Mehmet Ocaktan

Karar



Bookmark and Share

Modernleşme maceramız ve Gökalp’in ülküsü


14.3.2018 - Bu Yazı 154 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Eminim ki şu günlerde özellikle dindar-muhafazakar kesimler Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘bozkurt’ işareti yapmasının ne anlama geldiğini analiz etmeye çalışıyorlardır. Görünürde MHP ile yapılan ittifaka bir mesaj niteliği taşımakla birlikte, daha derinlikli bir yaklaşımla bakıldığında, aynı zamanda Cumhuriyet ideolojisine dönüşün bir işareti olarak da yorumlanabilir. Bu işaret, epey bir süredir AK Parti’nin Atatürk’le ilgili verdiği mesajlarla birleştirildiğinde daha net bir anlam kazanacaktır.

Hemen hatırlatmakta yarar var; Cumhuriyet ideolojisi esas itibariyle Ziya Gökalp’in fikirleriyle olgunlaşmış bir ideolojidir. Zira Türkiye Cumhuriyeti’nin icra planında kurucusu Atatürk ve arkadaşlarıdır ama fikir planında kurucusu Ziya Gökalp’tir. Nitekim Mustafa Kemal bu durumu, “Vücudumun babası Ali Rıza Efendi, fikirlerimin babası Ziya Gökalp’tir” diye izah etmiştir.

***

Madem Türkiye yeni dönemde Cumhuriyet ideolojisini önceleyen bir yönelim içindedir, bu durumda Ziya Gökalp’in fikri ve felsefi dünyasına daha yakından bakmakta yarar var demektir. Her şeyden önce Ziya Gökalp’i Osmanlı’daki modernleşme macerasının fikri plandaki önemli temsilcilerinden birisi olarak görmek gerekiyor. Dönemin modernleşme rüzgarlarının da etkisiyle Gökalp, özellikle ‘medeniyet’ ve ‘kültür’ bağlamında Batılı düşünürlerin paralelinde farklı görüşleri dillendirmiş ve kriz içinde olan Osmanlı medeniyetinin ihyası için fikri bir arayış içinde olmuştur.

Ziya Gökalp düşünsel planda bilimsel sosyolojinin kurucusu olan Durkheim’e yakın bir fikir adamıdır. Onun hürriyet mücadelesi, bireyi temel alan bir görüşten değil, baskıcı yönetime karşı demokratik yönetimi esas alan bir kaynaktan beslenmektedir. Dolayısıyla Durkheim bu açıdan da Ziya Gökalp’e daha yakındır.

Prof. Dr. Yılmaz Özakpınar“Türkiye tarihinde Ziya Gökalp’in yeri” makalesinde, Gökalp’in mücadelesini ve ülküsünü şöyle tarif ediyor: “Ziya Gökalp, daha Diyarbakır’daki ilk mücadele günlerinde, toplumun geleceği ile ilgili ‘ülkü’yü, bir hayal dünyası gibi uzaklarda görür; fakat hayatına anlam verecek kadar yakınında hisseder. İflasın eşiğine gelmiş devleti, daha yüksek bir toplum hayatı kurarak kurtarmalıdır. Bu hisle o, belirsizliğiyle daha da çekici olan ülküye hayatını adamıştır. Onun ne olması gerektiğini bir taraftan toplum hayatını gözleyerek, bir taraftan da toplumun tarihini araştırarak belirlemeye çalışır. Toplumun bütün kurumlarını köhnemiş bulur. Ziya Gökalp bir sosyal devrimcidir.”

Ziya Gökalp’in fikirleri özellikle Selanik deneyiminden sonra, Türkçülük doğrultusunda daha da yoğunluk kazanmıştır. Prof. Özakpınar, Gökalp’in Türkçülük düşüncesini besleyen kaynaklar arasında üniversitede “Hikmet’i tarih” öğreten Ahmet Vefik Paşa’nın “Şecere-i Türki’si” ve “Lehçe-i Osmaniye”si ile Süleyman Paşa’nın “Tarih-i Alem”inin bulunduğunu söyler.

Ziya Gökalp’in 1911’de Selanik’te Genç Kalemler dergisinde yayınlanan ‘Turan’şiiri Turancılığın sembolü olmuştur.

/Vatan ne Türkiye’dir Türklere, ne Türkistan 
Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir, turan./

***

Ziya Gökalp“Türkleşmek, İslamlaşmak, Çağdaşlaşmak”ta yer alan “Türk milleti ve Turan” ile “Millet ve Vatan” başlıklı makalelerinde Turan ülküsünün hedeflerini ortaya koymaktadır bir bakıma. Hiç kuşkusuz Gökalp, bu ülküyü ortaya atarken aynı zamanda onun gerçekleşme imkanının bulunmadığını da bilmektedir. Gökalp’in yapmak istediği, siyasi ve askeri felaketlerle sarsılan ülkede Osmanlıcığın ve İslamcılığın karşısına alternatif koyma çabasıdır.

Ama hemen belirtmek gerekiyor ki Ziya Gökalp, İslam’a karşı bir tavır içinde değildir. Tam aksine kendi kaynaklarımıza dönerek manevi ihtiyaçlarımızı karşılamamız gerektiğine inanır. Türkleşmek, İslamlaşmak ve çağdaşlaşmak arasında bir çatışma olmadığını vurgular. Kısacası ‘Çağdaş bir İslam Türklüğü’yaratmak gerektiğini söyler.

İlk bakışta Gökalp’in ‘Turan ülküsü’nün fantastik bir hayal olduğunu düşünebilirsiniz. Çünkü ‘Turan’, bütün Türkleri bir araya toplayan ve yabancıları ise oraya almayan ülküsel bir vatan olarak tanımlar. Evet, Ziya Gökalp’in ‘Turan’ hayali gerçekleşmemiştir ama, fikirleri Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda ilham kaynağı olmuştur.

Son dönemde verilen siyasi mesajlar, eğer Türkiye’nin modernleşme macerasını ve bu çerçevede Ziya Gökalp’in fikri yolculuğunu eksileri-artılarıyla anlamaya vesile olursa iyi bir iş yapılmış olur.

Facebook Yorumları

reklam
15.8.2018
Batı düşüncesindeki gelişmelere nasıl bakmalı?
13.8.2018
‘Her şeyin çözümü İslam’da var’ demek çözüm için yeterli mi?
10.8.2018
Diyelim ki ‘demokrasi masalı’nın sonu geldi...
8.8.2018
Yapay zeka çağında bile Esad kazanıyor
6.8.2018
Kolay dindarlık dinin ve ahlakın özüne galip gelirse…
3.8.2018
Eğitimdeki bu tabloyu değiştirmeliyiz
30.7.2018
Demokrasinin zaafları var, ama alternatifi...
27.7.2018
Din-hukuk-siyaset ve ahlâk arasında nasıl bir ilişki olmalı?
25.7.2018
Hayatın dışında bir ‘İslami yönetim’ olabilir mi?
23.7.2018
Demokrasi-İslam uzlaşması elzem midir?
22.7.2018
Keşke milli olmaya Türkçe’nin o derin ırmağından bakabilsek
18.7.2018
İslam siyaset düşüncesinde hilafet ve iktidarın kaynağı
16.7.2018
Batı dünyasının bakmayı hiç denemediği açı
15.7.2018
Esfeli safiline karşı sadece kalbi ile direnenler kazandı
13.7.2018
Kibrit kutusundaki din algısıyla nereye kadar
11.7.2018
Ve ben de tarihin değişimine tanıklık ettim
9.7.2018
Yeni dönemi Erdoğan’ın yeni söylemleri şekillendirecek
8.7.2018
Türk musikisiyle başka bir aleme uyanmak...
6.7.2018
Pozitif hukuk ilahi yasaya aykırı değildir
4.7.2018
Şark’ın irfanı sistemli tefekkürle buluşabilir mi?
2.7.2018
Neden İslam siyaset teorisi üretemedik?
29.6.2018
Demokrasiye ve millet iradesine küsülmez
27.6.2018
Yeni sistem sağlıklı kurulursa demokrasi kazanır
25.6.2018
Seçim bitti şimdi huzur ve istikrar zamanı
24.6.2018
Caz sizi çağırıyor eminim kalbinize iyi gelecek
22.6.2018
Siyaset için illa kavga etmek zorunda mıyız?
20.6.2018
İslam siyaset düşüncesindeki muhafazakarlık demokrasiye engel
18.6.2018
Bence de Türkiye MHP’siz yönetilemez!
15.6.2018
Bugün merhametle ve adaletle buluşma zamanı
13.6.2018
Abesle iştigali bırakıp 25 Haziran sabahını düşünelim
11.6.2018
Sayın Bahçeli seçime gidiyoruz savaşa değil
8.6.2018
Çözülemeyen sorunların tek müsebbibi dış düşmanlar...
6.6.2018
Bu vicdani perişanlığın çaresi yok mudur?
4.6.2018
Müslümanlar neden Halifeyi otoriterleştirdi?
3.6.2018
Kapitalizmin değerleri üzerinde tepinen anarşizmin asi çocukları
1.6.2018
Reformist AK Parti özlemi ihanet değildir
30.5.2018
Dolara kafa attık olmadı, sonunda Mehmet Şimşek nöbete
28.5.2018
Yeniden IMF’nin müşterisi olmayı hiç istemeyiz
27.5.2018
Seviyesizliği meşrulaştıran zihniyet iklimi
26.5.2018
Demek ki dolar kafa tutarak düşmüyormuş...
23.5.2018
Partilerin vekil tercihleri ve değişim arzusu
21.5.2018
Cezaevlerinde isyan çıkarsa Bahçeli ne yapar?
20.5.2018
Hep lanetliyoruz ve anlaşmalar imzalıyoruz
19.5.2018
Keşke orucumuza reytingci hocalar musallat olmasa...
14.5.2018
Cehaletin sanatı da siyaseti de olmaz
13.5.2018
Temel Bey’in siyasete getirdiği üslup nezaketi
11.5.2018
Küçük adam’ ve IŞİD pazarlamacısı arkadaşları
9.5.2018
Bu seçimde ‘huzur’ vaadi’ fark yaratabilir
7.5.2018
AK Parti reformcu kimliğine geri dönebilir mi?
6.5.2018
Bugün siyaseti unutun, durun ve müziği dinleyin
4.5.2018
İttifaklar Meclis’in önemini artırabilir
2.5.2018
Parti aidiyeti uzlaşma kültürünün önünü kapatırsa...
30.4.2018
Demek ki adaylık işlerine ‘üst akıl’ bakmıyormuş...
29.4.2018
Siyasetçiler için zorunlu caz ve rock dersleri
27.4.2018
Cemaat kültürüyle demokrasi inşası mümkün olmuyor
25.4.2018
Her şeyi mutlaka gerilim hattında mı tartışmalıyız?
23.4.2018
Endişeye gerek yok Türkiye’nin ekseni değişmez
20.4.2018
Siyasetin matematik profesörü Devlet Bahçeli
20.4.2018
Siyasetin matematik profesörü Devlet Bahçeli
18.4.2018
Bahçeli’nin erken seçim telaşının şifreleri
16.4.2018
Demek ki Suriye’de tek patron Rusya değilmiş
15.4.2018
Edebiyatsız bir dünya hayal edebilir misiniz?
13.4.2018
Trump dünya ile dalga mı geçiyor?
11.4.2018
Bu manyağı durduracak bir güç yok mu?
9.4.2018
Peygamber, iktidarı hiçbir zaman mutlaklaştırmadı
8.4.2018
Her şairin ölümüyle biraz daha yalnızlaşıyoruz
6.4.2018
İslam devleti hayalinin altından IŞİD karanlığı çıkar mı?
1.4.2018
Söyleyin bana nasıl bir dünya burası?
30.3.2018
Uçurumun kıyısındaki demokrasi
28.3.2018
Liberal demokrasiye kısa bir mola mı?
26.3.2018
Hz. Peygamberin ‘ümmet’ tanımını anlayabildik mi?
23.3.2018
Beyler ayağımızın altındaki toprak kayıyor!
21.3.2018
Keşke hocalarımız İmam-ı Azam’ı anlayabilse...
19.3.2018
Keyfiliğin tek çaresi hukukun üstünlüğü
16.3.2018
Nurettin Yıldız’dan özür dilemeyi çok isterdim
14.3.2018
Modernleşme maceramız ve Gökalp’in ülküsü
12.3.2018
Din değil yobaz zihniyet güncellenmeli
9.3.2018
Yapay zeka dijital diktatörler yaratır mı?
7.3.2018
Dindarların fanatizmle imtihanı
5.3.2018
Demokraside evrensel kalite çok yakındı ama...
4.3.2018
‘Tut yüreğimden anne’ diyebilmek ne güzel...
2.3.2018
28 Şubat darbesinin henüz kapanmayan defteri
28.2.2018
Herkesin kendine göre bir Abdülhamid’i var...
26.2.2018
Hukuk ve adalet tarihin en kadim arayışı...
23.2.2018
OHAL neslinin nasıl bir Türkiye hayali olur?
21.2.2018
Rusya’nın PKK-YPG’yi terörist ilan etmemesi boşuna değilmiş
19.2.2018
Batı ile normalleşme provasının anlamı
18.2.2018
Sezai Karakoç Mozart ve Mona Roza’lı bir gece...
16.2.2018
Hz. Peygamber adildi ve özgür bireyler yetiştirdi
14.2.2018
‘Yapay zeka’ ile demokrasinin de sonu gelir mi?
12.2.2018
İdeolojik nesiller yapay zekayı nasıl anlayacak?
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları