Murat YETKİN



Bookmark and Share

Artık “ana akım” yok, “baskın medya” var


14.2.2019 - Bu Yazı 545 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 9 Şubat’ta Kartal’da 7 Şubat günü ortada deprem filan yokken çöken binanın enkazına gidip konuşma yapmamış olsaydı, “ana akım” medyamızın orada ölen 21 kişiyi nasıl haber yapacağını bilemezdik; ilk anda üzerine yayın yasağı konmuştu çünkü.

Yayın yasağını duyar duymaz, yakın zamanlarda benzeri durumlarda, ama en azından onlar terör saldırısı gibi durumlardı, Ankara’dan gelen “Neden çok yer veriliyor?” telefonlarına “Koyun yasağı, biz de rahatlayalım” diyen medya yöneticisi meslektaşlarımın olduğunu hatırladım. Artık çıta, tam da seçim öncesi memleketin dikensiz gül bahçesi olduğu görüntüsünü bozacak asayiş haberlerine de tahammülsüzlüğe dek indirilmiş durumda. 
Günümüz Türkiye’sinin ana akımı budur. 
“Ana akım medya” da Batıdan, İngilizce “Main stream media”nın tercümesi olarak ithal ettiğimiz bir kavram. Ünlü Collins sözlüğü “Çoğu insanın bildiği ve güvendiği” haber kaynağı olarak tarif ediyor. Urban Dictionary gibi daha yeni kaynaklarda en azından “tarafsızmış gibi yapan belli başlı” televizyon, gazete ve diğer haber kanalları gibi tanımları var.
Yakın zamana dek, belki on yıl diyebiliriz, Türkiye’de de “çoğu insanın bildiği” medya mecraları, en azından “bağımsız ve tarafsızmış gibi” yapabiliyordu; hadi bu kadar yıl haber yöneticiliği yapmış biri olarak kendimi de içine katayım, yapabiliyorduk.

Sonra, 2006-2007 diyelim, yavaş yavaş, en azından çok satan ve çok izlenenler arasında bu iddiada bulunmak dahi riskli bir iş halini almaya başladı. Bu, “bağımsız ve tarafsız” olma iddiasının giderek “hükümet yanlısı olmamakla”, oradan da “hükümet karşıtı olmakla” eş tutulduğu süreçtir. (Bu aynı zamanda istenmeyen isimlerin, gülün dikenleri gibi, gülün dikensiz olmayacağını bilmeden birer birer ayıklandığı dönemdir; tutuklamaları, mahkûmiyetleri burada saymıyorum, orada ayrı acılar var.)
Bunun sonuçları hemen görüldü. Tabii işin içinde dijital yayıncılığın, internet yayıncılığının gelişmesinin de önemli payı var ama bu işle biraz ilgilenenler, Batıdaki durumla Türkiye’yi çok rahat karşılaştırabilir.
Örneğin 2013 ila 2018 arasındaki beş yılda Türkiye’nin nüfusu yaklaşık 75 milyondan, 80 milyona çıktı. Okuryazarlık oranı ve şehirleşme oranı arttı. Aynı süre içinde, Anadolu Ajansının Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden derleyip yayınladığına göre basılan toplam gazete nüshası sayısı (yani bir yıl içinde bütün gazetelerin, her gün bastığının toplamı) 2 milyar 296 milyon nüshadan 1 milyar 559 milyona düşmüş. Yani Türkiye’nin nüfusu yüzde 7 artıp, şehirleşme yüzde 80’lerden 90’lara yükselirken gazeteler yüzde 32, yaklaşık üçte bir tiraj kaybetmiş.
Sadece dijital etki mi? Bakalım.
Oxford Üniversitesinin Reuters Gazetecilik Çalışmaları Enstitüsünün 2017 raporuna göre Türkiye (Yunanistan’la birlikte) halkın haberlere güvenmemesi sıralamasında ABD’den sonra ikinci sırada; bizi Arjantin ve Fransa takip ediyor ki bütün bu ülkelerde yazılı basın ve belli başlı televizyon kanalları güç kaybediyor. Ancak medyaya güvenilirliğin hala yüzde 50’ler ve üzerinde olduğu Finlandiya, Hollanda, Almanya gibi ülkelerde basılı medya ve televizyon yayıncılığındaki düşün diğerlerindeki kadar keskin değil; onlardaki çoğunlukla internet yayıncılığına bağlı bir düşüş.
Bunu başka şekilde de ölçebiliyoruz. Örneğin Kadir Has üniversitesi (KHAS) tarafından yayınlanan 2018 Türkiye Sosyal-Siyasal Eğilimler Araştırmasına göre, 2017’de, hiç gazete okumadığını söyleyenlerin oranı yüzde 37,1 iken bu oran 2018’de 57,5’e fırlamış; her gün okuduğunu söyleyenlerin oranı ise 19,6’dan, 10,5’e, hemen hemen yarı yarıya düşmüş.
Şaşırtıcı mı? Birbirinin aynı manşetler, birbirinin aynısı haberler, dünya yıkılsa “göze batmayalım” mantığıyla “insan haberi” adı verilen ve dikkatleri siyasi ve ekonomik tablodan kaçırmaya yönelik yayınlar oldukça şaşırtıcı değil. Yine KHAS araştırmasına göre, medya en az güvenilen kurum ve Türkiye’de basın özgürlüğü olduğuna inananların oranı 2017’de yüzde 45 iken 2018’de 38’e düşmüş.
Bugün tiraj sıralamasındaki ilk 15 gazetenin, Sabah’ın (yaklaşık 278 bin) ve Hürriyet’in (262 bin) ardından üçüncü sırasındaki Sözcü (246 bin) dışında tamamı, sahipleri hükümet yanlısı olan sermaye gruplarının elindedir. Burada ölçü, hükümet yanlısı olmadığını, hükümet icraatına göre tarafsız durduğunu söyleyebilme duruşudur; bunu kamuya açık şekilde söyleyebilen medya sahipleri varsa, bu söylediklerim onları bağlamaz. Tirajlara baktığımızda, gazetelerin yüzde 90’a yakınının bu durumda olduğunu söylemek mümkün… 
Tirajların ne kadar gerçeği yansıttığı da tartışmaya açık. Tiraj raporlarına baktığınızda 250 bin, 100 bin, 50 bin gibi eşikler etrafında yoğunlaşmalar görürsünüz. Bunlar çoğu zaman, aslında olmayan, ama Basın İlan Kurumundan resmî ilan alabilmek için göstermelik olarak tutturulan tiraj sayılarıdır; bir kısmının matbaalardan doğrudan hurda kağıtçıya gittiği piyasada konuşulur. Ama tiraj düştükçe, yani okunurluk azaldıkça resmî ilanla bu yayınların beslenmesi artar. Az önce verdiğimiz TÜİK rakamlarına göre, 2016’dan 2017’ye tirajlar yüzde 4 düşerken, resmî ilan ve reklama yapılan harcama yüzde 4,5 artarak 445 milyon liraya yaklaşmıştır. Bu yayınların çoğu kamu kuruluşlarının desteği olmaksızın yaşayamaz durumdadır.
Televizyonların durumu çok farklı değil. Geçenlerde, televizyon yıldızı olan bir meslektaşımız sosyal medyada “Teşekkürler Türkiye” kıvamında haftalık konuşma (artık tartışma diyemiyoruz) programlarının birinci geldiğini ilan ediyordu. İzlenme raporlarını soruşturdum, doğruydu. Sonra aklıma geldi, bir de izlenme oranı ve seyirci payına bakayım dedim. Onlar adına ben utandım. O oranlarla bundan on sene, bırakın on seneyi, beş sene önce ilk elli listesine girilmezdi. Tıpkı okunmayan gazetelerinin sıralamasıyla övünenler gibi, izlenmeyen televizyonlar da şampiyonluk açıklıyorlardı. Televizyonlarda durumu ABD’li sermaye yapısı sayesinde kısmi dokunulmazlık kalkanına sahip Fox TV (haber kaynağı olarak belirtenlerin yüzde 25’i) ve biraz da Halk TV kurtarıyor; yine de baskınlık oranı yüzde 75-80 arasında.
Yani, ana akım medya tanımının ön şartı sayılan “bilinirlik” azalmakta, “güvenilirlik” daha da azalmakta ve “tarafsızmış gibi yapma” imkânı dahi kalmamış görünmektedir. Bunu söylerken medyanın eski hallerine övgü düzdüğüm sanılmasın. O dönemde de çok sorunlarımız vardı, iktidarlarla da vardı, ama bugün bambaşka bir tablo var karşımızda. Bu tablo bize artık Türkiye’de “ana akım” medyadan söz etme imkânının giderek kalmadığı, yerini sahiplik yapısının siyasi eğilimi bakımından “baskın” medyanın aldığını göstermektedir.
İnanılırlığı, güvenilirliği kalmamış baskın medyanın tek sesli yayınlarının Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AK Parti hükümetlerine ne gibi yarar sağladığı da artık kuşkulu; belki yalnızca muhalif seslerin –ara sıra hükümetin hâlâ müsamaha gösterdiği muhalefet liderleriyle yasak savma kabilinden mülakatlar dışında- kısılmasını bir kâr sayıyorlardır.
Sonuç mu? AK Parti’nin üç kurucusundan biri olan, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, Dışişleri Bakanlığı yapmış olan Abdullah Gül’ün konuşmalarının dahi haberleştirilemediği bir tablo. 
Baskın medya ne yaparsa yapsın kendisinden beklenen siyasi faydayı vermekten uzak; bunu Erdoğan da gördüğü an işleri daha da zorlaşacaktır.

Facebook Yorumları

reklam
29.09.2020
Ermenistan ateşle oynuyor, Azerbaycan üstün görünüyor
27.09.2020
HDP: neler oluyor, sırada parti kapatma mı var?
25.09.2020
Yunanistan ve AB ile uzlaşma ekonomiye nefes aldırabilir
22.09.2020
Bir hâkim, bir savcı, Bir Düğün Gecesi ve kuvvetler ayrılığı
16.09.2020
Trump: Erdoğan’a “korkunç” diyorlar ama benim aram iyi
15.09.2020
Erdoğan’ın en büyük şansı Macron
14.09.2020
Askerler 12 Eylül’de sola vurdu, siyasi İslâmın yolunu açtı
13.09.2020
İşler Ankara’nın kontrolünden çıkmak üzere
8.09.2020
Gündem saptırma oyununda idam cezası tuzağı
5.09.2020
Yunanistan’la savaş çıkmıyor, meraklılarına duyurulur
1.09.2020
Yunanistan’la savaşmayız da Covid’le savaş iyi gitmiyor
31.08.2020
Zaferden 98 yıl sonra yanıtını arayan kritik soru
30.08.2020
Akşener, cumhurbaşkanlığı ve “Devlet Abla” duruşu
30.08.2020
30 Ağustos’ta Dumlupınar’da olacak, Atatürk’ü anacak mı?
27.08.2020
Yunanistan şimdiden Doğu Akdeniz oyununu yitiriyor
25.08.2020
Erdoğan’a halef kim? Albayrak mı, Soylu mu, başkası mı?
22.08.2020
Beş soruda Karadeniz’de doğalgaz gerçekleri
21.08.2020
Erdoğan bir karar vermeli: ya kadınlar ya tarikatlar
18.08.2020
Trump’ın pohpohlaması ve Erdoğan’ın endişesi
17.08.2020
Erdoğan’ın Orta Doğu politikasındaki en büyük açmazı
14.08.2020
Türkiye’nin meselesi Muharrem İnce mi?
11.08.2020
Akşener, İnce ve siyasetin iki yüzlü halleri
9.08.2020
Artılar hep Erdoğan’ın da eksilerden kim sorumlu?
6.08.2020
Siyasetin futbola derin müdahalesi
6.08.2020
Türkiye, istihbarat şeflerinin staj yeri gibi
4.08.2020
AK Parti zemininde beliren üç fay hattı
3.08.2020
Dış politikada bize söylenmeyenler
28.07.2020
Cumhuriyet değerlerine saldırılar ve CHP
27.07.2020
Ayasofya: duada ele alınan kılıç kime çekilecek?
24.07.2020
İşte Erdoğan’dan fesih isteyen İstanbul Sözleşmesi raporu
23.07.2020
Beklediği alkış gelmeyince Erdoğan
22.07.2020
Kadın hakları için erkekler de sesini yükseltmeli
21.07.2020
Bugün kadına şiddet, yarın nafaka, miras hakkı hedefte
20.07.2020
Ve Doğu Cephesi: Ermenistan’a Azerbaycan uyarısı
15.07.2020
Erdoğan aldanmasaydı, 15 Temmuz olmazdı
14.07.2020
HDP seçmeninin CHP ve Millet İttifakına bakışı
12.07.2020
Meral Akşener ne yapıyor, farkında mısınız?
11.07.2020
Ayasofya ibadete açılıyor. Neden şimdi? Sırada ne var?
9.07.2020
İsmailağa Cemaati ister de İstanbul Sözleşmesi kalır mı?
7.07.2020
Medya sürüldüğü dijital gettoda mı susturulacak?
5.07.2020
Erdoğan kadına şiddete karşı attığı imzadan pişman
2.07.2020
Endişe verici gelişmelere topluca bakınca tablo daha vahim
1.07.2020
İktisatçı değilim ama şu kadarını görebiliyorum
30.06.2020
Kılıçdaroğlu: Davul Erdoğan’da tokmak Bahçeli’de
28.06.2020
Yeni bakanlıklar: Erdoğan da “ver kurtul” tuzağında
25.06.2020
Yollar yürümekle aşınmaz Sayın Erdoğan
20.06.2020
AK Parti kendini inkâr ve imha sürecine mi girdi?
19.06.2020
Sürpriz Libya ziyareti: ikinci safha başlıyor
18.06.2020
Erdoğan’ın dış politikasını MHP’liler beğeniyor
16.06.2020
Virüsün canlanmasından HDP yürüyüşüne: kritik hafta
15.06.2020
Davutoğlu: önceliğim düşünce özgürlüğü olacak
12.06.2020
Bekçi Kanunu, İlker Başbuğ, Ergenekon ve Brütüs
11.06.2020
Erdoğan vurdukça CHP’li belediyeler güçleniyor
9.06.2020
Ankara’da sert tartışma: Kılıçdaroğlu, Şentop, Buldan
8.06.2020
Yoksa HDP üyelerine virüs bulaşmıyor mu?
4.06.2020
Bir istihbarat operasyonunun diplomatik perde arkası
3.06.2020
Meclis açılırken Ankara’dan siyasi ve ekonomik görünüm
2.06.2020
Endişe verici gelişmeler: İkinci Ergenekon süreci mi?
30.05.2020
Erdoğan’a iki soru: biri virüs üzerine, diğeri malum
28.05.2020
Menderes ve Bayar: bir 27 Mayıs hikayesi
27.05.2020
Davutoğlu ve Babacan: eleştiri yetmiyor, özeleştiri şart
26.05.2020
Libya raporu: Hafter, destekçilerini üzmeye başladı
25.05.2020
İzmir’deki tehlikeli kışkırtma: arkasında kimler var?
22.05.2020
Ankara’da Erdoğan’dan istediğini alma zamanı mı?
19.05.2020
Ekranlar, gazeteler de yeşil nokta ister. Neden olmasın?
18.05.2020
Artık bilim mi ağır basacak, baskıcı yönetimler mi?
15.05.2020
Cumhur İttifakı stratejik, Millet İttifakı taktik önemde
14.05.2020
İşte otellerden camilere Haziran’da normalleşme takvimi
12.05.2020
Gayrimüslim vatandaşlar hedef gösterilme endişesinde
10.05.2020
Babacan’ın “Tarikata üye misiniz?” sorusuna yanıtı
8.05.2020
Dolarda 7,25 rekoru. Neresi çok önemliydi Sayın Bakan?
6.05.2020
Yoksa Erdoğan Covid-19’dan seçim zaferi mi umuyor?
4.05.2020
İşte 65+ sokağa çıkma, okul ve AVM açılış senaryoları
2.05.2020
S-400 ve tıbbi yardım ABD ile SWAP anlaşması getirir mi
29.04.2020
Sahi, ne oldu o korona öncesi beka meselelerine?
23.04.2020
23 Nisan’a giden yolda Mustafa Kemal ve Payitaht
21.04.2020
“Milletvekillerinin Meclis’e gelmesine kimse engel olamaz”
20.04.2020
Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’na hem iyi hem kötü haberler
18.04.2020
Koronavirüs ne zaman kontrol altına alınabilecek?
17.04.2020
Bahçeli: seçimden Çakıcı’ya her istediği olan lider
15.04.2020
En güçlü ikinci adam: istifa sonrası Soylu
13.04.2020
Soylu neden istifa etti, Erdoğan neden reddetti?
12.04.2020
Sokağa çıkma yasağı: krizin arka planı
10.04.2020
Çin’in diplomasi gurusu Fu: Korona bize acı bir ders verdi
8.04.2020
İçişleri Bakanı Soylu: “Acil Durum” yönetimine geçtik
6.04.2020
Kılıçdaroğlu’dan Erdoğan’a: Cevap vermeyeceğim, çünkü…
4.04.2020
Akşener: devletin vatandaşa vereceği 550 milyonu yok mu?
3.04.2020
İmamoğlu’dan Soylu’ya: kameralar Bakana yaramıyor
3.04.2020
İstanbul salgın üssüne dönerken Erdoğan neyi bekliyor?
1.04.2020
Cumhurbaşkanı artık bu seslere kulak vermeli
31.03.2020
Virüsü Erdoğan’ın 7 aylık maaşı mı durduracak?
29.03.2020
30 Büyükşehire valiler eliyle korona-yönetimi
12.03.2020
Petrol savaşı, Suudi saray darbesi, Türkiye
9.03.2020
AB ile mülteciler üzerinden yeni anlaşma arayışı başlıyor
6.03.2020
Erdoğan’la Putin 5 saat bunu mu konuştular?
5.03.2020
‘Rusya’yla anlaşıp doğalgazı ucuzlatmak mümkün’
4.03.2020
Arap baharı unutulunca hesaplar Şam’dan döner
2.03.2020
Trump kilit ismi Erdoğan’a gönderiyor
1.03.2020
Rusya’yla gerilim artarken NATO hava desteği vaat ediyor
26.02.2020
Erdoğan-Putin zıtlaşması Suriye görüşmelerini çökertebilir
25.02.2020
Suriye ve Libya şehitleri gölgesinde zor diplomasi
23.02.2020
Kavala davasında aslında neler oldu?
19.02.2020
ABD, YPG’yi uyardı: Türkiye’yle çatışırsanız korumayız
18.02.2020
Türkiye’den geldiğimi duyunca Kavala’yı soruyorlar
14.02.2020
Fethullahçıları devlete CHP mi, “Bay Kemal” mi yerleştirdi?
12.02.2020
Beş şehit haberi Ankara’ya Ruslarla görüşürken geldi(*)
8.02.2020
Erdoğan’ın Van’da 33 ölüm haberine tepkisi ne oldu?
5.02.2020
Suriye’de şehit sayısı artıyor, Rusya ile gerilim
3.02.2020
İmamoğlu’nu bırakın da Erdoğan’a sorulan sorulara bakın
28.01.2020
Merkel’in ziyareti AB’yle ilişkilere yarayacak mı?
24.01.2020
Halkbank ile hatırladık: ABD ile kriz devam ediyor
23.01.2020
Ekonomi ve siyasette dipten gelen dalga
12.01.2020
Libya’da ateşkes: yine Putin, yine Erdoğan’la
7.01.2020
ABD – İran krizi Türkiye’yi nasıl etkiler?
5.01.2020
“AKP ikiz doğuruyor”: Kılıçdaroğlu
31.12.2019
Çölaşan ve Doğru’ya “FETÖ’cü” diyen yargı adalet mi dağıtıyor?
29.12.2019
Rusya: Kanal İstanbul, Montrö’yü değiştirmediği sürece, Türkiye’nin meselesi
26.12.2019
Kanal İstanbul üzerine üç kritik soru
24.12.2019
Laik anayasayı İslami ölçülere uydurma çabası
22.12.2019
Trump imzaladı. Deniz bitti bitiyor. Şimdi ne olacak?
20.12.2019
Libya ikinci Suriye olmamalı
18.12.2019
ABD ile kafa kafaya, tam gaz gidiyoruz
17.12.2019
Mansur Yavaş ve CHP’nin belediyelerde yükselişi
14.12.2019
Gelecek seçim partiler değil, cepheler arasında olacak
12.12.2019
“Kavala bırakılır mı?” derken, Erdoğan, Orhan Pamuk’a terörist dedi
25.11.2019
Kılıçdaroğlu’nun suçu
23.11.2019
Ben o gazetecilerden değilim. Olmayanlar söylesin
14.11.2019
Kabus senaryosu
16.11.2019
Erdoğan-Trump: Bilanço
10.11.2019
Erdoğan’ın büyük üzüntüsü: ilahiyatçılar neden öğretmen olmak istemiyor acaba?
28.10.2019
Bağdadi’nin ölümünde Türkiye’nin rolü ve sonrası
24.10.2019
Suriye’de Putin kazandı, Erdoğan kazandı. Peki, kim kaybetti?
22.10.2019
Güvenli Bölge üzerine 13 güvensiz soru
19.10.2019
ABD Suriye’de Güvenli Bölgeyi nihayet kabul etti ama…
17.10.2019
ABD yaptırımlarının beş muhtemel sonucu
15.10.2019
Erdoğan IŞİD konusunda da söylediğini yaptığını göstermeli
11.10.2019
Suriye harekâtındaki ilk günün tahlili
7.10.2019
Bahçeli’nin Erdoğan’ı çektiği Kılıçdaroğlu tuzağı
5.10.2019
Ankara’da küçük siyasi yer sarsıntılarına hazır olun
2.10.2019
Gazeteci soramaz, bilim insanı söyleyemezken Yargı Reformu
22.09.2019
AK Parti’de neler oluyor? Maklube tartışmasının perde arkası
6.09.2019
İçeride ve dışarıda Erdoğan’ın zor günleri. (*)
6.08.2019
Erdoğan dertlerinin çözümünü Fırat’ın doğusunda görüyor olabilir, peki ya Türkiye?
28.07.2019
Türkiye Rusya’ya bağımlı hale getirilmemeli: Kılıçdaroğlu hükümeti de, ABD’yi de uyarıyor
16.07.2019
94 kuşağı: Fethullahçılar orduda nasıl yükseldi? (*)
10.07.2019
Kılıçdaroğlu ve Akşener, Erdoğan’ı nasıl alt etti?
2.07.2019
Trump ve bir gelişme daha Erdoğan’ı Türk ekonomisinde ciddi bir hasardan kurtardı; ama şimdilik
24.03.2020
Korona-kriz hakkında söylenmeyenler, bilmediklerimiz
24.03.2020
Erdoğan daha neyi bekliyor? İtalya’ya, İran’a dönmeyelim
22.03.2020
Salgına hazırlıklı yakalandığımıza inanan var mı?
20.03.2020
Salgına hazırlıklı yakalandığımıza inanan var mı?
15.07.2019
94 kuşağı: Fethullahçılar orduda nasıl yükseldi? (*)
10.07.2019
Kılıçdaroğlu ve Akşener, Erdoğan’ı nasıl alt etti?
2.07.2019
Trump ve bir gelişme daha Erdoğan’ı Türk ekonomisinde ciddi bir hasardan kurtardı; ama şimdilik
25.06.2019
Erdoğan’ın İmamoğlu’na yenilgisinden çıkan dersler
22.06.2019
Erdoğan-Bahçeli ittifakı seçim kazanmak için Öcalan’dan mı medet umuyor?
17.06.2019
Dağ fare doğurdu; yayın seçim sonucunu etkilemez
27.05.2019
S-400 krizinden çıkışta bir ihtimal daha var
19.05.2019
Atatürk’ün mirası ve Erdoğan Türkiye’si
15.05.2019
Erdoğan zora düştükçe daha da sertleşebilir (*)
14.05.2019
İmamoğlu: İsrafın belgelerini açıklayacağız
9.05.2019
Üçüncü Perde: Erdoğan, İmamoğlu’nun yine kazanacağını anlarsa 23 Haziran’ı engelleyebilir mi?
30.04.2019
AK Parti bünyesinde seçim sarsıntısı göründüğünden daha ciddi
23.4.2019
Asıl tehlikenin farkında mısınız? Ve asıl çıkış yolunun?
8.4.2019
İstanbul seçimine dair son duyumlar ve Türkiye’nin önündeki 8 sıcak gün
6.4.2019
İktidar bağımlılığı / iktidar sarhoşluğu
30.3.2019
Erdoğan Ankara’yı kaybederse: Küçük kıyamet senaryosu
14.2.2019
Artık “ana akım” yok, “baskın medya” var
24.11.20184
Sıcağı sıcağına AK Parti-MHP yorumu: köprüden önceki son çıkış ihtimali
9.11.2018
Seçim sonuçları Trump’ın Türkiye siyasetini nasıl etkileyecek?
29.10.2018
Yalnızca “Yaşasın Cumhuriyet” Demek Yetiyor mu?
20.10.2018
Trump, Salman’a Kaşıkçı’nın bedenine ne olduğunu da soracak mı?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive