Mustafa PAÇAL

mustafapacal@hotmail.com



Bookmark and Share

Kiralık işçilik ve Ali Koç’un kapitalizm eleştirisi…


18.2.2016 - Bu Yazı 1197 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Konular yine döndü dolaştı kamuoyu gündemine getirildi.

Kiralık işçiliktaşeron çalıştırılması ve kıdem tazminatı fonu konularında geriye dönük yedi sekiz yıldır süren tartışmalara yeniden başladık.

Özellikle kıdem tazminatı konusunda sosyal taraflar arasında bir “mutabakat” olmadan herhangi bir adım atılmayacağı yönünde yaklaşımlar olduysa da geldiğimiz noktada bu durumun tartışmalı olduğunu görüyoruz.

Diğer yandan seçim dönemi vaatleri arasında bulunan taşeron işçilik sorununda yapılan yasal düzenlemelere rağmen hâlâ yeterli adımların atılmamış olması gündemdeyken şimdi de kiralık işçilik vekıdem tazminatı konusu yeniden gündeme taşınmış oldu.

Aslında öteden beri AKP hükümetleri çalışma yaşamını daha fazla kuralsız ve daha fazla güvencesiz çalıştırma yönünde siyasi tasarruflarda bulunmayı yeğlediler.

Seçim vaatleri arasında yer alan taşeron işçiler konusunda da kimi adımlar atılmış olmasına rağmen uygulamanın sadece kamu kesimiyle sınırlı bırakılmış olması genel olarak taşeron işçilik alanında sorunların devam edeceğini gösteriyor.

Kıdem tazminatı fonu tartışmaları her ne kadar seçim dönemlerinde dillendirilmemiş bile olsa hükümet bu konuyu tekrar gündeme getirerek konunun yeniden tartışılmasının önünü açtı.

Daha önceki tartışmaların sonunda sosyal tarafların “mutabakatı” olmadan bu konu çözümlenmeyecek denmiş olsa da yeni Çalışma Bakanı bu konuda ısrarcı olacağının işaretlerini verdi.

İşçi sendikaları konfederasyonları arasında ortak bir yaklaşım olsa da bu durumun değişebileceği yönünde özellikle işçiler arasında kaygılar da yok değil.

Fonun nasıl bir idari yapısı olacağından tutun da, fona yatırılacak kıdem gün sayısı kaç olacak ve fonda biriken tazminatların hangi şart ve usulde geri alınabileceğine kadar bir dizi sorun hem tartışılıyor ve hem de bu tartışmalar işçiler arasında haklı kaygılar yaratıyor.

Kıdem tazminatı hakkının herkes için güvence altına alınması ve reel olarak bu haktan faydalanma oranın yaygınlaştırılması ve son olarak bu hakkın bir sosyal hak olarak korunması yönünde hemen kimsenin bir itirazı yok.

Sorun bu hakkın mevcut yapı içinde hangi araçlarla korunacağı ve mevcut haklardan geriye gidişin olup olamayacağından kaynaklanıyor.

Kiralık işçilik sorunu ise ısıtılıp ısıtılıp temcit pilavı gibi habire gündeme getirilen bir başka sorun başlığını oluşturuyor.

Bu konu daha önceki yıllarda 2009 yılında yine gündeme getirilmişti.

Ve dönemin cumhurbaşkanı Abdullah Gül yasayı özellikle “sosyal güvencelerden yoksun” olması nedeniyle veto etmişti.

Şimdi hükümet bir kez daha bu tasarıyı biraz makyaj yaparak yeniden Meclis’e getirmiş bulunuyor.

Yasa tasarısı özetle; işveren çeşitli nedenlerle geçici olarak işgücüne ihtiyaç duyarsa ki, bunlar genelde mevsimlik işler ile aşırı sipariş ve bunun sonucu artan üretimin yapıldığı dönemler ve kimi çalışanların özel nedenlerle çalışamayacak olması gibi hâllerde ortaya çıkacak olan işgücü açığının geçici olarak kapatılması gibi nedenlere dayanıyor.

Diğer yanda tasarı on işçiye kadar işçi çalıştıran işyerlerinde kiralık işçilik için bir sınır getirmezken on işçiden fazla işçi çalıştıran işyerlerinde çalışan işçilerin yüzde 25’i kadar kiralık işçi çalıştırılabileceğine hükmediyor.

Ayrıca özel istihdam bürolarının açılmasını ve kiralık işçilerin buralardan temin edileceğini düzenleyen tasarı kiralık işçilerin birden çok işverene, altı ay ve işveren gerek görürse bir altı ay daha süre ile istihdam edilebileceğini öngörüyor.

Bu şekilde çalışacak kiralık işçiler pek çok haktan mahrum kalabilecek.

Kıdem tazminatında yararlanmama, yıllık ücretli izin hakkından mahrum olma, sendikalaşma ve toplu sözleşme hakkını kullanama, emekliliği hak kazanamama gibi hakları elde edemeyecekler.

Her şeyden önce bu, güvencesiz ve kuralsız çalışmayı daha fazla yaygınlaştıracağı gibi 10 işçiye kadar işyerlerinde herhangi bir sınır getirilmemesi işletmelerin nerdeyse yüzde 50’den fazlasını oluşturan bu işyerlerinde yani toplam istihdamın yarısından fazlası sosyal güvenceden yoksun bir şekilde çalışmaya zorlanacak.

Geçen yıl kasım ayında Antalya’da düzenlenen G20 zirvesinde konuşan Ali Koç, “Eşitsizliğin ortadan kalkması için kapitalizmin ortadan kalkması gerekir. Ben en azından eşitsizliğin minimum seviyeye indirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerçek sorun kapitalizmdir” demişti.

İşte bu tür sosyal güvenceden yoksun çalışma düzenlemeleri yaparsanız. İşçilerin örgütlenme ve toplu pazarlık haklarını kullanamaz hâle getirirseniz. İnsan emeğini, üretimin hammadde veya enerji gibi bir girdisi olduğu zihniyetinden hareket ederseniz.

İşte bu uygulamalar adaletsizlik ve eşitsizlik doğurur.

Ali Koç herhâlde bunları demek istiyordu.

Şimdi kendisinden ve sosyal taraflardan bu uygulamaların daha insani ve sosyal olması için yeniden açıklamalarda bulunmasını bekliyoruz.

mustafapacal34@gmail.com

Facebook Yorumları

reklam
27.1.2017
Kabile devletine doğru...
26.9.2016
Altanlar ve adaletsizliğin son otuz saati…
24.6.2016
Deve kuşu…
17.6.2016
Erdoğan’a rağmen demokrasiyi kazanmak…
10.6.2016
Hoş geldin TAKRİR-İ SÜKÛN…
3.6.2016
Biz yokuz “o” var…
26.5.2016
Yeni muhalefet tarzı …
20.5.2016
CHP bu suça ortak olmamalı…
29.4.2016
Hukuksuz devlet, muhalefetsiz meclis ve dindar anayasa…
22.4.2016
Modern dünyadan kopuyoruz
25.3.2016
Reza’nın laneti…
18.3.2016
Bu durumdan nasıl çıkacağız
10.3.2016
‘Uymuyorum, uymuyorsunuz’
3.3.2016
Tek kişilik devlet…
25.2.2016
Bu da sizin 28 Şubat’ınız…
18.2.2016
Kiralık işçilik ve Ali Koç’un kapitalizm eleştirisi…
11.2.2016
Kişisel verilerin korunması yasası Meclis’te…
4.2.2016
Alaturka tipi anayasa arayışı…
29.1.2016
Müzakere siyaseti…
21.1.2016
İnsaf…
14.1.2016
Ekonomi de tosladı…
7.1.2016
Yeniden barış, yeniden çözüm…
31.12.2015
Özyönetim tartışması ve cinnet hâli…
24.12.2015
Dış politikanın sefaleti…
17.12.2015
Az demokrasiyle çok ekonomi olmaz
11.12.2015
Duvara konuşmak…
3.12.2015
Başımıza daha neler gelecek bilen var mı
26.11.2015
Sadece bir uçak düşürülmedi…
19.11.2015
Asgari ücret siyaseti…
12.11.2015
Erdoğan’ın iktidarı ‘istikrar’ için yeterli mi
5.11.2015
…yoksa yönetemezler
29.10.2015
HDP son kararım…
22.10.2015
Ya da ‘Beyaz Toros’…
16.10.2015
Başbakan’ın bildiği bombacılar…
8.10.2015
Devlettir aslında yerlerde sürüklenen…
1.10.2015
Ekonomi cadı kazanı gibi…
25.9.2015
1 Kasım seçimi, bir proje…
17.9.2015
Erdoğan bizi aldığı yere geri getirdi…
10.9.2015
Erdoğan’ın kanlı kumarı…
3.9.2015
90’lı yılların yeni versiyonu…
27.8.2015
Terör ekonomisi…
20.8.2015
Bindik bir alamete…
13.8.2015
Öldürmeyin…
6.8.2015
AYM’den sendikal haklara destek…
30.7.2015
Önce Devlet sonra Bahçeli oldu
23.7.2015
‘Suruç düştü’
16.7.2015
Ders gibi karar…
9.7.2015
Taverna ekonomisi ve SYRİZA
2.7.2015
Yeni hükümetten beklentiler…
25.6.2015
Omurga parti…
18.6.2015
CHP + MHP + HDP hükümeti bekleniyor
11.6.2015
Yeni dönemin siyaseti…
4.6.2015
Bu sefer HDP…
28.5.2015
Direnişten, değişime Renault deneyimi…
21.5.2015
HDP ve Reno işçileri
30.4.2015
HDP Meclis’te olmalı…
23.4.2015
Yüzyıllık acı: Ermeni Soykırımı…
16.4.2015
1 Mayıs siyaseti…
9.4.2015
İş cinayetleri önlenebilecek mi
02.04.2015
Meksika tipi başkan…
26.03.2015
Eğitimde tam çuvalladık
19.03.2015
Umutlar yine başka bahara kaldı…
26.02.2015
Mevsimlik tarım işçileri…
19.02.2015
Bu ne hâl = OHAL !
12.02.2015
HDP’nin kumarı ve manifestom…
05.02.2015
Patrona kıyak, işçiye yasak…
29.01.2015
Sendikal istatistiklerin söyledikleri…
22.01.2015
İşsizlik sorununa bakış…
15.01.2015
Charlie Ebdo dersleri…
09.01.2015
Ekonomi ve reel ücretler…
01.01.2015
2014 kayıp yıl…
25.12.2014
Ekonomik hukuk devleti ve AB…
18.12.2014
‘Düşmanlık iklimi’
11.12.2014
‘Askerî ücret’
04.12.2014
Soma cehennemi...
27.11.2014
Küresel adaletsizlik artıyor
20.11.2014
Güvenli çalışma, güvenli yaşam istiyoruz...
13.11.2014
'Algı ekonomisi'
06.11.2014
Yeni(k) Türkiye...
30.10.2014
İşsizlik/ yoksulluk sarmalı...
23.10.2014
Sıkıyönetim devleti ve ekonomisi...
16.10.2014
Ekonominin gerçek önceliği ne
09.10.2014
AB ‘ileri değil geri gittiniz’ dedi
02.10.2014
Umut kapısı..
25.09.2014
U dönüşü...
18.09.2014
Sendikal ayrımcılık hukuki değil...
11.09.2014
Batsın böyle işçilik...
04.09.2014
Davutoğlu’na inanmak istiyorum..
28.08.2014
'Orta sınıf tuzağı' ve CHP
21.08.2014
Türkiye ekonomisi üçlü risk altında...
14.08.2014
Umutsuzluğu seçtik...
07.08.2014
Ekmel Bey neden desteklenmeli...
31.07.2014
Seçimin ekonomi-politiği...
24.07.2014
Erdoğan seçilemezse neler olabilir
17.07.2014
Cumhurbaşkanı adaylarına soruyorum...
03.07.2014
Taşeron işçilerinin umudu Meclis’te...
26.06.2014
Yeni sendikal alıştırmalar...
19.06.2014
Sendika (2)
13.06.2014
Sendika...
05.06.2014
#taşeronizm
29.05.2014
Sosyal çürüme ve taşeron işçileri
22.05.2014
Ucuz hayatlar ülkesi...
16.05.2014
Soma ölüm çukuru...
08.05.2014
Ekonominin demokrasiyle alışverişi...
10.04.2014
Ekonomide de soğuk savaş yıllarına dönüş...
06.03.2014
Mevsimsel zıtlıklar...
27.02.2014
AB müzakereleri duruyor gibi...
20.02.2014
Kırık ekonomi...
13.02.2014
Sağlam otorite...
06.02.2014
Gıda tüketiminde küresel adalet arayışı...
30.01.2014
Türkiye’nin ekonomik politiği...
16.01.2014
Kamu ihaleleri, yolsuzluk ve şeffaflık...
09.01.2014
Savaş ve seçim ekonomisi...
03.01.2014
Asimetrik devlet...
26.12.2013
Araştırma görevlileri YÖK kıskacında...
19.12.2013
Ev eksenli çalışma...
12.12.2013
Asgari ücret...
05.12.2013
KOBİ’ler ve sosyal inovasyon
28.11.2013
Çocuklar için...
21.11.2013
Özel dershaneler...
14.11.2013
Öğrenci evleri yahut KOBİ’lerin denetimi...
07.11.2013
KOBİ’ler sosyal sorun alanı...
31.10.2013
A-sosyal Türkiye...
24.10.2013
Ortadoğu siyaseti yeniden kuruluyor
17.10.2013
Dünya Gıda Günü ardından...
10.10.2013
Kıdem tazminatı
03.10.2013
Daha fazlası olmalıydı...
26.09.2013
Sosyal diyalog ve Çalışma Meclisi...
19.09.2013
İstihdamda ulusal strateji ne demek
12.09.2013
Değerli yalnızlıktan çıkış yolu...
05.09.2013
Velev ki, Amerikalı işçi de olsanız...
29.08.2013
Başbakan hâlen bir umut olabilir mi
22.08.2013
Düzgün ve yeşil işler yaratmak...
15.08.2013
İşçiler Aşk Gemisi’nde ölünce...
08.08.2013
Demokratik ekonomi yönetimi...
01.08.2013
Yeni olan ‘demokratik ekonomi’
25.07.2013
Ucuz emek ekonomisi
18.07.2013
#direnyenianayasa
11.07.2013
Camp David darbesi mi
04.07.2013
Acı söz...
27.06.2013
Avrupa’ya karşı oryantalist diklenme...
20.06.2013
Demokrasi ve Gezi dersleri...
13.06.2013
Gezinin ekonomi/politiği
05.06.2013
Başlarken
30.05.2013
İşçiler neden greve çık(a)madılar
10.05.2013
Hem barış ve hem de demokrasi birlikte anlamlı...
31.01.2013
Müzakerelerin üçüncü tarafı olmak…
09.01.2013
Artık barış istiyoruz çünkü bedelini ödedik
21.12.2012
Taraf yoluna devam ediyor hala...
10.12.2012
Solun demokrasi ile ilişkisi...
18.11.2012
Neo-liberalizme karşı neo-demokrasi
08.11.2012
Yönetim yöntemlerinde devrimci dönüşüm gerekli
29.09.2012
SENDİKAL HAKLARIN ANKARA KRİTERLERİ OLMAZ…
06.09.2012
Yeni umutlar ve yeni yollar...
01.06.2012
1 MAYIS 2077'de neler olacak!
05.04.2012
TÜRKİYE’NİN STRATEJİK SEÇİMLERİ…
07.02.2012
Devrimcilikten demokratlığa uzun ince bir yol
06.01.2012
Kapitalizme soldan farklı müdahale olamaz mı? (1)
22.11.2011
OLAYLARA ÜÇÜNCÜ GÖZLE BAKMAK…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları