Mehmet Y. Yılmaz

T24



Bookmark and Share

Siyasal İslamcılarımız, daha ne kadar alçalabilecekler?


31.05.2019 - Bu Yazı 217 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Mehmet Akif Ersoy, Habertürk’te çalışan bir gazeteci.

Şahsen tanımıyorum. “Alo Fatih” münasebetiyle, AKP kontenjanından mı bir köşe kaptı, yoksa öyle olmasa da Habertürk’te kendisine yer bulabilir miydi? Tanımadığım için bu konuda bir yorum yapmayacağım.

Ekrem İmamoğlu’na canlı yayında bir soru sordu. İmamoğlu da ona yanıt verdi.

Buraya kadar son derece normal. Bir gazetecinin karşısına çıkıyorsan, sorduğu soruya da yanıt vereceksin.

Sonra AKP’li trollerden biri bu konuşmayı kesti, biçti, montajladı ve sosyal medyada yayınladı.

Bu videoyu virüs gibi yaydılar ve sonunda bir iş yerinde, genç bir erkek ile İmamoğlu, bu kurgulanmış, sahte video yüzünden tartıştılar.

Bu andan itibaren olayın gelişme seyri, Türkiye’nin Siyasal İslamcılarının insani karakterlerinin temel çizgilerini ortaya koyan ve kafalarının nasıl çalışmakta olduğunu sergileyen bir laboratuvar deneyi sanki.

Adım adım gidelim:

“Dilsiz şeytan” olmadı ama...

1 – Soruyu sorup, yanıtını alan gazeteci Mehmet Akif Ersoy, Ekrem İmamoğlu’nun yanıtının çarpıtılması üzerine şöyle bir açıklama yaptı:

“İmamoğlu’nu farklı şekilde eleştirmek, çelişkilerini tespit etmek, gerçek veri ve sebeplerle ifadelerine şerh düşmek mümkünken, böylesine yanlış bir yöntemle bunları paylaşmanın AK Parti’ye negatif yansımaları oluyor!”

Gördüğünüz gibi Ersoy’un bu olayda ahlak dışı bir şey bulmadığı açık.

“Yöntem yanlış” diyor ama açık bir şekilde yapılanın yalancılık, ahlaksızlık olduğu ile ilgili bir eleştirisi yok.

Ve bu eleştirisini ortaya koyma gerekçesi de yine politik: “AK Parti’ye negatif yansımaları oluyor.”

Açıklamasındaki üsluba bakacak olursak, bu negatif yansıma olmasa, sanki o açıklamayı da yapmayacak.

Anası – babası bu arkadaşa Mehmet Akif ismini koyarken, büyük şair gibi bir insan olabilmesini ummuş olmalı.

Ne dersiniz? Umduğu şey gerçekleşmiş mi?

Şair Mehmet Akif Ersoy, böyle bir rezilliğe tanık olsaydı, böyle mi davranırdı?

Ama hiç olmazsa şu konuda hakkını teslim edelim: Susmayı da tercih edebilirdi, itirazı ahlaki bir bakış açısından olmasa da susmadı.

En azından “dilsiz şeytan olmadı” diyelim!

Pişmanlık yok, yalanda ısrar var

2 – Ekrem İmamoğlu’nun sözlerini kesip, biçip montajlayarak, bambaşka bir hale getiren kişinin AKP İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi Elif Şahin Keleş olduğu iddia ediliyor.

Keleş, seçilmiş Başbakan Ahmet Davutoğlu’na karşı gerçekleştirilen Saray darbesinin medya ayağını oluşturan Pelikan grubunun bir üyesiymiş.

Baktım başını filan da örtmüş, en azından Müslüman kadın görüntüsü veriyor. Kalbini bilemem, onu Allah bilir, bize bunu tartışmak düşmez.

Keleş, olayın kendi üzerinden gerçekleştiği iddialarına ilişkin olarak şöyle bir açıklama yaptı:

“1) Videoyu ilk ben paylaşmadım, tek ben de paylaşmadım. Paylaşan birinden alıntıladım. 2) Üzgünüm ama video montaj falan değil yayından bi kesit, çok gerçek. 3) Hiç bir hakaret yanınıza kalmayacak, hepsini avukatımız takip ediyor. Hukuk önünde hesaplaşacağız.”

Bir yalana kaynaklık etmesi için üretildiği artık ayan beyan ortada olan videonun gerçek olduğu konusunda, hâlâ ısrar ediyor.

Her hangi bir üzüntü belirtisi yok. Pişmanlık yok. Af dilemek yok.

Yalanda ısrar var.

Onunla da kalmıyor, bu durumu eleştirenlere yönelik “tehdit” de var.

Hukuk önünde hesaplaşacakmış.

Müslüman kılığında dolaştığına göre Ahiret inancı da olmalı.

Elif Hanım’a önerim, bu hesabı ahirette nasıl kapatacağının çarelerini şimdiden aramaya başlamasıdır.

Utanma duygusu da kalmayınca

3 – Bu montajlanmış görüntülerin viral bir şekilde yayılmasını sağlayanlardan biri de AKP’li Burhan Kuzu isimli şahıs.

O da görüntülerin montaj olduğu gerçeği ortada olduğu halde şöyle bir açıklama yaptı:

“İmamoğlu sonunda ağzındaki baklayı çıkardı. Canlı yayında ‘Gelin Türkiye'yi beraber yönetelim’ diyerek FETÖ ve PKK’ya açıkça mesaj gönderdi. İstanbul seçimleri öncesi CHP – PKK – FETÖ ittifakı aleni bir şekilde ortaya çıkmış oldu. İstanbul halkı böylesi bir işbirliğine geçit vermez.”

İnsan adının önündeki unvandan utanır diyeceğim ama söz konusu Siyasal İslam ise utanmak diye bir duygunun sözlüklerinden silinmiş olduğunu da biliyoruz.

Bu bey bir de hukukçu, hem de profesör bile olmuş.

Ama bir yalanı, gerçekmiş gibi yaymakta bir beis görmüyor. Bu konuda, ahlaki ve vicdani bir çekinceye sahip değil belli ki.

Makyavel bu tipleri görmüş olsaydı “yazdıklarım çok hafif kaçmış” derdi diye düşünüyorum.

Totaliter rejim böyle insan ister

4 – Bu görüntüler yayıldıktan sonra, Ekrem İmamoğlu esnaf ziyareti sırasında bir genç tezgahtar ile karşılaştı.

Genç tezgahtar, montajlanmış görüntüler ile ilgili soru sorunca, İmamoğlu “aslını seyret de öyle konuşalım” diyerek orijinal videoyu cep telefonundan göstermeye çalıştı.

Tezgahtar nal dedi, mıh demedi!

Ekrem İmamoğlu bence bu şahıs ile tartışmayı gereksiz yere uzattı.

Çünkü bu tipler için gerçeğin ne olduğunun bir önemi yok.

Hannah Arendt, Totalitarizmin Kaynakları isimli eserinde şöyle yazmıştı:

“Totaliter rejim için ideal kişi kendisini davaya kalpten adamış bir nazi ya da komünist değildir. Gerçekle hayal ürünü arasındaki ayırımı ve doğruyla yanlış arasındaki farkı artık önemsemeyen kişidir.”

Bu genç tezgahtar da tam olarak böyle bir tipti.

Gerçeğin ne olduğuyla ilgili değildi. Tam olarak İslamcı totalitarizmin aradığı bir tipolduğunu söylemeliyim.

O tezgahın arkasına önceden planlanarak konulduğundan da ciddi şüphelerim olduğunu söylemeliyim.

Standart Türk davranışı, bu tür tartışmaları bu kadar uzatmamak şeklinde ortaya çıkar.

Denemek isterseniz, bildiğiniz taksinin sürücüsüyle her hangi bir konuda ters fikir ortaya atın. Bakın bakalım, tartışmayı kaç dakika sürdürebileceksiniz.

Pişkinliğin bu derecesi

5 – Ekrem İmamoğlu, tartışmanın sonunda bu gencin yanağına dokundu. Okşadı da denebilir.

Hani Mehmet Barlas’ın, Recep Tayyip Erdoğan’ın yanağına dokunduğu gibi!

Ve bu görüntü de anında montajlanarak, “İmamoğlu, bir genci dövdü” başlığıyla sosyal medyada yayıldı.

Türkiye’de, bu tür yalanları en iyi bilmek durumunda olan kişi kimdir?

Bu yalanın nereden çıktığını, nasıl yayıldığını çok kısa sürede öğrenme olanağına sahip olan kişiyi soruyorum?

“İçişleri Bakanı Süleyman Soylu” yanıtını verenler kazandılar.

Çünkü biliyorsunuz Emniyet’in artık en büyük birimlerinden biri de sosyal medyayı takip ediyor. Her gün milyonlarca sosyal medya mesajı taranıyor, kim nerede, ne yapıyor, adım adım izleniyor.

Ve her şeyin doğrusunu saniyeler içinde öğrenme olanağına sahip olan bu adam bakın o ikinci yalan video için ne dedi:

“Son zamanlarda Ekrem İmamoğlu bana takmış. Sinirli zaten son zamanlarda. Demin de bir çocuğu tokatladı, biliyorsunuz. Çocuk anlatmak istiyor, ona ukalalık yapma diyor. Şunu ifade edeyim, ona bir şarj doldurdular, şarjı bitti. Bir de öz güven patlamasına girdi. Güç zehirlenmesi diyoruz biz ona. Güç zehirlenmesine girdi, kimseyi takmıyor.”

Gördüğünüz gibi bir yalanı yeniden üretmek ve dolaşıma sokmak için hiçbir fırsatı kaçırmıyor.

O kadar pişkin ki bir de “güç zehirlenmesinden” söz ediyor!

Alçaklık da bir yükseklik ifade eder

Şunu söylemeliyim ki günlük hayatta karşılaştığımız memleketimizin İslamcılarının yaptıkları ile gazetelerin Ramazan sayfalarında anlatılan İslam arasında gerçek bir uçurum var.

Hepsi sahurdan iftara kadar aç – susuz dolaşıyor ama dillerinden yalanı da bir türlü söküp atamıyorlar.

Yalan, iftira, vicdansızlık, kumpas kurmak benliklerinin temel karakterini oluşturabiliyor.

Bunu ne için yapıyorlar: Dünyevi iktidarı sürdürebilmek amacıyla kitleleri kandırabilmek için!

Yazının başlığında “Memleketimizin siyasi İslamcıları daha ne kadar alçalabilirler” diye sordum.

Korkarım ki bu kadar alçalmak da onlara yetmeyecek.

Çünkü alçak, az da olsa bir yükseklik ifade ediyor.

Galiba bunlara “çukur” demek daha doğru olacak.

Şimdi anladınız mı, dünyanın İslami endekse en uygun ülkesinin neden Yeni Zelanda olduğunu, onu İsveç, Norveç, Finlandiya gibi ülkelerin takip ettiğini?

Bir tek nedeni var: O ülkeleri yönetenlerden hiçbiri Siyasal İslamcı değil.

Çalmıyorlar, çırpmıyorlar, çalıp çırptıklarını saklamak için iktidarlarını yalan ve korku üzerine kurmuyorlar.

Bu kadar basit!

Facebook Yorumları

reklam
16.09.2019
Özlenen görüntüler bunlar
12.09.2019
Emniyet’te sapık mı var?
11.09.2019
Cumhurbaşkanı önce ezberini bozmalı
10.09.2019
Adalet reformu bu mahkemeleri ne yapsın?
9.09.2019
"Recep Tayyip Erdoğan" olmanın dayanılmaz hafifliği
7.09.2019
Efendisine kızacağız, uşağına değil!
6.09.2019
Yine de şahlanıyor aman kolbaşının külhanı!
2.09.2019
Dürrizade’nin ruhu Diyanet’te hortladı
29.08.2019
“Ensar – Muhacir” muhabbetine ne oldu?
28.08.2019
Dünyanın en çok konuşan ağzı sıkı lideri!
26.08.2019
Davutoğlu, Rubikon’u aştı, artık korkmamalı
23.08.2019
Badeci şeyh, badelenen müritler ve inanç özgürlüğü
21.08.2019
Aç kucağını Türkiye, teröristleri ağırlayacağız
20.08.2019
Bursa’daki Türkün oyuyla, Diyarbakır’daki Kürdün oyu
9.08.2019
Kirazlı, “gavur toprağı” mı?
8.08.2019
Özelleştirme bitti, şimdi kamulaştırma dönemi!
7.08.2019
Tak Şak Paşa rahmet mi istedi?
6.08.2019
Cumhurbaşkanı için bir yazlık köşk önerisi
5.08.2019
Pelikanların yemini – suyunu kim veriyor?
3.08.2019
Deli gibi sevişirsek aşktan ölürüz!
30.07.2019
Erdoğan, elindeki sopayı bırakmak ister mi?
28.07.2019
Bir erkek ne zaman ölür?
26.07.2019
Kıyı Kanunu: Kaç paran var?
20.07.2019
Siyasi ayağı ortaya çıkarmak kimin işi?
17.07.2019
“Bir şeylerin olacağı” tahmin ediliyor muydu?
15.07.2019
Bu soru yanıtlanmadan, bu defter kapanmaz
13.07.2019
Bana müsaade tatlım, “hedonik adaptasyon” yaşıyorum!
11.07.2019
Elleşmeyin kendisi gider!
10.07.2019
Pamuk eller cebe: Batık kredileri ödeyeceğiz
8.07.2019
Bir kere de adamın dediğini yapın
5.07.2019
Önce utanç tablosunu değiştirin
4.07.2019
Diyanet İşleri Başkanı ,“kendine Müslüman!”
3.07.2019
Mektubu verenin kim olduğunu da hatırla
1.07.2019
Bir derdim var artık, tutamam içimde!
29.06.2019
Sevemez kimse seni, benim sevdiğim kadar!
28.06.2019
Yaşasın! Hapse tıkmak için Yargıtay’ı da bekleyecekler
27.06.2019
Binali Bey hesap vermekten kaçmaz!
26.06.2019
AKP’nin problemi Erdoğan’dan başkası değil
25.06.2019
Binali Bey, beni üzdünüz, küstüm vallahi!
24.06.2019
Her şey güzel olsun!
22.06.2019
Cumhurbaşkanı kimseyi kucaklamaz!
20.06.2019
Mursi’ye verdiğimiz 2 milyar dolar ne oldu?
19.06.2019
İşte o iş sizi biraz aşar!
18.06.2019
Erdoğan’a göre İmamoğlu’nun kazanmasında sorun yok
17.06.2019
Binali Bey’in çalıntı taşlı yüzüğü meselesi
15.06.2019
Aşk, avcı ile aynanın karşılaşmasıdır
12.06.2019
“Sempati yaratan” aday tartışmayı kazanır
11.06.2019
Bir tek bana mı garip geliyor?
1.06.2019
Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa
31.05.2019
Siyasal İslamcılarımız, daha ne kadar alçalabilecekler?
29.05.2019
Haydi şu kamera kayıtlarını görelim!
28.05.2019
Türkler çıldırdı mı: Cumhurbaşkanı’na hakaret meselesi
27.05.2019
Reis, ne yaptığını gerçekten biliyor mu?
25.05.2019
Yılları durduracak, güneşi doğduracak
24.05.2019
Bu heyete ne desek işe yaramaz
23.05.2019
Yine o meşum cümle!
22.05.2019
Ağam bizimle eğleniy!
21.05.2019
Binali Bey, seçmeni “bidon kafa” zannediyor
20.05.2019
AKP Genel Başkanı’nın sözleri doğru değil
15.05.2019
Mehmet Yakup Hoca ile Ramazan sohbeti!
14.05.2019
Az gittik, uz gittik, 73 yıl geri geldik!
13.05.2019
AKP trolleri ve Fethullahçılar’ın tuzağına düşmeyin
11.05.2019
Okşadıkça tenini, elimi kıskanırım!
10.05.2019
İçişleri Bakanı şöbiyet ile şaibeyi karıştırmış olmalı
9.05.2019
Dillerini yutmuşlar, bir tek parmakları çalışıyor!
8.05.2019
Rejim en büyük hatasını yaptı
7.05.2019
Tarihi olan “karar” değil, seçim sistemimizin çöküşü
6.05.2019
Hakemi aldatmaya çalışan futbolcu gibi
4.05.2019
Muammanın peşrevinde muallaktayız
2.05.2019
YSK, üç ay eğlence olsun diye mi çalıştı?
1.05.2019
Erdoğan, YSK kararına uyacak diye sevinelim mi?
30.04.2019
YSK’da tutarlılık aramak çok mu garip?
29.04.2019
Savcılar, seçmen listesini sabote mi etti?
24.4.2019
Kılıçdaroğlu’nu aramak, insanlık gereğiydi
23.4.2019
Sayın Cumhurbaşkanı, yanılma kontenjanınız doldu!
22.4.2019
Cumhurbaşkanı ve Devlet Bey’i kutlarım, amaç hasıl oldu
18.4.2019
İptal için “Kaypak Sam” numarası mı yaptılar?
17.4.2019
Sistem öngörülebilir değilse, hukuk yoktur
16.4.2019
Binali Bey ya bilmiyor, ya saptırıyor
15.4.2019
Devlet Bahçeli’den ne olur?
13.4.2019
Seçime girmek serbest, seçilmek yasak!
12.4.2019
Koskoca yargıçlar nasıl bu hale düştüler?
11.4.2019
Cumhurbaşkanı yanlış biliyor
10.4.2019
Soylu, boş konuşuyor; itiraz belgeleri nerede?
9.4.2019
Siyasal İslam’ın demokrasi sınavı
8.4.2019
Çanlar “belediye zenginleri” için çalıyor!
6.4.2019
1770’ten, 31 Mart 2019 vakasına: “Doing Turk!”
5.4.2019
Hakemin kaşı, gözü oynuyor!
4.4.2019
“Geçersiz oy” ne demektir, nesinden anlaşılır?
3.4.2019
Erdoğan, İstanbul ve Ankara’yı rahat bırakmaz
2.4.2019
İtirazlar, İstanbul’da sonucu değiştirir mi?
1.4.2019
Kazananı da, kaybedeni de çok bir seçim
30.3.2019
Seçime katılmak serbest, seçilmek yasak!
28.3.2019
Cumhurbaşkanı’nda yorgunluk alametleri var
27.3.2019
Erdoğan, siyaset üretme yeteneğini kaybediyor
25.3.2019
Hoşgörü beklemiyoruz ama bu kadarı da ayıp
20.3.2019
Ankara’yı kaybedeceğini anladı, çareyi “darbede” arıyor
19.3.2019
Kürtlerin oyu, Türklerin oyuyla eşit mi?
15.3.2019
Etik, bir et lokantası mıdır?
13.3.2019
Din sosuna batırılmış otokrasinin silahı: Yalan
12.3.2019
Yeni “Kabataş yalanı” mı, yeni “Madımak” yaratmak mı?
6.3.2019
İnsanın “sığınmacı” olası geliyor
4.3.2019
Erdoğan’ın ne diyeceğini merak eden parmak kaldırsın
3.3.2019
Başka bir erkeklik mümkün!
1.3.2019
Davutoğlu ya da Gül partisinden bir sonuç çıkmaz
27.2.2019
Cumhurbaşkanı biraz fazla uçtu sanırım
26.2.2019
Bir varmış, bir yokmuş: Erdoğan’a göre Kürt sorunu
25.2.2019
Reis ne söylüyor, tamburası ne çalıyor?
23.2.2019
Neden bazı insanları severiz de bazılarını sevmeyiz?
21.2.2019
Ciddiye alsan bir türlü, almasan başka türlü
14.2.2019
İzmir, Zeybekci’nin kimyasını bozmuş
13.2.2019
Ham demirden gümüş olmaz!
12.2.2019
Üreticiden ucuza aldığım domatesleri yeğenime bırakıyorum
11.2.2019
Kartal’ın AKP’li belediye başkanları
9.2.2019
Kalbe dolan o ilk bakış!
6.2.2019
Türk tipi BAAS rejimi olmasın
5.2.2019
Cumhurbaşkanı ne düşünüyor? Silahlanalım mı?
4.2.2019
Başkan Erdoğan, İsmet İnönü’ye karşı
1.2.2019
Hayır Kemal Bey, bu demokrasi değil
31.1.2019
İttifaklara alışın, sistem bunu gerektiriyor
30.1.2019
Berat Bey’in iktisat teorisine büyük katkısı
29.1.2019
El kesesinden hayır yapmak!
28.1.2019
Reis’in dış politika danışmanı: Vladimir Putin
24.1.2019
Biralar “normal” soğuklukta!
23.1.2019
Cumhurbaşkanı, Mozart ve İslamcıların iki yüzlülüğü
21.1.2019
Tenyearchallenge!
18.1.2019
Ben değilsem kim, şimdi değilse ne zaman?
15.1.2019
Leyla Hanım, oradan öyle mi görünüyor?
14.1.2019
“Gölge etmemek” yeterli olur
12.1.2019
Önemli olan yaşı değil, yanında olması
11.1.2019
Babam sağ olsun!
10.1.2019
Saray'ın buna ihtiyacı vardı
8.1.2019
Bu 'Türk tipi' rejime ne ad verilmeliyiz?
4.1.2019
Erdoğan'ın 'halifelik' hayali
3.1.2019
Parayı verdik, ödeştik mi?
2.1.2019
Kendisine gazeteci ya da savcı süsü verenler ne olacak?
28.12.2018
Biat et, rahat et!
27.12.2018
Anayasa şaşırma, Reis'in sabrını taşırma!
26.12.2018
Haddini bil!
25.12.2018
YSK, dürüst ve eşit seçim istemiyor mu?
24.12.2018
Bedel Ödetme Müdürü haykırdı: Atın hapse!
22.12.2018
ODTÜ Rektörü'nün açıklaması
21.12.2018
Ne Kadar Ekmek, O Kadar Köfte Üniversitesi (NKEOKKÜ)
20.12.2018
Yanıltılanın yüzü kızarıyor, ya yanıltanınki?
19.12.2018
"Testide ne varsa dışına o sızar!"
18.12.2018
Cumhurbaşkanı'nı yalanlardan koruyalım
17.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın problemi demokrasi ile
15.12.2018
Aşk, sevgiline boyun eğmek değildir
14.12.2018
Örümceklere, “güvenlik” kılıfı
13.12.2018
Bu bir sivil çatışma tehdidi mi Bahçeli Bey?
12.12.2018
Her gazeteci bir gün hapishaneyi tadacak
1.12.2018
Sünger Bob, Acun ve Şeyma
30.11.2018
Şirkete bak: Satarken de kazanıyor, dedikodusu yapılınca da!
29.11.2018
Erdoğan ilk kez gücüne güvenemiyor
27.11.2018
Fransa kadar demokrat ol, biz dayağa razıyız
26.11.2018
Kahrol düşman, al sana bomba!
24.11.2018
Nisa, nereye gidiyorsun?
23.11.2018
Adamın Macar Yahudisi olması önemli mi?
22.11.2018
Bir acayip bilmecem var
21.11.2018
Cumhurbaşkanı, ağaç dikince çevreci mi oldu?
19.11.2018
Operasyonun mesajı kime: Erdoğan'a mı, bize mi, Avrupa'ya mı?
17.11.2018
Şarkımı senin için yazdığımı bilseydin
16.11.2018
Sürpriz aday Bilal Erdoğan mı?
15.11.2018
Sayın Erdoğan, o 'cep' artık bizim cebimiz!
14.11.2018
Kendi himmete muhtaç dede!
13.11.2018
Rejim, temel karakterini ortaya koyuyor
12.11.2018
Cüppeni çıkar, Mercedes'ten in, öyle git!
11.11.2018
Düzgün kadınlar, düzgün adamları bulamıyor
10.11.2018
Milletin özel hayatından size ne?
9.11.2018
Rejim, hukuk ile ilişkisini keserken
8.11.2018
Cumhurbaşkanı'na hakarette rekor peşinde
7.11.2018
Cumhurbaşkanı gezilerinde ne kadar harcar?
6.11.2018
Adliye marifetiyle darbe girişimi
5.11.2018
Camiler “besi çiftliği” mi oldu, “mandıra” mı?
3.11.2018
Flört, yaşadığını hissetmeni sağlar
2.11.2018
Komşu kızı Düriye'den yöneticilerimize bir öğüt
1.11.2018
İnsanoğlu gariptir, her lafı kaldırmaz
30.10.2018
Yeni havalimanı üzerinden rejim inşası
29.10.2018
Sarıkamış'tan bir asır sonra...
27.10.2018
Erkekler artık aşık olamıyorlar mı?
26.10.2018
Gökçek'e sopayı gösterdiler
25.10.2018
Bu maaşa, bu iş yükü çekilmez!
24.10.2018
O anlaşılmaz, yaşanır!
23.10.2018
Memleketin çay stokları yetmez
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive