Levent Gültekin

DİKEN



Bookmark and Share

Mağdur Atatürk


13.11.2017 - Bu Yazı 568 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

  AK Parti’nin inancı siyaset malzemesi yapan anlayışının, yani laikliğe aykırı politikalarının ülkeye verdiği zarar, yarattığı yıkım kimi Atatürkçülerde, ulusalcılarda şöyle bir duygunun oluşmasına neden oldu: “Biz haklı çıktık.”

Bu duyguyla şöyle söylüyorlar: “Biz laikliğin ne kadar değerli olduğunu söylüyorduk ama anlamıyordunuz… Atatürk’ün felsefesinin, yaklaşımlarının ülke için ne kadar kıymetli olduğunu anlatıyorduk ama dinlemiyordunuz.”

Gerçekten kimi Atatürkçüler veyahut Atatürkçü kesim haklı mı çıktı?

Keşke öyle olsaydı. Keşke toplumun bir kesimi ülkenin bu hale gelmesinde temiz, günahsız, suçsuz olsaydı da hepimiz onların yanına gitseydik.

Ama durum ne yazık ki öyle değil.

Evet, AK Parti’nin siyaset anlayışı, yapıp ettikleri neticesinde alıp yürüyen çürüme esasında Atatürk’ün ne kadar haklı, ne kadar öngörülü olduğunu, ne kadar kıymetli işler yaptığını hepimize gösteriyor.

Fakat Atatürk’ün haklılığı ne yazık ki Atatürkçüleri haklı kılmıyor.

Osmanlı’yı çöküşe götüren nedenlerin farkına varmış, bu nedenle evrensel değerleri benimseyip onlara uyum sağlayacak bir anlayış geliştirmiş, ortaya koyduğu görüşlerle sağlıklı bir ülke inşa etmede liderlik üstlenmiş bir devlet adamı var.

Bir de tüm bu felsefenin, yaklaşımın, politikaların değerini anlamamış o felsefeye göre bir tutum belirleyememiş bir toplum var.

Bir tarafta Atatürk’ü ‘deccal’, ‘din düşmanı’ gören bir anlayış var diğer tarafta söz ve davranışlarıyla, izledikleri politikalarla bu felsefenin  toplumda anlaşılmasını, benimsenmesini, değerinin görülmesini engelleyen sözüm ona Atatürk’ü çok sevdiğini söyleyen başka bir kesim var.

Ne yazık ki Atatürk her iki kesim tarafından da mağdur edildi.

“Atatürk çok büyük lider”, “Hadi hepimiz onu çok sevelim”, “Hadi bu sevgimizi gösterelim” diyen, bu sevgiyi baskıyla, devlet gücüyle toplumda tesis edeceğini sanan anlayış Atatürk’ün toplum tarafından benimsenmesinin önündeki en büyük engel oldu.

İnanç özgürlüğünü temin eden ve inancın devlet işlerine alet edilmemesi anlamı taşıyan laikliği; baskının, ötekileştirmenin, dışlamanın aracı yapanlar… Böylece laikliğin toplum tarafından yanlış anlaşılmasına neden olanlar…

Onlarca yıl çocuklara her sabah andımızı okutmayı, baskıyla Atatürk sevgisi aşılamayı, toplumun taleplerini görmezden gelmeyi bilimsel eğitimin gereği sayıp gerçek anlamda bilme dayalı eğitim uygulamayanlar…

“Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” felsefesini hiçe sayıp toplumda batı düşmanlığını kışkırtıp Türkiye’nin yerinin Avrasya olduğu anlayışı ile politika üretenlerin…

Tüm bunların sonunda ortaya çıkan tabloya bakarak “Biz haklı çıktık” demeleri hakikaten anlaşılır gibi değil.

Hangi konuda haklı çıktılar? Daha mı demokrattılar? Atatürk’ün felsefesini güya benimseyenlerin iktidarında özgürlük, eşitlik, adalet gibi ilkeler hakkıyla uygulanıyor muydu?

Eğitimde olağanüstü işler mi başarmışlardı? Bilimde, sanatta, teknolojide esaslı bir mesafe kat edilmişti de AK Parti gelip onları yok mu etti? Ekonomi güçlenmiş, refah seviyesi yükselmiş miydi? Toplumsal barış sağlanmış kavgalar sona erdirilmiş, ‘biz ve onlar’ ayrımı son mu bulmuştu?

Toplum duyduğuna, okuduğuna değil gördüğüne, yaşadığına bakarak o değer hakkında bir kanaat sahibi oldu. Oluyor.

Laiklik bu kadar nefret edilen, korkulan, kıymeti anlaşılmayan, uzak durulan değer haline nasıl geldi?

Gidin dindar bir kadına sorun: “Suudi Arabistan gibi bir ülkede yaşamak ister misiniz?”

Muhtemeldir ki “Evet” diyecek kimseyi bulamazsınız.

Peki toplumun kimi kesimlerindeki kadınlar bu hakları veren lidere neden mesafeli?

Bu sorular üzerinde düşünmemiz gerekmiyor mu?

İslamcıların iktidarında Atatürk’ün değeri, felsefesi, yapmaya çalıştıklarının kıymeti daha iyi anlaşılıyor. Niçin?

Niçin Atatürkçülerin iktidarında değil de İslamcıların iktidarında toplum Atatürk’ün kıymetini daha iyi anlıyor? Biraz düşünmek gerekmiyor mu?

Türkiye’nin hali geçmişte kötüydü, şimdi bazı alanlarda daha da kötü durumda. Olan bu. Daha kötüye bakarak az kötüye şükür mü edeceğiz?

Kaldı ki Atatürkçüler haklı çıktıysa aklı başında kimi Atatürkçü subaylar, bilim insanları, aydınlar, yazarların “Geçmişte bizim de çok yanlışımız oldu” sözlerini nereye koyacağız?

Türkiye’deki Atatürkçülük ne yazık ki bir düşüncenin değil bir duygunun ürünü. Yüzeysel bir duygu. Sözle, övgüyle, yüceltmeyle tatmin olan, yetinen ve herkesten de benzer bir yaklaşımı bekleyen bir duygu.

Böyle olduğu için siyasetin istismar edilen unsuru haline geldi.

Bunun için kimi siyasetçiler, yazarlar, aydınlar birkaç mesajla, birkaç güzel sözle, birkaç gönül alıcı cümleyle Atatürkçüleri yani Atatürk’e gönül verenleri kandırabileceğini hesaplayıp onu kolayca istismar edebiliyor.

Bir değerin istismara açık hale gelmesi o değeri benimseyip kıymet verenlerin tavrı, yaklaşımı ile doğru orantılıdır.

Amacım “Filan kesim de şöyle kötü” demek değil.

Ülkenin bu hale gelmesinde hepimizin, yani toplumun bütün kesimlerinin payı var.

Bunu görmemiz, yanlışlarımızdan ders çıkarmamız, tavrımızı, üslubumuzu, yaklaşımımızı, söz ve davranışlarımızı gözden geçirmemiz gerekiyor.

Bunu anlatmaya çalışıyorum.

Her şeyi doğru yapmış, yatıkları ile toplumun gönlünü kazanmış bir kesim var mı?

Ne yazık ki yok.

Niye yok peki?

Özetle, Atatürk’ün Türkiye’ye verdiği emeklerin boşa çıktığı bugün daha iyi anlaşılıyor.

Herkesin birden Atatürk’ü coşkuyla anması sizi yanıltmasın.

Çok sevdiğini söyleyen de karşı olduğunu söyleyen de aynı yangına benzin döktü.

Atatürk’e ayıp edildi. Atatürk mağdur edildi.

Kimileri samimiyetle kurucu lideri anarken, karşıt ya da taraftar kimileri de onun hüznünden ve itibarından çıkar sağlamaya çalışıyor.

Facebook Yorumları

reklam
25.06.2019
Bundan sonra ne olacak? Ne olmalı?
18.06.2019
Yalanı, iftirayı, hakareti mubah gören dindarlık
8.06.2019
23 Haziran için iktidarın son umudu
18.05.2019
Kandırma ve istismar siyasetiyle nereye kadar?
12.05.2019
‘Her şey güzel olacak’ ama nasıl?
4.05.2019
Açlık grevleri, PKK’nın ölüm oyunu ve HDP’nin sessizliği
27.04.2019
Tayyip Erdoğan’ı eleştiren İslamcılara…
15.4.2019
Mazbatayı verse ne olur, vermese ne olur?
10.4.2019
İktidar ne yapmaya çalışıyor?
3.4.2019
Seçim sonuçları bize ne gösteriyor?
22.3.2019
Kime karşıyım, neye tarafım?
12.3.2019
Nedir bu toplumun ortak değerleri?
10.3.2019
‘Muhafazakar-dindarlar nasıl bu kadar vicdansız oldu?’
6.3.2019
‘Muhafazakar-dindarlar nasıl bu kadar vicdansız oldu?’
25.2.2019
Eski AK Partililer parti kurabilir mi, kurarsa ne olur?
24.2.2019
Sevgili CHP’liler veyahut CHP’ye oy verenler…
8.2.2019
Türkiye’nin beka sorunu
4.2.2019
Venezüela’daki durum Türkiye’yi niçin tedirgin ediyor?
30.1.2019
Venezüela’daki durum Türkiye’yi niçin tedirgin ediyor?
21.1.2019
Başörtülü kadınlar başörtülerini niçin çıkarıyorlar?
3.1.2019
Eyy muhalefet…
27.12.2018
Metin Akpınar, Mazhar Alanson ve ülkeyi rehin alan hoyratlık
20.12.2018
Evet, burası Paris değil ama Suudi Arabistan hiç değil!
13.12.2018
Altın Kelebek Ödülleri ve yalan imparatorluğu!
28.11.2018
İYİ Parti nerede duruyor, ne yapmaya çalışıyor?
14.11.2018
Atatürk ile Atatürkçüler arasındaki fark
8.11.2018
Çığlık
30.10.2018
Yerel seçimlerden kim ne bekliyor?
15.10.2018
Muhalif kesim niçin ‘bir şey’ yapamıyor?
9.10.2018
Deist veyahut ateist mi oldum?
2.10.2018
Mızmızlanan, mırıldanan İslamcılara…
25.9.2018
İktidarın gizli destekçileri
18.9.2018
Karma eğitim meselesinde kim haklı?
11.9.2018
‘Dindar Nesil’in iflası ve eğitimdeki görünmeyen sorun
4.9.2018
Yalan rüzgarı
28.8.2018
Ben ne söylüyorum, tamburum ne çalıyor?
7.8.2018
Muhalefetteki dağınıklığın nedenleri ve çıkış önerisi
24.7.2018
Azınlık psikolojisine teslim olan çoğunluk
17.7.2018
Benim ‘Kara Cuma’m: Kendimi Hırvatlar gibi hissediyorum!
9.7.2018
Hasar tespit raporu
2.7.2018
Erdoğan’ın tek ve gerçek rakibi
28.6.2018
Adaylık meselesi ve mahcubiyet
19.6.2018
AK Parti seçmeni Muharrem İnce’ye oy vermez mi?
12.6.2018
Kendi evlatlarını yiyen ülke!
4.6.2018
AK Partililere…
28.5.2018
Muhalefetin gözünden kaçan hayati bir konu
23.4.2018
Bana müsaade!
17.4.2018
Erdoğan ne yapmaya çalışıyor, anlayan var mı?
27.3.2018
Kendi halkıyla mücadele eden cumhurbaşkanı!
19.3.2018
Erdoğan’ın HDP stratejisi ve muhalefetin aymazlığı
12.3.2018
Türkiye’yi kurtaracak yüzde 40
6.3.2018
Türkiye’ye zarar vermek isteyen bir odak olsaydı neler yapardı?
19.2.2018
Bir Alman kaç Türk’e bedel?
12.2.2018
İsyan!
23.1.2018
Savaş taraftarlarına bir çift sorum var
8.1.2018
İran’da neler oluyor? Kızım sana söylüyorum gelinim sen anla
29.12.2017
Erdoğan seçimle gitmez mi?
25.12.2017
Bu onursuzluk hepimizin
18.12.2017
Bir lokma, bir hırka, bir de Erdoğan
12.12.2017
Kudüs meselesi ve Müslümanların içler acısı hali
5.12.2017
Utanç verici bu durumdan nasıl çıkacağız? Ne yapmalıyız?
27.11.2017
Zarrab meselesi kimin meselesi?
21.11.2017
Türkiye’nin yeni bir Kurtuluş Savaşı’na ihtiyacı var, ama nasıl?
13.11.2017
Mağdur Atatürk
31.10.2017
Allah’ın iradesinden Erdoğan’ın iradesine
24.10.2017
Türkiye Norveç olur mu?
16.10.2017
Beka sorunu: Erdoğan’ın mı Türkiye’nin mi?
10.10.2017
‘Çocuklar ölsün’ mü diyeceğiz?
3.10.2017
Musul, Kerkük bizim neyimiz olur?
26.9.2017
Kürdistan referandumu ve Türkiye
13.9.2017
CHP’lilere bir çift sorum var!
12.9.2017
Zafer Çağlayan meselesi ve muhalefet
29.8.2017
AK Parti fabrika ayarlarına dönebilir mi?
21.8.2017
AK Parti’nin kendi seçmenine yaptığı büyük kötülük
14.8.2017
Ülkemizi tahammülsüz azınlığa teslim edecek miyiz?
8.8.2017
Müfredata cihat, müftüye nikah kıyma yetkisi
1.8.2017
İktidarın yalanı, muhalefetin gerçeği
24.7.2017
Yeni lider, yeni parti mi, yeni siyaset mi?
17.7.2017
AK Parti’deki ‘metal yorgunluğu’
14.7.2017
Bölünme korkusundan bütünlük çıkar mı?
11.7.2017
Hak, Hukuk, Adalet…
3.7.2017
Erdoğan’ın korkusu
29.5.2017
İçimizdeki köle ruhlular… Ve bana müsaade
22.5.2017
Barzani, PYD ve Türkiye’nin akıl almaz işleri
17.5.2017
Açlık grevleri ve vardiya usulü zalimlik
15.5.2017
Açlık grevleri ve vardiya usulü zalimlik
8.5.2017
Düşün yakamızdan!
2.5.2017
Türkiye’nin önündeki tarihi fırsat
25.4.2017
Peki şimdi ne olacak? Ya da ne yapmalıyız?
18.4.2017
Referandum sonuçları ne anlama geliyor?
13.4.2017
‘Hayır’ diyorum çünkü…
10.4.2017
Niçin ‘Hayır’ diyorum?
3.4.2017
Ucuz kabadayılığın ağır faturası
28.3.2017
Bu vicdansızlığa ‘Evet’ diyecek misiniz?
20.3.2017
Müslümanlar ile Erdoğanistlerin çatışması
14.3.2017
Türkiye’ye kötülük yapanlar kimler?
6.3.2017
Avrupa, Türkiye’den ne istiyor?
28.2.2017
Evet/Hayır… Kimlerdeniz, neyden yanayız?
20.2.2017
Türkiye’nin yeni istikameti
15.2.2017
Hak, hukuk, adalet ve Allah korkusu
6.2.2017
Türkiye’nin önündeki en büyük tehlike
2.2.2017
İnsanlık müdafaası
23.1.2017
Referandumdan ‘Evet’ çıkarsa ne olur, ‘Hayır’ çıkarsa ne olur?
17.1.2017
AK Partililerin cevap vermesi gereken soru
10.1.2017
MHP milletvekillerine bir çift sözüm var!
6.1.2017
Türkiye’yi karıştırmak isteyen iç güçler
2.1.2017
Korkmayın! Yapabiliriz
27.12.2016
Erdoğan muhaliflerine….
19.12.2016
İktidara anlatmak zorunda kaldığımız basit gerçek
16.12.2016
Terörün değirmenine su taşıyanlar
8.12.2016
Wikileaks belgelerinde adım niçin geçiyor?
6.12.2016
Türkiye’yi bu hale kim getirdi?
3.12.2016
Erdoğan ne yapmaya çalışıyor?
29.11.2016
Castro, Chavez ve Erdoğan
25.11.2016
Gençlere mektup
22.11.2016
17/25 Aralık’ta ne oldu?
16.11.2016
İslamcı aydınların sefaleti
11.11.2016
Tehditler savuran saray soytarılarına…
8.11.2016
Doğum sancısı mı, ölüm sancısı mı?
1.11.2016
Başkanlık tartışmaları ne anlama geliyor?
27.10.2016
Erdoğan’a bir şey olursa…
25.10.2016
Dindar nesil bizi nereye götürecek?
21.10.2016
Erdoğan’ın çevresindeki ‘Erdoğan ve ülke düşmanları’
18.10.2016
‘Mağdur edebiyatı yapmayın’ diyen vicdansızlara…
14.10.2016
Solcular ‘millet düşmanı’ mı?
12.10.2016
Osmanlı’yı kim yıktı, halifeliği kim kaldırdı?
6.10.2016
Can damarın kesiliyor, farkında mısın ey halkım?
5.10.2016
Halep, Cizre, Şırnak… İnsanlık ve vicdan
23.9.2016
Dindarlık hangi yaramıza merhem olacak?
20.9.2016
Sahte demokratlar ve Erdoğan’ın yalnızlığı
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive