Mehmet Ocaktan: Dindarların demokrasi hafızası zayıflıyor mu?

23.8.2017 - Bu Yazı 363 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Mehmet Ocaktan: Dindarların demokrasi hafızası zayıflıyor mu?

  Son dönemde kendini dindar olarak tanımlayan insanlarda tuhaf bir  söylem dili oluşmaya başladı. Özellikle demokrasi, hak, hukuk, adalet ve ‘kuvvetler ayrılığı’gibi evrensel değerlere karşı dışlayıcı, hatta olumsuzlayıcı bir yaklaşım sergilemek neredeyse milli ve yerli bir tavır olarak algılanıyor.

Bu öylesine trajik bir durum ki, hukukun üstünlüğü ya da adalet gibi kavramlar Türkiye’yi yok etmek üzere birleşen ‘dış güçler’in manivelası, bu değerleri savunanlar da ‘üst aklın’ piyonları olarak görülüyor.

Bu konuda bütün dindar kesimleri içine alan bir genelleme yapmak elbette hakkaniyetli bir yaklaşım olmaz. Ancak azımsanmayacak bir kesim var ki, bu insanlara ‘adalet terazisi’nin herkesin hakkına, hukukuna riayet eden bir hassasiyetle tartması gerektiğini hatırlattığınızda ya da demokratik değerlerin Türkiye’nin geleceği açısından hayati bir öneme sahip olduğunu söylediğinizde, anlaşılması güç bir öfkeyle “Biz yıllarca çok eziyet çektik, şimdi sıra onlarda... Bu Avrupa yıllardır bizi demokrasi, özgürlük masalıyla uyuttu. Ama artık Türkün gözü açıldı, şimdi biz güçlüyüz, Batı’ya da, değerlerine de ihtiyacımız yok. Bir istiklal savaşı veriyoruz, zaten Batı’nın sonu yaklaştı, Türkün gücünden artık onlar korksun” benzeri ifadelerle akıl almaz bir hamaset gösterisi sergiliyorlar.

Oysa Cumhuriyet tarihinin belli dönemlerinde yaşanan baskı ve zulümler karşısında dindarlar, haklı taleplerini ve yaşadıkları mağduriyetleri her zaman demokratik değerlerin şemsiyesi altında savundular ve en gür sesleriyle ‘adalet’istediler. İnsan haklarına, özgürlere inanan her insanın yapması gereken buydu ve dindarlar da bunu yaptılar.

***

Öyle ki 28 Şubat’ın yasa ve kural tanımayan zorbalarına karşı milyonları bulan özgürlük zincirleri oluşturarak sadece adalet istediler ve Allah’ın kendilerine bahşettiği en doğal insani haklarını almak için mücadele verdiler.

Peki bugün ne değişti ki dindarlar artık demokratik değerleri Batı’nın uydurduğu bir masal olarak görüyor ve de ‘adalet’ konusunda bu kadar duyarsız olabiliyorlar. Dindarların demokrasi hafızası bu kadar zayıf olabilir mi?

Unutmayalım ki AK Parti 16 yıl önce, Türkiye’de yaşanan adaletsizliklere ve baskılara karşı ‘hak-adalet-özgürlük, kalkınma’ ilkeleriyle yola çıktı ve milletin yüreğinde inanılmaz bir karşılık buldu. Nitekim AK Parti’nin 2002 seçim beyannamesinde evrensel demokratik değerlere ve hukukun üstünlüğüne öylesine güçlü bir vurgu yapılmıştır ki, bugün bile hala bir demokrasi manifestosu niteliğindedir:

“PARTİMİZ hukuku, korkutmanın ve cezalandırmanın değil, adaleti sağlamanın aracı olarak görmektedir. Mevzuatımızdaki yasakçı hükümler nedeniyle, ülkemiz hukuk devletinden çok kanun devleti görüntüsü vermektedir.

Türkiye, kanunlarını hukuka, hukukunu evrensel adalet ve insan hakları esaslarına dayandırarak ve temel hak ve özgürlüklerin kullanılmasını sınırlayan yasakçı hukuk sistemini değiştirerek gerçek anlamda hukuk devleti olacak ve uluslararası camiada saygın bir yer kazanacaktır.”

***

Bütün politikalarının merkezine insanı koyarak yola çıkan AK Parti biliyordu ki, demokrasinin nihai amacı, başta düşünce, inanç, eğitim, örgütlenme ve teşebbüs özgürlüğü olmak üzere bütün sivil ve siyasi özgürlükleri güvence altına almak ve insanların korku ve endişeden uzak yaşamalarını sağlamaktır.

İşte siyasetin bütün kodlarını değiştiren bu modern demokratikleşme hamlesi, aynı zamanda Türkiye’de dindarların yıllardır verdiği mücadeleye de yeni bir açılım kazandırmış ve ülkedeki demokrasi ikliminin alanını genişletmiştir.

Ancak talihsizliğe bakın ki, bugün dindar ve muhafazakar kesimler artık ‘demokrasi-özgürlük-adalet’ gibi kavramlardan pek hoşlanmıyorlar. Unutmayalım, inançlarımız, kimliklerimiz, dünya görüşlerimiz ne olursa olsun adalet, özgürlük, hak-hukuk her zaman hepimiz için hayati bir ihtiyaçtır. Ve kimin ne zaman başının dara düşeceği de hiç belli olmaz.

KARAR

Facebook Yorumları

0 0
reklam
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
Mehmet Ocaktan: Bireyin olmadığı yerde demokrasi olmaz
İslam toplumlarında demokrasinin gelişememesinin en önemli nedenlerinden birisi hiç kuşkusuz özgür ...
  
Mehmet Ocaktan: Kürt halkıyla gönül bağlarımızı zedelemeden...
Son günlerde Kuzey Irak’taki bağımsızlık referandumu vesilesiyle özellikle Türkiye medyasında Kürtl...
  
Mehmet Ocaktan: Kuzey Irak’ta 1990’lardaki devlet hafızasına dönüş
1990’larda Türkiye Cumhuriyeti’nin etrafındaki komşularıyla ilgili ‘kırmızı çizgileri’vardı, bu yüzd...
  
Mehmet Ocaktan: AK Parti’nin koalisyon ortağı ile işi zor
Başlığa bakarak, ‘Memlekette koalisyon hükümeti kuruldu da bizim mi haberimiz olmadı’ diyebilirsini...
  
Mehmet Ocaktan: Dindarların demokrasi hafızası zayıflıyor mu?
Son dönemde kendini dindar olarak tanımlayan insanlarda tuhaf bir söylem dili oluşmaya başladı. Öz...
  
İşte Mehmet Altan'ın savunmasının tam metni
15 Temmuz darbe girişimine 'iştirak etmek'le suçlanan Prof. Mehmet Altan hakkında 3'er kez ağırlaşt...
  
Mehmet Ocaktan: AK Parti’de “ikinci Erdoğan dönemi”
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı seçildikten sonra toplanan olanağanüstü AK Parti kongre...
  
Mehmet Ocaktan: AK Parti’de kim temizlik yapmak istiyor
Çok partili hayata geçtiğimiz günden bu yana, siyasi partiler içinde zaman zaman partileri oluştur...
  
Mehmet Ocaktan: AK Parti bu mesajı nasıl okumalı?
ER...
  
Mehmet Tıraş, 16 Nisan referandum sürecini değerlendirdi
yt...
  
Mehmet Ocaktan: Eleştiri iktidarları zayıflatmaz güçlendirir
Zaman zaman şikayetlerimiz olsa da esas itibarıyla Türkiye’nin son 15 yılda, yani AK Parti iktidarı...
  
Mehmet Barlas: 2017 darbenin mi, referandumun mu yılı olacak?
"ABD'nin içinde bulunduğu siyasi krizi, galiba Amerikalılardan daha iyi değerlendiriyoruz"...
  
Mehmet Ocaktan: Referandum çalışmalarını yürütenlerde 2010'daki demokrasi havası yok
Elbette hiçbir AK Partili bu anayasa değişikliğine karşı bir tavır içinde değil"...
  
Mehmet Evkuran: Entelektüelin sorumluluğu kötülüğü doğru tanı(m)lamaktır
Ortak yaşama kültürü nedir, nasıl güçlenir? Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof...
  
Mehmet Metiner: Ahmet Türk tutuksuz yargılanmalı
“Mahkemenin kamuoyunu rahatlatacak kararı vereceği kanaatindeyim”...
  
Mehmet Taş: Demokrasi için solun birliği
MHP’nin katılımıyla sağ, AKP’nin şemsiyesi altında bir araya geldi. Tüm sağ, blok halinde sola karş...