Fikret Bila

T24



Bookmark and Share

Virüsün önüne yine emekçiler atıldı


3.12.2020 - Bu Yazı 808 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İşçi derken sadece fabrikalarda kol gücüyle çalışan işçileri kastetmiyorum.

Hayatta kalabilmek için emeğinden başka bir şeyi olmayan herkesi kastediyorum. Bir işyerine gitmek veya sokakta çalışmak zorunda olan herkesi…

Koronavirüs'le mücadelede bilinç yaratmak için şöyle deniliyordu:

"Virüs kimsenin dinine, imanına, cinsiyetine, zengin mi fakir mi olduğuna, yaşına, sınıfına bakmıyor, herkesi öldürüyor. Virüs sınıf ayırımı yapmıyor."

Ama öyle değil…

Virüs elbette sınıf ayırmaz ama iktidar sınıf ayırır.

Nitekim, salgınla mücadelede iktidar sermaye sınıfından yana olunca virüs de sınıfsal hale geliyor.

Devleti yöneten iktidarın mücadele kararlarından önce kişisel olanakların farklılığı virüsü yönlendiriyor. Zengin olan evine, yalısına, villasına, teknesine kapanıp, kendine virüsün bulaşamayacağı bir yaşam ortamı yaratabiliyor. Virüs bulaşsa bile özel doktoruyla, özel hastanesiyle, ilaca, aşıya öncelikle ulaşarak daha kolay mücadele ediyor.

Virüsün sınıfsallığı burada başlıyor ve iktidarın mücadele kararlarıyla çok daha belirgin hale geliyor.

İşçi, memur, emekli, küçük esnaf, seyyar satıcı, kurye ise bu olanaklara sahip değil. Kapanıp haftalarca rahat rahat yaşayacağı olanakları yok. Sokağa çıkmak, çalışmak, otobüse, metroya, dolmuşa binmek, kalabalıkların arasında yürümek zorunda. Böyle olunca da virüsü yakalanma olasılığı çok artıyor. Haliyle virüs işçi sınıfına daha çok bulaşıyor.

Gelelim Türkiye’de iktidarın aldığı salgınla mücadele kararlarına…

Alınan kısıtlama kararlarında da aynı tercihler söz konusu.

Tıpkı Nisan - Mayıs aylarında salgının ilk döneminde alınan önlemler gibi…

Yeni kısıtlama kararlarına bakıldığında tümüyle sermayeyi korumaya dönük kararlar oluğu görülüyor. Kararların korumadığı kesim geniş tanımıyla işiler.

Neden, sokağa çıkma yasağı 21.00 - 05.00 arasında uygulanıyor?

Çünkü, sabahın 5’inde kalkıp, işe giden işçiler var. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük kentler başta olmak üzere sabahın köründe, güneş doğmadan kalkıp işinin başında olması gereken yüzbinler var. Aynı işçiler arasında işten çıkıp eve varmaları saat 21.00’i bulanlar var.

İşte bu nedenle virüsün serbestçe dolaştığı 05.00 - 21.00 arasında sokağa çıkmak emekçiler için serbest…

Böyle olunca da işçiler, emekçiler virüsün önüne atılmış oluyor.

Bu kararlarla virüs de iktidar gibi sermayeden yana, emeğin karşısında bir pozisyon alıyor ve sınıflaşıyor.

Oysa virüsün sınıf farkı gözetmeksizin tüm insanlardan uzak tutulmasının yolu iktidarın salgınla mücadelede sınıf farkı gözetmemesinden geçiyor.

Sosyal devlet gereği olarak, bütün insanları, sınıf farkı gözetmeden iki hafta, üç hafta evlerine kapatıp, onların tüm ihtiyaçlarını karşılamak gerekiyor ki virüs salgını sınıflaşmasın.

Bunu yapabiliyor mu Türkiye?

Yapamıyor.

Ekonomide çarkların dönmesi, sermayenin para kazanmaya devam etmesi için işçilerin virüsün önüne atılması gerekiyor.

İktidar da öyle yapıyor.

Hem de sorumluluğu Bilim Kurulu’na yükleyerek.

Sanki kararları Bilim Kurulu alıyormuş gibi…

İşçi, emekçi virüse yakalanırsa sorumlusu kendisi.

Gerekçe, "Demek ki işçilerimiz, emekçilerimiz maske - mesafe - temizlik kuralına uymamışlar" oluyor.

Böylece iktidarın bir kusuru kalmıyor!

Bu durumda da "Virüs sınıf tanımıyor" söylemi hikâyeden ibaret kalıyor.

Facebook Yorumları

reklam
8.01.2021
Seçimle gelen seçimle gitmek istemeyince
18.12.2020
Türkiye olduğu yerde dönüp duruyor
16.12.2020
İktidar Ecevit ve Demirel gibi karşılık verebilir mi?
9.12.2020
CHP'nin atağı
7.12.2020
Enflasyon ve asgari ücret kandırmacası
3.12.2020
Virüsün önüne yine emekçiler atıldı
16.11.2020
İktidarın itirafı
2.11.2020
Mesut Yılmaz'ın Türkiye hedefi
24.10.2020
Merkez sağ sorunu
19.10.2020
Maden işçisinin isyanı
16.10.2020
Anayasa'yı yok saymak
7.10.2020
Şüpheli
5.10.2020
HDP operasyonunun sonuçları
2.10.2020
Yeni rejim tahkim edilirken demokrasi sakatlanıyor
28.09.2020
İktidarda kalmanın yolu olarak muhalefeti ezmek
14.09.2020
12 Eylül'ün ağır faturası
9.09.2020
CHP'nin tarihi sorumluluğu
7.09.2020
Türkiye Cumhuriyeti'nin dibine yerleştirilen dinamit
2.09.2020
Keyfi yönetim, keyfi mücadele
26.08.2020
Cumhuriyet mi, Osmanlı mı?
24.08.2020
Eksen kayması
19.08.2020
AK parti neye isyan edecek?
7.08.2020
Millet İttifakı'nı dağıtma hamleleri
5.08.2020
İnce’nin cumhuriyetçi partisi ve CHP'nin işlevi
29.07.2020
Aşil’in topuğu
22.07.2020
Roma tipi kölelik mi isteniyor?
20.07.2020
Kadın dernekleri yalnız bırakılmamalı
13.07.2020
Ayasofya'nın örtemeyeceği gerçekler
10.07.2020
Çoklu baro yasasının tutarsızlıkları
8.07.2020
Suça değil suçluya bakan yargı
26.06.2020
Yeni baro düzeni belli oldu: Böl - parçala - yönet
19.06.2020
Salgınla mücadelede kaçak tutum
17.06.2020
İşçinin tazminatına göz dikmek
15.06.2020
İnce politika
12.06.2020
Vesayeti kaldırıyorum derken
5.06.2020
Milletvekilinin güvencesi yok olursa...
3.06.2020
Kılıçdaroğlu yaklaşımı
25.05.2020
Cami provokasyonu
22.05.2020
İttifaklar çatışması
15.05.2020
Muhalefet alanını daraltma politikası
13.05.2020
HDP seçmeni
8.05.2020
CHP ile Ak Parti arasındaki fark
6.05.2020
Askıda yaşam
4.05.2020
Düzen değişikliği
1.05.2020
Topun ağzındaki işçi sınıfı
29.04.2020
Salgın sonrasında çözüm Zonguldak modelidir
24.04.2020
İkinci 100 yıla girerken yeniden inşa önerisi
20.04.2020
Ekmek dağıtan paralel yapı ve Zonguldak
15.04.2020
Kız çocuklarını kendisine tecavüz edenle evlendirme merakı
6.04.2020
CHP'li belediyelerin başarısı
1.04.2020
Önce devlet üzerine düşeni yapmalı
18.03.2020
Sosyal devlet şimdi lazım
16.03.2020
Bilimin patronluğu esastır
11.03.2020
Yeni partiler siyasi tabloyu değiştirir mi?
9.03.2020
Cinsel politika
6.03.2020
Suriye’de kim dost kim düşman?
4.03.2020
Hedef Esad mı Kılıçdaroğlu mu?
2.03.2020
33 askerin sorumluluğu
28.02.2020
ABDnin planı
26.02.2020
İdlib sorununda iç cephede durum
24.02.2020
Somut şartların somut tahlili
21.02.2020
Muhalefeti yargı eliyle bastırmak
19.02.2020
Böyle yargı mı olur?
17.02.2020
Atatürkün mirası
14.02.2020
Komşulardaki bölünme
12.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun siyasi ayak hamlesi
10.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun buluşma politikası
7.02.2020
İlker Başbuğ neyi kastetti?
5.02.2020
Türkiye artık bir karar vermeli
3.02.2020
Siyasetin finansmanı olarak bağış
29.01.2020
Bu binaları yapanlar kimler?
27.01.2020
İstanbul’a bir yıl lale ekilmezse ne olur?
24.01.2020
Muhalefetin hedefi demokratik, laik sistemi yeniden inşa etmek
21.01.2020
Kılıçdaroğlu’nun demokratik cephe yaklaşımı
13.01.2020
ABD mi, İran mı?
10.01.2020
Yeni Türkiyenin çelişkileri
8.01.2020
Türkiye barıştan yana olmalı
6.01.2020
Ortada anti-emperyalist bir savaş var mı?
30.12.2019
Yargı reformuna ne oldu?
27.12.2019
Doğu Akdenizde tek başına
25.12.2019
Türkiye Cumhuriyeti hakkında sorunlu yaklaşımlar
23.12.2019
Atatürk ve Ecevit yanlışı doğru yapmaz
22.12.2019
İkili devlet otoritesi ve ikili hukuk
20.12.2019
Özel sektör orduları
18.12.2019
Sorunlar çözülmüyor büyüyor
16.12.2019
Gelecek Partisinin geleceği
13.12.2019
Yeni partiler nasıl başarılı olur?
11.12.2019
İki bütçe iki hazine
9.12.2019
Erdoğan-Davutoğlu tartışmasının siyasi ve teknik boyutu
6.12.2019
Kadın cinayetlerinde iyi hâl ve tahrik indirimi kaldırılmalı
4.12.2019
İşsizlik tehdidiyle asgari ücret belirlemek
2.12.2019
Muhalefet liderlerinin ortak kaygısı
29.11.2019
Babacanın kuracağı partinin farkı ne olacak?
27.11.2019
O polisler, o kadınları alkışlamalıydı
25.11.2019
CHP ne yapmalı?
22.11.2019
Kılıçdaroğlunun başarısı
20.11.2019
Erkek tehdidi altında yaşayan kadınlar
18.11.2019
Erdoğan-Trump dostluğu Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltir mi?
15.11.2019
Meclis’i alt kimliklere bölmek
13.11.2019
Türkiye’nin Suriye’de ABD ile gideceği bir yer yok
11.11.2019
Atatürk’e yönelmenin siyasi nedenleri
8.11.2019
Bir şehit anasına niye dava açılır?
6.11.2019
Ecevit’in sol anlayışı
4.11.2019
Hunharca işlenmiş bir cinayet sanki bir ağız dalaşıymış gibi nasıl “üzücü bir olay” oluyor?
1.11.2019
Ermeni Soykırımı iddiası tarihin tekzip ettiği bir iddiadır
30.10.2019
Şam’ın egemenliği kimin işine gelir?
28.10.2019
Cumhuriyeti bekleyen tehlike
25.10.2019
Çöken projeler ve ertelenen hedefler
23.10.2019
Soçi uzlaşmasının sahaya ve siyasete etkileri
21.10.2019
Barış Pınarı’nın tarihi kökenleri
18.10.2019
Barış Pınarı Harekâtının siyasal boyutu
16.10.2019
Türkiye’yi bekleyen riskler
14.10.2019
Barış Pınarı dengeleri değiştiriyor
11.10.2019
Amerikan mandası Arap ülkeleri
9.10.2019
Hangi Trump?
7.10.2019
Baskı siyaseti
4.10.2019
Tartışılması gereken sistemin bütünüdür
2.10.2019
Fırat’ın doğusuna harekât
30.09.2019
CHP’nin Suriye Konferansı’ndan iktidar da yararlanmalı
27.09.2019
Deprem riskini kadere havale etmek
16.09.2019
CHP’nin “büyük çadır” politikası
11.09.2019
ABD ile varılan güvenli bölge uzlaşmasından memnun muyuz, değil miyiz?
9.09.2019
Kayyım tartışmaları ve Kaftancıoğlu kararı
6.09.2019
Türkiye yalnız ülkeler arasına girmemeli
2.09.2019
Türkiye silahlı cihatçıları ne yapacak?
28.08.2019
TSK’da yeniden yapılandırma sinyalleri
26.08.2019
Kadın cinayetlerinin kökünü kurutmak
23.08.2019
Kayyım hamlesinin yan etkileri
21.08.2019
Sorun demokrasi ve hukukla çözülür, kayyımla değil
15.08.2019
Ortak harekât merkezinde Türkiye ile ABDnin ortak hedefleri olacak mı?
13.08.2019
Türkiye-ABD uzlaşması ve CHP’nin girişimi
9.08.2019
Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir
7.08.2019
Suriye Barış Koridoru Harekâtı’nın siyasi hedefi ve askeri öncelikleri
3.08.2019
YAŞ kararları: Orgeneral sayısı yarıya indi, hiçbir korgeneral terfi ettirilmedi, 15 Temmuzdan sonra terfi ettirilen albaylar emekli edildi
26.07.2019
Yığınakta yapılan hata
20.07.2019
Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive