Fikret Bila

T24



Bookmark and Share

Maden işçisinin isyanı


19.10.2020 - Bu Yazı 1127 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Ücretleri ve tazminatları ödenmeyen Soma maden işçileri Ankara'ya yürümek için yola çıktılar.

Her ilçede yolları kesildi.

Son olarak Salihli'ye ulaşabildiler.

Orada da güvenlik güçleri işçilere müdahale etti. 31 işçiyi gözaltına aldı. Onlar da Salihli meydanında oturma eylemi yapmaya karar verdiler.

Güvenlik güçleri yine önlerini kesince bir maden işçisi artık isyan etti.

İsyanını da şöyle ifade etti:

"Sanki hırsızlığı, namussuzluğu, arsızlığı biz yapmışız gibi hesabı bizden sormaya çalışıyorlar. Yani hesabı sorması gerekenlere gidip, hesap soramayanlar, bize hesap sormaya çalışıyorlar. Oysa bizim haklılığımızı cümlealem biliyor. Bir tek işveren, bir tek adama gücü yetmeyen devlet gücünü bizde sınıyor. Biz bir kere daha bağırıyoruz buradan, devletin gücünü bizde sınamayın! Yerin yedi kat altında alın teriyle yaşamını devam ettirmek durumunda kalıp kör edilenlerden, sakat bırakılanlardan, ciğerleri çürütülenlerden hesap sormasın devlet, devlet bunları yapanlardan hesap sorsun, gücü yetiyorsa!"

Yerin yedi kat altında nasıl çalıştıklarını şöyle haykırdı:

"Yıllarca arkadaşlarımızın bedeninden parçalar koparıldı o madende, parçalar! Şimdi bize güç gösterecek ha! Biz de o güçten korkacağız öyle mi? Vallahi de billahi de korkmuyoruz!"

O Somalı madenciler ki, 301 arkadaşlarının acısı henüz dinmemişken, aynı madenlerde, aynı koşullarda çalışmaya mecbur kaldıkları gibi ücretleri, tazminatları ödenmiyor.

Böyle bir düzen…

İşte o maden işçisi bu düzeni çok çarpıcı sözlerle anlattı, isyanını dile getirirken.

Şu artık çok biliniyor ki, bütün gücünü sermayeden yana kullanan iktidar, hakkını isteyen işçinin karşısına dikiliyor. Grevleri yasaklıyor, protesto yürüyüşü yapmak isteyen işçileri gözaltına alıyor. Önlerine güvenlik güçlerinden set oluşturuyor. Zor kullanarak dağıtıyor.

Devlet olanaklarını aktararak kendi zenginini yaratan iktidarların en çok çekindikleri örgütlü, bilinçli işçilerdir. Devlet gücünü önce onların karşısına yığarlar.

Yandaş sermayeye milyarlarca liralık kaynak aktaran, ucuz kredi veren, bankaları kredi vermeye zorlayan, hazineden çeyrek asır sürecek dolar garantisi taahhüt eden ve ödeyen, onların vergi borçlarını silen, vergi muafiyetleri sağlayan iktidar, iş işçiye, işçi haklarına, ücrete, kıdem tazminatına gelince işçinin karşısına dikiliyor. Katmerli sömürü düzeninin devam etmesi için elinden geleni ardına koymuyor.

İşverenin keyfiliği

İşçi hakları konusunda işverenlerin keyfi tutumu yaygınlaştı ve sıradanlaştı. Çünkü bir maliyet ödemeyeceklerini biliyorlar.

Tazminat ödemeden işçi çıkarmayı yasal hakları gibi görüyorlar.

Hakkını almak için greve giden işçinin sonuç alamayacağını, grevin yasaklanacağını biliyorlar.

İktidarın kendilerinden yana tutum alacağından eminler.

Fransa, Belçika, Danimarka gibi ülkelerde toplu iş sözleşmesinden yararlanan işçi sayısı yüzde 90'ların üzerinde, Türkiye'de ise bu oran yüzde 7 düzeyinde. Bu oran ile Türkiye OECD ülkeleri arasında sonuncu. Kıdem tazminatlarının ödenmesinde de durum aynı; kıdem tazminatını alabilen işçilerin oranı yüzde 10 civarında.

Maden işçileri en ağır ve en tehlikeli koşullarda çalışan işçilerdir. Maden ocaklarının özelleştirilmesiyle çalışma koşulları daha da kötüleşmiş, ücretler düşürülmüş, çalışma süreleri uzatılmış, iş güvenliğinden yoksun kaçak maden ocakları çoğalmıştır.

Başta CHP olmak üzene muhalefet partileri Türkiye'de maden ocaklarındaki çalışma koşullarının düzeltilmesi, maden işçisinin haklarının ödenmesi konusunu sürekli gündemde tutmalı ve tüm güçleriyle Soma maden işçilerinin yanında olmalıdır.

Facebook Yorumları

reklam
16.11.2020
İktidarın itirafı
2.11.2020
Mesut Yılmaz'ın Türkiye hedefi
24.10.2020
Merkez sağ sorunu
19.10.2020
Maden işçisinin isyanı
16.10.2020
Anayasa'yı yok saymak
7.10.2020
Şüpheli
5.10.2020
HDP operasyonunun sonuçları
2.10.2020
Yeni rejim tahkim edilirken demokrasi sakatlanıyor
28.09.2020
İktidarda kalmanın yolu olarak muhalefeti ezmek
14.09.2020
12 Eylül'ün ağır faturası
9.09.2020
CHP'nin tarihi sorumluluğu
7.09.2020
Türkiye Cumhuriyeti'nin dibine yerleştirilen dinamit
2.09.2020
Keyfi yönetim, keyfi mücadele
26.08.2020
Cumhuriyet mi, Osmanlı mı?
24.08.2020
Eksen kayması
19.08.2020
AK parti neye isyan edecek?
7.08.2020
Millet İttifakı'nı dağıtma hamleleri
5.08.2020
İnce’nin cumhuriyetçi partisi ve CHP'nin işlevi
29.07.2020
Aşil’in topuğu
22.07.2020
Roma tipi kölelik mi isteniyor?
20.07.2020
Kadın dernekleri yalnız bırakılmamalı
13.07.2020
Ayasofya'nın örtemeyeceği gerçekler
10.07.2020
Çoklu baro yasasının tutarsızlıkları
8.07.2020
Suça değil suçluya bakan yargı
26.06.2020
Yeni baro düzeni belli oldu: Böl - parçala - yönet
19.06.2020
Salgınla mücadelede kaçak tutum
17.06.2020
İşçinin tazminatına göz dikmek
15.06.2020
İnce politika
12.06.2020
Vesayeti kaldırıyorum derken
5.06.2020
Milletvekilinin güvencesi yok olursa...
3.06.2020
Kılıçdaroğlu yaklaşımı
25.05.2020
Cami provokasyonu
22.05.2020
İttifaklar çatışması
15.05.2020
Muhalefet alanını daraltma politikası
13.05.2020
HDP seçmeni
8.05.2020
CHP ile Ak Parti arasındaki fark
6.05.2020
Askıda yaşam
4.05.2020
Düzen değişikliği
1.05.2020
Topun ağzındaki işçi sınıfı
29.04.2020
Salgın sonrasında çözüm Zonguldak modelidir
24.04.2020
İkinci 100 yıla girerken yeniden inşa önerisi
20.04.2020
Ekmek dağıtan paralel yapı ve Zonguldak
15.04.2020
Kız çocuklarını kendisine tecavüz edenle evlendirme merakı
6.04.2020
CHP'li belediyelerin başarısı
1.04.2020
Önce devlet üzerine düşeni yapmalı
18.03.2020
Sosyal devlet şimdi lazım
16.03.2020
Bilimin patronluğu esastır
11.03.2020
Yeni partiler siyasi tabloyu değiştirir mi?
9.03.2020
Cinsel politika
6.03.2020
Suriye’de kim dost kim düşman?
4.03.2020
Hedef Esad mı Kılıçdaroğlu mu?
2.03.2020
33 askerin sorumluluğu
28.02.2020
ABDnin planı
26.02.2020
İdlib sorununda iç cephede durum
24.02.2020
Somut şartların somut tahlili
21.02.2020
Muhalefeti yargı eliyle bastırmak
19.02.2020
Böyle yargı mı olur?
17.02.2020
Atatürkün mirası
14.02.2020
Komşulardaki bölünme
12.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun siyasi ayak hamlesi
10.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun buluşma politikası
7.02.2020
İlker Başbuğ neyi kastetti?
5.02.2020
Türkiye artık bir karar vermeli
3.02.2020
Siyasetin finansmanı olarak bağış
29.01.2020
Bu binaları yapanlar kimler?
27.01.2020
İstanbul’a bir yıl lale ekilmezse ne olur?
24.01.2020
Muhalefetin hedefi demokratik, laik sistemi yeniden inşa etmek
21.01.2020
Kılıçdaroğlu’nun demokratik cephe yaklaşımı
13.01.2020
ABD mi, İran mı?
10.01.2020
Yeni Türkiyenin çelişkileri
8.01.2020
Türkiye barıştan yana olmalı
6.01.2020
Ortada anti-emperyalist bir savaş var mı?
30.12.2019
Yargı reformuna ne oldu?
27.12.2019
Doğu Akdenizde tek başına
25.12.2019
Türkiye Cumhuriyeti hakkında sorunlu yaklaşımlar
23.12.2019
Atatürk ve Ecevit yanlışı doğru yapmaz
22.12.2019
İkili devlet otoritesi ve ikili hukuk
20.12.2019
Özel sektör orduları
18.12.2019
Sorunlar çözülmüyor büyüyor
16.12.2019
Gelecek Partisinin geleceği
13.12.2019
Yeni partiler nasıl başarılı olur?
11.12.2019
İki bütçe iki hazine
9.12.2019
Erdoğan-Davutoğlu tartışmasının siyasi ve teknik boyutu
6.12.2019
Kadın cinayetlerinde iyi hâl ve tahrik indirimi kaldırılmalı
4.12.2019
İşsizlik tehdidiyle asgari ücret belirlemek
2.12.2019
Muhalefet liderlerinin ortak kaygısı
29.11.2019
Babacanın kuracağı partinin farkı ne olacak?
27.11.2019
O polisler, o kadınları alkışlamalıydı
25.11.2019
CHP ne yapmalı?
22.11.2019
Kılıçdaroğlunun başarısı
20.11.2019
Erkek tehdidi altında yaşayan kadınlar
18.11.2019
Erdoğan-Trump dostluğu Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltir mi?
15.11.2019
Meclis’i alt kimliklere bölmek
13.11.2019
Türkiye’nin Suriye’de ABD ile gideceği bir yer yok
11.11.2019
Atatürk’e yönelmenin siyasi nedenleri
8.11.2019
Bir şehit anasına niye dava açılır?
6.11.2019
Ecevit’in sol anlayışı
4.11.2019
Hunharca işlenmiş bir cinayet sanki bir ağız dalaşıymış gibi nasıl “üzücü bir olay” oluyor?
1.11.2019
Ermeni Soykırımı iddiası tarihin tekzip ettiği bir iddiadır
30.10.2019
Şam’ın egemenliği kimin işine gelir?
28.10.2019
Cumhuriyeti bekleyen tehlike
25.10.2019
Çöken projeler ve ertelenen hedefler
23.10.2019
Soçi uzlaşmasının sahaya ve siyasete etkileri
21.10.2019
Barış Pınarı’nın tarihi kökenleri
18.10.2019
Barış Pınarı Harekâtının siyasal boyutu
16.10.2019
Türkiye’yi bekleyen riskler
14.10.2019
Barış Pınarı dengeleri değiştiriyor
11.10.2019
Amerikan mandası Arap ülkeleri
9.10.2019
Hangi Trump?
7.10.2019
Baskı siyaseti
4.10.2019
Tartışılması gereken sistemin bütünüdür
2.10.2019
Fırat’ın doğusuna harekât
30.09.2019
CHP’nin Suriye Konferansı’ndan iktidar da yararlanmalı
27.09.2019
Deprem riskini kadere havale etmek
16.09.2019
CHP’nin “büyük çadır” politikası
11.09.2019
ABD ile varılan güvenli bölge uzlaşmasından memnun muyuz, değil miyiz?
9.09.2019
Kayyım tartışmaları ve Kaftancıoğlu kararı
6.09.2019
Türkiye yalnız ülkeler arasına girmemeli
2.09.2019
Türkiye silahlı cihatçıları ne yapacak?
28.08.2019
TSK’da yeniden yapılandırma sinyalleri
26.08.2019
Kadın cinayetlerinin kökünü kurutmak
23.08.2019
Kayyım hamlesinin yan etkileri
21.08.2019
Sorun demokrasi ve hukukla çözülür, kayyımla değil
15.08.2019
Ortak harekât merkezinde Türkiye ile ABDnin ortak hedefleri olacak mı?
13.08.2019
Türkiye-ABD uzlaşması ve CHP’nin girişimi
9.08.2019
Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir
7.08.2019
Suriye Barış Koridoru Harekâtı’nın siyasi hedefi ve askeri öncelikleri
3.08.2019
YAŞ kararları: Orgeneral sayısı yarıya indi, hiçbir korgeneral terfi ettirilmedi, 15 Temmuzdan sonra terfi ettirilen albaylar emekli edildi
26.07.2019
Yığınakta yapılan hata
20.07.2019
Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive