Mehmet Ocaktan

Karar



Bookmark and Share

Keşke orucumuza reytingci hocalar musallat olmasa...


19.5.2018 - Bu Yazı 187 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Gönlümüzü, zihnimizi yeniden tamir edecek olan oruç geldi, hoş geldi... Yazıya başlamadan önce üstat Sezai Karakoç’un gönlümüzü manevi iklimle dolduran şu ifadelerini sunmak istiyorum:

“Evet, Oruç da susar, oruç ta acıkır. Orucun susadığı ve ab-ı hayat gibi kanamadığı su, “Kur’an sesi”, acıktığı “namaz”, örtündüğü “merhamet”, kuşandığı giyindiği, Allah’ın adının yükseltilmesi yani “cihat”tır. 
Ve orucun da iftarı vardır. Oruç müminin kalbinde iftar eder. Onun sofrasında, işte saydığımız, göğe mahsus yiyecekler bulunur. 
Yalnız insan orucu özlemez, oruç ta insanı özler. Ramazan ayı gelince, sıla-i rahm edenler gibi, meleklerin bile önünde eğildiği insana koşar. Oruç, insana acıkır ve koşar gelir.” 

***

Bu cümlelerin ardından hemen belirtmek isterim ki, bu yılki oruç ayını sükunetle ve de kalbimizdeki ‘merhamet çınarı’nı televizyonlardaki tüccar hocaların incitmesine izin vermeden yaşamak istiyoruz.

Elbette bu bir temenni, ama ne yazık ki gerçekler hiç de öyle olmuyor. Nitekim Ramazan’la birlikte bu reyting tüccarları da yine ekranlarda yerlerini almaya başladılar. Muhtemelen bir yıl boyunca yeni müşteri tavlama teknikleri konusunda kapsamlı bir hazırlık yapan bu hocalar, son derece sofistike bir müşteri kapma anlayışıyla esrarengiz, melankolik ve aslı astarı olmayan menkıbelerle bol bol gözyaşı döktürerek topluma hayali bir İslam anlatacaklardır.

Oysa İslam, hayatın bütününü tanzim eden ve temel doğruları vazeden bir din. Biliyoruz ki İslam sadece ibadetleri değil, aynı zamanda hak-hukuk-adalet, toplumun imarı ve özgürlüklerin korunması gibi temel doğruları da emrediyor. Ama bu hurafe tüccarlarını adalet, özgürlük gibi kavramlar değil, ekonomik getirisi yüksek menkıbeler ilgilendiriyor.

Keşke, Kur’an’ın ve Hz. Peygamber’in sünnetinin ışığında İslam’ın evrensel mesajını, yaşadığımız çağın diliyle anlatabilen gerçek İslam bilginleri ramazanlarımızı bu reyting esnafının elinden kurtarabilseler... Ama ne yazık ki şimdilerde böyle bir umut ortalarda gözükmüyor. Bu konuda esas sorumluluk aslında Diyanet İşleri Başkanlığı’nda ancak o da Allah’a emanet...

Bilelim ki Allah, İslam’ı bu dünyada yaşamak için insanlığa armağan etmiştir. Ve İslam, hurafe pazarlayıcısı hocaların anlattığı gibi sadece ahirete ait bir din değildir. Dahası İslam, son yıllarda isteğe bağlı fetvalar üreten hocaların anlattığı gibi “müşteri memnuniyeti”ne bağlı bir din de değildir.

***

Maalesef günümüzde İslam’ı anlatanlar asılsız kutsallıklar üreterek, kendi din ticaretleri için müşteri artırımı peşine düşmeleri yüzünden dinin evrensel mesajı ile ilgilenecek halde değiller. Doğrusu televizyonlarda bu piyangocu din anlatış biçimlerine maruz kaldığım anlarda Fransız edebiyatçı Molier’in “Tartuffe” adlı tiyatro eserinde Hristiyan papazlarının din istismarını anlatan şu cümleleri geliyor aklıma: “Ah o menfaat düşkünü, iki yüzlü inanç tacirleri yok mu; onlar, mevki ve itibar satın alırlar sahte inançlarıyla. Bu adamlar, öte dünya için çabalar gözüküp, asıl bu dünyada ceplerini doldururlar. Müthiş bir ağırbaşlılık ve yapmacıklıkla insanlara dünya nimetlerinden uzak durmayı öğütler; kendileri ise, saraylarda yaşarlar. Kendi kusurlarını da çok güzel kitabına uydururlar.”

Kuşkusuz İslam’da bir ruhban sınıfı yoktur. Ancak bugün geldiğimiz noktada, dini ekonomik ve siyasi bir rant aracı olarak kullanır hale gelen hocalar saltanatının sergilediği tablo, doğrusu bir rahmet dini olan İslam’ın evrensel mesajıyla örtüşen bir manzara değildir.

Facebook Yorumları

reklam
15.8.2018
Batı düşüncesindeki gelişmelere nasıl bakmalı?
13.8.2018
‘Her şeyin çözümü İslam’da var’ demek çözüm için yeterli mi?
10.8.2018
Diyelim ki ‘demokrasi masalı’nın sonu geldi...
8.8.2018
Yapay zeka çağında bile Esad kazanıyor
6.8.2018
Kolay dindarlık dinin ve ahlakın özüne galip gelirse…
3.8.2018
Eğitimdeki bu tabloyu değiştirmeliyiz
30.7.2018
Demokrasinin zaafları var, ama alternatifi...
27.7.2018
Din-hukuk-siyaset ve ahlâk arasında nasıl bir ilişki olmalı?
25.7.2018
Hayatın dışında bir ‘İslami yönetim’ olabilir mi?
23.7.2018
Demokrasi-İslam uzlaşması elzem midir?
22.7.2018
Keşke milli olmaya Türkçe’nin o derin ırmağından bakabilsek
18.7.2018
İslam siyaset düşüncesinde hilafet ve iktidarın kaynağı
16.7.2018
Batı dünyasının bakmayı hiç denemediği açı
15.7.2018
Esfeli safiline karşı sadece kalbi ile direnenler kazandı
13.7.2018
Kibrit kutusundaki din algısıyla nereye kadar
11.7.2018
Ve ben de tarihin değişimine tanıklık ettim
9.7.2018
Yeni dönemi Erdoğan’ın yeni söylemleri şekillendirecek
8.7.2018
Türk musikisiyle başka bir aleme uyanmak...
6.7.2018
Pozitif hukuk ilahi yasaya aykırı değildir
4.7.2018
Şark’ın irfanı sistemli tefekkürle buluşabilir mi?
2.7.2018
Neden İslam siyaset teorisi üretemedik?
29.6.2018
Demokrasiye ve millet iradesine küsülmez
27.6.2018
Yeni sistem sağlıklı kurulursa demokrasi kazanır
25.6.2018
Seçim bitti şimdi huzur ve istikrar zamanı
24.6.2018
Caz sizi çağırıyor eminim kalbinize iyi gelecek
22.6.2018
Siyaset için illa kavga etmek zorunda mıyız?
20.6.2018
İslam siyaset düşüncesindeki muhafazakarlık demokrasiye engel
18.6.2018
Bence de Türkiye MHP’siz yönetilemez!
15.6.2018
Bugün merhametle ve adaletle buluşma zamanı
13.6.2018
Abesle iştigali bırakıp 25 Haziran sabahını düşünelim
11.6.2018
Sayın Bahçeli seçime gidiyoruz savaşa değil
8.6.2018
Çözülemeyen sorunların tek müsebbibi dış düşmanlar...
6.6.2018
Bu vicdani perişanlığın çaresi yok mudur?
4.6.2018
Müslümanlar neden Halifeyi otoriterleştirdi?
3.6.2018
Kapitalizmin değerleri üzerinde tepinen anarşizmin asi çocukları
1.6.2018
Reformist AK Parti özlemi ihanet değildir
30.5.2018
Dolara kafa attık olmadı, sonunda Mehmet Şimşek nöbete
28.5.2018
Yeniden IMF’nin müşterisi olmayı hiç istemeyiz
27.5.2018
Seviyesizliği meşrulaştıran zihniyet iklimi
26.5.2018
Demek ki dolar kafa tutarak düşmüyormuş...
23.5.2018
Partilerin vekil tercihleri ve değişim arzusu
21.5.2018
Cezaevlerinde isyan çıkarsa Bahçeli ne yapar?
20.5.2018
Hep lanetliyoruz ve anlaşmalar imzalıyoruz
19.5.2018
Keşke orucumuza reytingci hocalar musallat olmasa...
14.5.2018
Cehaletin sanatı da siyaseti de olmaz
13.5.2018
Temel Bey’in siyasete getirdiği üslup nezaketi
11.5.2018
Küçük adam’ ve IŞİD pazarlamacısı arkadaşları
9.5.2018
Bu seçimde ‘huzur’ vaadi’ fark yaratabilir
7.5.2018
AK Parti reformcu kimliğine geri dönebilir mi?
6.5.2018
Bugün siyaseti unutun, durun ve müziği dinleyin
4.5.2018
İttifaklar Meclis’in önemini artırabilir
2.5.2018
Parti aidiyeti uzlaşma kültürünün önünü kapatırsa...
30.4.2018
Demek ki adaylık işlerine ‘üst akıl’ bakmıyormuş...
29.4.2018
Siyasetçiler için zorunlu caz ve rock dersleri
27.4.2018
Cemaat kültürüyle demokrasi inşası mümkün olmuyor
25.4.2018
Her şeyi mutlaka gerilim hattında mı tartışmalıyız?
23.4.2018
Endişeye gerek yok Türkiye’nin ekseni değişmez
20.4.2018
Siyasetin matematik profesörü Devlet Bahçeli
20.4.2018
Siyasetin matematik profesörü Devlet Bahçeli
18.4.2018
Bahçeli’nin erken seçim telaşının şifreleri
16.4.2018
Demek ki Suriye’de tek patron Rusya değilmiş
15.4.2018
Edebiyatsız bir dünya hayal edebilir misiniz?
13.4.2018
Trump dünya ile dalga mı geçiyor?
11.4.2018
Bu manyağı durduracak bir güç yok mu?
9.4.2018
Peygamber, iktidarı hiçbir zaman mutlaklaştırmadı
8.4.2018
Her şairin ölümüyle biraz daha yalnızlaşıyoruz
6.4.2018
İslam devleti hayalinin altından IŞİD karanlığı çıkar mı?
1.4.2018
Söyleyin bana nasıl bir dünya burası?
30.3.2018
Uçurumun kıyısındaki demokrasi
28.3.2018
Liberal demokrasiye kısa bir mola mı?
26.3.2018
Hz. Peygamberin ‘ümmet’ tanımını anlayabildik mi?
23.3.2018
Beyler ayağımızın altındaki toprak kayıyor!
21.3.2018
Keşke hocalarımız İmam-ı Azam’ı anlayabilse...
19.3.2018
Keyfiliğin tek çaresi hukukun üstünlüğü
16.3.2018
Nurettin Yıldız’dan özür dilemeyi çok isterdim
14.3.2018
Modernleşme maceramız ve Gökalp’in ülküsü
12.3.2018
Din değil yobaz zihniyet güncellenmeli
9.3.2018
Yapay zeka dijital diktatörler yaratır mı?
7.3.2018
Dindarların fanatizmle imtihanı
5.3.2018
Demokraside evrensel kalite çok yakındı ama...
4.3.2018
‘Tut yüreğimden anne’ diyebilmek ne güzel...
2.3.2018
28 Şubat darbesinin henüz kapanmayan defteri
28.2.2018
Herkesin kendine göre bir Abdülhamid’i var...
26.2.2018
Hukuk ve adalet tarihin en kadim arayışı...
23.2.2018
OHAL neslinin nasıl bir Türkiye hayali olur?
21.2.2018
Rusya’nın PKK-YPG’yi terörist ilan etmemesi boşuna değilmiş
19.2.2018
Batı ile normalleşme provasının anlamı
18.2.2018
Sezai Karakoç Mozart ve Mona Roza’lı bir gece...
16.2.2018
Hz. Peygamber adildi ve özgür bireyler yetiştirdi
14.2.2018
‘Yapay zeka’ ile demokrasinin de sonu gelir mi?
12.2.2018
İdeolojik nesiller yapay zekayı nasıl anlayacak?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.