Kadri GÜRSEL



Bookmark and Share

Tayyip Kaptan’ın gemisi şimdi nereye gider?


9.7.2016 - Bu Yazı 1195 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Erdoğan dış politikası, bodoslama doğuya giderken karaya oturmuş bir gemidir. Evvelinde “Tayyip Kaptan” ve geminin ikinci adamı “Ahmet Kaptan” dümen kırdıkları tehlikeli denizleri bilmekle övünürlerdi. Hakikatte ise uluslararası sulara dair seyrüsefer bilgi ve tecrübeleri hayli yetersizdi. Ellerindeki “vaat edilmiş coğrafyalar ve havzalar” haritası asırlar önce yitip gitmiş bir dünyadan kalmaydı. Define haritası gibi bir şeydi bu. 

İşte bu hallerine rağmen Tayyip ve Ahmet kaptanlar doğuda, diriliş vaat eden yeni bir düzenin şafağına doğru, “stratejik derinlik”lerde seyrettiklerini sanırlar iken dış politika teknesinin omurgasını dibe sürtüp zemine oturtuverdiler. Bunun böyle olacağı en başından, tutturdukları rotanın yanlışlığından belliydi. Gören, zamanında görmüş ve söylemişti. Gemi, uzunca bir süredir karaya oturduğu mevkide hareketsiz durmaktaydı. Başı, gidemediği doğuya baktığı için, batıdakilere de geminin kıçını seyretmek düşüyordu. Tayyip Kaptan bu pozisyonda bir süre mecburen oyalanırken, dış politika gemisi yolunda imiş gibi yaptı. Lakin bu, ilelebet sürdürülecek oyun değildi; teknesini yeniden yüzdürmesi lazımdı. Artık zorunlu manevralara başlamak gerekiyordu. 
Kendisinden gizli işler çevirip mürettebat arasına nifak soktuğundan şüphelendiği Ahmet Kaptan’ı azletmeye karar verdiğinde, uygun anın geldiğine de hükmetti. 
İlk iş olarak adamları, geminin karaya oturduğunu dolambaçlı ifadelerle anlatmaya koyuldular. Ardından Ahmet Kaptan ve tayfası bir filikaya konulup gönderildiler. Bütün vebal onun sırtına yüklendi. Ve sonra Türkiye’nin dış politika teknesi sağa sola, ileri geri manevralara başladı. Bu esnada kıç üstünden batıya mendil sallayarak kendini hoş tutan bazı yolcular da bu manevralara büyük anlamlar vehmedip, yeni ve kullanışlı hikâyeler yazmaya giriştiler. 
Güya dış politika değişiyordu. 
İşte yeni bir dönem başlıyordu. 
Bu hareketlerde bir umut olmalıydı. 
Mahsur kaldıkları geminin kaptanına mahkûm olmuş kıç üstü yolcularının anlattığı“Dış politika değişiyor” masalının hülasası buydu. Masala konu olan gemiye baktım; gerçekte yapılanın dış politika değişikliği falan olmadığını gördüm... Belalı bir dış politikayı çakıldığı yerden kurtarmak için, ona yeniden alan kazandırmak için, çok gecikmeyle başvurulan taktik manevralardı bunlar. 
Yerinden kımıldayamaz hale gelmiş ve dolayısıyla bitmiş bu dış politikanın sözde kurtarıcısı kim? 
Karaya oturmasına neden olan kimse o... Sahibi. “Tayyip Kaptan”... 
Dış politikanın değişebileceğine inanmak için önce Tayyip Kaptan’ın değiştiğini görmek lazım. Küçücük bir değişim emaresi bile yok. Bilakis... Ya da değişemeyen kaptanın değiştirilmesi gerek ki dış politika da değişebilsin. 
Her neyse, ben bu masala inanmadım. 
Onların masalına, bu hikâyeyle cevap verdim. Şimdi sadede gelelim. 
Bu rejimin iç politikası neyse, dış politikası da odur. Rejim içeride ve dışarıda, İslamcı ve mezhepçi politika gütmektedir. 
Dışarıda geminin karaya oturmasına, yaptıkları taktik hatalardan ziyade politikaya karakterini veren işte bu iki hususiyet neden olmuştur: İslamcılık ve mezhepçilik. 
Türk dış politikasında inandırıcı bir değişimin önkoşulu, İslamcılık ve mezhepçiliğin kati biçimde terk edilmesidir. Dış politika Cumhuriyet’in fabrika ayarlarına göre yeniden yapılandırılmalıdır: Laiklik, barışçılık, kurumsallık ve öngörülebilirlik... 
Türkiye’nin uluslararası kuruluş ve ittifaklarla ilişkileri de bu parametreler açısından gözden geçirilmelidir. 
Bütün bunlar olmadan da bir şeyler yapabilirler. Ama yaptıklarına “dış politikada değişim” denemez. Mesela uçağını düşürdükleri Rusya’dan özür dileyebilirler. Çünkü kımıldayacak yerleri kalmamıştır. İsrail’e karşı, “Gazze’ye ablukanın kalkması”şartından vazgeçip, Mavi Marmara krizini de tatlıya bağlayabilirler. 
Mısır’la bozdukları ilişkileri düzeltmek için Hamas’tan vazgeçmiş gibi de görünebilirler. 
Bunlar, dış politika gemisini yeniden yüzdürmek için yapabilecekleri taktik manevralardır. 
Bu gemi, ağırlıklarından kurtulup yüzmeye başlasa da rotasını Cumhuriyet ve laikliğe çevirmediği sürece yeniden karaya oturmaktan ve hatta batmaktan kurtulamayacaktır. Gereken esaslı değişimi ise bu İslamcı ve mezhepçi rejim yerine getiremez. 
Erdoğan’la dış politikada değişim, balık kavağa çıkmadan olmaz.

Facebook Yorumları

reklam
16.05.2020
Türkiye’de darbe mi olacak gerçekten?
11.03.2020
Moskova’daki hezimet, İdlib’deki musibetten iyidir
5.03.2020
Siyasi cephane olarak harcanan sığınmacılar
26.02.2020
Kanun varsa Osman Kavala bu salı serbest bırakılmalı
20.02.2020
‘Darbe-tonik’
17.02.2020
ABD İdlib’de bir taşla üç kuş vurmak istiyor
4.02.2020
Demokrasinin Brexit karşısındaki sınavı
19.01.2020
Eğitimi çökerten iktidar ayakta kalabilir mi?
9.01.2020
İran kumarı Trump’a seçim kazandırır mı?
6.01.2020
Trump, İran’ın ‘vezir’ini aldı: Savaş kapımızda
3.01.2020
İktidarın ‘Kanal İstanbul’ restini görmek
26.12.2019
İstanbul’u ‘Kanal İstanbul’dan kim kurtaracak?
12.12.2019
İktidarın ‘2020’de erken seçim’ mecburiyeti
18.11.2019
Beyaz Saray’da mütebessim
13.11.2019
İktidarın Atatürk kompleksi
10.11.2019
Erdoğan, Trump’a gidiyor: S-400’lerden kurtulmak için değilse neden?
5.11.2019
Batı alemiyle ipler tamamen kopmak üzere mi?
27.10.2019
Suriye’de ‘Pax Russica’
15.10.2019
‘Barış Pınarı’ nerede biter?
3.10.2019
Osman Kavala’nın mahpusluğu utandırıyor
1.10.2019
Esad’la kim, neyi, ne zaman görüşecek?
28.09.2019
Çünkü hep birlikte o araçlara binip gezdiler
27.09.2019
Babacan’ın Reisçilik sonrasındaki rolü
12.09.2019
Muktedir oldular ama iktidar olamadılar
6.09.2019
Erdoğan’a göre ‘adalet’
26.08.2019
Türkiye İdlib’de nasıl sıkıştırıldı?
23.08.2019
Kayyımla güç göstermek, güçsüzlüktür
20.08.2019
Fırat’ın doğusu: Kim ne aldı, ne verdi, kim kimi yendi?
4.08.2019
İktidar, Suriyelilerle baş başa, karşı karşıya
31.07.2019
Sputnik Türkiye’nin geçici ‘yol arkadaşlığı’
26.07.2019
Krizin temelinde derin güvensizlik var: Amerikan tehdidi, Rusya’dan S-400 aldırdı
24.07.2019
Yargı silahıyla öldürdüğünüz hukuku şimdi diriltebilir misiniz?
14.07.2019
SETA vesikası: İktidarın itirafnamesi
5.07.2019
İktidarın basını etkisiz, baskısı etkili
13.07.2019
SETA vesikası: İktidarın itirafnamesi
4.07.2019
İktidarın basını etkisiz, baskısı etkili
27.06.2019
Erdoğanizma sisteminin çözülüşü
22.06.2019
İktidarın çaresizliği, ülkenin felaketi olmamalı
18.06.2019
Erdoğan 23 Haziran’ın galibini açıkladı
28.3.2019
15 Temmuz Döneminin Son Seçimleri
29.1.2019
Bir Tersyüz Etme Vakası olarak “Madura”
30.12.2018
2019: Büyük Belirsizlikler, Cevabı Zor Sorular
25.12.2018
“Yerel Seçimler” Neden Yerel Değildir?
2.12.2018
Ana Akım Medyanız Nasıl Olsun?
12.11.2018
Sınırsız, Hadsiz, Hukuksuz Türkiye
30.10.2018
Her Şey Dağılır, Merkez Tutamaz Bahçeli’yi
8.9.2018
İdlib’de yüzleşmek
1.9.2018
Osman Kavala’nın sakin mağduriyeti
18.8.2018
Türkiye’nin tam teşekküllü krizi
4.8.2018
24 Haziran’daki ‘uçan mürekkepli mühür’ palavrasını en çok kim yaydı
15.7.2018
Hızlı ve geçici iktidar
6.7.2018
Muhalefetin bir numaralı sorunu medyadır
30.6.2018
24 Haziran’ın sürprizi MHP değil, ‘münafıklar’
25.6.2018
Bu seçimin galibi halktır
23.6.2018
24 Haziran’ın dört kesin sonucu
21.6.2018
‘Oylarınızı çaldırmayacağız’
19.6.2018
Mantar tabancası patlasa da sandığa
12.6.2018
İnce, Erdoğan’ı iktidardayken ‘indiriyor’
8.6.2018
Korkan iktidar korkutarak oy istiyor
5.6.2018
Erdoğan, ‘Bay Kemal’den neden vazgeçemiyor?
1.6.2018
Muharrem İnce fenomeni
29.5.2018
24 Haziran’da iktidarın işi artık daha zor
26.5.2018
Türk Lirası’nı kim çökertti?
16.5.2018
Üç yıl sonra HDP yine anahtar
11.5.2018
Dinamizm tamam Umutlar tamam Moraller tamam
8.5.2018
Muharrem İnce’yle bozulan mezhepçilik oyunu
4.5.2018
Basın özgürlüğü neden alerji yapıyor?
2.5.2018
Atı alan Üsküdar’a geçecek mi?
20.4.2018
İç ve dış krizlerden önce baskın seçim
17.4.2018
Cihatçılar da Türkiye’ye havale
16.4.2018
Saldırı sınırlı, Ankara’nın pozisyonu etkilenmez
14.4.2018
Şimdiki mesele kimyasal silah değil
4.4.2018
Hürriyet’e veda ve teşekkür
2.4.2018
AK Parti’nin kendi orta sınıfı da rahatsız
24.3.2018
Doğan Grubu’nun imhası, ana akım medyanın sonu
21.3.2018
Afrin ve ötesi
7.3.2018
Arkadaşlarımızı hapiste tutarak hiçbir şey kazanamazsınız
24.2.2018
İdlib’e dikkat
13.2.2018
TSK Suriye’den neden çıkmaz?
23.1.2018
Afrin savaşının öteki cephesinde durum
17.1.2018
Zor, Suriye’de oyunu bozar mı?
5.1.2018
Türkiye-ABD: Krizin kara yılı başladı
2.1.2018
İran örneği: Çok bastırırsan patlar
29.12.2017
Siyaseten lince yargı koruması imkânsızdır
19.12.2017
Necip Fazıl merkezli matbuat kriterleri
15.12.2017
Işıklı küre’deki Kudüs gerçekleri
13.12.2017
ABD, Atilla’ya neden karşı?
8.12.2017
Korkunç ikili: Trump-Netanyahu
1.12.2017
17 Aralık operasyonu New York’ta sürüyor
28.11.2017
Mısır, Türkiye’deki boşluk ve IŞİD
24.11.2017
Rusya ile imkânsız ittifak
21.11.2017
Osman Kavala neden hapiste?
17.11.2017
Mehter marşıyla gelip İzmir Marşı’yla gitmek
14.11.2017
Türkiye ve ABD: Çatışmalı boşanma
10.11.2017
Durun gitmeyin, daha yaşanacak çok şey var
8.11.2017
FETÖ’cülük suçlamasının serencamı
3.11.2017
Dünya dönüyor
13.1.2017
Hakikat avcısı
4.11.2016
Kadri Gürsel'in köşesini arkadaşları boş bırakmadı
29.10.2016
Trump kazansaydı Ankara çok sevinirdi
26.10.2016
AKP rejimi neden ayakta kalamaz?
21.10.2016
El Nusra için adres belli, YPG’ninki belirsiz
19.10.2016
Bildiğimiz IŞİD, başladığı yerde bitiyor
15.10.2016
Önce demokrasi, sonra anayasa
12.10.2016
Türkiye’yi dönüştüren katliam
9.10.2016
‘Şiiler Musul’a girmesin’ demekle yetinince de mezhepçi olunuyor
7.10.2016
Musul’u almak için savaşa mı gidiyoruz?
4.10.2016
OHAL, iktidarın yakalandığı ‘hız tuzağı’
1.10.2016
Fırat Kalkanı’nda neden otosansür var?
27.9.2016
Kaydıraklı Anıtkabir’in kısa ve acı tarihi
23.9.2016
Gazetecilik çölündeki vaha: Cumhuriyet
22.9.2016
Piyade Suriye batağına mecbur girecek
14.9.2016
Asıl ‘sübliminal mesaj’ı rejim veriyor
9.9.2016
Rakka’da şey yaparken sonra şey olmasın!
7.9.2016
Başkanlık sloganı: Çözüm mözüm yok
3.9.2016
‘Yenikapı ruhu’ bitti, Türkiye normalleşiyor!
31.8.2016
‘Fırat Kalkanı’na ABD müdahalesi
26.8.2016
Suriye’de ‘üst akıl’ operasyonu
24.8.2016
YouTube’a o videoları Cemaat mi yüklüyordu?
17.8.2016
Olumsuz algılanmak iktidarın kaderidir
13.8.2016
Rusya’yla uçak krizi öncesine dönülemez
9.8.2016
Yenikapı eski yola açılır
6.8.2016
Erdoğan, ‘Rabbim bizi kurtarsın’ demeliydi
27.7.2016
Bütün kötü gazeteciler darbeci midir?
22.7.2016
Darbeciler yenildi ama bu gelen demokrasi değil
13.7.2016
Erdoğan babamız olmak istiyor
9.7.2016
Tayyip Kaptan’ın gemisi şimdi nereye gider?
5.7.2016
Ufuktaki tehdit: Muhacir vatandaş sorunu
2.7.2016
IŞİD daha ne yapsın?
29.6.2016
İsrail’le anlaşmaya dair yalanlar ve gerçekler
25.6.2016
Türkiye’yi görmeyen devekuşu Avrupa’sı
22.6.2016
Erdoğan’ın Gezi planında boş yok
15.6.2016
Türkiye’nin dibi maalesef yok
11.6.2016
Rejim PKK’yi neden saklıyor?
8.6.2016
‘Büyük Nusaybin zaferi’ ülkeye ne vaat ediyor?
3.6.2016
Dış politikada dört parmak hesabı
1.6.2016
Gezi’den ne kalmadı, ne kaldı?
25.5.2016
Nazi siyaset teknolojisinin Türkiye mümessili: AKP
24.5.2016
AKP’nin vücut dili, Nazizmin ruhu
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive