Mehmet Acet

Yeni Şafak



Bookmark and Share

Tahran zirvesinden çıkan sonuç: İhtiyatlı iyimserlik


10.9.2018 - Bu Yazı 103 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhatapları açısından ‘zor bir müzakereci’ olduğu Tahran zirvesinde bir kere daha görüldü.

Zoru gösteren, oldubittilere göz yummayan, ne yapacağı tam olarak kestirilemeyen, dayatmaya rıza göstermeyen, iddiasının sonuna kadar arkasında durabilen, dezavantajlara boyun eğmeyen, elindeki kartları risk alarak kullanabileceğini gösterebilen bir müzakereci.

Demek istediğimizi Suriye özelinden somutlaştırırsak şöyle ilerleyebiliriz:

Şam rejimi ve arkasındaki aktörler açısından İdlib’e saldırı konusunun gündeme gelmesinin temel nedeni, rejimin son haftalarda ülkenin geri kalan bölümlerinde önemli bir saha avantajı elde etmiş olmasıydı.

Sıra İdlib’e geldi diye düşünüp, kenti üç koldan kuşatma altına aldılar.

Bir anlamda son masa, sahadaki bu güç gösterisi üzerine kurulmuş oldu.

Kural her zaman olduğu gibi aynıdır:

Sahada ne kadar güçlü olursan, ya da ne kadar güçlü olduğunu gösterirsen, masada sesin o kadar çıkar.

Rejim ve arkasındaki aktörler, İdlib işinde çıtayı en yüksekten kurdular.

Kurban Bayramı öncesi Ankara’ya gelen Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov, bunu şöyle bir denklemle ortaya koydu:

“Tek seçenek bütün silahlı grupların rejim ordusuna teslim olması, rejim ordusu dışında kimsenin elinde mantar tabancası dahi kalmaması…”

Ankara ne yapacaktı?

Bu dayatmaya nasıl bir cevap verecekti?

O günlerden Tahran zirvesi yapılana kadar geçen süreyi bir anlamda, Türkiye’nin refleksinin ne olacağı sorusunun test edilmesi biçiminde anlayabiliriz.

Peki ya sonuç?

Tahran zirvesinin sonuçlarını elbette önümüzdeki günlerde İdlib özelinde karşımıza çıkacak gelişmelere göre değerlendirebileceğiz.

Ama bugünden bir şeyler söyleyebilmek için önümüzde duran üç veriye bakarak hareket edebiliriz.

1-Erdoğan’ın Tahran dönüşü uçakta kendisine eşlik eden gazetecilere yaptığı açıklamalar.

2-Sonuç bildirgesine yansıyan ifadeler.

3-İdlib trafiğinin içinde yer alan kaynaklardan aldığımız izlenim.

Bu üç verinin toplamına bakarak Ankara’nın çıkardığı mesajlara dairse, şu iki ifadeyi kullanabiliriz.

-İhtiyatlı iyimserlik.

-Pozitif beklenti.

İhtiyat payının gerekçesi ise, muhataplara duyulan güvenin yerli yerine oturmamış olması.

Cumhurbaşkanı Erdoğan uçakta yaptığı açıklamalarda, “Tahran zirvesinin memnuniyet verici boyutunun ateşkes rejiminin sürdürülmesi konusundaki mutabakat” olduğunu vurgulayıp, “Ayrılırken Putin ile bir kez daha konuştuk. İnanıyorum ki sözlerinde duracakladır” dedi.

İhtiyatlı iyimserlik derken bu ifadelerin bu tabiri tam olarak karşıladığını görebiliyoruz.

Tahran zirvesinin sonuç bildirgesinin dördüncü maddesi önemli.

Burada, DEAŞ, Nusra ve el Kaide terör örgütlerine karşı ortak işbirliğine vurgu yapılırken, diğer muhalif grupların bu örgütlerden ayrı tutulması yönünde ortak bir irade beyanı yer alıyor.

Yani eğer verilen sözler tutulacaksa, siviller dışında Türkiye’ye müzahir grupların da hedef olmaktan çıkarılması gibi bir kazanımdan söz edilebilir.

Konuştuğumuz güvenlik kaynakları da, Tahran zirvesine pozitif bakıldığını söylüyor.

Dikkat çekilen bir başka husus, Astana sürecinde ‘süreklilik’ iradesinin korunması.

Erdoğan’ın dikkat çektiği gibi, Eylül sonunda Almanya dönüşü kendisinin Putin’le tekrar bir görüşme yapması söz konusu olacak.

Bu arada askeri ve istihbarat birimlerinin teknik düzeydeki görüşmeleri ve ateşkes rejimini korumaya dönük çalışmaları devam edecek.

En başta Erdoğan’ın muhatapları açısından ‘zor bir müzakereci’ olduğundan söz etmiştim.

Cumhurbaşkanı, Tahran zirvesinde İdlib’deki gelişmelerin Türkiye’ye karşı bir oldubitti ile yürütülmesinin Astana sürecini bitirebileceğini açık açık dile getirdi.

Bu masalarda kimse kimsenin kara kaşına kara gözüne sevdalı olduğu için oturup konuşmuyor.

Her durumda sonuç almak, zoru göstermek, sahadaki gücünün gölgesini masaya taşıyabilmek ile mümkün olabiliyor.

Şu birkaç haftanın sonunda en azından Lavrov’un Ankara ziyaretiyle ortaya koyduğu çıtanın daha aşağılara çekildiğini görebiliyoruz.

Facebook Yorumları

reklam
18.10.2018
4 Kasım’da ne olacak? ABD ile yeni bir gerilim yaşanır mı?
17.10.2018
Emeklilikte yaşa takılan genç adamın dramı
15.10.2018
Trump ile nereye kadar neler yapılabilir?
11.10.2018
Kaşıkçı olayını ses kayıtları mı çözecek?
10.10.2018
Cemal Kaşıkçı’nın başına neler geldi?
8.10.2018
S-400 füzeleri F-35’lerin sırlarını ifşa mı edecek?
4.10.2018
Suriye’den bir iyi bir kötü haber
1.10.2018
Ekonomi yerel seçimleri nasıl etkileyecek?
28.9.2018
Cumhur İttifakı’nın akıbeti yerel seçimlere mi endekslendi?
26.9.2018
Fırat’ın doğusuna nasıl bir operasyon yapılabilir?
24.9.2018
AK Parti-MHP ittifakı zora mı girdi?
20.9.2018
İdlib zaferinin bilinmeyenleri
19.9.2018
Türkiye’nin İdlib zaferi
17.9.2018
Erdoğan: İsraftan tasarruf yapacağız
13.9.2018
MİT’ten nefes kesen operasyonlar
12.9.2018
Merkez Bankası ne yapacak?
10.9.2018
Tahran zirvesinden çıkan sonuç: İhtiyatlı iyimserlik
6.9.2018
İdlib sancısı
5.9.2018
Bu iş çözülecekse yine Trump ile çözülecek
3.9.2018
Eylül ekonomi için fırsat ayı olabilir mi?
30.8.2018
Türkiye İdlib konusunda Rusya ile gizlice anlaştı mı?
29.8.2018
Kovboy filmi gibi
27.8.2018
Ruslar İdlib saldırısına yeşil ışık yakar mı?
23.8.2018
Sırada hangisi var?
20.8.2018
Adeta gölge kabine…
16.8.2018
Kur saldırısından dersler çıkarmak
15.8.2018
Ekonomik saldırıya nasıl bir cevap verilebilir?
13.8.2018
Olduğunuz yerde çökün!
9.8.2018
ABD ile gerilim neden yumuşamıyor?
8.8.2018
Türkiye’yi döviz kuruyla terbiye etmek
2.8.2018
Yine Suriye üzerinden mi geliyorlar?
1.8.2018
Krizi ABD Başkan Yardımcısı’nın karısı mı çıkardı -2
30.7.2018
Krizi ABD Başkan Yardımcısı’nın karısı mı çıkardı?
26.7.2018
Hep onun yüzünden oldu
25.7.2018
Adım Mesut, göbek adım Bahtiyar
23.7.2018
Azerbaycan diyarından size selâm getirmişem
18.7.2018
OHAL kalıcı hale mi geliyor?
16.7.2018
Genelkurmay Savunma Bakanlığı’na bağlandı, şimdi ne olacak?
12.7.2018
Yeni dönemde ABD ile ilişkiler düzelecek mi?
11.7.2018
Başkanlık döneminin şifreleri
9.7.2018
Erdoğan kabineye kimleri alacak?
5.7.2018
ABD ile Münbiç anlaşması yürüyor mu?
4.7.2018
Yeni kabinede kimler olacak?
28.6.2018
10 soruda yeni dönemin kodları
27.6.2018
Hükümet topal ördek durumuna mı düştü?
26.6.2018
Seçimlerin satır arası mesajları
21.6.2018
Seçim sonuçlarını katılım oranı belirleyebilir
20.6.2018
Seçim sonuçlarını katılım oranı mı belirleyecek?
18.6.2018
Son hafta rüzgârını kim estirecek?
14.6.2018
Bir yıl sonra yeni bir seçim mi var?
13.6.2018
O mu? Bu mu? Hangisi gerçek Muharrem İnce?
11.6.2018
24 Haziran’ın sürprizini kim yapacak?
6.6.2018
Muhalefet blokunda İnce/Akşener krizi
4.6.2018
“Memleketi 16 yılda borç batağına soktular”
31.5.2018
Washington’da kritik randevu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.