Firuz TÜRKER

firuzturker@gmail.com



Bookmark and Share

Devletin demokratikleştirilmesi mümkün mü


28.4.2015 - Bu Yazı 1694 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Paralel yapının son operasyonu beni, eski bilgilerimi yeniden gözden geçirmeye ve sorgulamaya yöneltti.

Bu bilgilerim, devletin sınıfsal olduğu kabulüne dayanır. Hangi sınıf iktidardaysa (yani devleti kontrolü altında tutuyorsa) onun için demokrasi, diğer sınıflar için diktatörlük demekti bu. Bir ondokuzuncu yüzyıl çözümlemesidir. Buradan hareketle devlet var oldukça ‘gerçek’ demokrasinin olamayacağı sonucuna ulaşırsınız.

Halbuki özellikle yirminci yüzyılın ikinci büyük savaş sonrasında farklı bir tartışma açıldı; Devletin demokratikleştirilmesi.....

İnsanlık yeni bir döneme adım atmıştı ve artık sınıflar birbirinden kalın çizgilerle ayrılmıyorlardı. Aynı zamanda hemen bütün sınıflar, az yada çok, devlete etki etme imkanı elde etmişti. Tabi güçlü sınıfların etkisi daha fazla idi ama girerek de azalmaktaydı.

Bu durum gelişmiş kapitalist ülkelerde ortaya çıkmıştı. Bir yandan Tekelci burjuvazinin kesin egemenliği perçinlenirken diğer sınıfların da bu egemenliği zayıflatıp devleti demokratikleştirme imkanı doğdu. Sınıfsal mücadele artık bu yönde idi; Demokrasi mücadelesi.

Bu durum öncelikle gelişmiş kapitalist ülkelerde ortaya çıktı. Türkiye gibi toplumsal gelişmenin daha gerisinden gelen ülkelerde ise sınıfsal devleti ele geçirme mücadelesi hala geçerli idi.

Yirmibirinci yüzyıla adım atılınca bizde de farklı bir pratik ortaya çıktı. AKP ile yeni bir sınıfsal iktidar yapısı oluştu. Bu yapı devlet mekanizmasını ‘kırıp parçalayıp’ kendine göre yeni bir mekanizma oluşturamadı. Buna gücü, hatta niyeti de yoktu zaten. O zaman eski yapının unsurları ile uzlaşmak zorunda kaldı. Eski yapının güçleri de bu güçlü halk destekli politik yapıyı hemen ekarte edemeyecekleri için, onu düşürmeyi ileri bir zamana erteleyip onunla birlikte yaşamak zorunda kaldılar. Bu garip durum, sınıfsal iktidar değişikliğinin bir ‘devrim’ anlamına gelmediğini de göstermiş oldu. Zaman içinde güçler dengesine göre toplumsal gelişme yön alacaktı.

İktidar mücadelesi uzun bir süredir bu rotada seyrediyor. Eskinin politik güçlerinin AKP yi meşru olmayan yollarla düşürme ihtimali oldukça zayıflamıştır. Demokratik seçimler yoluyla düşürülmesi ise ancak AKP den daha ileri hedefleri savunarak mümkün olabilir. Yakın gelecekte böylesi bir olasılık da görülmüyor. Böyle bir güç henüz yok.

İşte gündemimizin ana karakterinin demokratikleşme olmasının en özgün sebebi burada yatıyor. Bu demokratikleşme radikal olamadığına göre reformlar yoluyla biraz daha uzun bir süreçte olacağa benziyor. Zaten de öyle oluyor. İktidar ihtiyaç hissettikçe ya da ucu kendine dokundukça bazı adımlar atıyor. Bu gelişme sabırsızlık gösterenlerce beğenilmiyor tabi. Ne yazık ki gelişmenin şu anki seyri böyle. Bunu değiştirebilmek de pek mümkün görünmüyor.

Bunun en önemli sebebi ise inisiyatifin tamamen iktidarın elinde olması ve onu zorlayıcı, daha ilerletici bir muhalefetin olmayışıdır. İktidara sadece eleştirel ve onun hatalarını düzeltilip daha fazla ilerleme sağlanması yönünde bakılmıyor. O hatalardan yola çıkıp onu yıpratmak düşüncesiyle bakılıyor. Bu da toplumsal gelişme yönünde değil de siyasi kazanım elde etme yönünde bir tutum alınmasından kaynaklanıyor.  Muhalefet böyle davranmakla demokrasiyi gerçekten istemediğini gösteriyor. Çünkü işin doğası gereği tutum belirlemiyor.

İktidar ise zaman içersinde bir zaman uzlaştığı kimi eski yapı güçleriyle ters düşerek mücadeleye tutuşuyor, zayıflattığını düşündüğü başka güçlerle ile yeni uzlaşmalar arıyor ya da kuruyor. Böyle bir durum demokratikleşme umudu taşıyanların tasarladığı bir durum değildir ama nesnellik böyledir. Toplumsal yapımızın sınıfsal ve politik güç mevzilenmeleri böyle bir konuma elverişli. Hani ne demişler, ‘ne kadar ekmek o kadar köfte’.

Bütün bunlara rağmen bazı çevrelerce azımsansa da bir ilerleme olmadığını görememek ise düpedüz körlük. Gerçekten demokratım diyenin yapacağı ise bu süreci karalamak yerine daha da hızlanmasına katkı yapmaktır herhalde. Süreci bozup tekrar başa döndürmeye katkı yapmaya çalışmanın ilericilikle pek de bir ilgisi yok.

Facebook Yorumları

reklam
26.8.2018
İŞ BANKASI GENEL MÜDÜRÜ NELER DEDİ
11.8.2018
SAFLARI SIKLAŞTIRIN ÇOCUKLAR
13.6.2018
MUHALEFETİN HİÇ ŞANSI YOK
3.6.2018
ÖNCE SEÇİL DE
2.6.2018
MUHARREM İNCE ETKİNLİKLERİ
12.5.2018
TAMAM
20.4.2018
CHP NİN GELDİĞİ NOKTA
14.4.2018
SAVAŞA HAYIR
19.3.2018
AMERİKAN STRATEJİSİ ÇÖKTÜ
9.3.2018
TARZAN ZORDA
6.3.2018
HALKIN GÖRDÜĞÜ, SEZDİĞİ, HİSSETTİĞİ NEDİR
2.3.2018
'KADININ ADI YOK' (MU)
27.2.2018
BARIŞA ÖNCE PKK İKNA OLMALI
15.2.2018
SENE 1962
14.2.2018
CHP OLAYLARA ŞAŞI BAKIYOR
10.11.2016
ERDOĞAN HİTLER Mİ
13.10.2016
YENİKAPI RUHUNA EL FATİHA
11.10.2016
NEREDEN NEREYE
2.8.2016
15 TEMMUZ DEVRİMİ
13.4.2016
HAVLU ATMA ZAMANI
3.3.2016
ESKİ TÜRKİYENİN GELECEĞİ YOK
26.2.2016
CHE GUEVARA
15.1.2016
BÜTÜN BUNLAR NEDEN YAPILIYOR
3.1.2016
ORTADOĞUDA KURTLARIN DANSI
9.12.2015
BİR DOSTUN ARDINDAN
4.12.2015
RUSYA SOBE............ !
26.11.2015
TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE DEĞİL
7.11.2015
DEVLETİN ARINMA SÜRECİ
3.11.2015
AK PARTİNİN MEŞRUİYETİ
24.9.2015
BU DÜNYADAN KOMÜNİSTLER GEÇTİ
21.9.2015
YANLIŞ ZAR ATANLAR
5.9.2015
AK PARTİYİ DEVİREMEYENLER
19.8.2015
ŞER ODAKLARI
5.8.2015
GÖRÜNÜM
24.6.2015
TARİHSEL FIRSATIN HEBA EDİLMESİ
17.6.2015
AKP NİN TASFİYE SÜRECİ
27.5.2015
GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ
14.5.2015
%92 OY
8.5.2015
AKVARYUMDA BALIK
28.4.2015
Devletin demokratikleştirilmesi mümkün mü
12.4.2015
AKP Yİ DURDURMA POLİTİKASI
03.04.2015
Toplum mühendisliği nedir
28.03.2015
ALIŞILMADIK CUMHURBAŞKANI
26.03.2015
MİLLİYETÇİ OYLAR ARTMIŞ MI
17.03.2015
BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI
15.03.2015
KOZMİK ODADA NE OLDU
09.03.2015
YENİ CUMHURİYET
08.03.2015
TAŞRADAN VAROŞLARA
27.02.2015
Komplo teorisi
21.02.2015
İÇ GÜVENLİK YASA TASARISI
18.02.2015
KAR YAĞIYORDU
17.02.2015
İSLAM NEDEN TARTIŞMA KONUSU
14.02.2015
BAKİYE BERİA ONGER...
13.02.2015
DİN SAVAŞLARI
03.02.2015
SEVMEYİZ BİZ GREKLERİ
30.01.2015
NEREDEN NEREYE
27.01.2015
SRYZA GELMESE ALTIN ŞAFAK GELİR
25.01.2015
SRYZA MI GELİYOR
21.01.2015
ANADOLU HALKLARININ DOSTLUĞU
15.01.2015
İfade özgürlüğünün sulandırılmış hali
13.01.2015
PEGİDA DEDİĞİN
10.01.2015
İSLAMIN SINAVI
09.01.2015
Avrupa’da Faşizmin ayak sesleri
07.01.2015
Baştan yenilgi
31.12.2014
Bu savcılar neyin nesi kimin fesi
30.12.2014
AT İZİ İT İZİ
28.12.2014
Çözümün neresindeyiz
25.12.2014
AK Parti’nin zor sınavı
24.12.2014
İNSAN HAYVAN MIDIR
22.12.2014
Toplumsal gelişmenin dinamiği
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive