Mehmet Y. Yılmaz

T24



Bookmark and Share

Sistem öngörülebilir değilse, hukuk yoktur


17.4.2019 - Bu Yazı 207 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 1 Nisan sabahından beri hep aynı soruyla muhatap oluyorum: Şimdi ne olacak? YSK ne yapacak?

Normal hukuk düzenine sahip bir ülkede, vatandaşların böyle soruları olur ise bunun yanıtını vermek kolaydır.

Çünkü hukuk öngörülebilir bir düzen kurulmasının anahtarıdır.

Dersiniz ki, “YSK daha önce şu şu seçimlerde, benzer bir durumda şöyle karar vermişti. Geçen zaman içinde Anayasa’da, kanunlarda vs. bu kararı etkileyecek bir değişiklik de olmadığı için eski kararından farklı davranmayacaktır!”

Ama gelin görün ki seçimin üzerinden iki haftadan fazla zaman geçti, ne seçim sonuçlanabildi, ne de YSK’nın nasıl bir karar verebileceğini tahmin edebiliyoruz.

Ve bir hukuk düzeni açısından daha da fecisi, aramızda sayısız kişi hükümetin bir emriyle, YSK’nın seçimi iptal edeceğine de inanıyor!

Düşünün, bağımsız olması gereken ve üyeleri yüksek yargıçlardan oluşan bir kurul var ve vatandaşların büyük bölümü bu kurulun hükümetin sözünden çıkmayacağına inanıyor.

Memleketin en bilge hukukçuları bile mütereddit.

Çünkü YSK dün ak dediğine, bir gerekçe göstermeden bugün kara diyebiliyor.

Milletvekili seçiminde sorun olmayan, adaylık ilan sırasında sorun olmayan “KHK’lı olmak”, seçimden sonra belediye başkanı olamayacağınız anlamına gelebiliyor çünkü.

Şu ilçede oyları yeniden saydırabilen bir durum, bu ilçede oyların yeniden sayılmasına yetmiyor.

Bu ülkenin iftihar edebileceği az sayıdaki şeyden biri de serbest seçim düzenimizdi.

Bağımsız yargıç gözetim ve denetiminde, seçime katılan siyasi partilerin süreçlere serbestçe katılabildikleri bir seçim düzenimiz vardı.

Öngörülebilirdi. İtirazlar nasıl yapılır, nasıl değerlendirilip, sonuçlandırılır, hepsi belliydi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin birçok kurumunun üzerinden silindir gibi geçen AKP iktidarı, bunu da bozdu.

Yüksek yargıçları da kendisine alet ederek!

Sistemin bozulması kadar, buna da üzülmeliyiz.

***

Rejim için bir turnusol kağıdı

Bugüne kadar kaç kez yazdım, sayısını bile unuttum ama onlar utanıp sıkılmıyorlarsa, ben yazmaktan neden sıkılayım?

Tekrarlıyorum: Kanunun çizdiği sınırların dışına çıkan polis, kamu güvenliğini sağlayan bir kurum değil, bildiğiniz şehir eşkıyasıdır.

Bazı Cumhurbaşkanlığı korumaları, bu kez de bir avukata işkence yaptılar.

Havuz medyasını akraba haline getiren düğün nedeniyle Çırağan Sarayı civarındaki yollar trafiğe kapatılmış.

Bu Ortaköy’den Beşiktaş’a, Beşiktaş’tan da Ortaköy istikametine olan yolun kapanması demek. Ve bu yolun kapanması iki yönde geriye doğru trafiğin şişmesi demek.

Bir avukat, polislere yolun niye kapalı olduğunu sormuş. Sen misin soran? Önce arabada dövmüşler, sonra Saray’da bir odaya tıkıp dövmüşler.

Bu Cumhurbaşkanlığı korumalarının ilk vukuatı değil. (Olaya karışmayan, kanunlara saygılı olan koruma görevlilerini tenzih ederim. Ama görüyorsunuz, bir tek bakterinin bir kova suyu kirletmesi gibi iki tane pislik, bütün kurumun itibarını sarsıyor.)

Yurt içinde, yurt dışında böyle olaylara isimleri çok karıştı.

Belli ki kendilerini her türlü kanunun, kuralın üstünde görüyorlar ve korudukları kişi de onları uyarma ihtiyacını hiç hissetmiyor.

Vatandaşları, kendisini korumakla görevli polisler tarafından dövülen bir Cumhurbaşkanı!

Bu cümle kulağımı tırmalıyor!

Çünkü böyle olunca hukukun egemen olduğu bir demokraside yaşamadığımız gözümüzün içine içine sokuluyor gibi.

Şimdi görün bakın neler olacak. Bir demokraside asla olmaması gereken ama bir otokratik rejimde kimsenin yadırgamayacağı şeylerle karşılaşacağız.

Rejimin özelliğini ortaya çıkaran bir tür turnusol kağıdıdır bu.

Avukat suç duyurusunda bulunacak. Eğer cesur bir savcı bulunursa, soruşturma için izin isteyecek. Böyle savcıya denk gelmezse zaten takipsizlik kararı oradan verilecek. Az sayıdaki cesur savcıdan biri bu izni istedi diye hemen izin vermeyecekler tabii.

Bunun üzerine idari yargı devreye sokulacak ki soruşturma izni verilsin.

Oradan da ne çıkacağı nasıl bir yargıç heyetine denk geldiği ile ilgili, hukuk ile ilgili değil.

Diyelim ki soruşturma izni çıktı, yargılamaya da geçilebildi, hâkim mümkün olan en az cezayı verip, onu da para cezasına çevirecek, cezanın açıklanmasını da erteleyecek.

Onurlu ve bağımsız Türk yargısının kararları arasında size böyle yüzlercesini bulabilirim, birini daha geçen gün yazdım.

Bu arada avukatı Cumhurbaşkanı’na hakaret etti diye kodese tıkmazlarsa, ona sevineceğiz.

Şimdi böyle bir rejimde, vatandaşların polis tarafından serbestçe dövülebildiği ve cezasız kaldığı bir rejimde yönetici olmak, gurur duyulacak bir şey midir?

Bu sorunun yanıtını hepimiz düşünelim.

***

Rejim, Hasan Cemal’e taktı

Hasan Cemal dün yine İstanbul Adalet Sarayı’ndaydı.

Sabah erken saatte Adliye’nin kafeteryasından mesaj attığında telaşlandım: Yine sucuklu tost yiyecek ve kolestrolü yükselecek diye!

Bir süredir Adliye’den çıkmaz oldu. Savcı beylerin canı ne zaman sıkılsa onu çağırıyorlar.

Bu kez yıllar önce yayınlanmış bir yazısında terör örgütü propagandası yaptığı ileri sürülüyor.

Yazıyı buldum tabii, siz de bulabilirsiniz: 4 Aralık 2015 günü, T24’te yayınlanmış. “Silvan’dan: Bizi acılara, ölümlere o kadar alıştırdılar ki…” başlığını taşıyor.

Hendekler döneminin ardından gittiği Silvan’dan izlenimlerini aktarmış bu yazısında.

Bu yazının neresinde terör örgütü propagandası bulmuşlar, cidden merak ettim.

Hasan Cemal gibi silahı reddeden, sorunların barış içinde çözülmesini savunan bir gazetecinin terör örgütü propagandası nedeniyle yargılanmasını anlamak zor.

Üstelik bu yazıda sözlerini aktardığı üç kişi hakkında yazı yayınlandıktan sonra Silvan’da soruşturma açılmış ama mahkeme Diyarbakır’da beraat kararı da vermiş.

Bunu da geçelim, yazının yayın tarihi bakımından dava açma süresi de geçmiş.

Bu davalar belli ki iktidarın zorlaması ile açılıyor.

Davayı açan da, yargılamayı yürüten de biliyor ki bir yazı nedeniyle böyle bir suçtan mahkumiyet verilemez.

Verseler bile Yargıtay’dan, olmadı, Anayasa Mahkemesi’nden, olmadı AİHM’den bu karar geri döner.

Peki bunu bile bile niye yapıyorlar? Bir tek yanıtı var: Rejimin sahibi öyle istiyor da ondan!

Facebook Yorumları

reklam
16.09.2019
Özlenen görüntüler bunlar
12.09.2019
Emniyet’te sapık mı var?
11.09.2019
Cumhurbaşkanı önce ezberini bozmalı
10.09.2019
Adalet reformu bu mahkemeleri ne yapsın?
9.09.2019
"Recep Tayyip Erdoğan" olmanın dayanılmaz hafifliği
7.09.2019
Efendisine kızacağız, uşağına değil!
6.09.2019
Yine de şahlanıyor aman kolbaşının külhanı!
2.09.2019
Dürrizade’nin ruhu Diyanet’te hortladı
29.08.2019
“Ensar – Muhacir” muhabbetine ne oldu?
28.08.2019
Dünyanın en çok konuşan ağzı sıkı lideri!
26.08.2019
Davutoğlu, Rubikon’u aştı, artık korkmamalı
23.08.2019
Badeci şeyh, badelenen müritler ve inanç özgürlüğü
21.08.2019
Aç kucağını Türkiye, teröristleri ağırlayacağız
20.08.2019
Bursa’daki Türkün oyuyla, Diyarbakır’daki Kürdün oyu
9.08.2019
Kirazlı, “gavur toprağı” mı?
8.08.2019
Özelleştirme bitti, şimdi kamulaştırma dönemi!
7.08.2019
Tak Şak Paşa rahmet mi istedi?
6.08.2019
Cumhurbaşkanı için bir yazlık köşk önerisi
5.08.2019
Pelikanların yemini – suyunu kim veriyor?
3.08.2019
Deli gibi sevişirsek aşktan ölürüz!
30.07.2019
Erdoğan, elindeki sopayı bırakmak ister mi?
28.07.2019
Bir erkek ne zaman ölür?
26.07.2019
Kıyı Kanunu: Kaç paran var?
20.07.2019
Siyasi ayağı ortaya çıkarmak kimin işi?
17.07.2019
“Bir şeylerin olacağı” tahmin ediliyor muydu?
15.07.2019
Bu soru yanıtlanmadan, bu defter kapanmaz
13.07.2019
Bana müsaade tatlım, “hedonik adaptasyon” yaşıyorum!
11.07.2019
Elleşmeyin kendisi gider!
10.07.2019
Pamuk eller cebe: Batık kredileri ödeyeceğiz
8.07.2019
Bir kere de adamın dediğini yapın
5.07.2019
Önce utanç tablosunu değiştirin
4.07.2019
Diyanet İşleri Başkanı ,“kendine Müslüman!”
3.07.2019
Mektubu verenin kim olduğunu da hatırla
1.07.2019
Bir derdim var artık, tutamam içimde!
29.06.2019
Sevemez kimse seni, benim sevdiğim kadar!
28.06.2019
Yaşasın! Hapse tıkmak için Yargıtay’ı da bekleyecekler
27.06.2019
Binali Bey hesap vermekten kaçmaz!
26.06.2019
AKP’nin problemi Erdoğan’dan başkası değil
25.06.2019
Binali Bey, beni üzdünüz, küstüm vallahi!
24.06.2019
Her şey güzel olsun!
22.06.2019
Cumhurbaşkanı kimseyi kucaklamaz!
20.06.2019
Mursi’ye verdiğimiz 2 milyar dolar ne oldu?
19.06.2019
İşte o iş sizi biraz aşar!
18.06.2019
Erdoğan’a göre İmamoğlu’nun kazanmasında sorun yok
17.06.2019
Binali Bey’in çalıntı taşlı yüzüğü meselesi
15.06.2019
Aşk, avcı ile aynanın karşılaşmasıdır
12.06.2019
“Sempati yaratan” aday tartışmayı kazanır
11.06.2019
Bir tek bana mı garip geliyor?
1.06.2019
Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa
31.05.2019
Siyasal İslamcılarımız, daha ne kadar alçalabilecekler?
29.05.2019
Haydi şu kamera kayıtlarını görelim!
28.05.2019
Türkler çıldırdı mı: Cumhurbaşkanı’na hakaret meselesi
27.05.2019
Reis, ne yaptığını gerçekten biliyor mu?
25.05.2019
Yılları durduracak, güneşi doğduracak
24.05.2019
Bu heyete ne desek işe yaramaz
23.05.2019
Yine o meşum cümle!
22.05.2019
Ağam bizimle eğleniy!
21.05.2019
Binali Bey, seçmeni “bidon kafa” zannediyor
20.05.2019
AKP Genel Başkanı’nın sözleri doğru değil
15.05.2019
Mehmet Yakup Hoca ile Ramazan sohbeti!
14.05.2019
Az gittik, uz gittik, 73 yıl geri geldik!
13.05.2019
AKP trolleri ve Fethullahçılar’ın tuzağına düşmeyin
11.05.2019
Okşadıkça tenini, elimi kıskanırım!
10.05.2019
İçişleri Bakanı şöbiyet ile şaibeyi karıştırmış olmalı
9.05.2019
Dillerini yutmuşlar, bir tek parmakları çalışıyor!
8.05.2019
Rejim en büyük hatasını yaptı
7.05.2019
Tarihi olan “karar” değil, seçim sistemimizin çöküşü
6.05.2019
Hakemi aldatmaya çalışan futbolcu gibi
4.05.2019
Muammanın peşrevinde muallaktayız
2.05.2019
YSK, üç ay eğlence olsun diye mi çalıştı?
1.05.2019
Erdoğan, YSK kararına uyacak diye sevinelim mi?
30.04.2019
YSK’da tutarlılık aramak çok mu garip?
29.04.2019
Savcılar, seçmen listesini sabote mi etti?
24.4.2019
Kılıçdaroğlu’nu aramak, insanlık gereğiydi
23.4.2019
Sayın Cumhurbaşkanı, yanılma kontenjanınız doldu!
22.4.2019
Cumhurbaşkanı ve Devlet Bey’i kutlarım, amaç hasıl oldu
18.4.2019
İptal için “Kaypak Sam” numarası mı yaptılar?
17.4.2019
Sistem öngörülebilir değilse, hukuk yoktur
16.4.2019
Binali Bey ya bilmiyor, ya saptırıyor
15.4.2019
Devlet Bahçeli’den ne olur?
13.4.2019
Seçime girmek serbest, seçilmek yasak!
12.4.2019
Koskoca yargıçlar nasıl bu hale düştüler?
11.4.2019
Cumhurbaşkanı yanlış biliyor
10.4.2019
Soylu, boş konuşuyor; itiraz belgeleri nerede?
9.4.2019
Siyasal İslam’ın demokrasi sınavı
8.4.2019
Çanlar “belediye zenginleri” için çalıyor!
6.4.2019
1770’ten, 31 Mart 2019 vakasına: “Doing Turk!”
5.4.2019
Hakemin kaşı, gözü oynuyor!
4.4.2019
“Geçersiz oy” ne demektir, nesinden anlaşılır?
3.4.2019
Erdoğan, İstanbul ve Ankara’yı rahat bırakmaz
2.4.2019
İtirazlar, İstanbul’da sonucu değiştirir mi?
1.4.2019
Kazananı da, kaybedeni de çok bir seçim
30.3.2019
Seçime katılmak serbest, seçilmek yasak!
28.3.2019
Cumhurbaşkanı’nda yorgunluk alametleri var
27.3.2019
Erdoğan, siyaset üretme yeteneğini kaybediyor
25.3.2019
Hoşgörü beklemiyoruz ama bu kadarı da ayıp
20.3.2019
Ankara’yı kaybedeceğini anladı, çareyi “darbede” arıyor
19.3.2019
Kürtlerin oyu, Türklerin oyuyla eşit mi?
15.3.2019
Etik, bir et lokantası mıdır?
13.3.2019
Din sosuna batırılmış otokrasinin silahı: Yalan
12.3.2019
Yeni “Kabataş yalanı” mı, yeni “Madımak” yaratmak mı?
6.3.2019
İnsanın “sığınmacı” olası geliyor
4.3.2019
Erdoğan’ın ne diyeceğini merak eden parmak kaldırsın
3.3.2019
Başka bir erkeklik mümkün!
1.3.2019
Davutoğlu ya da Gül partisinden bir sonuç çıkmaz
27.2.2019
Cumhurbaşkanı biraz fazla uçtu sanırım
26.2.2019
Bir varmış, bir yokmuş: Erdoğan’a göre Kürt sorunu
25.2.2019
Reis ne söylüyor, tamburası ne çalıyor?
23.2.2019
Neden bazı insanları severiz de bazılarını sevmeyiz?
21.2.2019
Ciddiye alsan bir türlü, almasan başka türlü
14.2.2019
İzmir, Zeybekci’nin kimyasını bozmuş
13.2.2019
Ham demirden gümüş olmaz!
12.2.2019
Üreticiden ucuza aldığım domatesleri yeğenime bırakıyorum
11.2.2019
Kartal’ın AKP’li belediye başkanları
9.2.2019
Kalbe dolan o ilk bakış!
6.2.2019
Türk tipi BAAS rejimi olmasın
5.2.2019
Cumhurbaşkanı ne düşünüyor? Silahlanalım mı?
4.2.2019
Başkan Erdoğan, İsmet İnönü’ye karşı
1.2.2019
Hayır Kemal Bey, bu demokrasi değil
31.1.2019
İttifaklara alışın, sistem bunu gerektiriyor
30.1.2019
Berat Bey’in iktisat teorisine büyük katkısı
29.1.2019
El kesesinden hayır yapmak!
28.1.2019
Reis’in dış politika danışmanı: Vladimir Putin
24.1.2019
Biralar “normal” soğuklukta!
23.1.2019
Cumhurbaşkanı, Mozart ve İslamcıların iki yüzlülüğü
21.1.2019
Tenyearchallenge!
18.1.2019
Ben değilsem kim, şimdi değilse ne zaman?
15.1.2019
Leyla Hanım, oradan öyle mi görünüyor?
14.1.2019
“Gölge etmemek” yeterli olur
12.1.2019
Önemli olan yaşı değil, yanında olması
11.1.2019
Babam sağ olsun!
10.1.2019
Saray'ın buna ihtiyacı vardı
8.1.2019
Bu 'Türk tipi' rejime ne ad verilmeliyiz?
4.1.2019
Erdoğan'ın 'halifelik' hayali
3.1.2019
Parayı verdik, ödeştik mi?
2.1.2019
Kendisine gazeteci ya da savcı süsü verenler ne olacak?
28.12.2018
Biat et, rahat et!
27.12.2018
Anayasa şaşırma, Reis'in sabrını taşırma!
26.12.2018
Haddini bil!
25.12.2018
YSK, dürüst ve eşit seçim istemiyor mu?
24.12.2018
Bedel Ödetme Müdürü haykırdı: Atın hapse!
22.12.2018
ODTÜ Rektörü'nün açıklaması
21.12.2018
Ne Kadar Ekmek, O Kadar Köfte Üniversitesi (NKEOKKÜ)
20.12.2018
Yanıltılanın yüzü kızarıyor, ya yanıltanınki?
19.12.2018
"Testide ne varsa dışına o sızar!"
18.12.2018
Cumhurbaşkanı'nı yalanlardan koruyalım
17.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın problemi demokrasi ile
15.12.2018
Aşk, sevgiline boyun eğmek değildir
14.12.2018
Örümceklere, “güvenlik” kılıfı
13.12.2018
Bu bir sivil çatışma tehdidi mi Bahçeli Bey?
12.12.2018
Her gazeteci bir gün hapishaneyi tadacak
1.12.2018
Sünger Bob, Acun ve Şeyma
30.11.2018
Şirkete bak: Satarken de kazanıyor, dedikodusu yapılınca da!
29.11.2018
Erdoğan ilk kez gücüne güvenemiyor
27.11.2018
Fransa kadar demokrat ol, biz dayağa razıyız
26.11.2018
Kahrol düşman, al sana bomba!
24.11.2018
Nisa, nereye gidiyorsun?
23.11.2018
Adamın Macar Yahudisi olması önemli mi?
22.11.2018
Bir acayip bilmecem var
21.11.2018
Cumhurbaşkanı, ağaç dikince çevreci mi oldu?
19.11.2018
Operasyonun mesajı kime: Erdoğan'a mı, bize mi, Avrupa'ya mı?
17.11.2018
Şarkımı senin için yazdığımı bilseydin
16.11.2018
Sürpriz aday Bilal Erdoğan mı?
15.11.2018
Sayın Erdoğan, o 'cep' artık bizim cebimiz!
14.11.2018
Kendi himmete muhtaç dede!
13.11.2018
Rejim, temel karakterini ortaya koyuyor
12.11.2018
Cüppeni çıkar, Mercedes'ten in, öyle git!
11.11.2018
Düzgün kadınlar, düzgün adamları bulamıyor
10.11.2018
Milletin özel hayatından size ne?
9.11.2018
Rejim, hukuk ile ilişkisini keserken
8.11.2018
Cumhurbaşkanı'na hakarette rekor peşinde
7.11.2018
Cumhurbaşkanı gezilerinde ne kadar harcar?
6.11.2018
Adliye marifetiyle darbe girişimi
5.11.2018
Camiler “besi çiftliği” mi oldu, “mandıra” mı?
3.11.2018
Flört, yaşadığını hissetmeni sağlar
2.11.2018
Komşu kızı Düriye'den yöneticilerimize bir öğüt
1.11.2018
İnsanoğlu gariptir, her lafı kaldırmaz
30.10.2018
Yeni havalimanı üzerinden rejim inşası
29.10.2018
Sarıkamış'tan bir asır sonra...
27.10.2018
Erkekler artık aşık olamıyorlar mı?
26.10.2018
Gökçek'e sopayı gösterdiler
25.10.2018
Bu maaşa, bu iş yükü çekilmez!
24.10.2018
O anlaşılmaz, yaşanır!
23.10.2018
Memleketin çay stokları yetmez
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive