Murat Sevinç

www.gazeteduvar.com.tr



Bookmark and Share

Hastam çok ama doktor değilim!


27.10.2020 - Bu Yazı 1477 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Partisinin grup toplantılarının etkisinde kalmış dertli bir yurttaşla, gündem hakkında...

Anayasa'da hukuk devleti ilkesi ve kararların bağlayıcılığı hükmü var ama bir ağır ceza mahkemesi AYM'nin kararını tanımadı, olacak iş mi bu? -Su akar yolunu bulur, takma kafana. Ne ilgisi var, hukuk devleti yerle yeksan, diyorum. -Terazi var tartı var, her şeyin bir vakti var. Hukuk güvenliği sizi pek ilgilendirmiyor herhalde, eylemlerinizin sonucunu öngörebileceğiniz bir sistemde yaşamak istemiyor musunuz? -Tencere dibin kara seninki benden kara, bakma sen, bizim memleket cennet. Otoriterlik tüm temsili demokrasilerde yükseliyor, bunu mu anlatmaya çalışıyorsunuz? -Üzüm üzüme baka baka kararırmış. O zaman her otoriter eğilimi olağan karşılıyorsunuz demek ki; üstelik demokratik sistemlerdeki anti-demokratik uygulamaların ölçüsü birbirinden farklı, hepsi aynı önlemlere başvurmuyor ki. -Beterin beteri var Allah muhafaza. Yargının doğru kararlar verdiği konusunda içiniz rahat mı? -Güvenme varlığa düşersin darlığa. Söylediğinizin sorumla ilgisi yok gerçi ama demek ki sizin de bazı endişeleriniz var, bunu mu anlatmaya çalışıyorsunuz? -Açtırma kutuyu söyletme kötüyü. Düşüncelerinizi serbestçe dile girebiliyor musunuz? -Söz gümüşse sükut altındır. Peki konuşmamak zorunuza gitmiyor mu, söyleyecek bir şeyiniz, hiçbir itirazınız yok mu hakikaten şunca olup bitene? -Kaderin böylesine, kula kulluk edene yazıklar olsun. İtiraz diyorum itiraz, zorunuza gitmiyor mu adaletsizlikler, insanların yok yere cezaevinde tutulması, yıllarının tüketilmesi! -Ağlarsa anam ağlar gerisi yalan ağlar. Umurumda değil yakınları düşünsün diyorsunuz yani, hayret doğrusu. -Şaşıran sen mi yoksa ben miyim bilemedim, ayrıca, her koyun kendi bacağından asılır. Taş olsa çatlatırsınız insanı, zerrece umursamıyor musunuz mağdur edilenleri? -Dalgalar kumsallarda, mutluluk masallarda. Onları geçtim, kendinize ilişkin bir umudunuz da yok galiba, yani ülkede ne olursa olsun hayatınızın değişeceğine, daha iyi yaşayacağınıza dair beklentiniz tükenmiş gibi. -Gurkun cücüğü güzün sayılırmış. Var yani, belki diyorsunuz, umutsuz yaşanmaz tabii. -Hangimiz usanıp hangimiz bıkacağız, hangimiz yıkılmadan sabahı bulacağız; şoförsün dediler kız vermediler. Bakın evlenmek istemişsiniz ama olmamış, düzgün bir geliriniz olsaydı! -No manita no dırdır, hep şamata hep gırgır. Sizinle konuşmaya çalışmak deveye hendek atlatmak gibi, keşke hiç denemeseydim! -Verme beni ellere, görür dayanamazsın. Ya sabır! -Sabreden derviş muradına ermiş. Peki misal, valinin davranışına hiç bozulmadınız mı, o dönercinin tarafında hissetmiyor musunuz kendinizi, sizce bir yurttaş öyle bir muameleyi hak ediyor mu? -Arkadaşın çok olur, zor gününde yok olur. Hoppala! Köşe bucak sürekli kimlik kontrollerine maruz kalmak, yok sayılmak, hakarete uğramak, temel hakların hak olmaktan çıkması, vergilerimizin çarçur edilmesi canınızı sıkmıyor mu? -Az veren candan, çok veren maldan. Bu kadar çok çalışıp üç kuruşa talim etmeyi de mi normal karşılıyorsunuz? -Aza kanaat etmeyen çoğu bulamaz. Hakikaten bir kez olsun itiraz etmek gelmedi mi içinizden? -Yarım kalan sevgiye, şu emanet gülmeye, yaşamadan ölmeye itirazım var. Daha iki gün önce bir vatandaş, eve götürecek ekmek bulamıyoruz dedi, adama 'abartıyorsun' diyerek çay verdiler, size dokunmuyor mu? -İsyan ede ede olduk günahkar, mutluluk bizlere uzaktan bakar. Ya bir gazetecinin mal varlığına mahkeme kararıyla el konulması! -Bir evim bir eşiğim yok, bir lambam bir ışığım yok, yorganım yok döşeğim yok. Ha yani, mülkünüz olmadığı için diğerleriyle pek alakadar olmuyorsunuz demek ki. -İcra memuruna selam söyleyin, haczedilecek ceketim mi var, yiyen yedi kaçan kaçtı dünyadan, lokmayı yutacak takatim mi var? Siz umutsuzluğu çoktan kabullenmişsiniz sanki. -Ele geçmez istediğin uğruna savaş vermediysen. Savaş demişken, hepimizin yaşamını ilgilendiren salgınla yeterince mücadele edildiğini, iyi yönetildiğini düşünüyor musunuz? -Yarım hekim candan, yarım hoca dinden edermiş. Anladım da konu o değil, bir yakınınızı önlemlerin yetersizliği nedeniyle kaybetme ihtimali moralinizi bozmuyor mu? -Kul kaderini yaşar bahtında ne çıkarsa, Tanrı istemezse yaprak düşmezmiş, Tanrı istemezse insan ölmezmiş. Söylediklerimin kaderle bir ilgisi yok yalnız, konuşmaya mı çekiniyorsunuz? -Korkağın anası ağlamazmış. Anlıyorum... Şu 'israf' iddialarına ne diyorsunuz peki, akıl almaz şatafata? -Bal tutan parmağını yalarmış. Helal olsun diyorsunuz öyle mi? -Akıllı pösteki sayana kadar deli köprüyü geçermiş. Ne demek şimdi bu Allah aşkına? Görmemişin oğlu olmuş, tutmuş... Abartılı bir durum olduğunu görüyorsunuz, her şeyin farkındasınız, ama fırsatım olsa ben de 'israf' ederdim mi demek istediniz? -Erken kalkan yol alır, erken evlenen... Kardeşim söz konusu olan verginiz, ekmeğiniz yahu. -Ekmek buldun ye, dayak buldun kaç. Vazgeçmeyeceğiniz bir prensibiniz yok anladığım kadarıyla. -Güvenemem servetime malıma, ümidim yok bugün ile yarına. Tepki mi gösteriyorsunuz yoksa olup biten her şeyi onaylıyor musunuz, inanın anlamak mümkün değil, hayretler içerisindeyim. -Bana sarhoş diyorlarmış varsın desinler, niye içtiğimi nereden bilsinler! Size tepeden bakıp akıl verdiğimi düşündüğünüz için mi böyle davranıyorsunuz? -Tanrım seni övmüş de yaratmış, neden bilmem beni hep ağlatmış. Peki siz de Batılıların, mesela Almanların bizi kıskandığını, haset içerisinde olduklarını düşünüyor musunuz? -Almanlar bilmez hacı hocayı, hiç saymazlar ana ile babayı. Bizim durumumuz herkesten iyi demek ki. -Nazar etme ne olur, çalış senin de olur. Sorun da bu ya, çalışıyor, vergi ödüyor ancak harcamaların hesabını soramıyoruz. -Feryada gücüm yok, feryatsız duy beni. Aslında hesap sorulması gerektiğini düşünüyor ancak dile mi getiremiyorsunuz? -Efkarım birikti sığmaz içime, bin sitem etsem de azdır kadere. Bakın bu iktidar, Dicle'nin kenarında bir kurt koyunu kapsa sorumluluk hissederiz, diyerek geldi; şimdi siz biz Taksim'de kaybolsak umurlarında olmayacak, bu durumu dert etmiyor musunuz? -Allah sevdiğine dert verirmiş. Yalnızca yoksulları seviyor demek ki, şans oyunlarında bile bilmem kaçıncı haftanın sonunda ikramiye şirkete devretti, size de derdi düştü değil mi? -Zurnada peşrev olmaz, ne çıkarsa bahtına. Gariban gariban yaşar giderim diyorsunuz benim anladığım. -Yakarsa dünyayı garipler yakar. Benim sabrım kalmadı, dış politikaya filan hiç girmeyelim isterseniz. -Hamam tası gümüşten, ben anlamam o işten. Tahmin etmiştim, anlasanız da 'sıkıntı yok' dersiniz herhalde! -Dertlerin cümlesine itirazım var. Umuyorum bir daha hiç karşılaşmayız. -Kör olsun gözlerim seni ararsa, uğrunda ağlayıp yanmaya değmez. Ne kör ol ne beni ara, bitecekse böyle bitsin hiç pişmanlık duymayayım... Bak sizin yüzünüzden ben de saçma sapan konuşmaya başladım. -Dert etme, çal çal ince havadan, gülmedim ağlamaktan, bu millet neler çekti, usta ile çıraktan.

 

Yararlanılan kaynaklar (!): Ferdi Özbeğen, Müslüm Gürses, Sezen Aksu, Orhan Gencebay, Gülden Karaböcek, Kahtalı Mıçe, Ferdi Tayfur...

Facebook Yorumları

reklam
1.12.2020
Demokrasi için biraz olsun gerekli haslet, mahcubiyet...
28.11.2020
Osmanlı-Türk laikleşmesi: Ezber ve klişe sevgisinin yararsızlığı
25.11.2020
Kendi OHAL'imi ilan ettim şekerim, kafam rahat...
23.11.2020
Devlet bekası ve laiklik: Söz konusu devletse insan teferruattır!
13.11.2020
Laiklik neden çok önemli ve zor bir konu?
10.11.2020
Talihsiz bir siyasal iletişim yolu, yaranma çabası...
3.11.2020
Bir siyasi duruş olarak, istihza...
27.10.2020
Hastam çok ama doktor değilim!
25.10.2020
Türban yasakları ‘nasıl’ tartışılmıştı?
20.10.2020
AYM üyesine neden kızgınsınız, ‘Anayasaya aykırı ama evet oyu vereceğiz’ mi dedi?
19.10.2020
Bir cisim yaklaşıyor, demokrasi olabilir, aman Allah’ım!
13.10.2020
Bir siyasi faaliyet türü olarak, homurdanmak...
10.10.2020
Türkiye’de anayasa ‘kavgaları’ yaşandı, ‘tartışması’ değil…
30.09.2020
‘Gerçek gündem’ kabul edilmek için ne yaşanmalı?
29.09.2020
Ayaklar, diz ve mabat açısı...
25.09.2020
Demokratik anayasa, helikopterden ‘düştüğü’ iddia edilen ...
19.09.2020
İçişleri bakanının, AYM başkanına yönelik ifadeleri üzerine…
15.09.2020
KHK'ye övgü
13.09.2020
12 Eylül anayasası, hukuku ve sona ermeyen sistem tartışması…
11.09.2020
Biz hep haklıydık ve ne yazık ki anayasalar kötüydü!
8.09.2020
'Kendimin' Diyanet'e devrini talep ediyorum...
6.09.2020
İspanyollar Franco sonrası nasıl bir sistem kurdu? Onlar da bizi kıskanıyor mu?
1.09.2020
Şehirlerdeki 'lüzumsuz yaya' varlığına son vermenin zamanı gelmedi mi!
30.08.2020
Almanya nasıl bir sisteme sahip ki, mütemadiyen Türkiye’yi kıskanıyor?
25.08.2020
Fransızlar ‘yarı başkanlığı’ benimsedi… Milli bayramlarına da değer veriyorlar!
24.08.2020
Amerikalıların derdi neydi de, ‘başkanlık’ sistemini tercih etti?
21.08.2020
Parlamenter sistemi kim, neden icat etti?
20.08.2020
Naziler durmadan yalan söylüyor ve hasımlarıyla alay ediyordu!
17.08.2020
‘Güçlendirilmiş’ parlamenter sistem ne demek?
12.08.2020
Hayırdır, yurttaşlıkta ‘köken’ esasına mı geçiyoruz?
25.07.2020
Tek karakter, tek renk, tek internet, tek sözleşme, tek…
12.07.2020
Büyük oyunu görüp bozma telaşından, oyun kuramayan muhalefet!
9.07.2020
Nazilerin milli diktatörlüğü...
3.07.2020
Nazilerin ‘medeni ölüme’ mahkûm ettiği Yahudiler…
1.07.2020
Sahi, ben ne çektim bu memlekette?
28.06.2020
Yasama, yürütme, yargı=Führer
23.06.2020
Son yirmi yılda herkes biraz değişmek zorunda kaldı…
18.06.2020
İçimizdeki düğümü çözen bir faaliyet olarak, koşmak…
17.06.2020
HDP Türkiye partisi olsun ama çok da olmasın!
15.06.2020
Zaman ve sıkışmışlık hissi, her şeyi unutturup olağanlaştırır mı?
7.06.2020
Berberoğlu’nun milletvekilliği düşürüldü; o esnada bir iki kişinin daha düşürülmüş!
5.06.2020
Yeni partiler, eleştiri, özeleştiri…
1.06.2020
E herkes Gezi’deydiyse, Osman Kavala neden cezaevinde?
30.05.2020
Türkiye’de muhalefet anayasayı umursuyor mu?
26.05.2020
Oysa tek günahı sevdiği türküyü mırıldanmasıydı…
18.05.2020
Bağrına taş basmak ve Kürt siyasal hareketine yönelik dil
11.05.2020
Kökten değişimi savunurken, ahmaklık ithamlarını duymazdan gelmek gerekiyor
5.05.2020
Komşuluk ve selamsız komşular üzerine…
1.05.2020
Ayakkabı bağcığı kadar değerimizin olmadığını bilerek, hissederek yaşamak…
29.04.2020
‘Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır’
28.04.2020
Çocuklu karantina ve ev kadınlığı kurumu üzerine…
21.04.2020
Evde ve tek başına yaşamaya dair…
18.04.2020
Belki de dünyayı ‘tembellik’ kurtaracak!
12.04.2020
Bir karar verilse artık, ağaç mı kemirelim, geberelim mi?
9.04.2020
Komplo teorileri, ahmaklık ve düşünceden nefre
2.04.2020
Demek ki güçlü yerel yönetim ‘herkese’ çok gerekliymiş
31.03.2020
Nefes borumuzdaki yumru, şirretlik…
29.03.2020
Dışarı ‘çıkmak’ insan canını tehlikeye atıyorsa, evde ‘kalmak’ anayasal haktır!
19.03.2020
Yüce ‘birey’e bir iki küçük hatırlatma…
16.03.2020
Virüs, sınıf ve sınırlar…
11.03.2020
‘Partili cumhurbaşkanı’ anayasal bir kurum mu?
6.03.2020
‘Siyaset’ten umudun kesilmemesi için her kesimden yurttaş çaba harcamalı
3.03.2020
Muhafazakâr semt ahalisinin bekçi sorunu var mıdır?
1.03.2020
Almanya’da hep ırkçılık, yabancı düşmanlığı filan var diyorlar…
27.02.2020
Lümpenliğin bulaşıcı niteliği…
19.02.2020
‘Gezi Parkı’ dünyanın, memleketin geleceği ve ‘Gelme’ demekle olmayacak işte!
14.02.2020
Bir şey bilmek zorunda hissetmeden her şeyi yorumlayabilen, pervasız yurttaş!
10.02.2020
Bir insan nasıl ölürse ikna olurlar?
9.02.2020
Herhangi bir uzvu kıpırdadığında heyecan yaratabilen muhalefet!
5.02.2020
Ateşe benzin taşıyan, insan yakan dede...
4.02.2020
Devlet ile muhabbetimiz ‘duygular’ düzeyinde değil, vergi-bütçe ilişkisi! (2)
1.02.2020
Sürekli anayasa konuşulmasının nedenleri, çaresizlik ve riyakârlıktır… (1)
28.01.2020
Siyaset tanımına dair bir ‘talimatname’ ihtiyacı!
22.01.2020
Bu sistemin sürme ihtimali yok!
14.01.2020
Nefret saçanların derdi, endişesi nedir?
10.01.2020
Başkanlık, 12 Eylülcülerin uygun bulmadığı bir sistemdi! (2)
8.01.2020
İşte o kadınlar yontacak, o erkekleri...
7.01.2020
Devletin, biber gazı sıkmak haricinde işlevleri de var aslında!
5.01.2020
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, sahipsizdir! (1)
31.12.2019
Gerçi canımız çıkıyor ama olsun, kaportası kıyak!
29.12.2019
Vatan size minnettar
27.12.2019
‘Huzursuz’ AKP’lilere nasıl moral verebiliriz?!
25.12.2019
Cümlemizin ‘tutukluluğu’ devam ediyor!
20.12.2019
Sayın muhalefet, hiç olmazsa ‘laiklik uf oluyor’ diyebilseniz!
18.12.2019
AKP o hale geldi ki yanına kimi koysan demokrat görünüyor
13.12.2019
İngiltere, Fransa, Almanya ve Şahsı üzerine...
8.12.2019
‘İsraf’ edilen, bizim yurttaşlığımızdır!
4.12.2019
İktidar ve çevresinin ‘hukuk’ ile karşılaşma anları...
1.12.2019
Alevi’nin kapısına atılan çarpı, yurttaşlık ve faşistlik üzerine…
28.11.2019
Erkeğin mazereti, kadının canı...
27.11.2019
Geçmiş yıllarda Mülkiye’ye yapılanlar ve TA isimli gazeteci!
18.11.2019
Yeni liderleri ne yapacaksınız, siz varsınız ya!
16.11.2019
Mümtaz Soysal, Mümtaz Bey, Mümtaz Abi, Mümtaz, Mümtaz Hoca…
12.11.2019
Mümtaz Hoca...
9.11.2019
Medeniyet kaybı yolunda, son sürat…
5.11.2019
Duymak istediğini dinleyen kalabalık...
29.10.2019
Peki neye layık olduğunuzu düşünüyorsunuz?
28.10.2019
KHK’lının şehit düşmesi ve utanmazlık üzerine…
23.10.2019
Kürt’ün ‘annesine’ mi, ‘diline’ mi karşısınız? (3)
17.10.2019
Ermeni dölüyüm, Yahudi tohumuyum, Kürt çocuğuyum, etek giyiyorum…
10.10.2019
İçiniz yanmıyor, hiçbirinizin…
3.10.2019
Göğsüme oturan koca bir öküz...
28.09.2019
Kanser mi olmalı, depremde mi ölmeli, cezaevine mi girmeli?
27.09.2019
Kürt sorununu tartışmak, konuşmak gerekli midir? (1)
9.09.2019
Yeni rejimin omurgalı bir kadınla imtihanı…
6.09.2019
İngiltere’de parlamento, milletvekili ve yurttaş var!
20.08.2019
Ya sahip çıkarsın demokrasiye, ya da çıkmazsın!
6.08.2019
Ve bin küsur akademisyen akınlarda çocuklar gibi şendi...
30.07.2019
Çarpık olan parlamenter sistem değil, demokrasi anlayışınız!
24.07.2019
İhtiyacımız yeni anayasa değil, anayasasını sahiplenen bir toplum!
15.07.2019
O esnada cezaevindeler…
10.07.2019
Canavar değil yurttaş, maganda değil suçlu, hatalı değil arsız!
2.07.2019
Onun adı edepsizlik değil, yurttaşlık!
24.03.2020
Ben, çalışmak zorunda olan ve sömürülen insanlarla ‘aynı’ gemideyim…
21.03.2020
Muhtelif sinir krizlerinin eşiğindeki toplum…
15.07.2019
O esnada cezaevindeler…
10.07.2019
Canavar değil yurttaş, maganda değil suçlu, hatalı değil arsız!
1.07.2019
Onun adı edepsizlik değil, yurttaşlık!
28.06.2019
Canan Kaftancıoğlu ‘kesinlikle’ yalnız değildir!
24.06.2019
Adalet yürüyüşüne katılan ve destek olanlar haklıydı, kazanıyorlar
14.06.2019
‘Gereksiz taramalardan’ kaçınmak, daha iyi olmaz mı?
9.06.2019
‘Gereksiz taramalardan’ kaçınmak, daha iyi olmaz mı?
8.06.2019
Yeni rejimin bir ‘normal insan’ ile imtihanı!
23.4.2019
Kendisini istikşafi müzakere ile hatırlamak isterdik!
19.3.2019
Üzülemeyen, hiçbir acının yasını tutamayan ülke…
1.3.2019
Ermeni yurttaşların yerinde olsam, mutluluk duyardım!
18.2.2019
Muhalefete bir soru: HDP’li vekillere ne yapıldığında rahatsız olacaksınız?
14.2.2019
Kuyruktakiler
4.2.2019
HDP yasadışıysa kapatılsın, değilse boş konuşulmasın!
12.1.2019
Anayasa’nın ‘yok sayılmasını’ görmezden gelsek ne olur? Elinizin körü olur!
10.1.2019
Yeni Türkiye’nin kaymağı ve Çukurambar!
4.1.2019
Seçime ilişkin ‘üç’ anayasa tartışması
16.12.2018
Kemal Gözler sordu: Anayasa hukuku nereye gidiyor? Bir yanıt çabası… (1)
22.11.2018
Hukuk filan, bizlik işler değil bunlar; sıkıntı yok!
11.11.2018
Farkında mısınız, seçmeniniz sandığa gitmeyebilir!
6.11.2018
Cihangir İslam’ın söz özgürlüğü...
1.11.2018
Cumhuriyet’in kimsesizleri...
31.10.2018
‘İlk 500 tutkusu’ (2): Ticari, sağa çek!
25.10.2018
‘İlk 500 tutkusu’ (1): Karl Marx’ı Türkiye’de doçent yapmazlardı
23.10.2018
Bindiği trenden inemeyen yolcunun hikâyesi...
21.10.2018
Biz kimiz ve temel bir ilkemiz var mı?
18.10.2018
Hınç toplumunda, yurttaş kalabilme marifeti
12.10.2018
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin dayanılmaz hafifliği…
11.10.2018
10 Ekim 2015’te, Ankara Garı’nda…
9.10.2018
Umuda ve kafa karşılıklarına olan ihtiyacımız...
5.10.2018
Konvoylardaki ‘önemli’ insanların yaşamımızdaki yeri nedir?
2.10.2018
İğneyle kazılan kuyunun dibindeki, umut...
1.10.2018
Affetmemek…
26.9.2018
Toplum değil, kalabalık; Akdenizlilik değil, itlik…
25.9.2018
Mehmet için yapısal reformlar, yok hükmündeydi...
20.9.2018
Dayak yememek için, Nazi’lere katılıyorlardı...
16.9.2018
Müteahhitle aynı gemideki işçiler ve zavallı muhalefet!
13.9.2018
Kitlelerin ruhu ile çocuk ruhu birbirine benzerdir...
10.9.2018
Bir Cumhuriyet okurundan…
4.9.2018
Hiç olmazsa hafta sonları tek ayak üzerinde durmasaydı...
30.8.2018
Bir kısım ‘laik’ yurttaşın, laikliğe olan acil ihtiyacı…
28.8.2018
Her gün 16.20’de, tek ayak üzerinde duracaktı...
27.8.2018
An…
23.8.2018
Savunma saldırıyor...
20.8.2018
#çoktanunuttuk…
18.8.2018
İdeolojileri bir yana bırakalım! Neden, biz ‘masa’ mıyız?
15.8.2018
Bedelli askerliğe dair, bazı notlar...
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive