Hakan Albayrak

Karar gazetesi



Bookmark and Share

Kemalist ‘öğrenci andı’ meselesi


22.10.2018 - Bu Yazı 134 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk’un, kendisinden önceki bakan döneminde yönetmelikten çıkarılan “(Öğretmenler Kurulu toplantılarında) Atatürkçülükle ilgili konular üzerinde durularak çalışmaların buna göre planlanması” maddesini yeniden yönetmeliğe koydurduğunu yazmıştım (Karar, 8 Eylül 2018). Meğer bu, bakanın kendi tasarrufu değilmiş. Danıştay’ın dayatmasıymış. Danıştay şimdi de ilkokul çocuklarına okutulan “öğrenci andı”nın yönetmelikten çıkarılması kararını iptal etti. Gerekçesi, Milli Eğitim Bakanlığı’nın “bu değişikliği hukuka uygun kılacak bilimsel bir gerekçeye” dayanmaması!

Bir zamanlar Anayasa Mahkemesi’nin statükoyu milli iradeye karşı korumak için aldığı kararların zorlama gerekçelerindeki garabeti hatırlatmıyor mu bu?

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül diyor ki: "Anayasamıza göre Danıştay, yerindelik denetimi yapamaz, idarenin yerine geçerek karar veremez. Bir yürütme tasarrufunun bilimsel temelini sorgulamak da yargının anayasal konumunu, kabiliyetini aşar. Adeta idarenin yerine geçerek işlem tesis eden Danıştay 8. Dairesi'nin öğrenci andına ilişkin kararı, maalesef bu ölçüleri karşılamaktan uzak kalmıştır."

Abdülhamit Gül yerden göğe kadar haklı. Daha sert bir tepki gösterseydi de yeriydi. Yeni bir vesayet düzeni doğuyor çünkü. Danıştay’ın yerindelik denetimi yapması, yürütmeye ait bir tasarrufun bilimsel temelini sorgulaması, idarenin yerine geçerek karar vermesi bir kere kabul gördü mü, milli iradeye dayanan siyasi iradenin iradesi yalan olur.

***

Kemalist “öğrenci andı”nın ihyasını kutlarken, buna itiraz edenlere ‘Ya seve seve, ya döve döve okutacağız andımızı’ diye meydan okuyanlar var.

Geçmişte olduğu gibi bundan böyle de Kemalist “öğrenci andı” döve döve okutulabilir tabii. Ve geçmişte olduğu gibi bundan böyle de PKK bunu tepe tepe kullanabilir.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ısrarla “çözülme süreci” dediği süreç gerçekten çözüm süreciydi ve şu son birkaç senede bunun herkes tarafından iyice anlaşılmış olması gerekirdi; Kemalist “öğrenci andı”nı döve döve okutmayı marifet bellemekten vazgeçmenin de yer aldığı bu süreç -ve genel olarak açılım süreci- sayesinde, evvelce ‘çözülen’ kitleler yeniden ortak vatan fikrine bağlandı ve devlete yaklaştı; iyi niyet gösteren, barış için fedakarlık yapan ve risk alan AK Parti iktidarının devleti o eski ceberrut devlet olmaktan çıkarıp makul bir zemine oturttuğu algısı öyle büyük bir memnuniyet doğurdu ki, bu muazzam gelişmeye rağmen yeni bir terör furyası başlatan PKK’ya öfke de o denli büyük oldu; eskiden on binler caddeleri ve meydanları “Vur gerilla vur!” diye inletirken, açılım ve çözüm süreçleri sayesinde PKK terörü tabansız kaldı, çukur terörü esnasında halkı dayanışmaya çağıran teröristlerin yardımına üç-beş HDP’liden başka kimse koşmadı, terör işbirlikçisi belediye başkanlarının görevden alınmasına ve tutuklanmasına da kayda değer bir tepki gösterilmedi; Afrin harekâtı da, PKK’nın varını yoğunu ortaya koyarak gösterdiği gayretlere rağmen, kitleleri sokağa çıkmaya sevk etmedi; yıllardır Türkiye aleyhtarı kitlesel bir gösteriye şahit olmuyoruz bir zamanlar “Vur gerilla vur!” sloganıyla inletilen caddelerde ve meydanlarda…

Evet, çözüm sürecindeki bazı ihmaller kısa vadede PKK’nın işine yaramıştır; fakat o süreç olmasaydı, uzun vadede bu ihmallerden kaynaklanan felaketleri mumla aratacak çok daha büyük felaketler yaşanır, belki de çözülmenin önü alınamaz olurdu. Kim ne derse desin, çözülmenin önünü kesen çözüm süreci AK Parti iktidarının en büyük artılarından biridir.

***

Bahçeli, "Danıştay’ın vermiş olduğu karara gölge düşürmek için kuyruğa girenlere, adeta tahammülsüzlük yarışına heves edenlere ne oluyor? Neden kabus görmüş gibi hareket edip, yıkım ve çözülme süreçlerinin kötü hatıralarına sarılıyorlar? Ne var Andımızda?... Türküm demek suç mu? Doğruyum demek yanlış mı? Çalışkan olmak gaflet mi? Eğer Andımıza cephe alanlar kripto damarın karanlık failleri değilse… dertleri nedir?” diye soruyor.

Kimsenin Türklükle, doğrulukla, çalışkanlıkla bir derdi yok.

Kemalist “öğrenci andı”nda “Ey Büyük Atatürk! Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim” deniyor; konu, “Atatürkçülüğü” dayatıp dayatmamak, Mustafa Kemal’in açtığı yolda yürümeye ve gösterdiği hedefe kilitlenmeye ant içmeyi icbar edip etmemek, Kemalist rejimin -“asil kan” söylemi ve kafa tası ölçümleri ile maruf- Türklük anlayışının sonuçlarıyla yüzleşip yüzleşmemek, tek parti döneminin adliye bakanlarından Mahmut Esat Bozkurt’un “Saf Türk soyundan olmayanların bu memlekette tek hakları vardır; hizmetçi olma hakkı, köle olma hakkı” hezeyanında en ‘veciz’ ifadesini bulan ırkçı dayatmaların acı hatırasını yok sayıp saymamaktır.

İtiraz, Kemalist “öğrenci andı”nın ötesinde, Türkiye’yi çıkmaza sokan ve ne Türklüğe ne doğruluğa ne de çalışkanlığa hizmet eden bir yolda yürümekteki ısraradır.

Danıştay ‘Bilimsel olun!’ diyor ya; denenmiş ve milli birliğe değil çözülmeye hizmet ettiği görüldüğü için vazgeçilmiş olan dayatmaları ihya etmeye çalışmak hiç bilimsel değil.

Facebook Yorumları

reklam
19.11.2018
Pişmeyen pişiremez
17.11.2018
Cubeyr’in yüzsüzlüğü
16.11.2018
Yükselen “Atatürkçülük” ve Emine Şahin
12.11.2018
Fırıncıya söyleyin ekmek de vermesin!
10.11.2018
Çocuklar nerede oynayacak?
9.11.2018
Kur’an-ı Kerim’in Abhazca meali
8.11.2018
‘Selamun aleyküm’ de Türkçe olsun!
5.11.2018
Her şeyi yeniden düşünmek için Mekke’ye giden Ruandalı papaz
3.11.2018
Cihangir İslam’ın sözleri
2.11.2018
‘Arap onuruna üç ağır darbe’
29.10.2018
Anayasa Mahkemesi’nin Hizb-ut Tahrir kararı
27.10.2018
Sinead, Magda, Şüheda
25.10.2018
Evet ama yetmez
24.10.2018
Kemalist ‘öğrenci andı’ meselesi
22.10.2018
Kemalist ‘öğrenci andı’ meselesi
19.10.2018
Cemal Kaşıkçı’ya ve kendimize borcumuz
18.10.2018
Af kanunu konuşulurken...
15.10.2018
Eren Bülbül, Somalili yetimlere sığınak oldu
13.10.2018
Cemal Kaşıkçı ne diyordu?
12.10.2018
Riyad’ın itibarı, Kaşıkçı’nın kanında boğulmalı
11.10.2018
Boşnakların müthiş hamlesi
8.10.2018
Cemal Kaşıkçı ve diğerleri için...
6.10.2018
Yakışmıyor
5.10.2018
İHH ekipleri Endonezya’da
4.10.2018
Altan Kardeşler ve Ilıcak
1.10.2018
Gambiya’da bir demir döküm atölyesi
30.9.2018
Türkiye ve Almanya, her şeye rağmen…
28.9.2018
Ayçiçekli bir Kore gezisi
24.9.2018
‘Kardeş aileler’ ve ‘dönüştürme merkezleri’
23.9.2018
Nasrallah-Tufeyli farkı
21.9.2018
Mahalli seçimler ve Hazret-i Ömer
20.9.2018
Soçi mutabakatı
15.9.2018
Mekke’ye Giden Yol'un Devamı
14.9.2018
Faiz
13.9.2018
Suriyeli muhacirler ve ‘nüfus istiklâlimiz’
10.9.2018
Suriyeli muhacirler, Kafkasyalı muhacirler
8.9.2018
‘Eğitim çalışmalarını Atatürkçülüğe göre planlamak’
7.9.2018
İdlib halkı için
6.9.2018
Lira, ruble, yerli telefon
3.9.2018
İran’ın büyük başarısı!
1.9.2018
İnsanların boyunlarına binen ifrit
31.8.2018
Dubai’de bir CIA/FETÖ operasyonu
30.8.2018
‘Bu bizim adetimiz değil’
27.8.2018
Beşiktaş-Partizan maçındaki o ‘tezahürat’a dair
23.8.2018
Van’ın Kalecik’ine selam olsun
20.8.2018
Paylaştığın senindir
18.8.2018
Apple Mabedi’ni gezen insanların tuhaf hallerine dair
17.8.2018
Bârekallah
16.8.2018
Dolar düşerken
13.8.2018
Çileyse çile...
11.8.2018
Böyle bir ortamda nasıl doğsun hakikat güneşi?
10.8.2018
Sevr Belgesi
9.8.2018
İslam’ın selamı ve imanın emanı
6.8.2018
Moro
4.8.2018
‘Hıristiyan Siyonistler’in hezeyanları
3.8.2018
Brunson, Soylu, Gül, F-35
2.8.2018
Ebubekir Efendi deyince…
30.7.2018
Entegrasyon tartışması
28.7.2018
‘Dünya 5’ten büyüktür’ ve BRICS
27.7.2018
Bağdatlı Abdurrahman Efendi’nin Brezilya Seyahatnamesi
21.7.2018
Siyonist safsata
20.7.2018
Cemaatler, tarikatlar…
19.7.2018
Filistin dostu İsveçliler
17.7.2018
Er de olsan sorumlusun
15.7.2018
Tsey hey ha!..
13.7.2018
Helâl olsun
12.7.2018
Kafkas İslam Ordusu’nun izinde
9.7.2018
Bir futbol taraftarlığı hikâyesi
7.7.2018
Erdoğan’ın taahhütleri
6.7.2018
Keşke idam yetseydi
5.7.2018
Viyana’da antisemitizm
2.7.2018
Çeşitlilik iyidir
29.6.2018
İktidar ve muhalefet
28.6.2018
Ebru Özkan’a özgürlük!
25.6.2018
Erdoğan’ın zaferi
22.6.2018
Tatar Böreği
21.6.2018
Yine de arkadaş olabilir miyiz?
18.6.2018
Tasvir-i efkâr
16.6.2018
Hep kahır, hep kahır...
15.6.2018
Kahire’de bir ikindi namazı
11.6.2018
Dar Al Janub
10.6.2018
Paylaşmanın tam vakti
8.6.2018
IKBY ile yeniden…
7.6.2018
20 avro sivuple
4.6.2018
Harira ve şürekâsı
2.6.2018
Emir Şekib Arslan
1.6.2018
Birbirinden beter iki ihtimal
31.5.2018
Abdulahad Mahdum’un şehadeti
28.5.2018
Evet, burası aşevi
26.5.2018
Mustafa Çalık
25.5.2018
Naat
24.5.2018
Davutoğlu, Babacan, Atalay…
21.5.2018
Beyhude geçen altı ay
14.5.2018
İsrail’in kuruluş yalanları
12.5.2018
Gannuşi niye Batı basınının manşetine çıkamıyor?
11.5.2018
Saçma sapan bir iş
10.5.2018
‘Ölümden mi korkacağım lan!’
5.5.2018
Muhalefete çağrı: F.Gülen’i ‘ofsayta’ düşürün!
3.5.2018
Rümeysa, Zeynep, Esma ve Asude
28.4.2018
Seçimler ve Saadet Partisi
27.4.2018
Karamollaoğlu’nun güler yüzü
26.4.2018
Erdoğan’ın ‘daha fazla demokrasi’ vaadine dair
21.4.2018
İYİ Parti’nin durumu
20.4.2018
Paldır küldür seçim
19.4.2018
Emperyalistlerin saldırıları ve Bülent Yıldırım’ın beyanatı
16.4.2018
‘Ne oldu da…’
14.4.2018
Issız Nakşi tekkesinin Hıristiyan bekçisi
13.4.2018
Toplanma merkezi
12.4.2018
SMDK nerede?
9.4.2018
Verimli bir Türk-Yunan barışı için
7.4.2018
Filmler, kitaplar ve Hatay meselesi
6.4.2018
Karatay
5.4.2018
Yavuz Turgul’a gecikmiş bir teşekkür
31.3.2018
Fetih
30.3.2018
Şehid Abdulkadir Salih’in mirası
29.3.2018
Peki “Kıbrıs Fatihi Karaoğlan”ı nereye koyacağız?
26.3.2018
İdlib’e dikkat
19.3.2018
Afrin’in fethi
18.3.2018
Züccaciye dükkânına giren fil: Horst Seehofer
16.3.2018
Almanya meselenin adını koymuyor
15.3.2018
Suriye Devrimi’nin başlangıç yıldönümü münasebetiyle
12.3.2018
Nureddin Yıldız, Erdoğan, Başsavcılık
9.3.2018
MBC’deki Türk dizileri niçin yayından kaldırıldı?
8.3.2018
Düşünce Mektebi’nde önemli bir söyleşi
5.3.2018
Mauritius’ta beyaz ırkı nasıl rezil ettim?
3.3.2018
Sabır
2.3.2018
Tunus İdare Mahkemesi’nin gösterdiği yol
1.3.2018
‘Uzlaşma devri geçti şimdi adalet zamanı’
26.2.2018
‘Bu Suriyeli gençler niye savaşmıyor?’
25.2.2018
Suç İmam Hüseyin’in mi?
23.2.2018
Vicdan Konvoyu
22.2.2018
Ağırlaştırılmış müebbet hapis
17.2.2018
Aklıma takılan bazı şeyler
16.2.2018
Dile kolay, 20 yıl!
15.2.2018
Başbuğ aslında ne dedi?
12.2.2018
Arka Kapı
10.2.2018
Aliya İzzetbegoviç’i hatırlamak
9.2.2018
Gana muhabbeti
8.2.2018
Merkel, Schulz, Leopard 2
5.2.2018
Alparslan Kuytul
3.2.2018
Kahire Yunus Emre Enstitüsü’nde izdiham
2.2.2018
ÖSO bu harekâtta yer almasaydı...
1.2.2018
Daha serinkanlı bir demokrasiye ihtiyacımız var
29.1.2018
IKBY ile yeniden yakınlaşmanın gereğine dair
27.1.2018
ÖSO’yu karalama kampanyası
26.1.2018
Çanlar Amerika İçin Çalıyor
25.1.2018
Zeytin Dalı Harekâtı’ndaki en önemli husus
21.1.2018
Kût’ül-Amâre
19.1.2018
Barzani de mi Kürt düşmanı faşist?
18.1.2018
Afrin
12.1.2018
Ürpertici bir söz
11.1.2018
Trenden düşmek
8.1.2018
Abdullah Gül ve risk
6.1.2018
Vebal
5.1.2018
BM Genel Merkezi Doha’ya taşınsın
4.1.2018
Ve Hamaney konuştu…
1.1.2018
İran’da ne oluyor, niye oluyor?
30.12.2017
Ne oldu ki?
28.12.2017
Afrika’ya giden yol
25.12.2017
Hizb-ut Tahrir’e zulüm
24.12.2017
Kudüs meselesinde durmak yok, yola devam!
22.12.2017
Arap düşmanlarına gün doğdu
21.12.2017
Vahşi bir iftira
18.12.2017
El Bab’da selam dolu bir gün
16.12.2017
Erdoğan ve Doğu Kudüs
15.12.2017
‘377 A’
14.12.2017
Başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti
10.12.2017
Kudüs için Yenikapı’da buluşalım
8.12.2017
ABD budur
7.12.2017
Kudüs meselesi
4.12.2017
kEkmek gramajı ve ötesi
2.12.2017
Türkiye’nin kaybından menfaat umanlar
1.12.2017
Sabah namazı Devrimi
30.11.2017
Adem Özköse Medresesi
25.11.2017
Marmara Üniversitesi ve ‘Serok Ahmet’
23.11.2017
Al benden de o kadar
18.11.2017
Merak etmeyin, Misak-ı Milli’ye Norveç dahil değil
17.11.2017
Okkupert
13.11.2017
Ey siviller, sivil kalın!
11.11.2017
AK Parti’nin yeni misyonu
9.11.2017
O arabayı Erbakan yapmadı
5.11.2017
Yeniden bismillah…
3.11.2017
Theresa May’i gururlandıran tablo
2.11.2017
Mustafa Armağan’ın mahkûmiyetine dair
31.10.2017
İhsan Şenocak’ın açığa alınmasına dair
27.10.2017
Casusluk tezviratının sonu
21.10.2017
AK Parti’nin sessizliği
20.10.2017
Evet, Barzani’yi tercih ediyorum
19.10.2017
Şimdi Kerkük’ün Türklüğü ihya mı oldu?
16.10.2017
‘Mor Beyin’ ve Gültekin Sincar
13.10.2017
Sırbistan’la münasebetler
12.10.2017
Bu mudur yani?
9.10.2017
Sinan Oğan ve Aki Kaurismaki
7.10.2017
Sabah koşusu
6.10.2017
Cumhurbaşkanına suikast davası
30.9.2017
Nihayet bunu söyleyen bir siyasetçi çıktı
29.9.2017
Dil ve üsluba dikkat
27.9.2017
Referandumdan sonra..
23.9.2017
“Irak'ın toprak bütünlüğü”
22.9.2017
Alerjik tepkiler
21.9.2017
Barzani düşmanlığı
18.9.2017
Barzani Türkiye’yi gerçekten savaşla tehdit etti mi?
16.9.2017
Referandum ve Kerkük meselesi
15.9.2017
‘Ne yapacağız bu gençleri?’
14.9.2017
Cıvıl cıvıl bir hareket
12.9.2017
AK Parti çevrelerinde yükselen tepki
9.9.2017
Myanmar, özgür gazeteciliğin önünü açsın
8.9.2017
Katalonya
7.9.2017
İnfak cumhuriyeti
1.9.2017
ARAKAN 3072
31.8.2017
E yuh artık!
26.8.2017
Altınsu Raporu
25.8.2017
Irak Kürtlerinin bağımsızlık referandumu
24.8.2017
Yücel Çakmaklı’nın eniştesine verdiği söz
21.8.2017
Uğur Dursun Dosyası
20.8.2017
Büyükada’daki 'gizli toplantı' meselesi
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları