Mehmet Y. Yılmaz

T24



Bookmark and Share

Operasyonun mesajı kime: Erdoğan'a mı, bize mi, Avrupa'ya mı?


19.11.2018 - Bu Yazı 204 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçtiğimiz hafta Paris’e gitti.

Orada demokratik dünya kamuoyunun duymaktan hoşlanacağı şeyler söyledi.
AB hedefinden bahsetti, çoğulculuktan filan dem vurdu.
Sonra memlekete yeni dönmüştü ki bizler gibi o da sabahın kör vaktinde polisin bir operasyon yaptığı haberini duydu.
Osman Kavala’yı bir yıldır iddianamesini yazmadan hapiste tutan savcılık, dosyayı genişletiyordu.
Bütün bunların Erdoğan’ın haberi olmadan yapılması mümkün mü?
Bilemiyorum. Bana pek mümkün gelmiyor, Adliye artık ondan habersiz su içmeye bile gidemez.
Ama su içmeye gidemiyor olsalar bile HSYK bir büyüklük yapıp, hepsini yeniden bir kurstan geçirse iyi olur.


Buyurun, son operasyon gerekçeleri arasında saydıklarına bakın:

“Kavala ile hiyerarşik bir düzen içerisinde, Gezi Parkı olaylarını derinleştirmek ve yaygınlaştırmak için Anadolu Kültür AŞ’ye ait Depo isimli yerde toplantılar düzenlendiği ve sivil itaatsizlik, şiddetsiz eylem başlıkları altında Gezi Parkı olaylarının devamlılığını sağlamak için yurtdışından aktivizm eğiticileri, kolaylaştırıcılar ve duran adam, piyano çalan adam, kırmızılı kadın gibi profesyonel eylemciler getirttikleri, yeni medya oluşturma faaliyetleri içerisine girerek Gezi Parkı sürecinin devamı ve yaşanması muhtemel Gezi benzeri olaylara ilişkin kendi medyaları üzerinden gündem oluşturulmasını hedefledikleri, Kavala’nın Avrupa’da birçok kurum ve kişiyle görüşerek, Gezi Parkı olaylarında gündeme gelen biber gazının Türkiye’ye ithalinin durdurularak yasaklanması için çalışmalar yaptığı!”

“Bu iddialar ile operasyon düğmesine basanlar yeniden eğitime alınsınlar” dememin nedenini anlamış olmalısınız.
Anayasa’sı ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni (AİHS) bir üst hukuk normu kabul eden, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) yargı yetkisini kabul eden, bu mahkemenin kararlarını üst mahkeme kararı olarak uygulayan bir ülkede, bir savcı bunu yazabiliyorsa, ona söylenecek şeyi ben söylememeliyim.
Burada görev HSYK Başkan Vekili adaşıma düşüyor, onun söylemesi daha uygun olur.
Ama ben burada okuyucularım için kısa açıklamalar yapabilirim, buyurun birlikte bakalım...

İddia: Gezi Parkı olaylarını derinleştirmek ve yaygınlaştırmak istemeleri:

AİHS, yurttaşların barışçıl amaçlar için toplanmalarını, gösteri yapmalarını bir temel insan hakkı olarak kabul ediyor. (11. Madde)
AİHM kararları da toplantı ve protesto gösterisi yapmanın, göstericiler şiddete yönelmedikleri sürece serbest olduğuna, bu hakkın kısıtlanamayacağına yönelik.
Türkiye’nin bu nedenle aldığı mahkumiyetler bir araya getirilse, kitap bile olabilir.
Bu nedenle Gezi Parkı protestolarında hukuk dışına çıkan göstericiler değil, olaya müdahale eden idare ve polislerdir.
Soruşturulacak birileri varsa bu emirleri verenler ve uygulayanlar olmalıdır.

İddia: Sivil itaatsizlik ve şiddetsiz eylem için hazırlıklar yapmak

Medeni dünyanın herhangi bir ülkesinde bir savcıya gidip “şiddetsiz eylem için hazırlık yapıyorlar, içeri alalım mı” diyen polis, önce bir psikolojik testten geçirilir, sonra tedavi amacıyla bir süre zorunlu izne ayrılır.
Sadece AİHS hükümleri ve AİHM kararları değil, TC Anayasa’sı da, Yargıtay kararları da böyle bir şeyin suç olamayacağını açıkça belirtiyor.
Şiddetsiz eylem, bir suç olmanın ötesinde isteyenin, istediği zaman, istediği yerde kullanabileceği, AİHS ve TC Anayasası tarafından teminat altına alınmış bir haktır.
'Sivil itaatsizlik' kavramı, bir hukuk kuralını şiddete yönelmeden ihlal etmektir. Bireysel bir eylemdir ve söz konusu hukuk kuralını ihlal etmenin yasal cezai sonuçları varsa ona katlanma iradesini de içerir.
Askere gitmeyi reddetmek gibi!
Şiddet yoktur, ama bu nedenle hapse girebilirsiniz. Bu eylemi yaparsanız, bunu göze alıyorsunuz demektir.
Ortada takip edilecek bir suç olması için önce eylemin gerçekleşmesi gerekir.
Askere gitmemeyi düşünebilirim ama askerlik şubesinin çağrısını açıkça reddetmediğim sürece de ortada suç filan yoktur.
Bu operasyon ile gözaltına alınan ve soruşturulan kişilerin bu nedenle suçlanamayacak olmaları bundan ileri gelir. Ortada işlenmiş bir suç yok çünkü.

İddia: 'Duran Adam-Kırmızılı Kadın-Piyano Çalan Adam' suç işlediler

Bu iddiayı basın açıklamasına koyan her kimse yazarken eminim tebessüm de etmiştir.
Ayakta durup bir yere öylece bakmak suç değildir. Amacı ne olursa olsun. Trafiği filan aksatıyorsa da polisin yapması gereken ona engel olmakla yetinmektir.
Piyano çalmak da öyle!
Kırmızılı Kadın ise zaten olayların faili değil, kurbanıdır: Gözünün içine doğrudan gaz sıkılmış bir kurbandır.
Fethullahçı çetenin bazı mensupları bu nedenle yargılanmadı mı?

İddia: “Türkiye’ye biber gazı satmayın” dediler

Bunu kime hangi ortamda söylemişler bilemiyorum. Ama böyle bir suç olmaz. Birincisi belli ki söyledilerse bile dinleyen olmamış, maşallah biber gazı stokları bitmek bilmiyor. İkincisi biber gazı kullanmak, hele barışçıl bir gösteriyi dağıtmak için kullanılıyorsa en azından “kötü muamele” suçunu oluşturur ki bununla mücadele etmek de bir haktır, suç değildir.

İddia: Gezi Protestoları hükümeti yıkmaya yönelik bir eylemdir

Hayır, böyle değildir. Bununla ilgili mahkeme kararı bile var. Mahkum edilenler bu suçtan değil, daha sonra AİHM’den beraat kararı alabilecekleri suçlardan mahkum edildiler ve cezanın açıklanması ertelendi ki olay üst mahkemelere gidemesin!

Bir iddia da benden: Fethullahçı parmağı incelensin

Gezi protestoları, Gezi Parkı’nda ağaçlar kesilmesin diye direnen bir avuç çevreciye karşı aşırı güç kullanmanın toplumda yarattığı infial ile büyüdü.
Bunda Fethullahçı polislerin parmağının olduğu da bir sır değil.
Mülkiye başmüfettişleri Kamil İlhanAnıl Cengiz Üzgün ve İlyas Burunak ile Polis Başmüfettişi İlhan Kara’nın bu konuda yazdıkları rapor devletin arşivlerinde duruyor.
Ben bile biliyorum da savcılar mı bilmiyor bunu?
Protestoların ilerleyen günlerinde, barışçıl protesto eyleminin goşist bazı gruplarca deyim yerindeyse 'çalındığı' da bir sır değil.
Nitekim bu grupların boy göstermesinin ardından büyüt kitle Taksim’den çekildi. Ortalık Fethullahçı polisler ile goşist gruplara kaldı.
Şunu merak ediyorum: MİT ve Emniyet’teki Fethullahçı çete mensupları, bu grupları kullanıyorlar mıydı? Bu araştırılmadı. Neden?

Sonuç olarak:

Bu iddialar ile sabahın köründe insanların evini basmak, aramak her şeyden önce operasyonun kötü niyetini ortaya koyuyor.
Bu insanların yerleri, yurtları belli, savcılık bir haber gönderse gider ifadelerini verirlerdi.
Ama evleri basıldı. Bu iki amaçla yapılıyor: Birincisi operasyona hedef alınanları korkutmak, sindirmek ve aşağılamak!
İkincisi ise Türkiye’de hâlâ demokrasi olduğunu vehmederek bazı şeyleri protesto etmeyi düşünebilecek olanlara gözdağı vermek, sindirmek, pasif bir toplum yaratmak.
Bu demokrasilerde söz konusu olabilecek bir durum değildir.
Cumhurbaşkanı’nın AB üyeliğinden söz ettiği günün ertesinde bunu yapıyorsanız mesajınız kime: Cumhurbaşkanı’na mı, onun söylediği sözlere inanmaya eğilimi olan yerli ve yabancı kamuoyuna mı?

Facebook Yorumları

reklam
18.4.2019
İptal için “Kaypak Sam” numarası mı yaptılar?
17.4.2019
Sistem öngörülebilir değilse, hukuk yoktur
16.4.2019
Binali Bey ya bilmiyor, ya saptırıyor
15.4.2019
Devlet Bahçeli’den ne olur?
13.4.2019
Seçime girmek serbest, seçilmek yasak!
12.4.2019
Koskoca yargıçlar nasıl bu hale düştüler?
11.4.2019
Cumhurbaşkanı yanlış biliyor
10.4.2019
Soylu, boş konuşuyor; itiraz belgeleri nerede?
9.4.2019
Siyasal İslam’ın demokrasi sınavı
8.4.2019
Çanlar “belediye zenginleri” için çalıyor!
6.4.2019
1770’ten, 31 Mart 2019 vakasına: “Doing Turk!”
5.4.2019
Hakemin kaşı, gözü oynuyor!
4.4.2019
“Geçersiz oy” ne demektir, nesinden anlaşılır?
3.4.2019
Erdoğan, İstanbul ve Ankara’yı rahat bırakmaz
2.4.2019
İtirazlar, İstanbul’da sonucu değiştirir mi?
1.4.2019
Kazananı da, kaybedeni de çok bir seçim
30.3.2019
Seçime katılmak serbest, seçilmek yasak!
28.3.2019
Cumhurbaşkanı’nda yorgunluk alametleri var
27.3.2019
Erdoğan, siyaset üretme yeteneğini kaybediyor
25.3.2019
Hoşgörü beklemiyoruz ama bu kadarı da ayıp
20.3.2019
Ankara’yı kaybedeceğini anladı, çareyi “darbede” arıyor
19.3.2019
Kürtlerin oyu, Türklerin oyuyla eşit mi?
15.3.2019
Etik, bir et lokantası mıdır?
13.3.2019
Din sosuna batırılmış otokrasinin silahı: Yalan
12.3.2019
Yeni “Kabataş yalanı” mı, yeni “Madımak” yaratmak mı?
6.3.2019
İnsanın “sığınmacı” olası geliyor
4.3.2019
Erdoğan’ın ne diyeceğini merak eden parmak kaldırsın
3.3.2019
Başka bir erkeklik mümkün!
1.3.2019
Davutoğlu ya da Gül partisinden bir sonuç çıkmaz
27.2.2019
Cumhurbaşkanı biraz fazla uçtu sanırım
26.2.2019
Bir varmış, bir yokmuş: Erdoğan’a göre Kürt sorunu
25.2.2019
Reis ne söylüyor, tamburası ne çalıyor?
23.2.2019
Neden bazı insanları severiz de bazılarını sevmeyiz?
21.2.2019
Ciddiye alsan bir türlü, almasan başka türlü
14.2.2019
İzmir, Zeybekci’nin kimyasını bozmuş
13.2.2019
Ham demirden gümüş olmaz!
12.2.2019
Üreticiden ucuza aldığım domatesleri yeğenime bırakıyorum
11.2.2019
Kartal’ın AKP’li belediye başkanları
9.2.2019
Kalbe dolan o ilk bakış!
6.2.2019
Türk tipi BAAS rejimi olmasın
5.2.2019
Cumhurbaşkanı ne düşünüyor? Silahlanalım mı?
4.2.2019
Başkan Erdoğan, İsmet İnönü’ye karşı
1.2.2019
Hayır Kemal Bey, bu demokrasi değil
31.1.2019
İttifaklara alışın, sistem bunu gerektiriyor
30.1.2019
Berat Bey’in iktisat teorisine büyük katkısı
29.1.2019
El kesesinden hayır yapmak!
28.1.2019
Reis’in dış politika danışmanı: Vladimir Putin
24.1.2019
Biralar “normal” soğuklukta!
23.1.2019
Cumhurbaşkanı, Mozart ve İslamcıların iki yüzlülüğü
21.1.2019
Tenyearchallenge!
18.1.2019
Ben değilsem kim, şimdi değilse ne zaman?
15.1.2019
Leyla Hanım, oradan öyle mi görünüyor?
14.1.2019
“Gölge etmemek” yeterli olur
12.1.2019
Önemli olan yaşı değil, yanında olması
11.1.2019
Babam sağ olsun!
10.1.2019
Saray'ın buna ihtiyacı vardı
8.1.2019
Bu 'Türk tipi' rejime ne ad verilmeliyiz?
4.1.2019
Erdoğan'ın 'halifelik' hayali
3.1.2019
Parayı verdik, ödeştik mi?
2.1.2019
Kendisine gazeteci ya da savcı süsü verenler ne olacak?
28.12.2018
Biat et, rahat et!
27.12.2018
Anayasa şaşırma, Reis'in sabrını taşırma!
26.12.2018
Haddini bil!
25.12.2018
YSK, dürüst ve eşit seçim istemiyor mu?
24.12.2018
Bedel Ödetme Müdürü haykırdı: Atın hapse!
22.12.2018
ODTÜ Rektörü'nün açıklaması
21.12.2018
Ne Kadar Ekmek, O Kadar Köfte Üniversitesi (NKEOKKÜ)
20.12.2018
Yanıltılanın yüzü kızarıyor, ya yanıltanınki?
19.12.2018
"Testide ne varsa dışına o sızar!"
18.12.2018
Cumhurbaşkanı'nı yalanlardan koruyalım
17.12.2018
Cumhurbaşkanı'nın problemi demokrasi ile
15.12.2018
Aşk, sevgiline boyun eğmek değildir
14.12.2018
Örümceklere, “güvenlik” kılıfı
13.12.2018
Bu bir sivil çatışma tehdidi mi Bahçeli Bey?
12.12.2018
Her gazeteci bir gün hapishaneyi tadacak
1.12.2018
Sünger Bob, Acun ve Şeyma
30.11.2018
Şirkete bak: Satarken de kazanıyor, dedikodusu yapılınca da!
29.11.2018
Erdoğan ilk kez gücüne güvenemiyor
27.11.2018
Fransa kadar demokrat ol, biz dayağa razıyız
26.11.2018
Kahrol düşman, al sana bomba!
24.11.2018
Nisa, nereye gidiyorsun?
23.11.2018
Adamın Macar Yahudisi olması önemli mi?
22.11.2018
Bir acayip bilmecem var
21.11.2018
Cumhurbaşkanı, ağaç dikince çevreci mi oldu?
19.11.2018
Operasyonun mesajı kime: Erdoğan'a mı, bize mi, Avrupa'ya mı?
17.11.2018
Şarkımı senin için yazdığımı bilseydin
16.11.2018
Sürpriz aday Bilal Erdoğan mı?
15.11.2018
Sayın Erdoğan, o 'cep' artık bizim cebimiz!
14.11.2018
Kendi himmete muhtaç dede!
13.11.2018
Rejim, temel karakterini ortaya koyuyor
12.11.2018
Cüppeni çıkar, Mercedes'ten in, öyle git!
11.11.2018
Düzgün kadınlar, düzgün adamları bulamıyor
10.11.2018
Milletin özel hayatından size ne?
9.11.2018
Rejim, hukuk ile ilişkisini keserken
8.11.2018
Cumhurbaşkanı'na hakarette rekor peşinde
7.11.2018
Cumhurbaşkanı gezilerinde ne kadar harcar?
6.11.2018
Adliye marifetiyle darbe girişimi
5.11.2018
Camiler “besi çiftliği” mi oldu, “mandıra” mı?
3.11.2018
Flört, yaşadığını hissetmeni sağlar
2.11.2018
Komşu kızı Düriye'den yöneticilerimize bir öğüt
1.11.2018
İnsanoğlu gariptir, her lafı kaldırmaz
30.10.2018
Yeni havalimanı üzerinden rejim inşası
29.10.2018
Sarıkamış'tan bir asır sonra...
27.10.2018
Erkekler artık aşık olamıyorlar mı?
26.10.2018
Gökçek'e sopayı gösterdiler
25.10.2018
Bu maaşa, bu iş yükü çekilmez!
24.10.2018
O anlaşılmaz, yaşanır!
23.10.2018
Memleketin çay stokları yetmez
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Düzce Satılık ve Kiralık Emlaklar Emlak8.net