Mustafa PAÇAL

mustafapacal@hotmail.com



Bookmark and Share

İşçiler neden greve çık(a)madılar


30.05.2013 - Bu Yazı 1542 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bir işletmede grev kararı almak ve onu uygulama durumuna getirmek için oldukça “ciddi” hesaplar yapmak gerekiyor. Sendika olarak siz bu hesapları çalışanlarla birlikte “ciddi” şekilde yapmadığınız zaman, hayat da sizi zaten “ciddiye” almıyor 

 Tek Gıda-İş Sendikası’nın Çaykur’daki grev çağrısından sonra, Hava-İş Sendikası’nınTHY’deki grev çağrısına da işçiler katılmadı.


Grev çağrıları ortada kaldı ve grevler fiilen yapılamadı ve işletmeler normal çalışmalarına devam ettiler.


Bu gelişmeler üzerine şimdi sendikal çevrelerde, farklı tartışmalar yapılıyor.


Bu tartışmalarda öne çıkan hâkim görüş ise “hükümetin grevleri kırıcılığı yaptığı”yönünde oldu.


Yani hükümetin grevleri kırmak için elinden geleni arkasına koymadığı iddiaları, tartışmaların hâkim görüşü hâline geldi.


Bir diğer ifade ile, bu grevlerin hükümeti oldukça yıpratacağı belli olduğundan, hükümet bu grevleri kırmak için özel çaba göstermişti.


Şimdi bu iki kamu işletmesindeki (ki burada Çaykur tamamen bir kamu kurumudur, THYise kamu ortaklığı olan bir kuruluştur) grev sürecindeki gelişmelere yakından bakmaya çalışalım.


Tek Gıda-İş, Çaykur’da hükümeti grev öncesi mevsimlik işçileri erken işe çağırdıdiye eleştirerek, hükümetin bu yaptığı girişimi, grev kırıcı olarak suçladı.


Yani Tek Gıda-İş’e göre, hükümet Çaykur’da sendika üyesi olan mevsimlik işçileri bir ay önceden işe başlattığı için, bu nedenle Çaykur’da grev fiilen yapılamamış oldu.


THY grevinde de Hava-İş benzer bir iddiada bulundu.


Hava-İş’e göre de, THY yönetimi grev öncesi yarı zamanlı uçuş personelini işe çağırarakgrev kırıcılığı yaptığını ve bu yüzden dolayı THY grevinin kırıldığını öne sürdü.


Her iki sendikamızın bu iddialarına böyle bakıldığında, haklılık yanları yok değil var gibi gözüküyor.


Evet, hükümet bu iki kamu kurumunda grev öncesi bulunduğu kimi tasarruflarla “grev kırıcılığı” yapmış gibi duruyor.


Ancak bu iki önemli kamu kurumunda sendikaların çağrısına rağmen, grevlerin fiilen yapılamamış olmasını bu iddialar açıklamaya yeter mi?


Örneğin Çaykur’da, hükümetin mevsimlik işçileri bir ay önceden işbaşı yaptırmış olması tek başına grev kırıcılık olarak görülebilir mi?


Görülebilir denirse o zaman başka bir soru gündeme gelmez mi?


Soru şu; mevsimlik işçiler üyesi oldukları sendikanın grev çağrısına, üstelik adlarına daha ileri ekonomik ve sosyal hakları talep ettiği hâlde neden peki, kulak vermediler, destek olmadılar?


THY grevinde de benzer sorular sorulabilir.


Örneğin Hava-İş, THY yönetiminin grev öncesi yarı zamanlı çalışan uçuş personeline işbaşı yaptırttığı için grevin kırıldığını açıkladı.


Peki, bu durum böyle ise, pilotlar ve kabin memurları derneklerinin greve katılmayacağız açıklamasına ne diyeceğiz.


Bu ve buna benzer sorular sorabilir ve bu grevlerin bu ve daha başka nedenlerle neden yapılamadığını sorguluya biliriz.


Ancak bence bu iki önemli kamu işletmesinde yapılamayan grevlerin sendikal harekete etkisi oldukça sarsıcı olmuştur ve bunun sonuçları daha uzun süre tartışılacaktır.


Yine bence hayata geçirilemeyen bu grevlerin başlıca nedenleri şunlardı:

 


Siyasi nedenler


1)
 Gerek Hava-İş ve gerekse Tek Gıda-İş olsun, sözleşme ve grev araçlarını işletmelerin, çalışanların ve sosyo-ekonomik durumun beklenti ve isteklerinden daha çok, hükümete karşı muhalefet yapma niyeti taşıdığı görülmektedir.


2)
 Her iki sendika da bu grev kararı ve sendikal tutumları ile başta Türk-İş olmak üzere, sendikal harekete bir çeşit “hükümetle karşı mücadele” mesajı vermek istemişlerdir.


Burada önerim şu; sendikalar hükümetlere karşı tabii ki mücadele edeceklerdir.


Ancak bunu yaparken soğuk savaş yıllarından kalma yöntemlerle değil de, sendikalar, hükümetlerin doğru yaptığı işlere doğru, yanlışlara da yanlış diyen bir pozisyon alırlarsa, hem çalışanların hem de kamuoyunun desteğini arkasına alır.


Benim yaklaşımım özetle böyledir.


Ne yazık ki bizde böyle olmuyor; ya yandaş sendika oluyorlar ya da körlük derecesinde muhalefet yapıyorlar.


Bunun dışında talepler, zamanlama ve koşulları ve çalışanların beklentilerini iyi hesaba katmak gerekir.

 


Sendikal nedenler


1)
 Her iki sendikanın da yukarıdaki nedenlerin yarattığı geçici körlük yüzünden, çalışanların, sendikal hareketin ve kamuoyunun eğilimlerini ölçmeye ihtiyaç duymadığı anlaşılıyor.


2)
 Her iki sendikanın da sözleşme ve grev sürecinde almış olduğu kararlara çalışanları katmakta fazlaca istekli olmadığı gözüküyor.


Yani katılımcı, demokratik sendikacılık ölçülerine uyulmadığı anlaşılıyor.


3)
 Her iki sendikanın greve neden olan öncelikli sözleşme talepleri var ki, Hava-İş’in daha önce grev yasaklarını protesto ettikleri için işten atılan 305 personelin işe geri alınması talebi ile Tek Gıda-İş’in ağırlıkta geriye dönük sendika aidatlarını elde etme amacı taşıyan, kimi ilave sosyal hak taleplerinin, anlaşılan o ki çalışanlar arasında destek görmediğidir.


Bir de çalışanlar gözünden grev çağrısının etkilerine bakmak lazım;


1.
 Genel olarak sendikal hareket zaten zayıflıyor.


Başta sendikal hak ve özgürlüklerin sınırlandırılması ve kullanılmasının engellenmesi olmak üzere pek çok nedeni var.


Ancak sendikaların iç yapılarının demokratikleşmesi ile sendikal politikalarının yenilenmesi ve yeni tür mücadele araç ve yöntemleri ile mücadeleci sendikacılık formasyonunu değiştirmesi, bölgesel ve küresel dayanışma ağını geliştirmesi gibi kendinden kaynaklanan daha önemli sorunları da var.


Sendikal hareketin zayıflamasında önemli rol oynayan faktörlerin başında neo-liberal ekonomi politikalar üzerinden yaşanan küreselleşme ile işsizlik ve işten atılarak işsiz kalma korkusu geliyor.


Bunun anlamı şu; bir işletmede grev kararı almak ve onu uygulama durumuna getirmek için oldukça “ciddi” hesaplar yapmak gerekiyor. Sendika olarak siz bu hesapları çalışanlarla birlikte “ciddi” şekilde yapmadığınız zaman, hayat da sizi zaten “ciddiye”almıyor.


2.
 Gerek Çaykur ve gerekse THY kendi sektörlerinin ücret ve sosyal haklar bakımında“iyi” işletmeleri, bu tür işletmelerde alınacak grev kararlarında duruma iki şekilde bakmak lazım:


a)
 İyi haklara sahip olan çalışanların, işini kaybetme endişesini anlamak lazım,


b) Haklar bakımında “iyi örnek” olan işletmelerde, sendikalar örgütlü durumunu kaybetmesinin sonuçlarını iyi hesaplaması lazım.


Sonuçta bu önemli işletmelerde sendikalarımız tarafından alınan grev kararlarına işçiler katılmadı, alınan grev kararları uygulanamadı.


Bu durumun sonuçları tüm sendikal hareketi olumsuz etkiledi ve zaten zorda olan durumumuz bu tür yanlış kararlarla biraz daha zora girdi.


Şimdi sıraya metal işkolundaki grevler girdi.


Umut ediyorum ki burada da aynı yanlış yapılmaz.



mustafapacal@hotmail.com

Facebook Yorumları

reklam
27.1.2017
Kabile devletine doğru...
26.9.2016
Altanlar ve adaletsizliğin son otuz saati…
24.6.2016
Deve kuşu…
17.6.2016
Erdoğan’a rağmen demokrasiyi kazanmak…
10.6.2016
Hoş geldin TAKRİR-İ SÜKÛN…
3.6.2016
Biz yokuz “o” var…
26.5.2016
Yeni muhalefet tarzı …
20.5.2016
CHP bu suça ortak olmamalı…
29.4.2016
Hukuksuz devlet, muhalefetsiz meclis ve dindar anayasa…
22.4.2016
Modern dünyadan kopuyoruz
25.3.2016
Reza’nın laneti…
18.3.2016
Bu durumdan nasıl çıkacağız
10.3.2016
‘Uymuyorum, uymuyorsunuz’
3.3.2016
Tek kişilik devlet…
25.2.2016
Bu da sizin 28 Şubat’ınız…
18.2.2016
Kiralık işçilik ve Ali Koç’un kapitalizm eleştirisi…
11.2.2016
Kişisel verilerin korunması yasası Meclis’te…
4.2.2016
Alaturka tipi anayasa arayışı…
29.1.2016
Müzakere siyaseti…
21.1.2016
İnsaf…
14.1.2016
Ekonomi de tosladı…
7.1.2016
Yeniden barış, yeniden çözüm…
31.12.2015
Özyönetim tartışması ve cinnet hâli…
24.12.2015
Dış politikanın sefaleti…
17.12.2015
Az demokrasiyle çok ekonomi olmaz
11.12.2015
Duvara konuşmak…
3.12.2015
Başımıza daha neler gelecek bilen var mı
26.11.2015
Sadece bir uçak düşürülmedi…
19.11.2015
Asgari ücret siyaseti…
12.11.2015
Erdoğan’ın iktidarı ‘istikrar’ için yeterli mi
5.11.2015
…yoksa yönetemezler
29.10.2015
HDP son kararım…
22.10.2015
Ya da ‘Beyaz Toros’…
16.10.2015
Başbakan’ın bildiği bombacılar…
8.10.2015
Devlettir aslında yerlerde sürüklenen…
1.10.2015
Ekonomi cadı kazanı gibi…
25.9.2015
1 Kasım seçimi, bir proje…
17.9.2015
Erdoğan bizi aldığı yere geri getirdi…
10.9.2015
Erdoğan’ın kanlı kumarı…
3.9.2015
90’lı yılların yeni versiyonu…
27.8.2015
Terör ekonomisi…
20.8.2015
Bindik bir alamete…
13.8.2015
Öldürmeyin…
6.8.2015
AYM’den sendikal haklara destek…
30.7.2015
Önce Devlet sonra Bahçeli oldu
23.7.2015
‘Suruç düştü’
16.7.2015
Ders gibi karar…
9.7.2015
Taverna ekonomisi ve SYRİZA
2.7.2015
Yeni hükümetten beklentiler…
25.6.2015
Omurga parti…
18.6.2015
CHP + MHP + HDP hükümeti bekleniyor
11.6.2015
Yeni dönemin siyaseti…
4.6.2015
Bu sefer HDP…
28.5.2015
Direnişten, değişime Renault deneyimi…
21.5.2015
HDP ve Reno işçileri
30.4.2015
HDP Meclis’te olmalı…
23.4.2015
Yüzyıllık acı: Ermeni Soykırımı…
16.4.2015
1 Mayıs siyaseti…
9.4.2015
İş cinayetleri önlenebilecek mi
02.04.2015
Meksika tipi başkan…
26.03.2015
Eğitimde tam çuvalladık
19.03.2015
Umutlar yine başka bahara kaldı…
26.02.2015
Mevsimlik tarım işçileri…
19.02.2015
Bu ne hâl = OHAL !
12.02.2015
HDP’nin kumarı ve manifestom…
05.02.2015
Patrona kıyak, işçiye yasak…
29.01.2015
Sendikal istatistiklerin söyledikleri…
22.01.2015
İşsizlik sorununa bakış…
15.01.2015
Charlie Ebdo dersleri…
09.01.2015
Ekonomi ve reel ücretler…
01.01.2015
2014 kayıp yıl…
25.12.2014
Ekonomik hukuk devleti ve AB…
18.12.2014
‘Düşmanlık iklimi’
11.12.2014
‘Askerî ücret’
04.12.2014
Soma cehennemi...
27.11.2014
Küresel adaletsizlik artıyor
20.11.2014
Güvenli çalışma, güvenli yaşam istiyoruz...
13.11.2014
'Algı ekonomisi'
06.11.2014
Yeni(k) Türkiye...
30.10.2014
İşsizlik/ yoksulluk sarmalı...
23.10.2014
Sıkıyönetim devleti ve ekonomisi...
16.10.2014
Ekonominin gerçek önceliği ne
09.10.2014
AB ‘ileri değil geri gittiniz’ dedi
02.10.2014
Umut kapısı..
25.09.2014
U dönüşü...
18.09.2014
Sendikal ayrımcılık hukuki değil...
11.09.2014
Batsın böyle işçilik...
04.09.2014
Davutoğlu’na inanmak istiyorum..
28.08.2014
'Orta sınıf tuzağı' ve CHP
21.08.2014
Türkiye ekonomisi üçlü risk altında...
14.08.2014
Umutsuzluğu seçtik...
07.08.2014
Ekmel Bey neden desteklenmeli...
31.07.2014
Seçimin ekonomi-politiği...
24.07.2014
Erdoğan seçilemezse neler olabilir
17.07.2014
Cumhurbaşkanı adaylarına soruyorum...
03.07.2014
Taşeron işçilerinin umudu Meclis’te...
26.06.2014
Yeni sendikal alıştırmalar...
19.06.2014
Sendika (2)
13.06.2014
Sendika...
05.06.2014
#taşeronizm
29.05.2014
Sosyal çürüme ve taşeron işçileri
22.05.2014
Ucuz hayatlar ülkesi...
16.05.2014
Soma ölüm çukuru...
08.05.2014
Ekonominin demokrasiyle alışverişi...
10.04.2014
Ekonomide de soğuk savaş yıllarına dönüş...
06.03.2014
Mevsimsel zıtlıklar...
27.02.2014
AB müzakereleri duruyor gibi...
20.02.2014
Kırık ekonomi...
13.02.2014
Sağlam otorite...
06.02.2014
Gıda tüketiminde küresel adalet arayışı...
30.01.2014
Türkiye’nin ekonomik politiği...
16.01.2014
Kamu ihaleleri, yolsuzluk ve şeffaflık...
09.01.2014
Savaş ve seçim ekonomisi...
03.01.2014
Asimetrik devlet...
26.12.2013
Araştırma görevlileri YÖK kıskacında...
19.12.2013
Ev eksenli çalışma...
12.12.2013
Asgari ücret...
05.12.2013
KOBİ’ler ve sosyal inovasyon
28.11.2013
Çocuklar için...
21.11.2013
Özel dershaneler...
14.11.2013
Öğrenci evleri yahut KOBİ’lerin denetimi...
07.11.2013
KOBİ’ler sosyal sorun alanı...
31.10.2013
A-sosyal Türkiye...
24.10.2013
Ortadoğu siyaseti yeniden kuruluyor
17.10.2013
Dünya Gıda Günü ardından...
10.10.2013
Kıdem tazminatı
03.10.2013
Daha fazlası olmalıydı...
26.09.2013
Sosyal diyalog ve Çalışma Meclisi...
19.09.2013
İstihdamda ulusal strateji ne demek
12.09.2013
Değerli yalnızlıktan çıkış yolu...
05.09.2013
Velev ki, Amerikalı işçi de olsanız...
29.08.2013
Başbakan hâlen bir umut olabilir mi
22.08.2013
Düzgün ve yeşil işler yaratmak...
15.08.2013
İşçiler Aşk Gemisi’nde ölünce...
08.08.2013
Demokratik ekonomi yönetimi...
01.08.2013
Yeni olan ‘demokratik ekonomi’
25.07.2013
Ucuz emek ekonomisi
18.07.2013
#direnyenianayasa
11.07.2013
Camp David darbesi mi
04.07.2013
Acı söz...
27.06.2013
Avrupa’ya karşı oryantalist diklenme...
20.06.2013
Demokrasi ve Gezi dersleri...
13.06.2013
Gezinin ekonomi/politiği
05.06.2013
Başlarken
30.05.2013
İşçiler neden greve çık(a)madılar
10.05.2013
Hem barış ve hem de demokrasi birlikte anlamlı...
31.01.2013
Müzakerelerin üçüncü tarafı olmak…
09.01.2013
Artık barış istiyoruz çünkü bedelini ödedik
21.12.2012
Taraf yoluna devam ediyor hala...
10.12.2012
Solun demokrasi ile ilişkisi...
18.11.2012
Neo-liberalizme karşı neo-demokrasi
08.11.2012
Yönetim yöntemlerinde devrimci dönüşüm gerekli
29.09.2012
SENDİKAL HAKLARIN ANKARA KRİTERLERİ OLMAZ…
06.09.2012
Yeni umutlar ve yeni yollar...
01.06.2012
1 MAYIS 2077'de neler olacak!
05.04.2012
TÜRKİYE’NİN STRATEJİK SEÇİMLERİ…
07.02.2012
Devrimcilikten demokratlığa uzun ince bir yol
06.01.2012
Kapitalizme soldan farklı müdahale olamaz mı? (1)
22.11.2011
OLAYLARA ÜÇÜNCÜ GÖZLE BAKMAK…
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları