Nuray MERT

Cumhuriyet



Bookmark and Share

15 Temmuz’un anlamı


18.7.2017 - Bu Yazı 652 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Keşke, 15 Temmuz’un yıldönümü

Türkiye’nin daha barışık, daha özgürlükçü ve uzlaşmacı olduğu bir zeminde anılabilseydi. Demokrasiye karşı en büyük tehdit olan darbecilik, komploculuk en başında olduğu gibi ortak ses ile lanetlenebilseydi. Böyle bir belanın savuşturulması yeni bir demokrasi eşiği olabilseydi.

Öyle olmadı, Türkiye’de siyasal gerilim azalmak bir yana arttı, demokratik özgürlükler, ‘ülkenin güvenliği’, ‘düşmanların çokluğu’ gerekçeleri ile tamamen rafa kalktı. Ama en önemlisi, Türkiye’de artık değil muhalefet etme, siyasal tartışma yapmanın sonunun geldiği net bir şekilde anlaşıldı. Ben, bu gerçeğin muhalif çevrelerde halen iyi anlaşılmadığı kanaatindeyim. ‘Herkes bu gerçeği anlayıp, sesini kessin’ manasında söylemiyorum, ama artık söz konusu olanın doğrudan suç isnadı ve buna dayalı uygulamalar olacağı kesinleşti, bunu hakkıyla kavramak lazım, diyorum. En başta, Cumhurbaşkanı’nın söylediklerinden benim anladığım bu.

Çeşitli vesileler ile daha önce de yazdım, söyledim, artık söz konusu olan son referandum ile teyit edilen bir rejim değişikliği, 15 Temmuz darbe teşebbüsü ve ardından yaşananlar, Yeni Türkiye’nin ‘kurucu mit’ini oluşturuyor. Biz hâlâ, ‘15 Temmuz’da demokrasiyi hedef alanlara hepimiz karşıyız, zaten darbeye birlikte karşı çıktık’ demeye devam edebiliriz, ama artık olay bundan ibaret değil. Tam da bu nedenle, partili cumhurbaşkanı modelinde bile yaşatılmaya çalışılan, Cumhurbaşkanı’nın Türkiye’de yaşayan herkesi kucaklaması, dikkate alması gibi bir beklenti anlamını yitirdi. Zira, Cumhurbaşkanı, 15 Temmuz için bir çerçeve çizdi ve bu çerçeve dışına taşan herkesi doğrudan veya dolaylı olarak darbeci olarak algılayacağını açıkça ifade etti. Darbecilik bir suç olduğuna göre, bu şekilde tanımlananların sadece farklı fikir mensubu değil, ‘suçlu’ muamelesi göreceği kesin. Aksi halde, Cumhurbaşkanı’nın, ana muhalefet partisi genel başkanını doğrudan darbeye hizmet etmekle itham etmekte tereddüt etmesi gerekirdi, zira bu son derece sıra dışı bir durum.

Zaten Cumhurbaşkanı da, partisi de, destekçileri de bu noktanın altını çiziyor, yeni bir ‘tarihi başlangıç’tan söz ediyor. Yani tüm rejim değişimlerinde olduğu gibi, millet, devlet, vatan, tarih, dost, düşman, her şey yeniden tanımlanmak durumunda. Bu koşullar altında yeni resmi ideolojinin ‘kurucu miti’ni kurcalamak, yeni rejimin kurucuları tarafından kabul edilebilir bir şey değil. Artık bu ülkenin mensubu olmak, milletin, toplumun bir parçası olmak için yeterli değil, kurucu ideolojiyi sorgusuz sualsiz kabul etmek gerekiyor. Zira ülkenin halen büyük bir saldırı altında olduğu ve her farklı sesin, bu saldırının değirmenine su taşıyacak bir çaba olduğu, dolayısı ile suç sayılacağı ilan ediliyor. Yani durum çok ciddi, artık fikir ayrılığı gibi bir kategori yok, ‘milletten ve onun kurtarıcı liderinden’ yana olmak veya ‘milletin düşmanı’ olmak gibi iki kategori var. Söylediğiniz her şey hakkınızda delil olarak kullanılabilir, bu durumda artık siyasal tartışma imkânı yoktur, yok sayılacaktır. Bu durumda, yapabileceğimiz tek şey durum tespiti ve tanıklık yapmak, ben de bunu yapmaya çalışıyorum

Cumhurbaşkanı’nın idam meselesini tekrar gündeme getirmesi, yeni rejimin kurucu sürecinin ne denli sert olacağının işaretlerinden biri. Bir diğeri, ana muhalefet partisi genel başkanını ‘sokağa çıkamaz hale gelmek’ şeklindeki ‘uyarması’. Bir ülkede kalabalıkların başka kalabalıklar ile karşı karşıya getirilme eşiğine gelmesi, çok ama çok vahim, çok kaygı verici bir gelişme. Maalesef geldiğimiz nokta burası, belli ki, Cumhurbaşkanı öncülüğünde kurulması söz konusu olan Yeni Türkiye’ye geçiş süreci, pek çoklarımızın sandığından daha sert olacak ve öyle olursa bu ülkeye çok acı çektirecek.

Facebook Yorumları

reklam
28.05.2019
Demokrasimizin sahte kahramanları
22.05.2019
Olmadı, İslamcı tarih tezi tutmadı
12.05.2019
AK Parti'nin kötü sonu
1.05.2019
"Türkiye İttifakı" nedir, ne değildir?
24.4.2019
Yeniden Kürtleri konuşmak zamanı...
8.8.2017
‘Yeni devlet’
5.8.2017
Müftü nikâhı ve İslami rejim
1.8.2017
‘Hans’ın ne dediği’
29.7.2017
‘Evrim teorisi’
25.7.2017
Yeni Türkiye’nin tarih yazımı
18.7.2017
15 Temmuz’un anlamı
15.7.2017
15 Temmuz
10.7.2017
Parayla saadet olmaz
8.7.2017
‘Adalet Yürüyüşü’ ve 15 Temmuz
4.7.2017
Rıdvan Bey, Katar ve diğerleri
30.6.2017
Katar krizi
26.6.2017
Yine hüzünlü bir bayram
24.6.2017
Adalet istiyoruz!
20.6.2017
Nerden başlasak nasıl anlatsak
10.6.2017
Katar’ın başına gelenler
6.6.2017
ABD, Türkiye ve Kürtler
3.6.2017
Toplum yorgunluğu
29.5.2017
Trump’ın yeni Ortadoğu siyaseti
26.5.2017
İki veda
22.5.2017
‘Devrime hazır olun’
20.5.2017
Kötü yönetim ve dış siyaseti
16.5.2017
‘Türbe, tarih, siyaset’
12.5.2017
Fransız seçimleri ve demokrasi krizi
9.5.2017
İslamcılık, çirkin itiraf
6.5.2017
Yeni siyasi arayışlar
2.5.2017
Hindistan ziyareti ve İslamcılar
28.4.2017
Referandum sonrası Kürt meselesi
25.4.2017
Nafile analizler
17.4.2017
Her şeye rağmen
14.4.2017
Son itiraz hakkımız, son kararımız Kesinlikle HAYIR!
10.4.2017
İslamcıların Suriye ile İmtihanı
4.4.2017
Fırat Kalkanı; ‘zafer’ mi ‘hezimet’ mi?
1.4.2017
‘Vicdan ve adalet nöbeti’
28.3.2017
En büyük tehlike
24.3.2017
Dünya ve Türkiye; vahim vaziyet
21.3.2017
En güzel evler, en iyi arabalar en kötü siyaset
17.3.2017
18 yaşında seçilme hakkı
14.3.2017
‘Hollanda krizi’nin ötesinde
10.3.2017
‘Erdoğan ve liderlik’
7.3.2017
‘Milli Kültür Şûrası’
4.3.2017
Referandum, Barzani, ‘kılıç artıkları’
28.2.2017
Mesele tek adam değil, çoğunluk sultası
25.2.2017
Kürtler ve referandum
20.2.2017
‘Şer bildikleriniz’
18.2.2017
Yeni uğursuz ittifak
14.2.2017
Sorun ‘Hayır’ değil, ‘Evet’ diyenler
11.2.2017
Kasabın bıçağı
7.2.2017
Neden başkanlık?
4.2.2017
Saltanat, hilafet, Cumhuriyet
31.1.2017
Amerika’nın ‘aydınlık yüzü’
28.1.2017
Güçlü Türkiye için HAYIR!
23.1.2017
Referandum ve ‘AK Devrim’
21.1.2017
Çoğunluğun tahakküm hevesi
17.1.2017
Tam zamanı, eski defterleri açalım
14.1.2017
Çitaların hayatı, nereye kadar?
10.1.2017
Irak ziyareti ve Kürt meselesi
7.1.2017
Kültür meselesi
3.1.2017
Kınıyoruz, hep kınıyoruz, nokta, nokta, nokta
31.12.2016
Acı, hüzün, selam, kelam
27.12.2016
Karartma günleri
24.12.2016
Türk-Rus imparatorlukları mefkûresi
20.12.2016
Sadece acılarımız ortak
16.12.2016
İbret
12.12.2016
Teröre teslim olmayalım
9.12.2016
Halep ve ruble ile ticaret
6.12.2016
Ekonomik kriz ve ideolojik yükleme
3.12.2016
Karanlık kapı
29.11.2016
AB ile kavga büyüyor
26.11.2016
Nasıl bir ülke burası?
22.11.2016
Yine iş cinayeti: Mazlumlar ve caniler
19.11.2016
Niye ‘Batı çöküyor’ diye seviniyorsunuz?
15.11.2016
Derdimiz bir değil
12.11.2016
‘Limuzin liberalleri’nin sonu
8.11.2016
Bu yol, yol değil!
5.11.2016
Korkmayın zalimlerden
1.11.2016
Cumhuriyetin sonunda ölüm dansı
29.10.2016
Cumhuriyet fazilettir
25.10.2016
Külahımıza anlatın bunları
22.10.2016
‘Yetmez ama hayır!..’
18.10.2016
Nasıl bir ülke burası?
15.10.2016
Başkanlık sistemini tartışmayalım
11.10.2016
Olmaz böyle şey!
8.10.2016
Lozan, Musul, Başika, Barzani...
4.10.2016
Mesele Lozan değil
1.10.2016
Erdoğan’a hayranlık, Doğan Medya’ya yakınlık
27.9.2016
Abdülhamid Han ve Erdoğan
24.9.2016
Neden kalksın OHAL?
20.9.2016
90X45 kilometrede ‘fetih hayali’nin sonu
17.9.2016
Daha fazla demokrasi zarureti
13.9.2016
Makulde buluşamadık
10.9.2016
Kürt düşmanları hemen sevinmesin!
6.9.2016
Yine sevimsiz gerçekler
3.9.2016
Dikkat, son şansı da kaçırıyoruz!
30.8.2016
Yeni Türkiye’nin popülizm ve kültür meselesi
27.8.2016
Fetih değil, stratejik operasyon
23.8.2016
Dürüst olalım; Türkiye kötü yönetiliyor
20.8.2016
Geleceğe dair kaygılar
13.8.2016
Rusya ve dış politikada değişim
9.8.2016
15 Temmuz ve yeni Türkiye inşası
6.8.2016
Çıkış yolu ve ‘zehirli atmosfer’
2.8.2016
Vefa İstanbul’da bir semtmiş!
30.7.2016
İki tehlike: Erdoğan’sız Türkiye saplantısı ve cadı avı
26.7.2016
Demokrasi nöbeti
23.7.2016
Aklımızı başımıza alalım
18.7.2016
‘Lanetli gece’nin ardından
15.7.2016
Koşarak girilen çıkmaz sokaklar
12.7.2016
‘Barışmak’ isteyenler, istemeyenler
9.7.2016
Çirkin insanların kirli hesapları
4.7.2016
Dış politikada değişim, Türkiye’nin ateşle imtihanı
2.7.2016
Hepiniz oradaydınız şimdi onlar burada!
28.6.2016
Brexit ve Türkiye, ‘Oh olsun gâvurlara!’
25.6.2016
En büyük zayiat
21.6.2016
Yaraya tuz basmak; Sünniler, Kürtler, Aleviler
18.6.2016
Türkiye’nin üzerinden geçen silindir
11.6.2016
‘İlk insanla başlayan’ ne?
7.6.2016
‘Büyük felaket’ mi, ‘büyük iftira’ mı?
3.6.2016
‘Eti çiğneyen dişler…’
31.5.2016
‘Çöl Kraliçesi’
27.5.2016
Sözleşmeli erler kayıtsız silahlar
24.5.2016
Türkiye’nin hazin hikâyesi
21.5.2016
19 Mayıs, Eski Türkiye’den Yeni Türkiye’ye
17.5.2016
‘Davutoğlu sonrası’ Türkiye
14.5.2016
Siyasi kriz de var ‘insani kriz’ de!
10.5.2016
‘Davutoğlu’nun suçu ne?’
7.5.2016
Saray darbesi
3.5.2016
Mahzun 1 Mayıs’ın ardından
30.4.2016
Laikliği tartışalım
26.4.2016
Ergenekon Efsanesi’nin hazin sonu
23.4.2016
‘İslam dünyası’nın gururu Suudi Arabistan
18.4.2016
Yıkımın neresindeyiz?
16.4.2016
‘İslam dünyasının düşmanları’
12.4.2016
Mesele çocuk değil, iktidar
9.4.2016
Totaliter rejime giden yolda sizinle neyi tartışalım?
5.4.2016
Berbat iktidar, berbat muhalefet
1.4.2016
Zulmün dini, dili, milleti yoktur!
29.3.2016
‘Ortadoğu ve terör’
26.3.2016
Bir’e Sekiz, Bir’e On...
22.3.2016
Teslim olmayalım
19.3.2016
Ya bizdensiniz, ya sizi bizden yapmayı biliriz
15.3.2016
Toplu intihar
12.3.2016
Asıl mesele İslami rejim, onu tartışalım
8.3.2016
Yeni Osmanlılar Afrika’da
5.3.2016
‘Mutabakat’tan savaşa, ‘çözüm’den yıkıma
1.3.2016
‘Toparlanın gitmiyoruz’
27.2.2016
Şiddet nereye kadar?
23.2.2016
Diren Cerattepe!
20.2.2016
Suriye savaşı Ankara’da!
16.2.2016
Savaşa mı giriyoruz?
13.2.2016
Sykes-Picot efsanesi
8.2.2016
Nerden baksanız tutarsızlık…
5.2.2016
Ortadoğu üzerine ahkâm kesmenin dayanılmaz hafifliği
2.2.2016
İsyan mı, demokratik mücadele mi?
26.1.2016
Biden’ın ziyareti ve esas mesele
23.1.2016
Aklınız varsa kafanıza sokun!
19.1.2016
ABD-İran anlaşması - ilahi adalet!
16.1.2016
Linç kampanyasına nefer yazılanlar asıl siz kendinizden utanın!
12.1.2016
İran-Suudi gerginliğinin perde arkası
9.1.2016
İktidarın en büyük düşmanı!
5.1.2016
Hitler meselesi
2.1.2016
Yazık oldu ülkemize!
28.12.2015
Rehber Necip Fazıl’sa, akıbet meçhul!
22.12.2015
Kürtlere borcumuz: Müzakere ve barış
19.12.2015
Kürtlere borcumuz, kendimize saygımız
15.12.2015
Kürtler, Kürtlere borcumuz
12.12.2015
‘Lozan’a hayır diyenler’
9.12.2015
Dış politikayı tartışma hakkımız
5.12.2015
Dibi boylayan ülkemiz
1.12.2015
Susturamayacaklar!
27.11.2015
Mesele Rus uçağı değil, Suriye siyaseti
25.11.2015
En önemli sorunumuz: Yeni rejim inşası
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive