Mehmet Acet

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Merkez Bankası ne yapacak?


12.9.2018 - Bu Yazı 107 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İktisatçılar ‘kötü algı yönelimi’ diye bir tabirden söz ediyor.

Piyasa aktörlerinin her durumda kötü durum senaryosu çizebilecekleri bir adres arayışı içinde olmalarının ürettiği bir kavrammış bu.

Son haftalarda kötü algı yöneliminde Emerging Markets/Gelişmekte Olan Ülkeler kategorisinde yer alan Arjantin ve Güney Afrika Cumhuriyeti gibi ülkeler öne geçtiği için bu anlamda Türkiye’nin yükünün de azaldığı söyleniyor.

Türkiye ekonomisi, Eylül ayına döviz kurlarındaki dalgalanmanın görece azalmasıyla girdi.

Burada enflasyon rakamlarının açıklandığı 3 Eylül günü Merkez Bankası’nın açıklamasına vurgu yapılıyor.

Merkez Bankası açıklamasında, “Enflasyon görünümüne ilişkin gelişmelerin fiyat istikrarı açısından önemli risklere işaret ettiğini” belirtip, “Fiyat istikrarını desteklemek amacıyla gerekli tepkinin verileceğini” duyurmuştu.

Açıklama üzerine piyasaların gözü, faiz artırımı beklentisiyle, Eylül ayı Para Politikası Kurulu toplantısına çevrilmiş oldu.

Bu toplantı yarın yapılacak.

Piyasaların 300 ile 500 baz puan arasında bir faiz beklentisi içinde olduğuna dair gazetelerin ekonomi sayfalarında bolca haberler çıkıyor.

Merkez Bankası’nın faiz kararı alırken, öncelikli olarak döviz kurlarındaki hareketliliği esas alacağı ortada.

ORTA VADELİ PROGRAM VE FED KARARI PİYASAYI NASIL ETKİLEYECEK?

Eylül ayı içerisinde döviz kurlarını etkileyecek iki takvim daha var.

Birincisi, bu ay içerisinde açıklanması beklenen Orta Vadeli Program (OVP)

Diğeri Amerikan Merkez Bankası (FED)’in açıklayacağı faiz kararı.

Okumakta olduğunuz yazıya başlamadan önce ekonomi ve finans okur yazarlığına güvendiğim iki kişiyle konuştum.

Bu isimlerden biri, genel kuralı hatırlattı, “Para politikalarında alınan kararların mali politikalarla desteklenmemesi halinde sonuç vermeyeceğini” söyledi.

Bu cümleden ne kast edildiği çok açık.

Merkez’in para politikasıyla ilgili yarın alacağı kararların hükümet tarafından açıklanacak ve uygulanacak OVP ve benzeri mali politikalarla desteklenmesi.

Devamında Ekim ve Kasım aylarında ABD ile ilişkilerde bir yumuşama olursa, yılsonuna daha iyi bir iklimde girilebileceği söyleniyor.

TASARRUFTAN BAŞKA ÇARE YOK

Konuştuğum ikinci isim, uzun uzun durum tespiti yaptıktan sonra meseleyi tasarruf ihtiyacına bağladı.

Tasarruf deyince, herkes aklına ilk gelen konudan başlayarak uzun bir liste yapabilir.

Ağustos ayında kur fiyatlarındaki tırmanış sonrası, yurtdışından gelen telkinlerde adres olarak nerenin gösterildiğini biliyoruz.

IMF’in kapısını çalmak, miktarı 80 milyar dolara kadar çıkartılan yeni bir ‘Standby anlaşması’ yapmak.

Bu telkinleri yapan çevrelerin önemli bir bölümünün ekonomideki sorunları operasyona dönüştüren çevreler olduğunu tahmin etmek zor değil.

Ekonomi yönetiminin gündeminde bu türden bir güzergah üzerinde ilerleme fikrinin olmadığını yapılan açıklamalardan da biliyoruz.

IMF programının bir ülkenin sadece ekonomisiyle değil, egemenlik haklarına kadar giden bir dizi alanda hayati riskler barındırma ihtimali var.

Dışarıdan bu yönde yapılan telkinlere hemen yüz çevrilmesinin temel gerekçesi de bu.

IMF DIŞINDA BİR SEÇENEK DAHA VAR

Ama ülkenin egemenlik haklarını koruyarak ikinci bir seçenek üzerinde durulabilir.

O seçenek ne mi?

IMF’in kapısını çalmadan ama bir anlaşma yapılmış gibi, kendi önlemlerini alarak ilerlemek.

Avrupa Birliği sürecinden bir örnek verebiliriz buna.

2005’te tam üyelik müzakereleri başladıktan sonra Avrupa Birliği tam üyelik konusunda su kaynatmaya başlayınca hükümet, “Kopenhag kriterlerini Ankara kriterleri olarak değiştirip yoluma devam ederim” şeklinde bir irade beyanında bulunmuş, bu anlamda da ciddi reformlar yapılmıştı.

Benzer bir mantık ekonomi üzerinden işletilebilir.

IMF ile masaya oturmadan, ama öyle bir anlaşma ekonomik anlamda ne gerektiriyorsa, onun gereklerini yerine getirmek.

Böyle bir anlayışın mantıken varacağı yer de belli.

Takvime bağlı, bağlayıcı tasarruf odaklı önlemler…

Facebook Yorumları

reklam
15.10.2018
Trump ile nereye kadar neler yapılabilir?
11.10.2018
Kaşıkçı olayını ses kayıtları mı çözecek?
10.10.2018
Cemal Kaşıkçı’nın başına neler geldi?
8.10.2018
S-400 füzeleri F-35’lerin sırlarını ifşa mı edecek?
4.10.2018
Suriye’den bir iyi bir kötü haber
1.10.2018
Ekonomi yerel seçimleri nasıl etkileyecek?
28.9.2018
Cumhur İttifakı’nın akıbeti yerel seçimlere mi endekslendi?
26.9.2018
Fırat’ın doğusuna nasıl bir operasyon yapılabilir?
24.9.2018
AK Parti-MHP ittifakı zora mı girdi?
20.9.2018
İdlib zaferinin bilinmeyenleri
19.9.2018
Türkiye’nin İdlib zaferi
17.9.2018
Erdoğan: İsraftan tasarruf yapacağız
13.9.2018
MİT’ten nefes kesen operasyonlar
12.9.2018
Merkez Bankası ne yapacak?
10.9.2018
Tahran zirvesinden çıkan sonuç: İhtiyatlı iyimserlik
6.9.2018
İdlib sancısı
5.9.2018
Bu iş çözülecekse yine Trump ile çözülecek
3.9.2018
Eylül ekonomi için fırsat ayı olabilir mi?
30.8.2018
Türkiye İdlib konusunda Rusya ile gizlice anlaştı mı?
29.8.2018
Kovboy filmi gibi
27.8.2018
Ruslar İdlib saldırısına yeşil ışık yakar mı?
23.8.2018
Sırada hangisi var?
20.8.2018
Adeta gölge kabine…
16.8.2018
Kur saldırısından dersler çıkarmak
15.8.2018
Ekonomik saldırıya nasıl bir cevap verilebilir?
13.8.2018
Olduğunuz yerde çökün!
9.8.2018
ABD ile gerilim neden yumuşamıyor?
8.8.2018
Türkiye’yi döviz kuruyla terbiye etmek
2.8.2018
Yine Suriye üzerinden mi geliyorlar?
1.8.2018
Krizi ABD Başkan Yardımcısı’nın karısı mı çıkardı -2
30.7.2018
Krizi ABD Başkan Yardımcısı’nın karısı mı çıkardı?
26.7.2018
Hep onun yüzünden oldu
25.7.2018
Adım Mesut, göbek adım Bahtiyar
23.7.2018
Azerbaycan diyarından size selâm getirmişem
18.7.2018
OHAL kalıcı hale mi geliyor?
16.7.2018
Genelkurmay Savunma Bakanlığı’na bağlandı, şimdi ne olacak?
12.7.2018
Yeni dönemde ABD ile ilişkiler düzelecek mi?
11.7.2018
Başkanlık döneminin şifreleri
9.7.2018
Erdoğan kabineye kimleri alacak?
5.7.2018
ABD ile Münbiç anlaşması yürüyor mu?
4.7.2018
Yeni kabinede kimler olacak?
28.6.2018
10 soruda yeni dönemin kodları
27.6.2018
Hükümet topal ördek durumuna mı düştü?
26.6.2018
Seçimlerin satır arası mesajları
21.6.2018
Seçim sonuçlarını katılım oranı belirleyebilir
20.6.2018
Seçim sonuçlarını katılım oranı mı belirleyecek?
18.6.2018
Son hafta rüzgârını kim estirecek?
14.6.2018
Bir yıl sonra yeni bir seçim mi var?
13.6.2018
O mu? Bu mu? Hangisi gerçek Muharrem İnce?
11.6.2018
24 Haziran’ın sürprizini kim yapacak?
6.6.2018
Muhalefet blokunda İnce/Akşener krizi
4.6.2018
“Memleketi 16 yılda borç batağına soktular”
31.5.2018
Washington’da kritik randevu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları