Murat YETKİN



Bookmark and Share

Üçüncü Perde: Erdoğan, İmamoğlu’nun yine kazanacağını anlarsa 23 Haziran’ı engelleyebilir mi?


9.05.2019 - Bu Yazı 408 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, YSK’nın tartışılan kararıyla 23 Haziran’da tekrarlanacak İstanbul seçimini yine CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nun kazanacağını anlarsa, yaptırmamaya, iptal ettirmeye çalışır mı?

Soruyu ortaya atan da, “mümkün” cevabı veren de Amerikan düşünce kuruluşu The Washington Institute’un Türkiye programı yöneticisi, araştırmacı-yazar Soner Çağaptay oldu. Çağaptay’a göre, Erdoğan’ın Türk ekonomisinin neredeyse üçte birini (2018 rakamlarına göre yüzde 27’den fazlasını) üreten ve bu yönüyle ayrıca AK Parti iktidar “makinasının” çalışmasını, “yağlanmasında” işlevi olan İstanbul’a kaybetmeye “tahammül edemez”, bunu göze alamaz. Dolayısıyla kaybetmemek için seçimi yaptırmamak dâhil her şeyi göze alabilir.

Bana sorarsanız, evet, Erdoğan bunu deneyebilir, ama denese bile başarması o kadar kolay olmayabilir.

Ya da şöyle diyelim: artık o kolay olmayabilir.

Çünkü Türkiye’de siyasi rüzgârların yönü YSK kararının açıklandığı 6 Mayıs’tan bu yana hızla değişmeye başladı. Hem birazdan ayrıntısına gireceğimiz bu değişim, hem de zaten ağır sorunlar yaşayan ekonomik tabloyu –ABD Başkanı Donald Trump’ın zorbaca “mahvederim” mesajı dâhil- daha da kötüleştirebilecek dış politika sorunları buna izin vermeyebilir. Erdoğan’ın “dış güçlerin” ekonomik yöntemlerle de “diz çöktürmeye” çalıştığını vurgulaması boşuna değil. Ama yapılması gerekenler az çok belli iken, Erdoğan’ın Hazine ve Maliye Bakanı (ve damadı) Berat Albayrak ne Türk Lirasının ABD doları ve Avro karşısında hızlı değer kaybını durdurabiliyor, ne yüksek enflasyon, yüksek işsizlik ve yüksek faiz sarmalına gem vurabiliyor

O kadar kolay olmayabilir dedik ya, temel iki nedenden dolayı o kadar kolay olmayabilir. Birincisi, seçim ortağı MHP lideri Devlet Bahçeli’yle birlikte, özellikle CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na yapılan 21 Nisan saldırısından itibaren sürekli artan çağrı ve uyarı dozuyla YSK üzerinde kurulan baskıyla da olsa, 31 Mart seçiminin iptali yasal bir zemine monte edilmeye çalışıldı. 23 Haziran’ın yaptırılmamasının oturtulabileceği bir yasal zemin bulunmuyor.

İkincisi, bu nedenle “milli birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde” klişesinin kullanılabileceği, dış politika ve güvenlik gibi, akan suları durdurmasının düşünüleceği bir fiili durum ortaya yaratılabilir. Bunun için ABD ile Rus S-400 füzeleri ve Suriye’de PKK uzantılarıyla işbirliği konusundan tutun da Kıbrıs sularında petrol aramaya, hatta –bırakalım mübarek Ramazan ayını, her zaman iş yapan- İsrail ile Kudüs ve Filistin gerilimine dek öne çıkarılabilecek çok sayıda sorunumuz mevcut.

Bu durumda gittiği yere kadar İstanbul Büyükşehir Belediyesine 23 Haziran’a dek kayyum atan İstanbul Valisi Ali Yerlikaya iş başında kalır; HDP’li belediyelerin kayyum yönetiminin İstanbul’a da pek ala örnek olabileceği düşünenler dahi çıkabilir.

Ancak Türkiye’nin siyasi coğrafyasında YSK’nın 6 Mayıs kararından bu yana ilginç değişiklikler oluyor; rüzgârın yönü sanki değişiyor.

Bunun en büyük nedeni, Erdoğan-Bahçeli ittifakının İstanbul’da İmamoğlu’nun galibiyetini iptal ettirmek için uyguladığı aşırı doz siyasi baskı ardından çıkan YSK kararının, vicdan sahibi kimi AK Partililer dâhil, önemli bir çoğunluğu ikna etmemiş olması.

Sadece lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve seçim ortağı İYİ Parti lideri Meral Akşener, ya da Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier değil, YSK kararına akıl erdiremeyen, anlam veremeyen, tepki gösteren.

Örneğin 7 Mayıs’ta önceki cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Twit mesajı önemliydi. Gül, “Anayasa Mahkemesi’nin 2007 yılındaki haksız “367 Kararı” karşısında ne hissettiysem, başka bir yüksek mahkeme olan Yüksek Seçim Kurulu’nun dün aldığı kararı duyunca aynı duyguları yaşadım” diyordu; “Yazık, bir arpa boyu yol alamamışız”. Bu mesaj Gül’ün Erdoğan ve Bahçeli girişimiyle alınan YSK kararından duyduğu rahatsızlığı açığa vuruyor ve belki de 23 Haziran’da Erdoğan-Bahçeli ittifakının ortak adayı Binali Yıldırım’a oy vermeyebileceğini düşündürüyordu. Gül’ün şu sıralar AK Parti içinden ve dışından yeni bir siyasi oluşum bekleyenlerin gözdesi durumunda bulunan, Erdoğan’ın önceki ekonomi kaptanı Ali Babacan’a destek verdiğinin bilinmesi, bu mesajın ağırlığını artırıyor. Ayrı bir kanaldan, Erdoğan’ın AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan olarak halefi, ancak şimdi dışlanmış vaziyette parti içi muhalefet bayrağı açan Ahmet Davutoğlu da YSK kararını kınadı, karşısında yer aldı. Gül, Babacan ve Davutoğlu’nun AK Parti taraftarları içinde hiçbir etkisi olmadığını düşünenler, kısa sürede yanıldıklarını görebilir.

Ama oyunu İstanbul’da kullanmış bir seçmen olarak YSK’nın kararına ben de anlam veremiyorum. Yani bazı sandık kurullarında diyelim usulsüzlük yapılmış ama bu usulsüzlük aynı zarf içine koyup sandığa attığımız ilçe belediye başkanı, belediye meclisi ve muhtar oylarını geçersiz kılmayıp, sadece büyükşehir belediye başkanlığı için verilmiş oyları geçersiz kılmış, öyle mi? Ne akla, ne hukuka, ne vicdana sığan bu karara dair AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz’un açıklamalarının sosyal medyada hiciv videolarına konu olması boşuna değil.

Tabii asıl değişim rüzgârının muhalif çevrelerde estiğini söylemek gerekli.

Muhtemelen Erdoğan-Bahçeli ikilisinin aksine, YSK kararının muhalefet partilerinde yol açtığı moral bozukluğu bir saat içinde yerini moral üstünlüğe bıraktı. AK Parti adayı Binali Yıldırımın adeta yüzünden düşen bin parça ifadesine rağmen, galibiyeti elinden alınmış Ekrem İmamoğlu, “Yine kazanacağız” diyerek şen şakrak kürsüye çıktı, halka hitap etti. “Her şey güzel olacak” sözü, muhtemelen partiler üstü bir seçim sloganı olarak anında yayıldı sosyal medyada. Umre için Kâbe’de bulunan dört vatandaşın telefona çekip gönderdiği “Dualarımız seninle. Her şey güzel olacak” mesajı izleyenleri şaşırttı.

İki konuda AK Parti planlarının geri teptiği gözlendi.

Birincisi, CHP ve İYİ Parti arasını HDP ile açma planıydı. Tutmadı. İYİ Parti lideri Akşener 7 Mayıs Meclis Grubu hitabında, YSK kararını “utanç” verici olarak niteledi ve İmamoğlu’na tam desteğini tekrarladı.

İkincisi, tam da YSK kararından birkaç saat önce hükümetin yasa dışı PKK lideri Abdullah Öcalan’ın avukat görüşüne yıllar sonra, 2 Mayıs’ta izin verildiğinin açıklanmasıyla HDP’nin muhalif saflardan kopacağı beklentisiydi. HDP tam tersine, 31 Mart tutumlarından herhangi bir değişiklik olmayacağını açıklayıp YSK kararını sert dille kınadı.

Batı dünyasının peşin hüküm ve kolaycılıkla “Türkiye’de demokrasi bitti” demesine karşın, Türkiye’de seçmenin en az yarısının, demokrasi ve demokratik kurumlara sahip çıkma azim ve kararlılığı nedense pek görülmüyor. Asıl etken bu oysa.

Facebook Yorumları

reklam
28.01.2020
Merkel’in ziyareti AB’yle ilişkilere yarayacak mı?
24.01.2020
Halkbank ile hatırladık: ABD ile kriz devam ediyor
23.01.2020
Ekonomi ve siyasette dipten gelen dalga
12.01.2020
Libya’da ateşkes: yine Putin, yine Erdoğan’la
7.01.2020
ABD – İran krizi Türkiye’yi nasıl etkiler?
5.01.2020
“AKP ikiz doğuruyor”: Kılıçdaroğlu
31.12.2019
Çölaşan ve Doğru’ya “FETÖ’cü” diyen yargı adalet mi dağıtıyor?
28.12.2019
Rusya: Kanal İstanbul, Montrö’yü değiştirmediği sürece, Türkiye’nin meselesi
24.12.2019
Kanal İstanbul üzerine üç kritik soru
24.12.2019
Laik anayasayı İslami ölçülere uydurma çabası
22.12.2019
Trump imzaladı. Deniz bitti bitiyor. Şimdi ne olacak?
20.12.2019
Libya ikinci Suriye olmamalı
17.12.2019
ABD ile kafa kafaya, tam gaz gidiyoruz
16.12.2019
Mansur Yavaş ve CHP’nin belediyelerde yükselişi
13.12.2019
Gelecek seçim partiler değil, cepheler arasında olacak
11.12.2019
“Kavala bırakılır mı?” derken, Erdoğan, Orhan Pamuk’a terörist dedi
25.11.2019
Kılıçdaroğlu’nun suçu
22.11.2019
Ben o gazetecilerden değilim. Olmayanlar söylesin
14.11.2019
Erdoğan-Trump: Bilanço
14.11.2019
Kabus senaryosu
9.11.2019
Erdoğan’ın büyük üzüntüsü: ilahiyatçılar neden öğretmen olmak istemiyor acaba?
28.10.2019
Bağdadi’nin ölümünde Türkiye’nin rolü ve sonrası
24.10.2019
Suriye’de Putin kazandı, Erdoğan kazandı. Peki, kim kaybetti?
21.10.2019
Güvenli Bölge üzerine 13 güvensiz soru
18.10.2019
ABD Suriye’de Güvenli Bölgeyi nihayet kabul etti ama…
16.10.2019
ABD yaptırımlarının beş muhtemel sonucu
14.10.2019
Erdoğan IŞİD konusunda da söylediğini yaptığını göstermeli
11.10.2019
Suriye harekâtındaki ilk günün tahlili
6.10.2019
Bahçeli’nin Erdoğan’ı çektiği Kılıçdaroğlu tuzağı
6.10.2019
Ankara’da küçük siyasi yer sarsıntılarına hazır olun
1.10.2019
Gazeteci soramaz, bilim insanı söyleyemezken Yargı Reformu
22.09.2019
AK Parti’de neler oluyor? Maklube tartışmasının perde arkası
6.09.2019
İçeride ve dışarıda Erdoğan’ın zor günleri. (*)
6.08.2019
Erdoğan dertlerinin çözümünü Fırat’ın doğusunda görüyor olabilir, peki ya Türkiye?
28.07.2019
Türkiye Rusya’ya bağımlı hale getirilmemeli: Kılıçdaroğlu hükümeti de, ABD’yi de uyarıyor
15.07.2019
94 kuşağı: Fethullahçılar orduda nasıl yükseldi? (*)
10.07.2019
Kılıçdaroğlu ve Akşener, Erdoğan’ı nasıl alt etti?
2.07.2019
Trump ve bir gelişme daha Erdoğan’ı Türk ekonomisinde ciddi bir hasardan kurtardı; ama şimdilik
25.06.2019
Erdoğan’ın İmamoğlu’na yenilgisinden çıkan dersler
22.06.2019
Erdoğan-Bahçeli ittifakı seçim kazanmak için Öcalan’dan mı medet umuyor?
17.06.2019
Dağ fare doğurdu; yayın seçim sonucunu etkilemez
27.05.2019
S-400 krizinden çıkışta bir ihtimal daha var
19.05.2019
Atatürk’ün mirası ve Erdoğan Türkiye’si
15.05.2019
Erdoğan zora düştükçe daha da sertleşebilir (*)
14.05.2019
İmamoğlu: İsrafın belgelerini açıklayacağız
9.05.2019
Üçüncü Perde: Erdoğan, İmamoğlu’nun yine kazanacağını anlarsa 23 Haziran’ı engelleyebilir mi?
30.04.2019
AK Parti bünyesinde seçim sarsıntısı göründüğünden daha ciddi
23.4.2019
Asıl tehlikenin farkında mısınız? Ve asıl çıkış yolunun?
8.4.2019
İstanbul seçimine dair son duyumlar ve Türkiye’nin önündeki 8 sıcak gün
6.4.2019
İktidar bağımlılığı / iktidar sarhoşluğu
30.3.2019
Erdoğan Ankara’yı kaybederse: Küçük kıyamet senaryosu
14.2.2019
Artık “ana akım” yok, “baskın medya” var
24.11.20184
Sıcağı sıcağına AK Parti-MHP yorumu: köprüden önceki son çıkış ihtimali
9.11.2018
Seçim sonuçları Trump’ın Türkiye siyasetini nasıl etkileyecek?
29.10.2018
Yalnızca “Yaşasın Cumhuriyet” Demek Yetiyor mu?
20.10.2018
Trump, Salman’a Kaşıkçı’nın bedenine ne olduğunu da soracak mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive