Akademideki ‘düzenli liyakat kaybına’ ilişkin son alarm zili... ‘Tweet'te var bilimde yok

3.06.2020 - Bu Yazı 310 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Akademideki ‘düzenli liyakat kaybına’ ilişkin son alarm zili... ‘Tweet'te var bilimde yok

 Akademideki ‘düzenli liyakat kaybına’ ilişkin son alarm zili... ‘Türkiye’de rektörler’ araştırması, üniversiteleri yöneten hocaların bilim üretmeyi bırakıp tweet attığını ortaya koydu. Akademik başarısı en düşük 72 rektörün 56’sı günde 100’den fazla paylaşım yaptı. Yüzde 34’ün uluslararası bir makalesi yok. Yüzde 36’nın hiçbir çalışması atıf almadı.

 Akdeniz Üniversitesi’nden Engin Karadağ’ın, Türkiye’de üniversite rektörlerinin akademik profilleri üzerine araştırma makalesi, uluslararası Higher Education dergisinde yayımlandı. 127’si devlet ve 70’i vakıf olmak üzere 197 üniversitenin rektörlerini konu alan araştırmada bibliyometrik analiz yöntemi kullanılarak Türkiye’de vakıf ve devlet üniversitelerindeki rektörlerin sosyodemografik özellikleri, kariyer gelişimleri ve akademik niteliklerine ilişkin bulgular sergilendi.  Geçmişte rektörlerin üniversite içinden atandığını ve fakülte özgürlüğünü mesleklerinin bir parçası olarak gördüklerini belirten araştırmada, özellikle Türkiye’de üniversite rektörlerinin giderek menajerlik mantığını benimsedikleri ve bunun akademisyen özgürlüğü ve gücünü baltaladığı görüşüne yer veriliyor. 

Makalede Türk üniversitelerindeki rektörlerin, altı ülkeden 64 farklı üniversiteden mezun olduğu belirtiliyor.  Bu ülkeler içinde yüzde 80.7 ile Türkiye başı çekiyor, onu yüzde 10.7 ile ABD ve yüzde 6.6 ile İngiltere izliyor. Bunların dışında, yalnızca üç rektörün doktoralarını İsviçre, Rusya ve Japonya’dan aldıkları ekleniyor. Rektörlerin doktora yaptıkları Türk üniversiteleri içinde ilk beş sırada ise İstanbul Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Gazi Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi yer alıyor.

Araştırmada on yıl önce rektörlerin ODTÜ, İTÜ gibi okullardan doktoralarını almışken bugün bu okulların yerini Marmara Üniversitesi gibi ilahiyatın öne çıktığı üniversitelere bırakmakta olduğuna dikkat çekiliyor. Türkiye’de her 37 ilahiyat profesöründen birinin rektör olduğuna ve devlet üniversiteleri bazında ilahiyatçı rektör oranının yüzde 10’un üzerinde olduğuna dikkat çekiliyor. Makaleye göre on yıl önce hiç ilahiyatçı rektör yokken 2016’dan sonra belirlenen, cumhurbaşkanına bağlı rektör atama usulü nedeniyle bu sayılara ulaşılmış durumda.

Devlet ve vakıf, bütün üniversite rektörlerinin yalnızca yüzde 9.6’sı kadın iken devlet üniversitelerinde bu oran yüzde 4.6’ya düşüyor. Bunun dışında Türkiye yüksek öğretiminde kadın araştırmacı istihdamının yüzde 44’lük bir oranla Avrupa ülkelerinin yüzde 33’lük ortalamasını geçtiği belirtilen araştırmada, kadın araştırma görevlisi oranının da yüzde 51 ile erkeklerden fazla olduğu ve daha da artmasının beklendiği ekleniyor. Profesörlerde ise kadın oranı yüzde 35 olup bu yüzde mühendislik ve benzeri disiplinlerde yüzde 20 iken tıpta yüzde 37’ye kadar çıkıyor. Akademik kariyerdeki bu yüksek oranlara karşın, idari mekanizmada kadınların oranının Avrupa’dan da ABD’den de düşük. Yalnızca rektörlüklerde değil, dekanlıklarda da kadın temsiliyeti son derece düşük olup bu oran devlet üniversitelerinde daha da düşüyor. 

ÇOĞUNLUĞUNUN ULUSLARARASI YAYINI BULUNMUYOR

Rektörlerden yüzde 23.8’inin uluslar arası Scopus ve yüzde 34.5’inin de Web of Science (WoS) standartlı yayınlar içinde hiçbir makalesinin bulunmadığı, yüzde 50’sinin bu iki endekste yer alan makale sayısının 5 ya da daha az olduğu belirtiliyor. Atıf oranı açısından da rektörlerin yüzde 29’unun Scopus’ta yüzde 36’sının da WoS endeksinde hiçbir atıf almadığı gösteriliyor. Rektörlerin yüzde 40’ı ise iki endekste en fazla on atıf almış. Rektörlerin yüzde 50’sinden fazlasının ise iki endekste beş ya da daha az makalesinin olduğuna dikkat çekiliyor. Sonuç olarak Türk üniversite rektörlerinin akademik kalifikasyonlarının “ortalamanın altı” düzeyinde. 

ATAMA SİSTEMİ DEĞİŞİNCE KALİTE DÜŞTÜ

Daha önce akademik nitelikleri yüksek rektörlerce yönetilen üniversitelerin başına özellikle 2016 sonrasında düşük akademik nitelikli rektörler atandıktan sonra, yerel ve uluslararası sıralamada hızlı düşüşe uğradıkları da saptanıyor. 2016’da rektörlerin üniversite içinden atanılma kararı değiştirilerek atamalar Cumhurbaşkanı’nın kararına bağlanmıştı.Örneğin THE listesinde göre 2016 öncesinde en yüksek 1000 üniversite içinde bulunan üç üniversite, rektörleri 2016 yılında değiştikten sonra 1000’in altına düşmüşler; aynı üniversiteler, Türkiye’nin üniversite listesi olan TUMA’da da dikkat çekici bir düşüş göstermiş.

‘İÇERİĞİ’ SOSYAL MEDYADA ÜRETİYORLAR

Araştırmada rektörlerin sosyal medyadaki faaliyetleri ile akademik performanslarına ilişkin ölçümler de yer alıyor. Buna göre akademik performansı en düşük olan 72 rektörün sosyal medya paylaşımları sayısı ile akademik nitelikleri arasında ters orantı bulunuyor. Ocak-Mayıs 2019 arasında bu rektörlerin 56’sı günde 100’den fazla twitter paylaşımı yapmış ve bu paylaşımların içeriğini de rektörler ile hükümet üyeleri ya da hükümete yakın kuruluşların karşılıklı ziyaretleri teşkil etmiş. Paylaşımlarda hükümete ya da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a destek, bağlılık bildiren içerikler de bulunuyor. Araştırmaya göre, akademik performansı en düşük rektörlerin üniversiteleri de gerek yerel gerek uluslararası derecelendirme sistemlerinde en alt sıralarda ve bu üniversitelerde bilgi üretimi yok denecek kadar az.

KARAR

Facebook Yorumları

0 0
reklam
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
Akademideki ‘düzenli liyakat kaybına’ ilişkin son alarm zili... ‘Tweet'te var bilimde yok
...
  
Prof. Yüksel Taşkın: İhraçlar Akademideki Adacıkları Tahrip Ediyor
Marmara Üniversitesi'nden ihraç edilen Prof. Dr. Yüksel Taşkın, akademinin niteliksiz ve özgür olma ...
  
...
  
...
  
...


EN ÇOK OKUNANLAR

Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive