Mustafa PAÇAL

mustafapacal@hotmail.com



Bookmark and Share

Umutlar yine başka bahara kaldı…


19.03.2015 - Bu Yazı 913 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Genel seçimlere iki aydan fazla bir zaman var. Ne seçim sonuçlarına ilişkin bugünden net bir durum gözüküyor ve ne de seçim sonrası olası siyasi ve ekonomik gelişmeler belli…

Bize benzeyen başka kaç tane böyle ülke var bilmiyorum ama bu kadar istikrarsızlık ve tutarsızlıklar bizden başka hiçbir ülkede yoktur herhalde diye düşünüyorum.

Bir an olsun Türkiye gündemine ve yapılan açıklamalara dışarıdan bir gözle bakarsanız bence olan biteni kesinlikle anlayamazsınız, hattâ psikolojiniz bile bozulur.

Nasıl olmasın, bakar mısınız hâlimize, pür mealimize…

Evlere şenlik bir durumla karşı karşıyayız.

Türkiye’nin ana siyasi gündem maddelerinin başında Kürt sorunu, yeni demokratik sivil bir anayasa bulunuyor. Bu iki gündem maddesi tüm siyasi ve ekonomik sorun ve tartışmaların ana eksenini oluşturuyor mu?

Ve bu sorunlara AB müktesebatı ve evrensel hukuk ölçüleri içinde çözüm bulunması demek, doksan yılı aşkındır varlığını sürdüren otoriter 1. Cumhuriyet’ten, demokratik 2. Cumhuriyet’e geçiş demek değil mi?

Ancak gelin görün ki radikal bir şekilde siyasi rejimin demokratikleşmesi sorunu kendini dayattıkça bu işin siyasi bezirgânlığını yapanlar işi daha da sulandırmaya çalışarak, sorunu ötelemeye çalışıyorlar.

Yani sen iki yıl boyunca Kürt sorununun çözümü için çeşitli girişimlerde bulunacaksın.

Yetmez, hükümet olarak ortak açıklamalarda bulunarak sorunun çözümü için umut pompalamaya devam edeceksin.

Ve sonra da çıkıp “Kürt sorunu yok” diyeceksin.

Sen kalkacaksın “askerî vesayet” anayasası dediğin anayasayı demokratik ve sivil anayasaya değiştireceğim diye vatandaştan oy alacaksın ve bu sözünün gereğini hâlâ yerine getirmeyeceksin.

Bunu yapmadığın gibi yeni anayasa sorununu getirip başkanlık sistemi ve hattâ daha da geriye giderek “memleketi şirket gibi yönetmek istiyorum” diyerek bu sorunu önemsiz hâle getireceksin.

Bugün açık olan gerçek şu; bu siyasi gelişmeler, ne Kürt sorununun çözümü ve ne de yeni anayasa için içeride ve dışarıda umut veriyor.

Artık kendimizi kandırmanın da bir sınırı olmalı değil mi?

Türkiye’nin her alanda ilerleme sağlaması, gerçekten AB kriterlerine uygun demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olması ile devletin güçlü bir denge ve denetleme sistemine sahip olmasıyla yakından ilgili bulunuyor.

Her türden gelişme için toplumsal ve ekonomik kalkınma bakımından yeni anayasa sorunu oldukça acil bir sorun olarak ciddi şekilde çözüm bekliyor.

Bence işin ciddiyetinde olmayan bir iktidar ve bu perspektifte muhalefet yapamayan muhalefet partilerimiz bulunuyor.

Yani çift taraflı bir talihsizlikle karşı karşıyayız.

Kürt sorununun insan hak ve özgürlükleri ve barış temelinde çözümü ve özgürlükçü bir demokrasi için otoriter Türk devleti yapılanmasından, hukuk devletine geçişi yapabilecek miyiz.

Toplumsal alanda bu gelişmeye paralel bir “demokrasi kültürü” geliştirebilecek miyiz.

Bununla ilgili samimi ve fedakârca adımlar atabilecek miyiz.

Sorunun özü bu…

Şimdi ilk kez seçimle Cumhurbaşkanı seçilmiş ve o günden beri fiilen başkan olan ve ülkenin en kudretli siyasetçisi, Kürt sorunu “çözüm süreci” içindeyken, yeni anayasa ihtiyacı belliyken kalkıp da “Kürt sorunu yok” ve “devleti bir şirket gibi yönetmek istiyorum” derse, sizce bunu içeride ve dışarıda olanların nasıl değerlendirmesi gerekir.

Önce bu açıklamaların sahibi bu sorunların çözümünü değil bu sorunların devamını istiyor diye anlaşılır.

Sonra bu sorunların kalıcı şekilde çözümünden ziyade bu sorunları çözüyormuş gibi gösterip seçim kazanma taktiği yapıyor diye anlaşılır.

Peki, milyonlarca insanın umut bağladığı bu “hayat memat” memleket meseleleri nasıl çözülecek; öyleyse bunca umut aslında umutsuzluğa mı dönüşecek.

Korkarım öyle olacak…

mustafapacal34@gmail.com

Facebook Yorumları

reklam
27.1.2017
Kabile devletine doğru...
26.9.2016
Altanlar ve adaletsizliğin son otuz saati…
24.6.2016
Deve kuşu…
17.6.2016
Erdoğan’a rağmen demokrasiyi kazanmak…
10.6.2016
Hoş geldin TAKRİR-İ SÜKÛN…
3.6.2016
Biz yokuz “o” var…
26.5.2016
Yeni muhalefet tarzı …
20.5.2016
CHP bu suça ortak olmamalı…
29.4.2016
Hukuksuz devlet, muhalefetsiz meclis ve dindar anayasa…
22.4.2016
Modern dünyadan kopuyoruz
25.3.2016
Reza’nın laneti…
18.3.2016
Bu durumdan nasıl çıkacağız
10.3.2016
‘Uymuyorum, uymuyorsunuz’
3.3.2016
Tek kişilik devlet…
25.2.2016
Bu da sizin 28 Şubat’ınız…
18.2.2016
Kiralık işçilik ve Ali Koç’un kapitalizm eleştirisi…
11.2.2016
Kişisel verilerin korunması yasası Meclis’te…
4.2.2016
Alaturka tipi anayasa arayışı…
29.1.2016
Müzakere siyaseti…
21.1.2016
İnsaf…
14.1.2016
Ekonomi de tosladı…
7.1.2016
Yeniden barış, yeniden çözüm…
31.12.2015
Özyönetim tartışması ve cinnet hâli…
24.12.2015
Dış politikanın sefaleti…
17.12.2015
Az demokrasiyle çok ekonomi olmaz
11.12.2015
Duvara konuşmak…
3.12.2015
Başımıza daha neler gelecek bilen var mı
26.11.2015
Sadece bir uçak düşürülmedi…
19.11.2015
Asgari ücret siyaseti…
12.11.2015
Erdoğan’ın iktidarı ‘istikrar’ için yeterli mi
5.11.2015
…yoksa yönetemezler
29.10.2015
HDP son kararım…
22.10.2015
Ya da ‘Beyaz Toros’…
16.10.2015
Başbakan’ın bildiği bombacılar…
8.10.2015
Devlettir aslında yerlerde sürüklenen…
1.10.2015
Ekonomi cadı kazanı gibi…
25.9.2015
1 Kasım seçimi, bir proje…
17.9.2015
Erdoğan bizi aldığı yere geri getirdi…
10.9.2015
Erdoğan’ın kanlı kumarı…
3.9.2015
90’lı yılların yeni versiyonu…
27.8.2015
Terör ekonomisi…
20.8.2015
Bindik bir alamete…
13.8.2015
Öldürmeyin…
6.8.2015
AYM’den sendikal haklara destek…
30.7.2015
Önce Devlet sonra Bahçeli oldu
23.7.2015
‘Suruç düştü’
16.7.2015
Ders gibi karar…
9.7.2015
Taverna ekonomisi ve SYRİZA
2.7.2015
Yeni hükümetten beklentiler…
25.6.2015
Omurga parti…
18.6.2015
CHP + MHP + HDP hükümeti bekleniyor
11.6.2015
Yeni dönemin siyaseti…
4.6.2015
Bu sefer HDP…
28.5.2015
Direnişten, değişime Renault deneyimi…
21.5.2015
HDP ve Reno işçileri
30.4.2015
HDP Meclis’te olmalı…
23.4.2015
Yüzyıllık acı: Ermeni Soykırımı…
16.4.2015
1 Mayıs siyaseti…
9.4.2015
İş cinayetleri önlenebilecek mi
02.04.2015
Meksika tipi başkan…
26.03.2015
Eğitimde tam çuvalladık
19.03.2015
Umutlar yine başka bahara kaldı…
26.02.2015
Mevsimlik tarım işçileri…
19.02.2015
Bu ne hâl = OHAL !
12.02.2015
HDP’nin kumarı ve manifestom…
05.02.2015
Patrona kıyak, işçiye yasak…
29.01.2015
Sendikal istatistiklerin söyledikleri…
22.01.2015
İşsizlik sorununa bakış…
15.01.2015
Charlie Ebdo dersleri…
09.01.2015
Ekonomi ve reel ücretler…
01.01.2015
2014 kayıp yıl…
25.12.2014
Ekonomik hukuk devleti ve AB…
18.12.2014
‘Düşmanlık iklimi’
11.12.2014
‘Askerî ücret’
04.12.2014
Soma cehennemi...
27.11.2014
Küresel adaletsizlik artıyor
20.11.2014
Güvenli çalışma, güvenli yaşam istiyoruz...
13.11.2014
'Algı ekonomisi'
06.11.2014
Yeni(k) Türkiye...
30.10.2014
İşsizlik/ yoksulluk sarmalı...
23.10.2014
Sıkıyönetim devleti ve ekonomisi...
16.10.2014
Ekonominin gerçek önceliği ne
09.10.2014
AB ‘ileri değil geri gittiniz’ dedi
02.10.2014
Umut kapısı..
25.09.2014
U dönüşü...
18.09.2014
Sendikal ayrımcılık hukuki değil...
11.09.2014
Batsın böyle işçilik...
04.09.2014
Davutoğlu’na inanmak istiyorum..
28.08.2014
'Orta sınıf tuzağı' ve CHP
21.08.2014
Türkiye ekonomisi üçlü risk altında...
14.08.2014
Umutsuzluğu seçtik...
07.08.2014
Ekmel Bey neden desteklenmeli...
31.07.2014
Seçimin ekonomi-politiği...
24.07.2014
Erdoğan seçilemezse neler olabilir
17.07.2014
Cumhurbaşkanı adaylarına soruyorum...
03.07.2014
Taşeron işçilerinin umudu Meclis’te...
26.06.2014
Yeni sendikal alıştırmalar...
19.06.2014
Sendika (2)
13.06.2014
Sendika...
05.06.2014
#taşeronizm
29.05.2014
Sosyal çürüme ve taşeron işçileri
22.05.2014
Ucuz hayatlar ülkesi...
16.05.2014
Soma ölüm çukuru...
08.05.2014
Ekonominin demokrasiyle alışverişi...
10.04.2014
Ekonomide de soğuk savaş yıllarına dönüş...
06.03.2014
Mevsimsel zıtlıklar...
27.02.2014
AB müzakereleri duruyor gibi...
20.02.2014
Kırık ekonomi...
13.02.2014
Sağlam otorite...
06.02.2014
Gıda tüketiminde küresel adalet arayışı...
30.01.2014
Türkiye’nin ekonomik politiği...
16.01.2014
Kamu ihaleleri, yolsuzluk ve şeffaflık...
09.01.2014
Savaş ve seçim ekonomisi...
03.01.2014
Asimetrik devlet...
26.12.2013
Araştırma görevlileri YÖK kıskacında...
19.12.2013
Ev eksenli çalışma...
12.12.2013
Asgari ücret...
05.12.2013
KOBİ’ler ve sosyal inovasyon
28.11.2013
Çocuklar için...
21.11.2013
Özel dershaneler...
14.11.2013
Öğrenci evleri yahut KOBİ’lerin denetimi...
07.11.2013
KOBİ’ler sosyal sorun alanı...
31.10.2013
A-sosyal Türkiye...
24.10.2013
Ortadoğu siyaseti yeniden kuruluyor
17.10.2013
Dünya Gıda Günü ardından...
10.10.2013
Kıdem tazminatı
03.10.2013
Daha fazlası olmalıydı...
26.09.2013
Sosyal diyalog ve Çalışma Meclisi...
19.09.2013
İstihdamda ulusal strateji ne demek
12.09.2013
Değerli yalnızlıktan çıkış yolu...
05.09.2013
Velev ki, Amerikalı işçi de olsanız...
29.08.2013
Başbakan hâlen bir umut olabilir mi
22.08.2013
Düzgün ve yeşil işler yaratmak...
15.08.2013
İşçiler Aşk Gemisi’nde ölünce...
08.08.2013
Demokratik ekonomi yönetimi...
01.08.2013
Yeni olan ‘demokratik ekonomi’
25.07.2013
Ucuz emek ekonomisi
18.07.2013
#direnyenianayasa
11.07.2013
Camp David darbesi mi
04.07.2013
Acı söz...
27.06.2013
Avrupa’ya karşı oryantalist diklenme...
20.06.2013
Demokrasi ve Gezi dersleri...
13.06.2013
Gezinin ekonomi/politiği
05.06.2013
Başlarken
30.05.2013
İşçiler neden greve çık(a)madılar
10.05.2013
Hem barış ve hem de demokrasi birlikte anlamlı...
31.01.2013
Müzakerelerin üçüncü tarafı olmak…
09.01.2013
Artık barış istiyoruz çünkü bedelini ödedik
21.12.2012
Taraf yoluna devam ediyor hala...
10.12.2012
Solun demokrasi ile ilişkisi...
18.11.2012
Neo-liberalizme karşı neo-demokrasi
08.11.2012
Yönetim yöntemlerinde devrimci dönüşüm gerekli
29.09.2012
SENDİKAL HAKLARIN ANKARA KRİTERLERİ OLMAZ…
06.09.2012
Yeni umutlar ve yeni yollar...
01.06.2012
1 MAYIS 2077'de neler olacak!
05.04.2012
TÜRKİYE’NİN STRATEJİK SEÇİMLERİ…
07.02.2012
Devrimcilikten demokratlığa uzun ince bir yol
06.01.2012
Kapitalizme soldan farklı müdahale olamaz mı? (1)
22.11.2011
OLAYLARA ÜÇÜNCÜ GÖZLE BAKMAK…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları