Hakan TAHMAZ

basnews.com



Bookmark and Share

'Referandum, ölüme yatmak'


15.4.2017 - Bu Yazı 703 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İki gün sonra Türkiye’nin geleceğinin oylandığı referandum olacak. Üç aydır söylenmeyen, yazılmayan söz kalmadı. İktidar partisi, devlet gücüyle ve olanaklarıyla bir referandum kampanyası yürüttü. Herkes vicdanıyla ve aklıyla baş başa kalarak pazar günü oy kullanacak. Akıl ve vicdan, bizi ülkeyi son sürat uçuruma sürükleyenleri durdurmaya çağırıyor.

Pazar gecesi, aklını vicdanını kiraya vermiş olanlar, üç aydır bin bir yalan, yanlış bilgiyle yürüttükleri kampanyanın sonuçlarını televizyon ekranlarının karşısında keyifle veya büyük bir hüzünle görecekler.

Böyleleri cüzdanlarının, siyasal husumetlerinin ya da siyasal kaprislerinin yenilgisini tadacaklar. Son iki yıldır içeride dışarıda izlenen Kürd karşıtı politikalara sessiz kalan, ana akım Kürd siyasetine uygulanan siyasal kırım harekatının sonuçlarını gizli sevinçle karşılayan, Kürdleri sandıktan uzak tutmak için bin bir siyasal takla atan Kürd ulusalcılarının, nasıl bir bataklığa saplandıklarını göremeyecek kadar gözlerinin kör olduğunu da bir kenara kaydedelim. Bu utanmazlığın, onursuzluğun unutulmayacağı bir süreç yaşandı. Yakılan, yıkılan kentlere, el konulan belediyelere, son bir yılda binlerce Kürd siyasetçinin cezaevlerine doldurulmasına gözlerini kapatılarak yaptıkları siyasetin pespayeliği gün yüzüne çıkacak 17 Nisan pazartesi günü.

Bunlar üzerine daha çokça yazılıp, çizilecek, konuşulacak. Ancak iki aydır referandum gölgesinde kalan cezaevlerindeki açlık grevlerine duyarsızlığa son vermenin zamanı geldi, geçiyor. Tutukluların yaşam haklarının riske girdiği bir zaman dilimine dayanıldı. Şakran Cezaevi’nde 15 Şubat günü başlayan açlık grevi iki ayını geriden bırakmak üzere. 23 farklı cezaevinde 42’si kadın 217 Kürd siyasi tutsak bedenlerini ölüme yatırmış durumda. Yakın tarihimizdeki kötü örnekler hafızalarımızda taze henüz, muktedirlerin ve toplumun açlık grevlerine karşı ilgisizliğinin, sessizliğinin ve duyarsızlığının bedelini çok ağır ödedik. Onlarca insanımızı toprağa verdik, yüzlerce bedense kalıcı hasarla aramızda dolaşıyor.

Onların yüzlerine bakamayan, göz bebeklerinden gözlerimizi kaçıran toplum olduğumuzu unutmuş gibi umarsız davranıyoruz.

İnsan yaşamını tehlikeye atan açlık grevi tarzındaki eylem biçimlerinin kabul edilemezliğinin yanı sıra gittikçe içinin boşaltılmasına yol açan gelişmeler yaşanıyor. Açlık grevleri araçsallaştırılan bir mecraya sürükleniyor.

Bunca kötü açlık grevleri tecrübesinden sonra hükümetin, sağlık meslek örgütlerinin açlık grevcilerinin yaşam haklarını korumaya dönük girişimlere duyarsızlık sergilemesi bu sürecin referandum hesaplarına heba edilmesi değilse nedir? Tabipler odası yöneticilerinin telefonlarına dahi çıkmaktan imtina etmeyi başka türlü izah etmek mümkün değildir. İki gün önce Tabipler Odası Merkez Konsey üyesi Doktor Selma Güngör, Sağlık Bakanlığı yetkilileri randevu talebine günlerdir yanıt vermediğini duyurdu. Yine üç gün önce İstanbul’da İHD, TİHV, Sağlık Emekçileri Sendikası ve İstanbul Tabipler Odası yöneticileri ortak basın toplantısı düzenleyerek grevin ikinci ayına dayanmış olmasının yaratacağı kompilasyonları ve tutukluların taleplerini tek tek kamuoyuna ve yetkililere bir kez daha duyurdular. Tutuklu ailelerinin ve farklı çevrelerin cezaevleri kapılarında yaptıkları duyurulardan anlaşıldığına göre 127 tutuklu, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın sağlık durumu ve görüşme yasağı nedeniyle ölüme yatmışlar.

Hükümetin, Öcalan’ın yaşam ve yasal haklarını yasadışı ve keyfi bir şekilde üç yıla yakın bir süredir ihlal etmesi protesto ediliyor. Açlık grevindekiler kendi yaşamlarını riske ederek bir başkasının yaşam ve yasal haklarına toplumun dikkatini çekmeye çalışıyorlar.

Öcalan’ın yaşam ve yasal haklarının savunulması, hukukun devleti olma isteği ve keyfiliğin durdurulma çabası olduğunun fark edilmesi, bu sessizliği dayanışma çığlığına dönüştürebilir. İktidarın duyarsızlığı ve keyfiliği dayanışma çığlığının gür çıkmasıyla bozulur ve sürüklenmek istenilen girdaba düşülmesinin önü kesilir.

