Leyla İPEKCİ

Yeni Şafak GAZETESİ



Bookmark and Share

Antalya’nın dağına taşına ruh üfleyenler


29.11.2016 - Bu Yazı 707 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Mekanın şerefi orayı şereflendiren insanla ölçülür denir. Mekan insanla diri. Mekan hafızasının örtüsünü kaldırınca, hatırlamaya başladıkça söz de canlanıyor. O kadar ki deniz güneş turizmiyle anılan Antalya'da saklı aşk ve irfan havzaları; orayı şereflendiren aşk silsilesinin hazretleri anıldıkça bir bir uyanmaya başladı. 


“Elmalı mı, orası da neresi, Armutlu mu demek istiyorsunuz, o Bursa'da? Yo hani Elmalılı Hamdi Yazır var ya, meğer Antalya'daymış orası!” Bu minvalde akıp gitti yıllarca konuşmalar. Bilinmeyen Elmalı'dan 'la-mekan' dost iline. Elmalıların dahi bilmediği saklı hazine ise gönülleri mayalamaya görünmez yollarla devam etmekteydi. 

Vahip Ümmi hazretleri de, halifesi Eroğlu Nuri, halifesi Sinan Ümmi, onun da halifesi Niyazi Mısri hazretleri de, Abdal Musa da, Kaygusuz Abdal da, bir yığın divanı olan hak dostu da burada yetişmiş, dedeler var daha, babalar da. 16 ve 17'inci yüzyıllarda ve sonrasında Batı Toros dağlarının her karışı 'saklı hazine.'

Gönül coğrafyamızda dolaşırken, doğuda olsun batıda olsun, Türkiye dediğinizde ilk önce Antalya diyenler din veya kültür kardeşliğimizi vurgulayanlardan çok daha fazladır hep. Halbuki geçen yıl yine Antalya'da düzenlenen Nurü'l Arabi uluslararası sempozyumunda, Anadolu'da daha böyle pek çok kültürel havzayı uyandıran Mustafa Tatcı hocanın dediği gibi: “Antalya'da denize geliyorlar. Burada ummanlar gizli.” 

***

Yıllardır Elmalı'da devam eden Elmalı'nın canları sempozyumu, uluslararası bir niteliğe bürünüp salonlara sığmamaya başlamıştı. Bu yıl Finike de gönül yollarını açtı, sarp yokuşları tırmanmayı göze alan yolculara kendi içinden istikamet göstermeye başladı. Eroğlu Nuri hazretlerinin türbesine giden yol çünkü nihayet yapılmaya başlandı dağ zirvesine dek. 

Likya yolu kadar, Sufi yolunu da katetmeye gelecek yolcular Finike'ye. Elmalı ve Finike belediye başkanlarının, kaymakamların, milletvekili Atay Uslu'nun, Kültür ve Turizm Bakanlığının katkıları elbette çok değerli. Bir o kadar da buradaki kültürel havzaların uyanmasına vesile olan ve divanların ortaya çıkmasında tek başına iğneyle kuyu kazan Mustafa Tatcı hoca ve yanı sıra Akdeniz üniversitesi rektör yardımcısı Ahmet Ögke ile Sinan-ı Ümmi gibi derneklerin ve pek çok gönül dostunun paha biçilmez gayreti var.

Antalya saklı kanyonları, dağ ve koyları, ormanları, sıradağları, mağaraları, akarsuları, kumsal, otel ve tatil köylerine ruh üfleyen nefesi içine çekmeye başladı. Altın Portakal gibi film festivallerine, Altın İnsan gibi şiir ve beste yarışmaları, aşk ve irfan festivalleri de eklenmeli artık.

Göçüp giden nice hak dostunun anılması, yaşayanlarının nefesiyle gönülleri yapmaya kesintisiz zikir misali devam etmeli. Aşk yolculuğu uzun soluklu. Hem farz hem nafile. Kimi giden yolcu olacak, kimi gelen. İç hatlardan, dış hatlardan! 

***

Gündüzde saklı gece misali, ilim açıldıkça kamil gizleniyor. Fakat niyet edenlere, talip olanlara, sarp yokuşlardan tırmanıp emin beldeye ulaşmaya çalışanlara Elmalı gibi her yerde kaynıyor can. Baka baka, yana yana, ana ana görmeye başlayanlara her köşede saklı ol güzel.

Yiğitbaşı Marmaravi hazretleri tarafından yetiştirildikten sonra memleketi Elmalı'ya gönderilen Vahip Ümmi'nin attığı tohum, bu muhiti asırlarca beslemiş. Bir ruh medeniyeti kurulmuş. Gelen aşık, maşukun rengine boyanmış. Allah'ın rengine. “Beni gören O'nu görmüş gibidir” hadisinin açılımlarından mülhem; mürşid-i hakiki zaten külli vücudu temsil ediyor. 

Resulullah'ın hakikatini kendinde cem eden kamilin yansıması merkezden muhite / varlığa doğru. Kamil neredeyse merkez orası. Varlığın noktası. Her şeyi kendinde toplayan... Elmalı / Finike sözgelimi taşra iken merkez oluyor. İlahi bilgi, arifin yani Hakk aşığının gönlünde tecelli etmektedir çünkü. Ve irfan onun gönlünden neşredilmektedir. Nutk-ı şeriflerindeki satırları sadrımızda diriltmek içindir. 

***

Aşkı yaşamayan biri alim olabilir, fakat bir sözcü, kültür elçisi, aktarımcıdır o. Medeniyeti dirilten maneviyat; gönül ehliyle yayılıyor, hayata geçiyor ancak. Mürşid-i hakiki bu anlamda sözlerinden, fikir ve görüşlerinden değil, manasından bilinir. Bir cemaatin veya görüşün menfaatine değil insanlığın tekamülüne katkı için yetişmiştir. 

Evet eğer kültür devrimini hedefliyorsak, medeniyetimizin değerlerini ihya etmekten dem vuruyorsak: Önce bu toprakları asırlar boyu kültür mahfiline dönüştürmüş büyük mutasavvıf sanatçıların tüm insanlığa hitap eden sesini işitmekle başlamalıyız. 

Biz de işte geçtiğimiz haftasonu Antalya'nın saklı cennetlerinde, Anadolu'daki aşk ve irfan geleneğinin bugüne yansımalarını bir kez daha gördük. Ve anladık ki varlığın mertebelerini kendinde cem eden kâmil insanın nefesini çekmeden medeniyetin yapı taşları döşenemiyor. Gerçeği kendi tekelindeymiş sanan her tür cemaatin soğuk nefesle aşk ve irfan medeniyeti asla diriltemediğini bir kez daha kayda geçirdik.

Facebook Yorumları

reklam
18.9.2018
Aile içi eğitimin maneviyatı (1)
15.9.2018
Kılıcın mızrağın okun acısında Müslüman’ın hüznü
4.9.2018
Dolar kuruyla oynamaktan daha etkilisi: İnsanın vehimleriyle oynamak
1.9.2018
Kültür Bakanı’na ve kültüre bakanlara sesleniş (2)
28.8.2018
Kültür Bakanı’na ve kültüre bakanlara sesleniş (1)
25.8.2018
Küresel kasabada vahdet denizi!
21.8.2018
Candaki kurban sırrımız
7.8.2018
Gezi’den mesire yerine; parkların bi/çim analojisi!
4.8.2018
Savaşımızın binbir yüzü!
31.7.2018
Toplumsal gerçekler bazen araştırılmaz, içinde yaşanır!
28.7.2018
ABD’nin çöküşü işgallerinin mânâsında gizli!
10.4.2018
Nefsini ümmet kılmaya niyet edenlerin yolu
13.2.2018
Bir kez daha cepheler alenileşti…
3.2.2018
Barışı kalem ile yazan el, zulme karşı kılıç da sallar!
30.1.2018
Barışı kanla yıkamaya doymayanlar
27.1.2018
Harekatın gerekçelerine ‘uzak’ kalan ‘mesafeli’ analizler
22.7.2017
Kudüs’te ilk kez...
17.6.2017
Yürüye yürüye kavuşacağın kendinsin!
4.2.2017
İslamcı terör örgütlerinden aşık gönüllere...
28.1.2017
‘Bize göre gelip geçen sultanlar’
21.1.2017
Cumhurbaşkanının yetkisi ‘benliksiz makam’ındır!
17.1.2017
2023 rüyasına gönülden bir tabir
14.1.2017
Türkiye’nin Ohal’inden hu halimize!
10.1.2017
Çocuklar için: Gerçek erlerin savaşı
7.1.2017
Kalbimizde yâre değen bir yara...
6.12.2016
Kültür politikasında hedef altın nesil değil altın insan olmalı
3.12.2016
Aşıklara ayna
29.11.2016
Antalya’nın dağına taşına ruh üfleyenler
26.11.2016
Yeni stratejik ittifakların ana teması
22.11.2016
‘Meçhul Asker’ anıtlarında bir kuş!
19.11.2016
‘Her aşık bir saraydır, içinde sultan gizli!’
15.11.2016
‘Özgür dünya’nın kendine tutsaklığı
12.11.2016
Kültürel havzaları uyandırmak
8.11.2016
Şiddete değil, demokratik siyasete mesafe!
1.11.2016
Kültür devrimi mi dediniz!
29.10.2016
‘Gönülliyet yönetimi’nin anayasası
26.10.2016
Gönlümüzdeki Batı vesayetinin çöküşü
25.10.2016
Yenikapı Ruhu veya Sevâdü’l-A’zam..
18.10.2016
Gerisi: Teori, analiz, anket, görüş, yorum, fikir, düşünce...
15.10.2016
“Gizli değil belliyiz şimdi, zaman içinde”
11.10.2016
Şehitlik mağduriyet değildir, hamaseti yapılamaz!
8.10.2016
Alıntıda değil yaşantıda Hu şiiri!
4.10.2016
Yenikapı ruhu kimlerin kıskacında!
2.10.2016
Savaşlar art niyetle başlıyor; hayatta da medyada da!
11.10.2014
Kobani'yle düşen değil, birleşen
02.09.2014
Kurumların ve duyguların restorasyonu
30.08.2014
Kadim medeniyetimize yeni bir şerh
26.08.2014
Tevhidî derinlik ve niyetler stratejisi
23.08.2014
Güzellik medeniyetinin izinde
19.08.2014
'En güzel sûret' ve medeniyet enstitüsü
16.08.2014
Güzel'in perdesi: Cehalet, gaflet, zulmet
12.08.2014
'Yeni Türkiye'nin sağlaması: Sivil anayasa
09.08.2014
'Nasıl bir Türkiye'nin cevabı oylarımızda
05.08.2014
'Söz kaderdir'
02.08.2014
Acıyı seyirlik kılmak da zulüm
29.07.2014
'Kim mânâ duyar ise...'
26.07.2014
Zalim ve mazluma dair...
22.07.2014
Senin tüm alemindir o çocuklarda kaybolan!
19.07.2014
Ramazan gecelerinin şahitliğinde
15.07.2014
Zulümle gelen zafer değil, yenilgi!
12.07.2014
Vizyon belgesi ve 'Yeni Türkiye'nin arzu sosyolojisi
08.07.2014
Geleceğin inşasında gönül ve devlet
01.07.2014
Ta derinlerde hiç değişmeyen...
28.06.2014
Balkanlar'ın 'yağmur öncesi' bulutları altında...
24.06.2014
Yüz yıllık parantezi kapatan simya
21.06.2014
'Bensiz bir ben' ve beşeri bilimler
17.06.2014
'Ulu benlik'lerle kurulamayan kalpler ittifakı
14.06.2014
Kalbin kemali ile toplumsal mutluluk arasındaki bağ
10.06.2014
İlahi benlik, toplumsal benlik ve 'biz'
07.06.2014
'Tevhid sosyolojisi' ve adalet algımız
03.06.2014
Şimdi ve burada bir 'biz' var mı?
31.05.2014
Yerliliğimizin 'çoğulcu ruhu'
27.05.2014
Kendine yabancı kalmışsan başkası da olamıyorsun!
24.05.2014
Benliğin lekeleri
20.05.2014
Gerçeğimizi esir alan şaibeler
17.05.2014
Peki içimizde süren faciayı kim sorgulayacak?
13.05.2014
Halis niyetlilerle kasıtlılar arasındaki uçurum
10.05.2014
Güzellik medeniyeti
06.05.2014
Çoğulcu hareket ve tek sesli seçkinci dil
03.05.2014
İçimizdeki kandillerin ışığında
29.04.2014
Adil hafıza ve 'hakkıyla unutmak'
26.04.2014
Sevemediklerin; nefsinden bir suret!
22.04.2014
Siyaset ve dostluk
19.04.2014
Kalbin mescitleri
15.04.2014
Ya Cumhurbaşkanını seçecek bizlerin ahvali?
12.04.2014
Twitter ırmağının derinliklerinde...
08.04.2014
AK Parti'ye oy verme gerekçeleri çeşitlenirken...
05.04.2014
Ya Rabbi samimiyetimizi arttır!
23.06.2012
Hep aynı elmayı uzatıyorum sana...
16.06.2012
Alevin miracı
10.06.2012
'Hiçlik' ve 'yeniden doğuş'
22.05.2012
Ateş; aşk ile değil öfke ile yaktığında...
16.05.2012
'Kötü' karakter ve 'güzel' roman!
12.05.2012
Kalemin ilhamları
08.05.2012
Işığın simyası
02.05.2012
İlahi aşk ve 'sanatçı'
24.04.2012
Paravon Dede'nin hikâyesi hepimizin
03.04.2012
Bir hayalim var
27.03.2012
Hem katlederken zevk alsın, hem mümin olsun!
20.03.2012
'Bu davanın tabii tarafıyız'
17.03.2012
Yalancı baharların yorgunluğu
13.03.2012
Anayasal sürecin çıkmazları
28.02.2012
Bugünlerin Çalışma Grubu
21.02.2012
Zorba da mazlum da, ipin aynı ucundaysa...
14.02.2012
Yorum suçluları, kanun suçluları
07.02.2012
Peki ya susan muhalefet?
24.01.2012
Yüz yıllık davalar düzeni
17.01.2012
12 Eylül'ün devamı: Hrant davası
10.01.2012
Güvenin bittiği yerde tazminat neye yarar!
03.01.2012
'Sessizliğin sesi'
31.12.2011
Birbirimiz için dua etsek biraz da!
27.12.2011
'Burada çok cevherler var!'
24.12.2011
Yılın en uzun gecesi Dersim'de...
20.12.2011
Evrensel zorbalık, göreceli suç
17.12.2011
Sıra, zulmedenlerin tanıklığında
13.12.2011
Ateş çocuklarına ağıt
10.12.2011
İstanbul'un yüzünde yeni gölgeler
29.11.2011
Yedikçe kadavralaşmamak için...
26.11.2011
Kavuşma arzusu
22.11.2011
Baasçılık ve Dersim nerede kesişiyor?
29.10.2011
Aynı duanın içinde
25.10.2011
Depremle sarsılıp kendimize dönmek
22.10.2011
Yarın yüzleşeceğimiz hakikatler için...
18.10.2011
'Hakikat, adalet, hafıza' hepimize lazım
15.10.2011
Dünyanın kâbusları ve rüyaları
11.10.2011
Erdoğan, Sarkozy ve hayatın sırlı alanları
08.10.2011
Başbakanlığının bittiği an(!)
04.10.2011
'Laiklik' ve 'ılımlı İslam' algıları hızla değişirken
30.09.2011
Yeni baharların tohumu
27.09.2011
Şiddete yeni gerekçe: AKP barış istemiyor!
23.09.2011
Demokratlar ve 'insanlıkmetre'
20.09.2011
Çoğulcu medeniyet, 'örnek' devlet
16.09.2011
Erdoğan'ı işitme biçimlerimiz (3)
13.09.2011
Tahrir meydanına açılan ara yollarda Kâbe (2)
09.09.2011
'Şimdi ve burada'nın anadilinde Kâbe (1)
06.09.2011
O halde artık kan dökmek meşru olsun(!)
03.09.2011
Çay kahve içip neyle savaşıyoruz?
30.08.2011
Bugünün ruhunda dirilen...
27.08.2011
Mogadişu'dan Medine'ye seher rüzgârı
23.08.2011
Merhametin İlahi yüzü
21.08.2011
İnsanlığın öteki yüzü hangimize bakıyor?
16.08.2011
'Uzun namlulu' dilin hedefindekiler
13.08.2011
Hama ile Tottenham arası kaç saniye?
09.08.2011
Keşke bir 'sivil barış örgütü'müz olsa
06.08.2011
Ömrümüzün dolunay gecesi
02.08.2011
Adaletin ironisi
30.07.2011
Zamanın belleğinde...
26.07.2011
Ölülerimizin özerkliği
24.06.2011
Meclis’e girmeyen barış umudu
17.06.2011
AKP’yi değerlendirme biçimleri!
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları