Nuray Mert: Yitik ülke, büyük zillet

14.9.2015 - Bu Yazı 8381 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Nuray Mert: Yitik ülke, büyük zillet

 Artık ne noktada olduğumuzu görelim. Geçelim, demokrasiyi, hukuk devletini, özgürlükleri, burası ilkesel siyasetin en sıradan tezahürlerinin bile yok olduğu, dahası siyasal adabın, kuralın, teamülün hiçe sayıldığı bir yer. AK Parti Kongresi, her şeyden çok, bizi idare eden ve idareyi kimseye kaptırmamak için seçimleri bile tekrarlamaktan kaçınmayan bir parti ve zihniyetin, bu açılardan sergilendiği son sahne olması açısından önemliydi.

Öteden beri, siyasi umudunu AK Parti içinde karışıklık çıkmasına bağlayanlara son derece mesafeliyim, bunlar ister muhalif çevreler olsun, ister uygun koşullar oluştuğunda sahne alma hesabı yapan AK Partililer, benim için fark etmez. Benim için siyaset bu tür hesaplar üzerinden yapılmaz, açık tartışma, açık siyaset yolları üzerinden yapılır. Dahası, parti içinde ayrışma olacaksa, ilkeler, değerler üzerinden olmalı, kişisel iktidar hesapları üzerinden değil. İşte tam da bu nedenle, AK Parti üzerindeki Erdoğan hâkimiyetinin pekişmesinin gün yüzüne çıkmasına ne şaşırdım, ne vahlandım. Erdoğan’ın siyasetini sorunlu bulan varsa, çıkar açıkça ve efendice itiraz eder, yoksa kişiliğinin hiçe sayılmasına, talimat almaya devam etmeye mahkûm olur.

 

Kariyer hesapları

Aslında, bu durum diğer partiler için de geçerli, parti içi demokrasi işlemiyorsa, bu liderlerin dayatmasından ziyade, kariyer hesapları dayatmalara boyun eğmeye müsait siyaset erbabının çokluğundan dolayıdır. Erdoğan’ın fazladan otoriter bir lider olduğu doğru, ama söz konusu olan Erdoğan olsa bile, ‘baskın kişiliğinin’ nedenini çocukluk hikâyesinde aramaktan ziyade, şeyh uçuran müritlerde ve/veya etrafındakilerin kişilik yoksunluğunda aramak daha doğru. Ak Parti söz konusu olduğunda, bazı müşteki mensuplarının ‘davaya zarar vermemek için bazı şeylere katlanmak’ mazeretinin aslında hiçbir karşılığı yok. Memleket şu hale gelmiş, daha ne ‘dava’sı? ‘Ne var memleketin halinde?’ diyenler için sorun yok, onlara diyeceğimiz bir şey de yok, Allah selamet versin. Ama, artık kimse, ne kendini ne başkalarını ‘sorun var ve biz de rahatsızız ama şu, ama bu’ diye kandırmaya kalkmasın, bana sorarsanız onların bu gidişattaki payı herkesten daha fazla. Hiç olmazsa diğerleri ya samimi olarak sorun olmadığına inanıyorlar ya da farklı nedenlerle de olsa, mevcut tabloyu açıkça üstleniyorlar, kaçamak güreşme, kendini temize çıkarma yoluna gitmiyorlar.

 

Makbul mesajı

Tüm bunlar dışında, AK Parti kongresinin benim açımdan en çarpıcı olayı, geçtiğimiz günlerde Hürriyet gazetesine ‘sefer düzenleyen’ bir gruba eşlik eden AK Parti milletvekilinin Divan üyesi yapılmak suretiyle taltif edilmesi oldu. Siyaset adabının dahi hiçe sayılmasından kastettiğim bu, bu arada ‘siyaset adabı’ tabirinin fazla nazik kaçtığının farkındayım. Geldiğimiz noktaya bakar mısınız, Türkiye’de çoğunluğun oylarını alan iktidar partisi, en azından ayıp olmasın diye bu şahsa, sözde de olsa bir kınama yapmadığı gibi, böyle birini taltif ederek her şeyden önce bir adapsızlık örneği veriyor. Veya daha kötüsü, onun üzerinden bir mesaj vermiş oluyor; ‘hasımlarıma gözdağı veren, benim makbulümdür’ diyor, ‘AK Parti’nin karşısında olan başına gelenlere katlanır, bundan sonra da ayağını böyle denk alsın’ diyor. Dahası var, muhtemelen, tüm bunları bildiği için kendini öne atan bu zat, Erdoğan’a hitaben ‘Seçimlerin sonuçları ne olursa olsun seni başkan yapacağız’ diye galeyana geliyor, getiriyor, ödülünü almakta gecikmiyor. AK Parti böylesi bir skandalı kaale bile almıyor, ‘Ne demek seçimlere rağmen?’ demek kimsenin aklından geçmiyor, sıkıysa geçsin. Zaten, parti sözcülerinden bir uzun adam, bu olayın mevzu edildiği bir basın toplantısında kem küm etmemiş miydi? Dahası, bilgelik iddiasında bir Başbakan, bu divanın önünde medeniyet, dava diye esip gürlemekte beis görmüyor. Yazık, çok yazık!

Fazla söze hacet yok, her şey apaçık ortada. Belli ki burası yitik bir ülke! Böylesi feci bir zillet! Belli ki çekecek daha çok çilemiz var.

CUMHURİYET

Facebook Yorumları

0 0
reklam
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
Yusuf Ziya Cömert: Oylar ne tarafa gidiyor?
58 milyon 222 bin 937. Yuvarlak hesap 59 milyon olsun....
  
Yusuf Ziya Cömert: Ülkücülerin siyasi ‘hicret’i
2007 seçimleriydi. Durum kritik. CHP’nin hukuk ofisi gibi çalışan Anayasa Mahkemesi, Sabih Kanadoğl...
  
Yusuf Ziya Cömert: Müstahak değiliz
‘Suç ve Ceza.’ Dostoyevski’nin şaheseri. Hayır, bir Raskolnikov analizi yapmaya niyetim yok bugün....
  
Yusuf Ziya Cömert: Olağanüstü halimiz
Ben, sakin sakin ‘mehdi’ yazılarıma devam ediyordum. Gerçekten konu çok gizemli, cazip, merak uyand...
  
Yusuf Ziya Cömert: ‘İkinci dalga darbeciler’ var mı?
Geçen hafta MHP lideri Devlet Bahçeli’nin grup toplantısını büyük bir zevkle dinledim....
  
Yusuf Ziya Cömert: Cenazede protesto dün ve bugün
Vicdanı olan teslim eder. AK Parti hükümetleri, Kürt sorununu, eski hükümetlerden farklı olarak, me...
  
Yusuf Ziya Cömert: MHP devreden çıktı
Ne diyorduk? Sade ben demiyordum, herkesin kafasında benim yazdıklarıma benzer senaryolar vardı....
  
Yusuf Ziya Cömert: ' Daha fiili' başkanlık sistemi
İtiraf etmeliyim, birkaç gün öncesine kadar, Başbakan Davutoğlu’nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan için en ...
  
...
  
Nuray Mert: Tek adam tek parti rejimi var artık
Uzun zamandır röportaj vermeyen Nuray Mert ile Sayım Çınar buluştu, gündeme dair yoğun bir söyleşi ...
  
Nuray Mert: ‘Kültürel hegemonya’ meselesi
Epeydir yazmak istiyordum, Star gazetesinin Pazar ekinde “Kültürel hegemonya” temalı bir yazıya ras...
  
Nuray Mert: Tek parti rejimi kazandı
İki seçenek vardı: Kaos ve tek parti rejimi; ikincisi yani parti seçimi kazandı. Haziran seçimlerin...
  
Nuray Mert: Seçim sonucu ne olursa olsun, yola devam
Seçim sonuçları belli olmadan önce, ‘Seçim sonuçları ne olursa olsun’ başlıklı bir yazı yazmıştım. ...
  
Nuray Mert: ‘Kayyum’ olmak ya da olmamak
Haksızlığa, hukuksuzluğa uğrayana, sicilini hatırlatmak her zaman, her durumda yapılacak iş değildi...
  
Nuray Mert: ‘Fırtınalar koparsa kopsun’ açıklamaları
Bülent Arınç’ın “fırtınalar koparsa kopsun” açıklamaları tam da 5. parti tevatürleri ayyuka çıkmışk...
  
Nuray Mert: Aydın düşmanlığı ve iktidarın tüccar terzileri
‘Aydın’ denilen bir kavramın icadı ile ‘aydın düşmanlığı’nın tarihi aynı zamana denk düşer. Zaman ...