Facebook Yorumları

reklam
30.04.2019
Yerel seçimler ve sonrası
15.4.2019
Sayım çıkmazı ve ayrımcılık
17.2.2019
İYİ Parti’nin peşinden sürüklenmek
21.1.2019
Parlamentoyu savunmak
2.11.2018
Cumhur İttifakı: Mecburi koalisyona devam
20.10.2018
Gizli tanık yargısı
25.9.2018
Yeni sisteme muhalefet
12.9.2018
Üçlü Tahran zirvesi
2.9.2018
Galatasaray Meydanı ve siyasal İslamcılar
23.8.2018
ABD’den sonra Suriye krizi de alevlenebilir
10.8.2018
Suriye ve Kürtler
4.8.2018
eni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
28.7.2018
Yeni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
24.7.2018
Seçim sonrası Türkiye
28.6.2018
Seçimler, Türk milliyetçiliği ve otoriterizm
24.6.2018
Kötü insanlar ittifakının panzehiri HDP/Demirtaş
9.6.2018
Darbe ve muhalefet cephesi
1.6.2018
CHP’nin cesur çıkışının gerekleri
26.5.2018
Seçimler ve barışın araçsallaştırılması
19.5.2018
Normalleşme, HDP ve Demirtaş
12.5.2018
Sevgili Celalettin, bu kez T A M A M
1.5.2018
24 Haziran seçimleri: Pirus zaferi
20.4.2018
Zor seçim ve zorlaşan günler
14.4.2018
Muhbir, itirafçı ve “elin kiri”
7.4.2018
Afrin yeni bir fay hattı
28.3.2018
Afrin ve sonrası hâlimiz
14.1.2018
CHP, HDP ve muhafazakâr otoriter cumhuriyete doğru
4.1.2018
2019’da korkulanın olmaması için
15.12.2017
Filistin çıkmazı haydut devlet
2.12.2017
ABD’deki dava sizin meseleniz
30.10.2017
smanlıyı ve bugünü, Girit tarihinden bakarak anlamak
23.10.2017
Osman Kavala
26.6.2017
Referandum gerçekçiliği
19.6.2017
Krizi fırsata dönüştürmek
11.6.2017
Ortadoğu’da yalnızlaşan Türkiye
29.5.2017
Yeni siyaset ve sivil toplum
13.5.2017
Çözümün, barışın zeminini güçlendirmek
4.5.2017
Savaşta yeni cephe
25.4.2017
Kürdler mi şaşırttı, şaşkınlık mı?
19.4.2017
Referandumun gösterdiği
15.4.2017
'Referandum, ölüme yatmak'
8.4.2017
Kerkük: keskin bıçak
3.4.2017
Sonucu algı operasyonu belirleyecek
25.3.2017
Newroz ve Dolmabahçe
19.3.2017
Newroz ve Dolmabahçe
14.3.2017
Barış ve özgürlükler için 'Hayır'
4.3.2017
HDP'nin HAYIR'ı
20.2.2017
Referandum, Kürdler, ‘biz’
11.2.2017
AKP geri dönülmesi zor yolda
9.2.2017
Barış Ne Zaman
5.2.2017
Tek yetkili Beştepe’ye doğru
28.1.2017
Kırmızı çizgilerin sonu
22.1.2017
Astana toplantısı ve barış
20.1.2017
ABD karşıtlığı rejimi dizaynın bir parçası
8.1.2017
Pesimizm, bıkkınlık ve alışmayacağız
2.1.2017
2017'de Kürd Meseles
25.12.2016
13. İnsan Hakları Hareketi Konferansı
20.12.2016
Öfke ve kin siyaseti
4.12.2016
Tasfiyeler çöküştür
15.11.2016
Trump ve Kürdler
7.11.2016
Sona doğru
1.11.2016
Gültan Kışanak ve Fırat Anlı
24.10.2016
Musul ve Türklük halleri
17.10.2016
Sivil alanda savaş, başkanlık
11.10.2016
Güvenliği tehdit eden siyaset
3.10.2016
Kolombiya ve Kürd barışı
26.9.2016
Kürdler, birlik ve gelecek
19.9.2016
Öcalan’ın çağrısı ve ara rejim
11.9.2016
Sorun kırılan gönülleri onarmak
5.9.2016
Israrla barış açısını savunmak
29.8.2016
Cerablus ve barış
22.8.2016
Büyük felaket öncesi
15.8.2016
Ötekileştirme ve CHP
8.8.2016
Ayrımcılık vebası ve milli birlik tebaası
2.8.2016
Türkiye nereye gidiyor?
25.7.2016
Darbe, OHAL ve üç açmaz
18.7.2016
Ak Parti, dünya trendinin parçası
11.7.2016
Ortadoğu, Kürdler ve demokrasi cephesi
4.7.2016
Dış politikada değişiklik ve belirtileri
27.6.2016
Dönüşü olmayan yol
20.6.2016
Aracı KDP neden olmasın
14.6.2016
Daha da kirlenen savaş
6.6.2016
Çözüme yol arayışı
30.5.2016
Yeni milli Türkiye ve Kürd karşıtlığı
24.5.2016
Kazananı olmayan oylama
16.5.2016
Paralı asker savaşta
9.5.2016
Şahinleşen iktidar
25.4.2016
Çözüm zorda
19.4.2016
Dokunulmazlıklara dokunmak
11.4.2016
Barış, cumhuriyetçiler ve muhafazakârlar
28.3.2016
Amed Newrozu ardından
21.3.2016
Newroz’da barış tutuklu
14.3.2016
Ortadoğu’da yeni dönem ve Kürdler
7.3.2016
Anayasa’ya Cumhurbaşkanı engeli
29.2.2016
Anayasa’ya Türklük engeli
23.2.2016
Felakete kulaç atılıyor
15.2.2016
Kürdistan Ulusal Birliği
8.2.2016
Ortadoğu ve Kürdler
2.2.2016
Kürdlerin tarih sahnesi çıkışına itiraz
28.1.2016
İmralı Notları ve süreç
12.1.2016
DTK, Çözüm Süreci’nin örtüsünü açtı
28.12.2015
Batının sessizliği üzerine
24.12.2015
Barzani sonrası tartışmalar
20.12.2015
Ya Çözüm
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive