Mehmet Ocaktan

Karar



Bookmark and Share

Din-hukuk-siyaset ve ahlâk arasında nasıl bir ilişki olmalı?


27.7.2018 - Bu Yazı 325 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Modern siyaset teorisinde devletin meşruiyet kaynağı hukuktur. İnsanın, hak ve yükümlülükleri olan ve toplum halinde yaşamak zorunda olan bir varlık olduğu düşünüldüğünde, din, hukuk, siyaset ve ahlâk arasındaki ilişkinin hayati bir önem taşıdığı daha iyi anlaşılacaktır. Genel olarak hukuk, ilkeler koyar, bir başka deyişle ilişkilerdeki asgari sınırı belirler. Doğası gereği de yüzü biraz soğuktur.

Tarihin bütün dönemlerinde din bilginleri, filozoflar, hukukçular, fikir insanları devletin ve toplumun ahlaki temelleri konusunda farklı analizlerde ve değerlendirmelerde bulunmuşlardır. Mesela, ‘olan’ hukuk ile ideal olan yani ‘olması gereken’ hukuk arasında kesin bir ayrım yapan pozitivistler her türlü değer ve ahlak kavramını dikkate almayı tercih etmemişlerdir.

***

İngiliz hukukçu John Austin hukuk ve ahlakın ayrılması gerektiği yönünde kaba bir pozitivizmi savunurken, Herbert Lionel Hart aynı iddiayı sürdürmekle birlikte hukukla ahlakı bütünüyle ayırma konusunda mütereddittir. Hart’a göre hukukta bazı ahlaki değerler yer alabilir, ancak hukukun kendi dinamikleri olmalıdır ve hukuk kendi düzenini kendi inşa etmelidir, dolayısıyla tanrı iradesine ve ahlaka gitmeye gerek yoktur. Sonuçta hukuk normlardan müteşekkildir ve kendi düzenini kendisi inşa edebilir. Doğaya, Tanrı iradesine ve ahlâka gitmeye gerek yoktur. Hukuk ahlâktan ayrıdır ancak aralarında bağlantıları da mevcuttur.

Görüldüğü gibi pozitivist hukuk anlayışı, kurallar dışındaki arkaplanı dikkate almamaktadır. Amerikalı hukuk felsefecisi Lon Luvois Fuller pozitivistlerden farklı olarak, hukuk ve ahlâk arasında alışılmışın dışında bir bağlantı kurmaktadır. Fuller’a göre hukuk bir karşılıklı anlaşma zeminidir, bu zeminde yasayı koyan ile tabi olanlar arasında bir değer paylaşımı ve uzlaşı olmak zorundadır. Bu çerçevede hukuki uygulamalar ahlâki mülâhazalardan vareste tutulamaz. Aynı şekilde hukuki meselelerin temelde ahlaki olduğu tezini savunan Amerikalı filozof ve anayasa hukukçusu Ronald Dworkin de pozitivistlerin hukuk ve ahlakın ayrılması tezini reddeder.

İslam düşüncesi bağlamında bakıldığında hukukun da, siyasetin de ahlaki bir temele ihtiyacı vardır. İslam düşüncesinde ahlakın ön planda olmasının hikmeti de budur. Bu noktada takva ve ihsan kavramlarının önemine dikkat çekmek gerekiyor. Eğer toplum ahlaki kuralları içselleştirememişse hukuki kuralların ihmali söz konusu olabilir. Hz. Peygamberin toplumda ahlaki kuralları oluşturduktan sonra, hukuki kuralları tesis etmesi bu konuda önemli bir örnek teşkil etmektedir.

Devletin temelini ahlaka dayandıran değerli düşünür Nurettin Topçu ahlakın İslam dininin özü, esası ve bizzat kendisi olduğunu söyler. Topçu’ya göre ahlak, fertten topluma, devletten millete ve tarihe, ekonomik nizamdan sanata ve dine kadar uzanan fikir ve düşüncelerin üstünde, onların bir tacı gibidir.

Din-ahlak-hukuk ilişkisinin, hukuk politikalarının geliştirilmesi açısından önemine dikkat çeken Prof. Dr. Saffet Köse’nin şu tespiti önemlidir: “Din değerleri belirler, ahlak onu bir yaşam biçimine dönüştürür, toplum kültürünü inşa eder ve hukuk da maddi müeyyidesi olan yazılı kural haline getirir. Hz. peygamber de böyle aşamalı bir yol takip etmiştir. Zira ahlakı oluşturulmamış bir hukuk kuralının denetimi, zordur. Her şeyin kanunla halledilebileceğine inanılan bir ortamda, kanun bolluğu yaşanır ve böylesi bir ortamda kanunlar, ahlakla beslenmezse, kanunları çiğneme çoğalır. Ayrıca kişisel çıkarların yasal hale dönüşmesi durumunda hukuk, adaleti tehdit eden bir yapıya dönüşür. Hâlbuki din ve ahlak, hukuku denetleyici bir yapıya sahiptir.”

***

Kuşkusuz din-hukuk-siyaset-devlet ilişkisinde ahlakın önemine vurgu yapmak, iktidarın kaynağının ilahi olduğu şeklinde anlaşılmamalıdır. Nitekim geleneksel İslam kültüründe “halifenin Allah’ın yeryüzündeki gölgesi olduğu” şeklindeki sıhhati tartışmalı hadis üzerinden iktidarı doğrudan ilahi olana bağlama anlayışı, iktidarın dayanması gereken ahlaki ve hukuki temeli zaafa uğratmıştır.

Özellikle dört halife sonrasında bu gelenekten beslenen iktidar anlayışı, İslam toplumlarında yüzyıllarca süren tartışmaları da beraberinde getirmiştir. İslam siyaset düşüncesindeki bu zaafa dikkat çeken Muhammed el-Cabiri ‘Çağdaş Arap-İslam Düşüncesinde yeniden yapılanma’ kitabında şöyle bir tespitte bulunuyor: “Siyaset, din adına hareket etmiş ve meşruiyetini ondan almıştır. Bu ise genelde siyasi çekişmelerin din kisvesi altında yürütülmesine sebep olmuştur.”

Galiba din ve siyasetin meşruiyet kaynağı konusunda zihni bir berraklığa ihtiyaç var. Bir kere dinin meşruiyeti ilahidir, siyasetin ise kişilerin özgür iradesi ve hukuktur. Dolayısıyla din siyasetin; siyaset de dinin bir aracı değildir. Ancak hemen belirtmek gerekiyor ki, din ve siyaset insan hak ve özgürlüklerinin korunması noktasında ortak hedeflere sahiptir. Zira hak ve özgürlüklerin temelini ahlaki ve hukuki değerler oluşturur.

Hukuk ve siyasetin sağlıklı sonuçlar üretebilmesi için ahlak önemlidir, çünkü ahlak insanların kendi akıl ve iradeleriyle özgürce tercihlerde bulunmalarını gerektirir. Aklını ve iradesini kullanamayanların ahlaklı ve adaletli kararlar vermeleri de mümkün değildir. Bu bağlamda iyiyi, doğruyu, hakkı ve adaleti hakim kılmak özgürlük ve sorumluluk bilincinin geliştirilmesine bağlıdır. Ahlakın ve hukukun inşa edilemediği toplumlarda din ve siyasetin birbirlerinin alanlarına müdahalesi kaçınılmaz olur ve sonuçta adaletsizliğin ve zulmün önü açılmış olur.

Facebook Yorumları

reklam
22.10.2018
Dini referans alan bir demokrasi mümkün mü?
19.10.2018
İslam düşüncesinde muhalefet pek makbul değildir
17.10.2018
Özgürlük fukaralığını kendimize bile itiraf edemiyoruz
15.10.2018
Brunson için yazdığımız yerli ve milli hikaye
14.10.2018
Hz. Danyal’ın öğüdü ve Ömer Dinçer’in ahlâki ekseni
12.10.2018
Demokrasiyi boşverin Suud’ta yaşayın...
10.10.2018
İslam hem din hem devlettir ama...
8.10.2018
Keşke bu kadar çok ve gereksiz üniversitemiz olmasa
7.10.2018
Aşkına ihanet ettiğimiz şehir İstanbul...
5.10.2018
Keşke McKinsey’e mecbur kalmasaydık
3.10.2018
Din, devlete dokunulmazlık zırhı giydirme aracı olamaz
2.10.2018
McKinsey’le çalışmak yerli ve milli olmaya mani mi?
28.9.2018
‘Milliyetçilik hastalığı’nın ilacı AB projesiydi...
26.9.2018
Demokrasi herkesi hizaya sokma rejimi olamaz
24.9.2018
Neden yeniden bir başarı hikayesi yazılmasın ki...
21.9.2018
Huri kapmak için demokrasiye ihtiyaç yok
19.9.2018
Kültürel kodlarımız demokrasi için uygun mu?
16.9.2018
Yahya Kemal yetmezse biraz da David Bowie
14.9.2018
Gelecek nesiller bugünün dindarlarını nasıl görecek
12.9.2018
Hans ve George’un tasarrufu mu doğrudan yabancı yatırım mı?
10.9.2018
İslami ya da seküler demokrasi ayrımı olur mu?
7.9.2018
Putin-Esad el ele güzel günlere
5.9.2018
Mazoşist dindarlık’ içselleştirilmiş bir kölelik olabilir mi?
3.9.2018
Siyaset Tanrı adına mı, ümmetten alınan yetkiyle mi yapılmalı?
2.9.2018
Şimdi çok uzaklarda kalan eski resimlerdeki şiirler
31.8.2018
Türkiye’ye yeni bir başarı hikayesi lazım
29.8.2018
‘Gökler ve yer adalet üzerine duruyor’
27.8.2018
Döviz hutbesini ahali nasıl değerlendirir?
24.8.2018
Müslüman dünyanın Kur’an’ı anlama krizi
22.8.2018
Fetvalarla insan haklarını inşa edemeyiz
20.8.2018
Makul olan Trump ve Putin değil Avrupa basireti
17.8.2018
Müslüman aydınların zor sınavı
15.8.2018
Batı düşüncesindeki gelişmelere nasıl bakmalı?
13.8.2018
‘Her şeyin çözümü İslam’da var’ demek çözüm için yeterli mi?
10.8.2018
Diyelim ki ‘demokrasi masalı’nın sonu geldi...
8.8.2018
Yapay zeka çağında bile Esad kazanıyor
6.8.2018
Kolay dindarlık dinin ve ahlakın özüne galip gelirse…
3.8.2018
Eğitimdeki bu tabloyu değiştirmeliyiz
30.7.2018
Demokrasinin zaafları var, ama alternatifi...
27.7.2018
Din-hukuk-siyaset ve ahlâk arasında nasıl bir ilişki olmalı?
25.7.2018
Hayatın dışında bir ‘İslami yönetim’ olabilir mi?
23.7.2018
Demokrasi-İslam uzlaşması elzem midir?
22.7.2018
Keşke milli olmaya Türkçe’nin o derin ırmağından bakabilsek
18.7.2018
İslam siyaset düşüncesinde hilafet ve iktidarın kaynağı
16.7.2018
Batı dünyasının bakmayı hiç denemediği açı
15.7.2018
Esfeli safiline karşı sadece kalbi ile direnenler kazandı
13.7.2018
Kibrit kutusundaki din algısıyla nereye kadar
11.7.2018
Ve ben de tarihin değişimine tanıklık ettim
9.7.2018
Yeni dönemi Erdoğan’ın yeni söylemleri şekillendirecek
8.7.2018
Türk musikisiyle başka bir aleme uyanmak...
6.7.2018
Pozitif hukuk ilahi yasaya aykırı değildir
4.7.2018
Şark’ın irfanı sistemli tefekkürle buluşabilir mi?
2.7.2018
Neden İslam siyaset teorisi üretemedik?
29.6.2018
Demokrasiye ve millet iradesine küsülmez
27.6.2018
Yeni sistem sağlıklı kurulursa demokrasi kazanır
25.6.2018
Seçim bitti şimdi huzur ve istikrar zamanı
24.6.2018
Caz sizi çağırıyor eminim kalbinize iyi gelecek
22.6.2018
Siyaset için illa kavga etmek zorunda mıyız?
20.6.2018
İslam siyaset düşüncesindeki muhafazakarlık demokrasiye engel
18.6.2018
Bence de Türkiye MHP’siz yönetilemez!
15.6.2018
Bugün merhametle ve adaletle buluşma zamanı
13.6.2018
Abesle iştigali bırakıp 25 Haziran sabahını düşünelim
11.6.2018
Sayın Bahçeli seçime gidiyoruz savaşa değil
8.6.2018
Çözülemeyen sorunların tek müsebbibi dış düşmanlar...
6.6.2018
Bu vicdani perişanlığın çaresi yok mudur?
4.6.2018
Müslümanlar neden Halifeyi otoriterleştirdi?
3.6.2018
Kapitalizmin değerleri üzerinde tepinen anarşizmin asi çocukları
1.6.2018
Reformist AK Parti özlemi ihanet değildir
30.5.2018
Dolara kafa attık olmadı, sonunda Mehmet Şimşek nöbete
28.5.2018
Yeniden IMF’nin müşterisi olmayı hiç istemeyiz
27.5.2018
Seviyesizliği meşrulaştıran zihniyet iklimi
26.5.2018
Demek ki dolar kafa tutarak düşmüyormuş...
23.5.2018
Partilerin vekil tercihleri ve değişim arzusu
21.5.2018
Cezaevlerinde isyan çıkarsa Bahçeli ne yapar?
20.5.2018
Hep lanetliyoruz ve anlaşmalar imzalıyoruz
19.5.2018
Keşke orucumuza reytingci hocalar musallat olmasa...
14.5.2018
Cehaletin sanatı da siyaseti de olmaz
13.5.2018
Temel Bey’in siyasete getirdiği üslup nezaketi
11.5.2018
Küçük adam’ ve IŞİD pazarlamacısı arkadaşları
9.5.2018
Bu seçimde ‘huzur’ vaadi’ fark yaratabilir
7.5.2018
AK Parti reformcu kimliğine geri dönebilir mi?
6.5.2018
Bugün siyaseti unutun, durun ve müziği dinleyin
4.5.2018
İttifaklar Meclis’in önemini artırabilir
2.5.2018
Parti aidiyeti uzlaşma kültürünün önünü kapatırsa...
30.4.2018
Demek ki adaylık işlerine ‘üst akıl’ bakmıyormuş...
29.4.2018
Siyasetçiler için zorunlu caz ve rock dersleri
27.4.2018
Cemaat kültürüyle demokrasi inşası mümkün olmuyor
25.4.2018
Her şeyi mutlaka gerilim hattında mı tartışmalıyız?
23.4.2018
Endişeye gerek yok Türkiye’nin ekseni değişmez
20.4.2018
Siyasetin matematik profesörü Devlet Bahçeli
20.4.2018
Siyasetin matematik profesörü Devlet Bahçeli
18.4.2018
Bahçeli’nin erken seçim telaşının şifreleri
16.4.2018
Demek ki Suriye’de tek patron Rusya değilmiş
15.4.2018
Edebiyatsız bir dünya hayal edebilir misiniz?
13.4.2018
Trump dünya ile dalga mı geçiyor?
11.4.2018
Bu manyağı durduracak bir güç yok mu?
9.4.2018
Peygamber, iktidarı hiçbir zaman mutlaklaştırmadı
8.4.2018
Her şairin ölümüyle biraz daha yalnızlaşıyoruz
6.4.2018
İslam devleti hayalinin altından IŞİD karanlığı çıkar mı?
1.4.2018
Söyleyin bana nasıl bir dünya burası?
30.3.2018
Uçurumun kıyısındaki demokrasi
28.3.2018
Liberal demokrasiye kısa bir mola mı?
26.3.2018
Hz. Peygamberin ‘ümmet’ tanımını anlayabildik mi?
23.3.2018
Beyler ayağımızın altındaki toprak kayıyor!
21.3.2018
Keşke hocalarımız İmam-ı Azam’ı anlayabilse...
19.3.2018
Keyfiliğin tek çaresi hukukun üstünlüğü
16.3.2018
Nurettin Yıldız’dan özür dilemeyi çok isterdim
14.3.2018
Modernleşme maceramız ve Gökalp’in ülküsü
12.3.2018
Din değil yobaz zihniyet güncellenmeli
9.3.2018
Yapay zeka dijital diktatörler yaratır mı?
7.3.2018
Dindarların fanatizmle imtihanı
5.3.2018
Demokraside evrensel kalite çok yakındı ama...
4.3.2018
‘Tut yüreğimden anne’ diyebilmek ne güzel...
2.3.2018
28 Şubat darbesinin henüz kapanmayan defteri
28.2.2018
Herkesin kendine göre bir Abdülhamid’i var...
26.2.2018
Hukuk ve adalet tarihin en kadim arayışı...
23.2.2018
OHAL neslinin nasıl bir Türkiye hayali olur?
21.2.2018
Rusya’nın PKK-YPG’yi terörist ilan etmemesi boşuna değilmiş
19.2.2018
Batı ile normalleşme provasının anlamı
18.2.2018
Sezai Karakoç Mozart ve Mona Roza’lı bir gece...
16.2.2018
Hz. Peygamber adildi ve özgür bireyler yetiştirdi
14.2.2018
‘Yapay zeka’ ile demokrasinin de sonu gelir mi?
12.2.2018
İdeolojik nesiller yapay zekayı nasıl anlayacak?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.