Hakan TAHMAZ

basnews.com



Bookmark and Share

Çözüme yol arayışı


6.6.2016 - Bu Yazı 1091 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Türkiye’deki savaş, Suriye’nin/Kobanê’nin geleceği üzerinden sürüyor. Çözüm masası kurulduğunda taraflar farklı Kobanê hesap ve planlarıyla masada yer aldılar. Masanın devrilmesinde de Kobanê’deki gelişmeler aynı ölçüde rol oynadı.

Bu durumun kendisi barışın inşası için tarafların siyasi iradesinin çok önemli olduğu ama tek başına yeterli olmadığını gösteriyor. Doğal olarak farklı platformlarda yaşanan çatışmalar veya yapılan hesapların tutmaması üzerine çözüm masasının kolay, bedelsiz devirmesini engelleyecek yegane unsur barışın sosyal ve toplumsal zeminin güçlü olmasıdır. İlk başlarda Çözüm Süreci’ne desteğin yüksek olması büyük ölçüde herkesin  “çözümden anladığının” çok farklı olmasından ve beklentinin büyük ölçüde şiddetin sona ermesine hatta PKK’nin siyasal tasfiyesine indirgenmiş olmasıyla alakalı bir durum olduğu bugün çok daha net açığa çıkmıştır. Aksi halde bugün savaş siyasetine büyük ve güçlü toplumsal destek olmazdı.  

Suriye’de yaşananları da dikkate aldığımızda yeni Kürd savaşının uzun süreceği görülüyor. Tarafları, savaş politikasını terk etmeye zorlayacak olan barışın sosyal ve toplumsal zeminin güçlü inşasıdır. Barışı engelleyenin kurucu ideoloji ve türevleri olduğu gerçeğinin kavranması/görülmesidir. Bütün bölge devletlerinde var olan güçlü Kürt karşıtlığının Türkiye’de beslendiği siyasal zemin, kurucu Kemalist ideoloji ve onun yarattığı Kürt düşmanlığı ve bölünme korkusudur.

Türkiye’de bütün siyasal kimlikleri bu hat şekillendirmiştir. Barış hareketi, ancak bu gerçekliği değiştirebildiği ölçüde toplumsal etkisi gelişir, caydırıcı güç olma imkânını yakalar. Barışın ve çözümün yolu Türkiye sosyal ve siyasal gerçekliği veri kabul ederek değişim mücadelesinden geçiyor.

Sosyal ve siyasal gerçeklik Kürd meselesini sorun olmaktan çıkaracak toplumsal gerçekliğin Kürd siyasal hareketi dışında üç etkin odak biri ise toplumsal etkisi sıfır olan ama tarihsel anlamı olan siyasal odağın değişim ve dönüşümün barış/çözüm için zaruri olduğunu emrediyor. Milliyetçi, ırkçı, ulusalcı odak ideolojik nedenle,  sol/sosyalist odak ise toplumsal etkisi bakımından çözümün ve barışın inşasında özneleri olmaktan uzaklar. Bu koşullarda barış ve çözümün kaderi, cumhuriyetçi ve muhafazakâr çevrenin dönüşümüne ve değişimine bağlı hale gelmiştir.  

Bunlardan birini hesap dışı tutmak, dikkate almamak çıkmaz sokağa sapmaktır. Barış ve çözümü imkansızlaştırırken savaşın siyasal ve sosyal zeminlerinin pekişmesine yol açmaktır. Hiçbir siyasal gerekçe bizim böylesi bir sonuca ulaşmamıza hizmet eden siyasal tutumu izah etmeye yetmez.

Cumhuriyetçiliğin çıkışında, var oluşunda olduğu kadar Türk muhafazakârlığı da aynı paradigmadan fazlasıyla besleniyor. Kurtuluş savaşından kalma millicilik her daim Türkiye’nin en revaçta ve güçlü ideolojik akçesi olmuştur.

Siyasal İslamcılar, muhafazakârlar ümmetçilikten daha önce “devletçi” olmakla, cumhuriyetçiler, sosyal demokratlar devleti kuran parti ve gelenek olmakla övüne gelmişlerdir. Bu kesimler için “devletin bekası”  evrensel ve inançsal değerlerden her zaman daha öncelik gelmiştir. Birbirinin tezadını oluşturan bu iki kesimin çözüm ve barış için temel özelliklerinden yola çıkılabilinir. Cumhuriyetçiler statükoculuktan ve yanlış temellerde kurulmuş devleti kurucu özne olmanın avantajlarından kurtulmalarını ve çağdaş, Batı’ya yön çevirmiş olmanın gereklerini yapmaya zorlamak gerek. Irkçılıktan uzaklaşmış muhafazakârların ise inançsal değerleriyle evrensel değerlerin çatışma ve çekişmesinde tavırlarını evrensel olandan yana koyacak bir zihniyet dünyasına açılmaları sağlanmalıdır.

 Muhafazakâr değişimi, dönüşümü olarak AK Parti’nin değişimi dönüşümü anlaşılamayacağı gibi Cumhuriyetçilerin değişim ve dönüşümün de CHP’nin değişim ve dönüşümüne indirgenemez. Siyasal öznelerin değişimi, dönüşümü sosyal kesimlerin değişim ve dönüşümün gelişmesine bağlıdır, bu ilişki her zaman doğrusal olmaz. Aynı zamanda cumhuriyetçi veya muhafazakârlardan birini ötekileştirme, dışlama barışa, çözüme çelme atmaktır. Barış ve çözüm, bu iki büyük sosyal kesimin, millicilikten uzaklaşmaları ve evrensel değerler temelinde ittifakıyla olabilecek bir şeydir. Türkiye eninde sonunda bu yola girecektir. Biz uzayan süreyi kısaltabiliriz.

Facebook Yorumları

reklam
30.04.2019
Yerel seçimler ve sonrası
15.4.2019
Sayım çıkmazı ve ayrımcılık
17.2.2019
İYİ Parti’nin peşinden sürüklenmek
21.1.2019
Parlamentoyu savunmak
2.11.2018
Cumhur İttifakı: Mecburi koalisyona devam
20.10.2018
Gizli tanık yargısı
25.9.2018
Yeni sisteme muhalefet
12.9.2018
Üçlü Tahran zirvesi
2.9.2018
Galatasaray Meydanı ve siyasal İslamcılar
23.8.2018
ABD’den sonra Suriye krizi de alevlenebilir
10.8.2018
Suriye ve Kürtler
4.8.2018
eni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
28.7.2018
Yeni rejim, meşruiyet, hak ve özgürlükler
24.7.2018
Seçim sonrası Türkiye
28.6.2018
Seçimler, Türk milliyetçiliği ve otoriterizm
24.6.2018
Kötü insanlar ittifakının panzehiri HDP/Demirtaş
9.6.2018
Darbe ve muhalefet cephesi
1.6.2018
CHP’nin cesur çıkışının gerekleri
26.5.2018
Seçimler ve barışın araçsallaştırılması
19.5.2018
Normalleşme, HDP ve Demirtaş
12.5.2018
Sevgili Celalettin, bu kez T A M A M
1.5.2018
24 Haziran seçimleri: Pirus zaferi
20.4.2018
Zor seçim ve zorlaşan günler
14.4.2018
Muhbir, itirafçı ve “elin kiri”
7.4.2018
Afrin yeni bir fay hattı
28.3.2018
Afrin ve sonrası hâlimiz
14.1.2018
CHP, HDP ve muhafazakâr otoriter cumhuriyete doğru
4.1.2018
2019’da korkulanın olmaması için
15.12.2017
Filistin çıkmazı haydut devlet
2.12.2017
ABD’deki dava sizin meseleniz
30.10.2017
smanlıyı ve bugünü, Girit tarihinden bakarak anlamak
23.10.2017
Osman Kavala
26.6.2017
Referandum gerçekçiliği
19.6.2017
Krizi fırsata dönüştürmek
11.6.2017
Ortadoğu’da yalnızlaşan Türkiye
29.5.2017
Yeni siyaset ve sivil toplum
13.5.2017
Çözümün, barışın zeminini güçlendirmek
4.5.2017
Savaşta yeni cephe
25.4.2017
Kürdler mi şaşırttı, şaşkınlık mı?
19.4.2017
Referandumun gösterdiği
15.4.2017
'Referandum, ölüme yatmak'
8.4.2017
Kerkük: keskin bıçak
3.4.2017
Sonucu algı operasyonu belirleyecek
25.3.2017
Newroz ve Dolmabahçe
19.3.2017
Newroz ve Dolmabahçe
14.3.2017
Barış ve özgürlükler için 'Hayır'
4.3.2017
HDP'nin HAYIR'ı
20.2.2017
Referandum, Kürdler, ‘biz’
11.2.2017
AKP geri dönülmesi zor yolda
9.2.2017
Barış Ne Zaman
5.2.2017
Tek yetkili Beştepe’ye doğru
28.1.2017
Kırmızı çizgilerin sonu
22.1.2017
Astana toplantısı ve barış
20.1.2017
ABD karşıtlığı rejimi dizaynın bir parçası
8.1.2017
Pesimizm, bıkkınlık ve alışmayacağız
2.1.2017
2017'de Kürd Meseles
25.12.2016
13. İnsan Hakları Hareketi Konferansı
20.12.2016
Öfke ve kin siyaseti
4.12.2016
Tasfiyeler çöküştür
15.11.2016
Trump ve Kürdler
7.11.2016
Sona doğru
1.11.2016
Gültan Kışanak ve Fırat Anlı
24.10.2016
Musul ve Türklük halleri
17.10.2016
Sivil alanda savaş, başkanlık
11.10.2016
Güvenliği tehdit eden siyaset
3.10.2016
Kolombiya ve Kürd barışı
26.9.2016
Kürdler, birlik ve gelecek
19.9.2016
Öcalan’ın çağrısı ve ara rejim
11.9.2016
Sorun kırılan gönülleri onarmak
5.9.2016
Israrla barış açısını savunmak
29.8.2016
Cerablus ve barış
22.8.2016
Büyük felaket öncesi
15.8.2016
Ötekileştirme ve CHP
8.8.2016
Ayrımcılık vebası ve milli birlik tebaası
2.8.2016
Türkiye nereye gidiyor?
25.7.2016
Darbe, OHAL ve üç açmaz
18.7.2016
Ak Parti, dünya trendinin parçası
11.7.2016
Ortadoğu, Kürdler ve demokrasi cephesi
4.7.2016
Dış politikada değişiklik ve belirtileri
27.6.2016
Dönüşü olmayan yol
20.6.2016
Aracı KDP neden olmasın
14.6.2016
Daha da kirlenen savaş
6.6.2016
Çözüme yol arayışı
30.5.2016
Yeni milli Türkiye ve Kürd karşıtlığı
24.5.2016
Kazananı olmayan oylama
16.5.2016
Paralı asker savaşta
9.5.2016
Şahinleşen iktidar
25.4.2016
Çözüm zorda
19.4.2016
Dokunulmazlıklara dokunmak
11.4.2016
Barış, cumhuriyetçiler ve muhafazakârlar
28.3.2016
Amed Newrozu ardından
21.3.2016
Newroz’da barış tutuklu
14.3.2016
Ortadoğu’da yeni dönem ve Kürdler
7.3.2016
Anayasa’ya Cumhurbaşkanı engeli
29.2.2016
Anayasa’ya Türklük engeli
23.2.2016
Felakete kulaç atılıyor
15.2.2016
Kürdistan Ulusal Birliği
8.2.2016
Ortadoğu ve Kürdler
2.2.2016
Kürdlerin tarih sahnesi çıkışına itiraz
28.1.2016
İmralı Notları ve süreç
12.1.2016
DTK, Çözüm Süreci’nin örtüsünü açtı
28.12.2015
Batının sessizliği üzerine
24.12.2015
Barzani sonrası tartışmalar
20.12.2015
Ya Çözüm
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive