Mustafa PAÇAL

mustafapacal@hotmail.com



Bookmark and Share

Tek kişilik devlet…


3.3.2016 - Bu Yazı 771 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İnanılır gibi değil…

Böylesi bir hukuksuzluk ve de hukuk tanımazlık Birinci Meşrutiyet’ten beri hiçbir dönem görülmemişti.

Hukuk adına her şeyin zangır zangır yıkıldığı bir karanlık dönemden geçiyoruz.

Adalet Bakanı 1845 kişi hakkında Cumhurbaşkanı’na hakaret yargılanmasına izin verdiklerini açıkladı.

Nasıl olacak da bu karanlık dönemin içinden çıkacağız kaygısı sadece bizim ülkemizi ve halkımızı değil nerdeyse tüm dünyayı ilgilendiren bir global sorun hâline dönüşmüş durumda.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti hukuka dair ne varsa dikişleri atmış bir devlet gibi adeta.

1982 Anayasasının oylandığı o karanlık ve zulüm dönemlerinde sandığa ürkerek ve korkarak giderken ve bu faşizan darbe anayasasına “hayır” oyu verirken hep içimden şunu düşünmüştüm. Gün olur bu acı günler biter ve demokrasi güneşi bizim de topraklarımızı ısıtır, bu karanlık dönemden çıkarız diye umutlanmıştım.

Umutlandığım günler olmadığı değil, çok oldu. Ancak demokrasi adına nafile bir iyimserlikmiş benimkisi, boşa umutlanmışım meğerse.

2002 seçimlerinde umudumu artırmak ve gerçekleştirmek için AKP’ye oy verdim. Pişman değilim. Sonraki tüm seçimlerde de öyle yaptım ta ki 12 Eylül 2010 anayasa referandumuna kadar demokrasi ve hukuk adına umudumu korumak istedim.

Yetmez ama evet dedim.

Sonra AKP’ye olan umutlarım tükendi. Aldatılmış gibi hissettim kendimi.

Oysa ki AKP’yi kuran zihniyetin sahibi olanlar Cumhuriyet tarihi boyunca inançlarından ve düşüncelerinden ötürü hep mağdur olmuşlardı. Hadi biz komünist olduğumuz için ötekisi olmuştuk. Ancak bizim kadar olmasa da İslamcılar da Kemalist devletin öteki gördükleri olmuştu. Din ve vicdan özgürlüğü onlar için de baskı altındaydı.

Ne oldu ve ne değişti şimdi…

Hükümet olmak ve onun siyasi nüfuzunu ve yetkilerini kullanarak dün size yapılanların daha fazlasını size muhalefet olanlara yapıyorsunuz şimdi.

28 Şubat “post-modern” askerî darbesinde bile olmayacak hukuksuzları ve baskıları şimdi kendiniz utanmadan ve sıkılmadan kullanıyorsunuz.

Kürtlerle önce barış görüşmeleri yaparak herkesi umutlandırıyor sonra da müzakere masasına tekme atarak yeniden ölümlere ve teröre canice zemin hazırlıyorsunuz.

Utanma yok mu sizde, Cerattepe’de kadınlara polis copu ve gazıyla saldırıyorsunuz. Sıkılmadan Artvinlilere mahkeme bitene kadar bir şey yapılmayacak dediğiniz hâlde bildiğinizi okumaya devam ediyorsunuz. Artvinlilerin kendi çevresine ve şehrine sahip çıkmasından onur duymak aklınıza gelmiyor mu sizin…

Utanmadınız mı Roboski’de eve ekmek götürmek için bin bir zorlukla dağlarda nafakasını arayan o genç fidanları savaş uçaklarınızla parçalamaya…

Sonra da hak arayan aileleri yargılamak dâhil her türlü zorbalığı yapmaya…

Soma’da 301 işçi canlı olarak ölüme gönderildi bu ülkede; ne yaptınız ve şimdi o toplu cinayetin arkasında kalan gözü yaşlı bağrı yanık kadınlar ve çocukların yoksulluk içinde kıvranmalarından zevk mi alıyorsunuz. Ya da maden işçisini yerde tekmeleyen fedainizle onur mu duyuyorsunuz.

Düşünce ve ifade özgürlüğü ile basın özgürlüğünde dünyaya rezil olmuş bir ülkenin yöneticileri olmaktan hiç mi utanç duymuyorsunuz.

Mehmet Baransu başta olmak üzere otuzdan fazla gazeteci cezaevlerin bulunuyor. Hani siz 12 Eylül darbesiyle hesaplaşacağınızı söylüyordunuz. Bugün cezaevlerindeki gazeteci sayısı 12 Eylül darbesi döneminde bile bu kadar olmadı.

Can Dündar ve Erdem Gül hakkında açılan MİT tırları davası tutuklamaya kadar vardırıldı. Bu kararın bir mahkeme kararından çok nasıl verdirildiği hafızalarımıza kazındı.

Illığı çıllığı ortaya çıkmış bir olayı gazete manşetlerine taşımış olmanın ne vatan hainliği kaldı ve ne de casusluğu tam bir linç atmosferi yarattılar.

Sonra ne oldu. AYM bu tutuklamaya “hak ihlali” var dedi.

Bu kararın özeti; bir haber nedeniyle mahkemeler gazetecileri tutuklarsa bu kararlarıyla “hak ihlali” yaparlar dedi.

Yani bu tür yargılamaları tutuksuz sürdürmeniz gerekir dedi.

Bence bu konuda bir dava açılmış olması bile evrensel hukuk açısında utanç verici bir durumdur.

İsterdim ki AYM de bu yönde karar versin.

Ama olmadı.

Şimdi…

Bir anayasal kurum olan cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan Erdoğan’ın AYM’nin bu kararına önce “sesiz kalırım” demesinin ardından “saygı duymuyorum ve uygulamıyorum” demesi.

Bu, anti-demokratik tabloya sahip bir ülkede beklenmedik bir şey değil diye düşünüyorum.

mustafapacal34@gmail.com

Facebook Yorumları

reklam
27.1.2017
Kabile devletine doğru...
26.9.2016
Altanlar ve adaletsizliğin son otuz saati…
24.6.2016
Deve kuşu…
17.6.2016
Erdoğan’a rağmen demokrasiyi kazanmak…
10.6.2016
Hoş geldin TAKRİR-İ SÜKÛN…
3.6.2016
Biz yokuz “o” var…
26.5.2016
Yeni muhalefet tarzı …
20.5.2016
CHP bu suça ortak olmamalı…
29.4.2016
Hukuksuz devlet, muhalefetsiz meclis ve dindar anayasa…
22.4.2016
Modern dünyadan kopuyoruz
25.3.2016
Reza’nın laneti…
18.3.2016
Bu durumdan nasıl çıkacağız
10.3.2016
‘Uymuyorum, uymuyorsunuz’
3.3.2016
Tek kişilik devlet…
25.2.2016
Bu da sizin 28 Şubat’ınız…
18.2.2016
Kiralık işçilik ve Ali Koç’un kapitalizm eleştirisi…
11.2.2016
Kişisel verilerin korunması yasası Meclis’te…
4.2.2016
Alaturka tipi anayasa arayışı…
29.1.2016
Müzakere siyaseti…
21.1.2016
İnsaf…
14.1.2016
Ekonomi de tosladı…
7.1.2016
Yeniden barış, yeniden çözüm…
31.12.2015
Özyönetim tartışması ve cinnet hâli…
24.12.2015
Dış politikanın sefaleti…
17.12.2015
Az demokrasiyle çok ekonomi olmaz
11.12.2015
Duvara konuşmak…
3.12.2015
Başımıza daha neler gelecek bilen var mı
26.11.2015
Sadece bir uçak düşürülmedi…
19.11.2015
Asgari ücret siyaseti…
12.11.2015
Erdoğan’ın iktidarı ‘istikrar’ için yeterli mi
5.11.2015
…yoksa yönetemezler
29.10.2015
HDP son kararım…
22.10.2015
Ya da ‘Beyaz Toros’…
16.10.2015
Başbakan’ın bildiği bombacılar…
8.10.2015
Devlettir aslında yerlerde sürüklenen…
1.10.2015
Ekonomi cadı kazanı gibi…
25.9.2015
1 Kasım seçimi, bir proje…
17.9.2015
Erdoğan bizi aldığı yere geri getirdi…
10.9.2015
Erdoğan’ın kanlı kumarı…
3.9.2015
90’lı yılların yeni versiyonu…
27.8.2015
Terör ekonomisi…
20.8.2015
Bindik bir alamete…
13.8.2015
Öldürmeyin…
6.8.2015
AYM’den sendikal haklara destek…
30.7.2015
Önce Devlet sonra Bahçeli oldu
23.7.2015
‘Suruç düştü’
16.7.2015
Ders gibi karar…
9.7.2015
Taverna ekonomisi ve SYRİZA
2.7.2015
Yeni hükümetten beklentiler…
25.6.2015
Omurga parti…
18.6.2015
CHP + MHP + HDP hükümeti bekleniyor
11.6.2015
Yeni dönemin siyaseti…
4.6.2015
Bu sefer HDP…
28.5.2015
Direnişten, değişime Renault deneyimi…
21.5.2015
HDP ve Reno işçileri
30.4.2015
HDP Meclis’te olmalı…
23.4.2015
Yüzyıllık acı: Ermeni Soykırımı…
16.4.2015
1 Mayıs siyaseti…
9.4.2015
İş cinayetleri önlenebilecek mi
02.04.2015
Meksika tipi başkan…
26.03.2015
Eğitimde tam çuvalladık
19.03.2015
Umutlar yine başka bahara kaldı…
26.02.2015
Mevsimlik tarım işçileri…
19.02.2015
Bu ne hâl = OHAL !
12.02.2015
HDP’nin kumarı ve manifestom…
05.02.2015
Patrona kıyak, işçiye yasak…
29.01.2015
Sendikal istatistiklerin söyledikleri…
22.01.2015
İşsizlik sorununa bakış…
15.01.2015
Charlie Ebdo dersleri…
09.01.2015
Ekonomi ve reel ücretler…
01.01.2015
2014 kayıp yıl…
25.12.2014
Ekonomik hukuk devleti ve AB…
18.12.2014
‘Düşmanlık iklimi’
11.12.2014
‘Askerî ücret’
04.12.2014
Soma cehennemi...
27.11.2014
Küresel adaletsizlik artıyor
20.11.2014
Güvenli çalışma, güvenli yaşam istiyoruz...
13.11.2014
'Algı ekonomisi'
06.11.2014
Yeni(k) Türkiye...
30.10.2014
İşsizlik/ yoksulluk sarmalı...
23.10.2014
Sıkıyönetim devleti ve ekonomisi...
16.10.2014
Ekonominin gerçek önceliği ne
09.10.2014
AB ‘ileri değil geri gittiniz’ dedi
02.10.2014
Umut kapısı..
25.09.2014
U dönüşü...
18.09.2014
Sendikal ayrımcılık hukuki değil...
11.09.2014
Batsın böyle işçilik...
04.09.2014
Davutoğlu’na inanmak istiyorum..
28.08.2014
'Orta sınıf tuzağı' ve CHP
21.08.2014
Türkiye ekonomisi üçlü risk altında...
14.08.2014
Umutsuzluğu seçtik...
07.08.2014
Ekmel Bey neden desteklenmeli...
31.07.2014
Seçimin ekonomi-politiği...
24.07.2014
Erdoğan seçilemezse neler olabilir
17.07.2014
Cumhurbaşkanı adaylarına soruyorum...
03.07.2014
Taşeron işçilerinin umudu Meclis’te...
26.06.2014
Yeni sendikal alıştırmalar...
19.06.2014
Sendika (2)
13.06.2014
Sendika...
05.06.2014
#taşeronizm
29.05.2014
Sosyal çürüme ve taşeron işçileri
22.05.2014
Ucuz hayatlar ülkesi...
16.05.2014
Soma ölüm çukuru...
08.05.2014
Ekonominin demokrasiyle alışverişi...
10.04.2014
Ekonomide de soğuk savaş yıllarına dönüş...
06.03.2014
Mevsimsel zıtlıklar...
27.02.2014
AB müzakereleri duruyor gibi...
20.02.2014
Kırık ekonomi...
13.02.2014
Sağlam otorite...
06.02.2014
Gıda tüketiminde küresel adalet arayışı...
30.01.2014
Türkiye’nin ekonomik politiği...
16.01.2014
Kamu ihaleleri, yolsuzluk ve şeffaflık...
09.01.2014
Savaş ve seçim ekonomisi...
03.01.2014
Asimetrik devlet...
26.12.2013
Araştırma görevlileri YÖK kıskacında...
19.12.2013
Ev eksenli çalışma...
12.12.2013
Asgari ücret...
05.12.2013
KOBİ’ler ve sosyal inovasyon
28.11.2013
Çocuklar için...
21.11.2013
Özel dershaneler...
14.11.2013
Öğrenci evleri yahut KOBİ’lerin denetimi...
07.11.2013
KOBİ’ler sosyal sorun alanı...
31.10.2013
A-sosyal Türkiye...
24.10.2013
Ortadoğu siyaseti yeniden kuruluyor
17.10.2013
Dünya Gıda Günü ardından...
10.10.2013
Kıdem tazminatı
03.10.2013
Daha fazlası olmalıydı...
26.09.2013
Sosyal diyalog ve Çalışma Meclisi...
19.09.2013
İstihdamda ulusal strateji ne demek
12.09.2013
Değerli yalnızlıktan çıkış yolu...
05.09.2013
Velev ki, Amerikalı işçi de olsanız...
29.08.2013
Başbakan hâlen bir umut olabilir mi
22.08.2013
Düzgün ve yeşil işler yaratmak...
15.08.2013
İşçiler Aşk Gemisi’nde ölünce...
08.08.2013
Demokratik ekonomi yönetimi...
01.08.2013
Yeni olan ‘demokratik ekonomi’
25.07.2013
Ucuz emek ekonomisi
18.07.2013
#direnyenianayasa
11.07.2013
Camp David darbesi mi
04.07.2013
Acı söz...
27.06.2013
Avrupa’ya karşı oryantalist diklenme...
20.06.2013
Demokrasi ve Gezi dersleri...
13.06.2013
Gezinin ekonomi/politiği
05.06.2013
Başlarken
30.05.2013
İşçiler neden greve çık(a)madılar
10.05.2013
Hem barış ve hem de demokrasi birlikte anlamlı...
31.01.2013
Müzakerelerin üçüncü tarafı olmak…
09.01.2013
Artık barış istiyoruz çünkü bedelini ödedik
21.12.2012
Taraf yoluna devam ediyor hala...
10.12.2012
Solun demokrasi ile ilişkisi...
18.11.2012
Neo-liberalizme karşı neo-demokrasi
08.11.2012
Yönetim yöntemlerinde devrimci dönüşüm gerekli
29.09.2012
SENDİKAL HAKLARIN ANKARA KRİTERLERİ OLMAZ…
06.09.2012
Yeni umutlar ve yeni yollar...
01.06.2012
1 MAYIS 2077'de neler olacak!
05.04.2012
TÜRKİYE’NİN STRATEJİK SEÇİMLERİ…
07.02.2012
Devrimcilikten demokratlığa uzun ince bir yol
06.01.2012
Kapitalizme soldan farklı müdahale olamaz mı? (1)
22.11.2011
OLAYLARA ÜÇÜNCÜ GÖZLE BAKMAK…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları