet
21.3.2017
En güzel evler, en iyi arabalar en kötü siyaset
17.3.2017
18 yaşında seçilme hakkı
14.3.2017
‘Hollanda krizi’nin ötesinde
10.3.2017
‘Erdoğan ve liderlik’
7.3.2017
‘Milli Kültür Şûrası’
4.3.2017
Referandum, Barzani, ‘kılıç artıkları’
28.2.2017
Mesele tek adam değil, çoğunluk sultası
25.2.2017
Kürtler ve referandum
20.2.2017
‘Şer bildikleriniz’
18.2.2017
Yeni uğursuz ittifak
14.2.2017
Sorun ‘Hayır’ değil, ‘Evet’ diyenler
11.2.2017
Kasabın bıçağı
7.2.2017
Neden başkanlık?
4.2.2017
Saltanat, hilafet, Cumhuriyet
31.1.2017
Amerika’nın ‘aydınlık yüzü’
28.1.2017
Güçlü Türkiye için HAYIR!
23.1.2017
Referandum ve ‘AK Devrim’
21.1.2017
Çoğunluğun tahakküm hevesi
17.1.2017
Tam zamanı, eski defterleri açalım
14.1.2017
Çitaların hayatı, nereye kadar?
10.1.2017
Irak ziyareti ve Kürt meselesi
7.1.2017
Kültür meselesi
3.1.2017
Kınıyoruz, hep kınıyoruz, nokta, nokta, nokta
31.12.2016
Acı, hüzün, selam, kelam
27.12.2016
Karartma günleri
24.12.2016
Türk-Rus imparatorlukları mefkûresi
20.12.2016
Sadece acılarımız ortak
16.12.2016
İbret
12.12.2016
Teröre teslim olmayalım
9.12.2016
Halep ve ruble ile ticaret
6.12.2016
Ekonomik kriz ve ideolojik yükleme
3.12.2016
Karanlık kapı
29.11.2016
AB ile kavga büyüyor
26.11.2016
Nasıl bir ülke burası?
22.11.2016
Yine iş cinayeti: Mazlumlar ve caniler
19.11.2016
Niye ‘Batı çöküyor’ diye seviniyorsunuz?
15.11.2016
Derdimiz bir değil
12.11.2016
‘Limuzin liberalleri’nin sonu
8.11.2016
Bu yol, yol değil!
5.11.2016
Korkmayın zalimlerden
1.11.2016
Cumhuriyetin sonunda ölüm dansı
29.10.2016
Cumhuriyet fazilettir
25.10.2016
Külahımıza anlatın bunları
22.10.2016
‘Yetmez ama hayır!..’
18.10.2016
Nasıl bir ülke burası?
15.10.2016
Başkanlık sistemini tartışmayalım
11.10.2016
Olmaz böyle şey!
8.10.2016
Lozan, Musul, Başika, Barzani...
4.10.2016
Mesele Lozan değil
1.10.2016
Erdoğan’a hayranlık, Doğan Medya’ya yakınlık
27.9.2016
Abdülhamid Han ve Erdoğan
24.9.2016
Neden kalksın OHAL?
20.9.2016
90X45 kilometrede ‘fetih hayali’nin sonu
17.9.2016
Daha fazla demokrasi zarureti
13.9.2016
Makulde buluşamadık
10.9.2016
Kürt düşmanları hemen sevinmesin!
6.9.2016
Yine sevimsiz gerçekler
3.9.2016
Dikkat, son şansı da kaçırıyoruz!
30.8.2016
Yeni Türkiye’nin popülizm ve kültür meselesi
27.8.2016
Fetih değil, stratejik operasyon
23.8.2016
Dürüst olalım; Türkiye kötü yönetiliyor
20.8.2016
Geleceğe dair kaygılar
13.8.2016
Rusya ve dış politikada değişim
9.8.2016
15 Temmuz ve yeni Türkiye inşası
6.8.2016
Çıkış yolu ve ‘zehirli atmosfer’
2.8.2016
Vefa İstanbul’da bir semtmiş!
30.7.2016
İki tehlike: Erdoğan’sız Türkiye saplantısı ve cadı avı
26.7.2016
Demokrasi nöbeti
23.7.2016
Aklımızı başımıza alalım
18.7.2016
‘Lanetli gece’nin ardından
15.7.2016
Koşarak girilen çıkmaz sokaklar
12.7.2016
‘Barışmak’ isteyenler, istemeyenler
9.7.2016
Çirkin insanların kirli hesapları
4.7.2016
Dış politikada değişim, Türkiye’nin ateşle imtihanı
2.7.2016
Hepiniz oradaydınız şimdi onlar burada!
28.6.2016
Brexit ve Türkiye, ‘Oh olsun gâvurlara!’
25.6.2016
En büyük zayiat
21.6.2016
Yaraya tuz basmak; Sünniler, Kürtler, Aleviler
18.6.2016
Türkiye’nin üzerinden geçen silindir
11.6.2016
‘İlk insanla başlayan’ ne?
7.6.2016
‘Büyük felaket’ mi, ‘büyük iftira’ mı?
3.6.2016
‘Eti çiğneyen dişler…’
31.5.2016
‘Çöl Kraliçesi’
27.5.2016
Sözleşmeli erler kayıtsız silahlar
24.5.2016
Türkiye’nin hazin hikâyesi
21.5.2016
19 Mayıs, Eski Türkiye’den Yeni Türkiye’ye
17.5.2016
‘Davutoğlu sonrası’ Türkiye
14.5.2016
Siyasi kriz de var ‘insani kriz’ de!
10.5.2016
‘Davutoğlu’nun suçu ne?’
7.5.2016
Saray darbesi
3.5.2016
Mahzun 1 Mayıs’ın ardından
30.4.2016
Laikliği tartışalım
26.4.2016
Ergenekon Efsanesi’nin hazin sonu
23.4.2016
‘İslam dünyası’nın gururu Suudi Arabistan
18.4.2016
Yıkımın neresindeyiz?
16.4.2016
‘İslam dünyasının düşmanları’
12.4.2016
Mesele çocuk değil, iktidar
9.4.2016
Totaliter rejime giden yolda sizinle neyi tartışalım?
5.4.2016
Berbat iktidar, berbat muhalefet
1.4.2016
Zulmün dini, dili, milleti yoktur!
29.3.2016
‘Ortadoğu ve terör’
26.3.2016
Bir’e Sekiz, Bir’e On...
22.3.2016
Teslim olmayalım
19.3.2016
Ya bizdensiniz, ya sizi bizden yapmayı biliriz
15.3.2016
Toplu intihar
12.3.2016
Asıl mesele İslami rejim, onu tartışalım
8.3.2016
Yeni Osmanlılar Afrika’da
5.3.2016
‘Mutabakat’tan savaşa, ‘çözüm’den yıkıma
1.3.2016
‘Toparlanın gitmiyoruz’
27.2.2016
Şiddet nereye kadar?
23.2.2016
Diren Cerattepe!
20.2.2016
Suriye savaşı Ankara’da!
16.2.2016
Savaşa mı giriyoruz?
13.2.2016
Sykes-Picot efsanesi
8.2.2016
Nerden baksanız tutarsızlık…
5.2.2016
Ortadoğu üzerine ahkâm kesmenin dayanılmaz hafifliği
2.2.2016
İsyan mı, demokratik mücadele mi?
26.1.2016
Biden’ın ziyareti ve esas mesele
23.1.2016
Aklınız varsa kafanıza sokun!
19.1.2016
ABD-İran anlaşması - ilahi adalet!
16.1.2016
Linç kampanyasına nefer yazılanlar asıl siz kendinizden utanın!
12.1.2016
İran-Suudi gerginliğinin perde arkası
9.1.2016
İktidarın en büyük düşmanı!
5.1.2016
Hitler meselesi
2.1.2016
Yazık oldu ülkemize!
28.12.2015
Rehber Necip Fazıl’sa, akıbet meçhul!
22.12.2015
Kürtlere borcumuz: Müzakere ve barış
19.12.2015
Kürtlere borcumuz, kendimize saygımız
15.12.2015
Kürtler, Kürtlere borcumuz
12.12.2015
‘Lozan’a hayır diyenler’
9.12.2015
Dış politikayı tartışma hakkımız
5.12.2015
Dibi boylayan ülkemiz
1.12.2015
Susturamayacaklar!
27.11.2015
Mesele Rus uçağı değil, Suriye siyaseti
25.11.2015
En önemli sorunumuz: Yeni rejim inşası
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive