Ahmet Türk Washington Post’a yazdı: Özgürlüğe değer veren herkesin bize katılma zamanı geldi

7.09.2019 - Bu Yazı 297 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

Ahmet Türk Washington Post’a yazdı: Özgürlüğe değer veren herkesin bize katılma zamanı geldi

 19 Ağustos’ta İçişleri Bakanı Soylu tarafından ‘terör soruşturması’ iddiasıyla görevden alınarak yerine kayım atanan  Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı  gazetesine yazdı. Gazetede “Özgürlüğe değer veren herkesin bize katılma zamanı geldi” başlığıyla yayınlanan makale şöyle:

“KEYFİ OLARAK ELİMİZDEN ALINAN BAŞKANLIĞI KAZANMAK İÇİN 31 MART’TA YENİDEN ÇALIŞTIK”

“31 Mart’ta Mardin Belediye Başkanı olarak yeniden seçildim. Ben ve Halkların Demokrat Partisi’ndeki () meslektaşlarımın çoğu açısından bu sıradan bir seçim değildi. Biz bu seçimde keyfi olarak elimizden alınan pozisyonları yeniden almak için çalışma yürüttük.

“2014’TE SEÇİLDİK… YAKLAŞIK 100 BAŞKANI GÖREVDEN ALIP DEVLET MEMURLARINI ATADILAR”

İlk kez 2014 yılında Mardin’de belediye başkanlığına seçildim. Ancak beş yıllık görev süremin iki yılı geçmemişken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip  Kürt siyasetine ve sivil topluma yönelik yoğun bir baskı uygulamaya başladı ve yaklaşık 100 HDPli belediye başkanını görevinden alarak yerlerine devlet memurlarını atadı.

Ben ve onlarca meslektaşım terör suçlamalarından hapsedilirken – ki gerçekte demokratik bir seçimi kazanmış olmaktı suçumuz – yerimize atanan kişiler halkın iradesini boğmaya çalıştı. Kürt dilini kamusal alandan çıkardılar, gösterileri bastırdılar ve kamu fonlarını diğer devlet yetkilileri için cömert hediyeler almak üzere harcadılar.

Cezaevinden tahliye edildiğimde ve bir kez daha başkanlık koltuğu için seçim yarışına girmeme izin verildiğinde, seçmenlerime karşı yapılan hataları düzeltmeye kararlıydım.

“19 AĞUSTOS’TA TARİH TEKERRÜR ETTİ”

Ancak 19 Ağustos’ta tarih tekerrür etti. Televizyon haberlerinden, HDP’nin Diyarbakır ve Van belediye başkanlarıyla birlikte İçişleri Bakanlığı’nın emriyle bir kez daha görevden alındığımı öğrendim. O zamandan beri destekçilerimiz sokaklarda ve TOMA’larla, şiddetle, dövülmeyle karşı karşıya. Oysa ki tek istedikleri şey yapmış oldukları seçime saygı duyulması.

Hepimiz teröre destek olmakla suçlanıyoruz. Gerçekte ise Erdoğan’ın kapsamı geniş bu suçlamasına hedef olan on binlerce insan gibi yaptığımız tek şey hükümetin tiranlık politikalarına karşı çıkmak.Biz üç belediye başkanı, Türkiye’deki üçüncü en büyük siyasi partiyi temsil ediyoruz. İlgili makamlar bütün adaylarımızın adaylıklarını seçimden önce onaylamışlardı. HDP’nin zaten güçlü olduğu yerlerde oy oranlarımızı artırarak seçimi kazanmıştık.

Ama sonra 19 Ağustos çıkageldi. Ve daha önce birçok kez olduğu gibi, hükümet demokrasi ve güç arasında bir seçim yapmaya karar verdi ve ikincisini seçti.

Bölgemizdeki on milyonlarca Kürt gibi ben de devlet baskısına yabancı değilim. 1973’te ilk kez TBMM’ye seçildiğimden beri sırf seçmenlerimin yapmam için beni seçtiği işi yaptığım için beş defadan fazla görevden alınıp cezaevine atıldım. HDP’ye katılmadan önce, hepsi de siyasi olan göstermelik davalar sonucu kapatılan Kürt yanlısı birçok partinin kuruluşunda yer aldım.

Bu anti-demokratik saldırılar aslında sivilleri terörize eden ve barış sağlama çabalarını engelleyen bir yöntem olmasına rağmen “terörizm” veya “ayrılıkçılık” ile mücadele adına haklı çıkarılmaya çalışıldı. Uluslararası toplum, Erdoğan’ın bu yılın başlarında İstanbul belediye başkanlığı seçimini hangi cesaretle iptal ettiğini veya eleştirmenlerini mahkeme karşısına çıkarmadan neden cezaevinde tuttuğunu soruyorsa eğer, Erdoğan’ın seleflerinin geçtiğimiz on yıllarda Kürt halkı üzerinde bu taktikleri geliştirdiklerini de kabul etmeli, görmeli.

“ERDOĞAN ŞİMDİ DE ’NU TEHDİT EDİYOR”

Erdoğan şimdi de İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu bana yaptığı gibi tehdit ediyor. Erdoğan’ın “terörizm” tanımı, yalnızca devletin sürekli hedeflediği kesimi değil aynı zamanda onlarla dayanışma göstermeye cesaret eden herkesi kapsayacak şekilde genişletildi. Bu, bir gerçeği her zamankinden daha net hale getiriyor: Türkiye, Kürt nüfusu için demokratik bir ülke olana kadar hiçbir vatandaşı için gerçek bir demokrasi olamaz.

HDP’nin yapmaya çalıştığı şey işte budur ve bu yüzden halklara saldırmak pahasına kendilerini zenginleştirmek ve güçlendirmek için otokrasiyi kullanan devlet unsurları bize saldırıyor. Şimdi önemli olan bu anlayışın bir karşılığının olup olmadığıdır.

“DEMOKRASİYE DEĞER VEREN BİRÇOK KİŞİ SESSİZ KALDI”

Hem Türkiye’de hem de uluslararası düzeyde demokrasiye değer veren birçok kişi, partimizin demokrasiyi savunma çabaları saldırıya uğradığında sessiz kaldı. Adil bir seçimin geçersiz kılınmasına hiçbir tepki verilmediğinde, devlet aynı şeyi bir kez daha yapabileceğini görür. Partimiz ülkemizin tüm ezilen halkları için mücadele ediyor, çünkü mücadelenin herkes için daha fazla özgürlük getireceğine inanıyoruz. Özgürlüğe değer veren herkesin bize katılma zamanı geldi.

Facebook Yorumları

0 0
reklam
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
  
Ahmet Nesin : Erdoğan, Bahçeli'nin emireri gibi...
...
  
Ahmet Hakan: İmamoğlu, içinden şöyle geçiriyordur: “Ah keşke! Ah keşke! İstanbul’a kayyım atasalar da neşemizi, keyfimizi bulsak”
...
  
Ahmet Türk Washington Post’a yazdı: Özgürlüğe değer veren herkesin bize katılma zamanı geldi
...
  
Kılıçdaroğlu’ndan yeni Anayasa çağrısı: Türkiye yönetilmiyor, savruluyor
...
  
HDP’li Türk’ten sitem: “Biz demokrasi adına gelip İstanbul’da seçim çalışması yaptık, tepkinizi yükseltin”
...
  
Hakan Gülseven: Türkiye’yi bekleyen felaket…
...
  
Han Şeyhun: İdlib'in 'kale kapısı'nın düşmesi, Suriye'de savaşın seyrini ve Türkiye'yi nasıl etkileyebilir?
...
  
Ahmet Şık: Faşizmi gerileten ittifak tüm gücüyle sahada olmalı
...
  
Yunanistan'ın yeni başbakanı Miçotakis'ten Türkiye mesajı: Amacım cesur bir yeni başlangıç için yollar bulmak
...
  
Reuters, AB'nin Türkiye'ye uygulamayı planladığı yaptırımları paylaştı
...
  
Ahmet Hakan 'asla binmem' dediği uçağa bindi
...
  
ABD Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki adımlarını "provokatif" olarak tanımladı: Derin endişe duyuyoruz
...
  
'S-400'ler Türkiye'ye doğru yola çıktı' iddiası
...
  
Türk Lirası, dolar ve Euro karşısında haftaya kayıpla başladı
...
  
Murat Sabuncu: Türkiye’nin geleceği için öne çıkan üç isim: Babacan, Demirtaş, İmamoğlu
...
  
Moody’s Türkiye'nin ensesinde: 11 şirketin notunu kırdı
...


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive