Murat YETKİN



Bookmark and Share

Güvenli Bölge üzerine 13 güvensiz soru


21.10.2019 - Bu Yazı 93 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  Bu yazıyı yazarken 17 Ekim’de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence arasında varılan Suriye’de Güvenli Bölge anlaşmasında sözü edilen 120 saat, yani beş günlük sürenin son 48 saatindeydik. Geri sayım sürerken –uygulanırsa- Türkiye’nin güvenlik kaygılarını rahatlatacak ve askeri harekâtın devamına gerek bırakmayacak bu anlaşmaya nasıl, hangi koşullarda varıldığı yolunda perde arkası gelişmeler ortaya çıkmaya başladı. Bazıları gerçekten “Bu kadarı olmaz” dedirtiyor. Bu gelişmelere dair bilgileri biraz daha teyit alıp olgunlaştırarak, daha güvenli hale getirerek Erdoğan’ın 22 Ekim Salı günü, 120 saatin bitimine saatler kala Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Soçi’de yapacağı ve ABD Başkanı Donald Trump’ın da dikkatle izleyeceği görüşme öncesinde paylaşmayı ümit ediyorum.

Ancak bu aşamada bazı soruları sormakta, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tabloyu anlamak bakımından fayda var.


1- Erdoğan 20 Ekim’de Güvenli Bölgeyi Cerablus’tan Irak sınırına dek 440 kilometre olarak tekrar etti. ABD’nin YPG/PKK’dan arındırmayı taahhüt ettiği 32 kilometre derinlikteki alanın uzunluğu, 9 Ekim’de başlayıp 17 Ekim’de “ara verilen” Barış Pınarı harekâtının kapsadığı Tel Abyad ile Resulayn arasındaki 120 kilometre mi, 440 km mi? ABD 120’ye 32 km alanı temizlediğinde anlaşma koşulları sağlanmış olacak, harekât duracak mı?
2- ABD 120 km uzunluğunda ve 32 km derinliğindeki bu bölgedeki YPG/PKK güçlerini 22 Ekim gece yarısına dek dışarı çıkarabilecek mi? PKK, Amerikan ordusunun sözünü dinleyecek mi? YPG/PKK’lıların –eğer vereceklerse- ağır silahları, kime nasıl teslim edeceği ve bunu kimin denetleyeceği belli mi?

Rusya ve yaptırımların payı ne oldu?

3- Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun “Rusya ile konuşulacağını” söylediği alan, Barış Pınarı harekât alanının dışında, batısında Kobani (Ayn el-Arap) ile doğusundaki Kamışlı’nın da bulunduğu sınır bölgelerini mi kapsıyor?
4- İki NATO müttefiki Türkiye ile ABD arasında anlaşmaya varılmasında NATO’nun hasmı Rusya’nın kilit rolü oldu mu? Olduysa bu rol neydi?


5- Türkiye ve ABD’nin anlaşmaya varmasında Rusya’nın katkısı dışında hangi etkenlerin payı oldu? Bir gün önce, 16 Ekim’de Halkbank davasının (Hazine müdahalesini zorlaştıracak şekilde) yeniden açılması, Kongre’ye önerilen yeni yaptırımların Erdoğan ve ailesinin mal ve diğer varlıklarının tespitini talep etmesi, Suriye harekâtına malzeme ve destek veren bütün şirketleri ve bankaları kapsama almak istemesinin payı oldu mu? Bu konuların aynı 16 Ekim günü 17 Ekim görüşmelerine hazırlık yapan Türk ve Amerikan teknik heyetleri arasında tartışmaya neden olması anlaşmaya varılmasını kolaylaştırdı mı?
6- Erdoğan 16 Ekim’de Pence ile görüşmeyeceğini, herkesin muhatabıyla görüşeceğini söylerken, 17 Ekim’de Pence ile 1 saat 20 dakika baş başa görüşmeyi neden kabul etti? Heyetler arası görüşme yapılırken neden Pence ile eşit statüde masa başını paylaşırken (Türk basınının alınmadığı çekimde) fotoğraf verdi?

7- Erdoğan 19 Ekim’de Kayseri’de, ABD ile “pazarlık sünnettir” diyerek anlaştıklarını, ancak “bölgenin teröristlerden arındırılması, tahkimatlarının yıkılması” mümkün olmazsa 120 saatin “bittiği dakika” harekâtın kaldığı yerden devam edeceğini söyledi. Putin ile görüşme sürecinde ABD’den süre uzatımı talebi gelirse, ekonominin maruz kalacağı muhtemel hasarlar da dikkate alarak Erdoğan ek süre verme yoluna gidebilir mi?
8- Erdoğan, 17 Ekim’de Pence ve heyetiyle ile görüşmeye başlamadan önce Beştepe’de Dışişleri ve Güvenlik Başdanışmanı İbrahim Kalın’ın görüştüğü, Putin’in Suriye Özel Temsilcisi Aleksandr Lavrentyev’in 19 Ekim’de Beşar Esad’la görüşmek üzere Şam’a gitmiş olmasının, Çavuşoğlu’nun ima ettiği, Güvenli Bölge uzunluğunu 120’den 440 km’ye çıkarma süreciyle bir ilgisi var mı?

Tahliye edilen YPG/PKK militanları nereye gidecek?

9- Erdoğan 19 Ekim’de Kayseri’de gerekirse diğer bölgelere de askeri harekât düzenleneceğini söyledi. Suriye ordusu 16 Ekim’de Kobani’ye girdiğine ve Kamışlı kısmen Şam hükümetinin kontrolünde olduğuna göre, Esad hükümetiyle doğrudan işbirliği gerektiren 1998 Adana Mutabakatı olmaksızın bu harekâta kalkışmak mümkün olur mu?
10- Rus yetkililerin 16 Ekim’de Türkiye ve Suriye dışişleri ve savunma bakanlıkları ve istihbarat servislerini “gerçek zamanlı” olarak görüştürdüklerini ve Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un da aynı gün çözümün Adana mutabakatı olduğunu söylediğine göre, Putin 22 Ekim’de Erdoğan’a Esad’la şahsen barışmasa da işbirliği yapması gerektiğini mi söyleyecek?


11- YPG/PKK, Türkiye’yle anlaşmaya varan ABD’nin isteği uyarak harekât bölgesini terk etse dahi nereye gidecek? ABD askerileri ile birlikte Irak’a mı çekilecek, ABD’de aldığı maaş ve diğer yardımları Suriye kanalıyla fiilen Rusya’dan almaya başlayıp üniforma değiştirerek Suriye ordusunun bir parçası haline mi gelecek, yoksa beş yıldır ABD’den üst düzey askeri eğitim alan militanlarını yine doğrudan Türkiye’deki eylemlere mi yönlendirecek? Bu konular Rusya ile de görüşülüyor mu?
12- Sözler tutulup anlaşmaya uyulsa ve en azından 120’ye 32 km boyutlarındaki alanında Güvenli Bölge kurulsa dahi, Türkiye’deki Suriyeli göçmenlerin dönmesini sağlamak mümkün olacak mı? Erdoğan tarafından Meclis’te -440 km olursa- iki milyon civarı denilen, ancak yetkililerin 300 ila 500 bin arası için hazırlık yaptığı göçmenler için şehirler kurulmasına uluslararası hukuk izin veriyor mu, veriyorsa mali kaynak nereden bulunacak?
13- Bu konu, 30 Ekim’de Cenevre’de yapılacak Suriye Anayasa Komitesi toplantısından bir gün sonra, 31 Ekim’de Arabuluculuk Konferansı için İstanbul’a gelecek olan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapması beklenen görüşmede ele alınacak mı?

Ve bir fotoğraf sorusu

Çok mu karmaşık? Öyle. Bir de şahsen merak ettiğim bir şey var; şahsi olduğu için yukarıdaki sorulara eklemedim. Bu anlaşmaya varılmasını sağlayan ön müzakerelerde iki ismin öne çıktığı anlaşılıyor: Erdoğan’ın Dış Politika ve Güvenlik Baş Danışmanı (ki eskinin MGK Genel Sekreteri rolünde düşünebiliriz) İbrahim Kalın ile ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi (ve eski Ankara Büyükelçisi) Jim Jeffrey. Jeffrey heyetler arası görüşmelerde yerini almış. Eminim Kalın da oradaydı, ama masanın etrafında yer verilmemiş görünüyor; en azından fotoğraflardan o anlaşılıyor. Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Robert O’Brian’ın karşısında Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, ABD’nin Ankara Büyükelçisi David Satterfield’in karşısında da IMF toplantılarına gitmemesi tartışma konusu edilen Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak oturmuş. Ama dediğim gibi esasa ilişkin olmadığı için 13 soru içinde yer vermek istemedim.
Bu soruların ciddi bir kısmına yanıt verebilmeyi düşündüğüm perde arkası gelişmeleri, umarım 22 Ekim’de Erdoğan’ın Putin görüşmesinden önce paylaşabilirim.

Facebook Yorumları

reklam
9.11.2019
Erdoğan’ın büyük üzüntüsü: ilahiyatçılar neden öğretmen olmak istemiyor acaba?
28.10.2019
Bağdadi’nin ölümünde Türkiye’nin rolü ve sonrası
24.10.2019
Suriye’de Putin kazandı, Erdoğan kazandı. Peki, kim kaybetti?
21.10.2019
Güvenli Bölge üzerine 13 güvensiz soru
18.10.2019
ABD Suriye’de Güvenli Bölgeyi nihayet kabul etti ama…
16.10.2019
ABD yaptırımlarının beş muhtemel sonucu
14.10.2019
Erdoğan IŞİD konusunda da söylediğini yaptığını göstermeli
11.10.2019
Suriye harekâtındaki ilk günün tahlili
6.10.2019
Bahçeli’nin Erdoğan’ı çektiği Kılıçdaroğlu tuzağı
6.10.2019
Ankara’da küçük siyasi yer sarsıntılarına hazır olun
1.10.2019
Gazeteci soramaz, bilim insanı söyleyemezken Yargı Reformu
22.09.2019
AK Parti’de neler oluyor? Maklube tartışmasının perde arkası
6.09.2019
İçeride ve dışarıda Erdoğan’ın zor günleri. (*)
6.08.2019
Erdoğan dertlerinin çözümünü Fırat’ın doğusunda görüyor olabilir, peki ya Türkiye?
28.07.2019
Türkiye Rusya’ya bağımlı hale getirilmemeli: Kılıçdaroğlu hükümeti de, ABD’yi de uyarıyor
15.07.2019
94 kuşağı: Fethullahçılar orduda nasıl yükseldi? (*)
10.07.2019
Kılıçdaroğlu ve Akşener, Erdoğan’ı nasıl alt etti?
2.07.2019
Trump ve bir gelişme daha Erdoğan’ı Türk ekonomisinde ciddi bir hasardan kurtardı; ama şimdilik
25.06.2019
Erdoğan’ın İmamoğlu’na yenilgisinden çıkan dersler
22.06.2019
Erdoğan-Bahçeli ittifakı seçim kazanmak için Öcalan’dan mı medet umuyor?
17.06.2019
Dağ fare doğurdu; yayın seçim sonucunu etkilemez
27.05.2019
S-400 krizinden çıkışta bir ihtimal daha var
19.05.2019
Atatürk’ün mirası ve Erdoğan Türkiye’si
15.05.2019
Erdoğan zora düştükçe daha da sertleşebilir (*)
14.05.2019
İmamoğlu: İsrafın belgelerini açıklayacağız
9.05.2019
Üçüncü Perde: Erdoğan, İmamoğlu’nun yine kazanacağını anlarsa 23 Haziran’ı engelleyebilir mi?
30.04.2019
AK Parti bünyesinde seçim sarsıntısı göründüğünden daha ciddi
23.4.2019
Asıl tehlikenin farkında mısınız? Ve asıl çıkış yolunun?
8.4.2019
İstanbul seçimine dair son duyumlar ve Türkiye’nin önündeki 8 sıcak gün
6.4.2019
İktidar bağımlılığı / iktidar sarhoşluğu
30.3.2019
Erdoğan Ankara’yı kaybederse: Küçük kıyamet senaryosu
14.2.2019
Artık “ana akım” yok, “baskın medya” var
24.11.20184
Sıcağı sıcağına AK Parti-MHP yorumu: köprüden önceki son çıkış ihtimali
9.11.2018
Seçim sonuçları Trump’ın Türkiye siyasetini nasıl etkileyecek?
29.10.2018
Yalnızca “Yaşasın Cumhuriyet” Demek Yetiyor mu?
20.10.2018
Trump, Salman’a Kaşıkçı’nın bedenine ne olduğunu da soracak mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive