Kemal BURKAY



Bookmark and Share

KOÇERO ile TİLKİ SELİM arasında…


7.6.2015 - Bu Yazı 2709 Kez Okundu.
Yorum : 1 - Onay Bekleyenler : 0

 7 Haziran seçimleri öncesi sahnelenen amansız kamplaşma ve siyaset adına olup bitenler beni geçmiş günlere götürdü.

50-60 yıl kadar önce Kürdistan dağlarında eşkıyalar gezerdi. Bunlar, genellikle kan davası, “namus davası” ve benzeri nedenlerle cinayet işlemiş veya başka türden ağır suçlar işleyip dağa çıkmış insanlardı. Çoğu zaman dağda kendi benzerlerinden bir grup oluşturur, yol keser, gelip geçenin parasını, hatta elbiselerini gasp eder, insanları don gömlek bırakırlardı.

Eşkıyalar dağda tutunmak için çoğu zaman da yöre ağalarının himayesine girer, onlara hizmet ederlerdi.

Bu eşkıyalar arasında Koçero, Davudo, Tilki Selim gibi nam salmış olanlar vardı.

Jandarma da dağlarda eşkıya kovalardı ve bu durum sık sık gazetelere haber olurdu. Gazeteler bir keresinde şöyle bir haber yayımlamışlardı:

O ara yakalanmış ve hapiste olan Tilki Selim devlete haber gönderip “beni serbest bırakın, yüz bin lira da para verin, Koçero’yu yakalayıp getireyim, size teslim edeyim,” demiş.

Bunun üzerine bir fıkra yazarı da köşesinde şunları yazmıştı:

“Bu öneri güzel. Peki Koçero’ya kavuştuktan sonra Tilki Selim’i ne yapacağız? O zaman, bu kez de Tilki Selim’i yakalamak için Koçero’yu yüz bin lira ile birlikte serbest bırakmamız gerekebilir…”

 

Eşkıyalarla iş yaparsanız sonuç böyle olur işte, işin içinden çıkılmaz… Bir fasit dairede döner durursunuz.

Teşbihte hata olmaz, şimdi birileri de AK Parti’den kurtulmak için amansız bir çaba içindeler, o gitsin de kim gelirse gelsin, diyorlar. Bunun için de seven sevmeyen, insanları HDP’ye oy vermeye çağırıyor. HDP barajı geçerse AK Parti parlamentoda çoğunluğu yitirirmiş…

Güzel de, yarın geleceklerden kurtulmak için ne yapacaklar acaba? Belki bu kez de bir Cevdet Sunay, bir Kenan Evren ararlar…

Bunların hayatı hep böyle geçti, ya Koçero, ya Tilki Selim…

Bunun başka yolu yok mu Allah aşkına? Mesela dağlar eşkıyasız olamaz mı?

Özgür ve demokratik bir toplum düşünemez miyiz?

AK Parti’den kurtulmak için Kürt halkının özgürlük taleplerinden vazgeçmemiz, CHP ya da MHP’leşmemiz mi gerekiyor?..

“Devletin hizmetindeyim”, “ne bağımsızlık, ne federasyon ne otonomi”, “tek millet, tek vatan, tek bayrak, tek dil” dememiz mi gerekiyor?

Biz Kürtleri, dilimizi kültürümüzü yok saymış, bizi kıyımdan geçirmiş olanların fotoğraflarını ve simgelerini dalgalandırmamız mı gerekiyor?

Bazıları üstelik Kürt halkı ve sol adına, “halklar” ve “büyük insanlık” adına bunu yaptıklarını söylüyorlar. İnsan bu kadar şaşırabilir mi?

Bazıları da “birlik” adına bunlara oy vermemiz için diller döküyor.

Tam da böyle bir kafa karışıklığının yaşandığı bir zamanda, seçime bir gün kala Diyarbakır’da ciddi bir provokasyon sahnelendi. Bu acımasız eylem kafaları daha da karıştırdı. Onu düzenleyenlerin de zaten amacı buydu: Belki seçmenleri kendi hesapları doğrultusunda yönlendirmek, belki kitleleri kanlı bir çatışma ortamına sürüklemek…

İşte böyle bir ortamda oy kullanacağız. Sağa sola sapmadan doğru yolda yürümek kolay değil; ama önemli olan bunu başarmak.

Facebook Yorumları

reklam
16.05.2020
İNSANLIK BARIŞA, EŞİTLİĞE VE ÖZGÜRLÜĞE NASIL ULAŞIR?
12.05.2020
İNSANLAR BU DURUMA NASIL GELDİ?
8.05.2020
KARNI DOYMAYANLAR - GÖZÜ DOYMAYANLAR
4.05.2020
HAYATI CENNET YA DA CEHENNEM ETMEK ELİMİZDE…
29.01.2020
Depremin düşündürdükleri SORUNLAR YENİ VE ÇAĞDAŞ BİR ANLAYIŞLA ÇÖZÜLÜR
18.10.2019
DÖRT NALA GİDEN BİR IRKÇILIK…
10.10.2019
BARIŞÇI VE ADİL BİR DÜZEN Mİ; YOKSA SAVAŞ, KİN VE DÜŞMANLIK MI?..
24.03.2020
DEEMEK Kİ NEYMİŞ?..
14.10.2018
BALIK HAFIZASI
27.6.2018
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ VE SONUÇLARI ÜZERİNE
17.6.2018
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ ÜZERİNE 2. Bölüm
15.6.2018
24 HAZİRAN SEÇİMLERİ 1. bölüm : KİME OY VERMELİ?
9.10.2017
Mam Celal'in ardından
13.1.2017
Bu anayasa değişikliği nasıl bir şey?
2.1.2017
Suriye için nasıl bir çözüm?
15.11.2016
Sosyalizm ve halkların kardeşliği üzerine
5.11.2016
Doğru talepler, doğru yöntemler
31.8.2016
GELİŞMELER IŞIĞINDA SURİYE VE KÜRT SORUNU
30.7.2016
Darbe ve Devrim
13.1.2016
Barışa ulaşmanın yolu
25.12.2015
ÇÖZÜM VE BARIŞ UMUDUNDAN HENDEK SAVAŞLARINA
14.12.2015
PSK’nin legalleşmesi ve HAK-PAR üzerine 2. Bölüm
24.11.2015
PSK’nin legalleşme sorunu ve HAK-PAR
13.11.2015
SURİYE’NİN DURUMUNDAN DERS ALMAK…
10.6.2015
7 Haziran’ı geride bırakırken
7.6.2015
KOÇERO ile TİLKİ SELİM arasında…
31.5.2015
HDP Barajı geçince ne olacak?
01.5.2015
Yanlış hesap, çıkmaz sokak…
27.02.2015
TÜRBE OLAYI VE VATAN-MİLLET EDEBİYATI
17.02.2015
DÜŞÜNEN İNSAN, SÖZLERİM SANA!
10.02.2015
Başkanlık sistemi çok mu gerekli?
05.02.2015
Siyaset ve Yalan
31.12.2014
Kürt sorununun çözümünde durum ne? 2
27.12.2014
Kürt sorununun çözümünde durum ne?
17.12.2014
Özgürlük ve barış temel sorunları çözmeye bağlı
10.12.2014
Köy izlenimleri – 4. Bölüm D Ê D A R
08.12.2014
Köy izlenimleri – 3. Bölüm S A W A
07.12.2014
Köyümden izlenimler 2. Bölüm - BEYAZ ÇEŞME
30.11.2014
Stokholm, Dekart ve Marks
27.11.2014
Bir taş oluktan akan gür suyu boşuna arayıp durdum
02.11.2014
HAK-PAR Kongresi üzerine birkaç söz
26.09.2014
IŞİD’le Mücadele ve Türkiye’nin tutumu
23.07.2014
Ortadoğu’da değişim, 2. Bölüm...
16.07.2014
Ortadoğu’da değişim süreci, 1.Bölüm; Herkesin IŞİD’i başka…
13.06.2014
Hoşa giden provokasyonlar!
28.05.2014
Okmeydanı olaylarının düşündürdüğü…
20.05.2014
Soma’daki katliam ve işçi hakları üzerine
28.04.2014
Erdoğan’ın Ermeni sorununa ilişkin sözleri
20.04.2014
Doğru yolda olmak başarı için yeter mi?
16.02.2014
Devlet denen şey…
29.12.2013
Türkiye bunları neden yaşıyor?
08.12.2013
Yasin Aktay ne dedi?
11.11.2013
Nusaybin Duvarı ve öğrenci evleri
11.08.2013
Ergenekon Davası’nda kararın ardından
27.07.2013
Suriye ve Batı Kürdistan’da neler oluyor?
09.07.2013
Mısır’ı zor günler bekliyor
27.06.2013
Gerçek laiklik Alevi sorununu da çözer
19.06.2013
Bu kamplaşmadan bir devrim çıkar mı?
17.06.2013
Gezi Parkı olayları ve AK Parti’nin dünden bugüne değişen politikaları
15.05.2013
Reyhanlı olayının arkasında kim var?
11.05.2013
Doğa ve İnsan
04.05.2013
1 Mayıs ve dostça bir eleştiri
25.04.2013
Ermeni soykırımını tanımanın ve özür dilemenin zamanı gelmedi mi?
30.03.2013
Silah bırakmanın yolu, yöntemi…
20.01.2013
Ortadoğu’da siyaset
08.12.2012
Cenneti cehennem etmek
16.11.2012
Yeni Dönemde Nasıl Bir HAK-PAR
20.09.2012
Bu savaş ne için?
04.09.2012
Tuzağa düşüp düşmemek Ve Statüko Cephesinin B Planı
02.12.2011
Kürtleri yok sayma ve şiddet Kemalist rejimin başlıca yöntemi
12.09.2011
Düğüm nasıl çözülecek?
25.07.2011
Stokholm manzaraları
26.06.2011
Değişim; Kelebek mi, yoksa hamam böceği mi?
15.05.2011
Darbeden umut kesilmez!
26.04.2011
İslam dünyasında kaçınılmaz son: Demokrasi
1 0
Ural Ateşer 7.6.2015 - 10:54:51
1971'in 12 Mart'ında Mamak Askeri Cezaevi'nde 26 yaşında bir delikanlı olarak Kemal Burkay'la aynı koğuşta yattım... Abimizdi o zaman (hala da öyledir)... Ortak paydamız Türkiye İşçi Partisi üyesi olmamızdı... Hiç unutmam hapishane koşullarındaki abiliğini... Türkiye insanı, Kürt hareketi deyince şartlanmış bir biçimde PKK ve onun türevi olan partileri (şimdi de HDP'yi) belledi... Kürtlerin başka sesleri de o bölgelerde baskıyla kesiliyor... Kemal Burkay'ın görüşlerine katılıp katılmama tavrından çok, onun ne dediğinin de ülkede duyulmasından yanayım... Ötesi Kürtlerin bileceği bir iş... Okumanızı öneririm...
Aynı Görüşte misiniz?
Katılıyorum   Katılmıyorum
%55,56
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive