Fikret Bila

T24



Bookmark and Share

Bu binaları yapanlar kimler?


29.01.2020 - Bu Yazı 43 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 Bitişiğindeki ve etrafındaki binalar hasar görmezken bir binanın yerle bir olması nasıl izah edilir?

Deprem bir tek binayı seçip onu vurmadığına göre tek izahı binanın çürük olduğudur. Binayı inşa edenin maliyeti düşürmek için inşaat malzemesinden çaldığı; kumunu, demirini, betonunu depreme dayanaklı olacak şekilde kullanmadığıdır. Çöken binanın ortaya çıkardığı bir diğer gerçek de inşa edilirken sorumlu mühendisin görevini yapmadığı, inşaatı denetlemesi gerekenlerin bu görevlerini ihmal ettikleridir.

Kalitesiz ve eksik malzemeyle yapıldığı ancak sanki deprem şartnamesine uygun inşa edilmiş gibi satıldığı ve haksız kazanç elde edildiğidir.

Bu binaların yıkılmasından ve içinde yaşayanların ölmesinden deprem değil, inşaatı bu şekilde yapanlar ve denetim görevini yerine getirmeyip, inşaat ruhsatı ve iskân izni verenler sorumludur.

Malzeme hırsızlığı

1999’daki Büyük Marmara Depremi’nde de ondan sonraki depremlerde de ve son olarak Elazığ depreminde de yıkılan ve can kaybına yol açan binalarda deniz veya dere kumu kullanıldığı, taşıyıcı kolonların gerektirdiği kadar demir içermediği ve bazı binalarda da dükkânlara yer açmak için kolonların kesildiği ortaya çıktı.

Büyük depremden sonra inşaatlarda uyulacak deprem şartnamesi yeniden düzenlendi. Yapı denetimlerinin çok sıkı şekilde takip edileceği ilân edildi.

Ancak anlaşılıyor ki, bu şartnameye uymadan inşaatlar yapılmış ve gereği gibi denetlenmemiş.

Yap-sat, kap-kaç müteahhitliği devam etmiş…

İnşaat müteahhitliği konusunda Türkiye’de ciddi bir standart yok. İsteyen herkes müteahhit olup bina yapabiliyor. Hatta inşaat müteahhitliği kısa zamanda zengin olmanın en yaygın yollarından biri haline gelmiş durumda.

Türkiye gibi bir deprem ülkesinde inşaatlar en sıkı şekilde, ödünsüz denetlenmeli. İnşaat yapanlar malzemeden çaldıklarında, denetim görevini ihmal edenler veya maddi çıkar karşılığında deprem şartnamesine uymayan inşaat ve binaları ruhsat ve iskân verenler yargıda çok ciddi şekilde cezalandırılmalı. Aksi takdirde diğerleri gibi Elazığ depremi de unutulduktan sonra aynı yap-sat, kap-kaç zihniyeti ilk depremde yıkılacak yeni binalar inşa edecektir.

İdarenin sorumluluğu

Depreme dayanaksız, çürük binaların inşa edilmesinden devlet sorumludur. Bu nedenle depremle birlikte onun yol açtığı can ve mal kayıplarını kadere bağlamak yanlış bir yaklaşımdır. Depreme engel olunamaz ama binaların çökmesine ve can kayıplarına engel olunabilir.

Depremde yıkılan binalardan ve dolayısıyla can ve mal kayıplarından devletin sorumlu olduğuna ilişkin yargı kararları vardır.

Avukat İrem Çiçek, bu konuyla ilgili Yargıtay 11. Dairesi’nin 29.6.2007 tarih ve 1353-6248 esas sayılı kararını kamuoyunun bilgisine sunarak konuyu aydınlattı. Bu kararında Yargıtay'ın, "deprem kuşağında yer alan bir bölgede, deprem tehlikesi göz önünde bulundurularak, yerleşim alanları belirlenmesi, bu alanda yapılaşmaya ilişkin tedbirler alınması, uygulanması ve denetlenmesi şeklindeki idari faaliyetlerde ortaya çıkan eksikliklerin, idarenin olumsuz eylemi olması nedeniyle, bu olumsuz eylemle deprem sonucu oluşan zarar arasında illiyet bağının bulunduğu ve depremin illiyet bağını kesen mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği" hükmü yer alıyor.

Bu karar, devletin denetim görevini gerektiği gibi yerine getirmediği için can ve mal kayıplarından sorumlu olduğunu gösteriyor.

Devlet bu sorumlulukla hareket etmeli, Türkiye’nin deprem ülkesi olduğunu unutmamalı ve yapı denetim görevini hakkıyla yerine getirmelidir.

Facebook Yorumları

reklam
25.05.2020
Cami provokasyonu
22.05.2020
İttifaklar çatışması
15.05.2020
Muhalefet alanını daraltma politikası
13.05.2020
HDP seçmeni
8.05.2020
CHP ile Ak Parti arasındaki fark
6.05.2020
Askıda yaşam
4.05.2020
Düzen değişikliği
1.05.2020
Topun ağzındaki işçi sınıfı
29.04.2020
Salgın sonrasında çözüm Zonguldak modelidir
24.04.2020
İkinci 100 yıla girerken yeniden inşa önerisi
20.04.2020
Ekmek dağıtan paralel yapı ve Zonguldak
15.04.2020
Kız çocuklarını kendisine tecavüz edenle evlendirme merakı
6.04.2020
CHP'li belediyelerin başarısı
1.04.2020
Önce devlet üzerine düşeni yapmalı
18.03.2020
Sosyal devlet şimdi lazım
16.03.2020
Bilimin patronluğu esastır
11.03.2020
Yeni partiler siyasi tabloyu değiştirir mi?
9.03.2020
Cinsel politika
6.03.2020
Suriye’de kim dost kim düşman?
4.03.2020
Hedef Esad mı Kılıçdaroğlu mu?
2.03.2020
33 askerin sorumluluğu
28.02.2020
ABDnin planı
26.02.2020
İdlib sorununda iç cephede durum
24.02.2020
Somut şartların somut tahlili
21.02.2020
Muhalefeti yargı eliyle bastırmak
19.02.2020
Böyle yargı mı olur?
17.02.2020
Atatürkün mirası
14.02.2020
Komşulardaki bölünme
12.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun siyasi ayak hamlesi
10.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun buluşma politikası
7.02.2020
İlker Başbuğ neyi kastetti?
5.02.2020
Türkiye artık bir karar vermeli
3.02.2020
Siyasetin finansmanı olarak bağış
29.01.2020
Bu binaları yapanlar kimler?
27.01.2020
İstanbul’a bir yıl lale ekilmezse ne olur?
24.01.2020
Muhalefetin hedefi demokratik, laik sistemi yeniden inşa etmek
21.01.2020
Kılıçdaroğlu’nun demokratik cephe yaklaşımı
13.01.2020
ABD mi, İran mı?
10.01.2020
Yeni Türkiyenin çelişkileri
8.01.2020
Türkiye barıştan yana olmalı
6.01.2020
Ortada anti-emperyalist bir savaş var mı?
30.12.2019
Yargı reformuna ne oldu?
27.12.2019
Doğu Akdenizde tek başına
25.12.2019
Türkiye Cumhuriyeti hakkında sorunlu yaklaşımlar
23.12.2019
Atatürk ve Ecevit yanlışı doğru yapmaz
22.12.2019
İkili devlet otoritesi ve ikili hukuk
20.12.2019
Özel sektör orduları
18.12.2019
Sorunlar çözülmüyor büyüyor
16.12.2019
Gelecek Partisinin geleceği
13.12.2019
Yeni partiler nasıl başarılı olur?
11.12.2019
İki bütçe iki hazine
9.12.2019
Erdoğan-Davutoğlu tartışmasının siyasi ve teknik boyutu
6.12.2019
Kadın cinayetlerinde iyi hâl ve tahrik indirimi kaldırılmalı
4.12.2019
İşsizlik tehdidiyle asgari ücret belirlemek
2.12.2019
Muhalefet liderlerinin ortak kaygısı
29.11.2019
Babacanın kuracağı partinin farkı ne olacak?
27.11.2019
O polisler, o kadınları alkışlamalıydı
25.11.2019
CHP ne yapmalı?
22.11.2019
Kılıçdaroğlunun başarısı
20.11.2019
Erkek tehdidi altında yaşayan kadınlar
18.11.2019
Erdoğan-Trump dostluğu Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltir mi?
15.11.2019
Meclis’i alt kimliklere bölmek
13.11.2019
Türkiye’nin Suriye’de ABD ile gideceği bir yer yok
11.11.2019
Atatürk’e yönelmenin siyasi nedenleri
8.11.2019
Bir şehit anasına niye dava açılır?
6.11.2019
Ecevit’in sol anlayışı
4.11.2019
Hunharca işlenmiş bir cinayet sanki bir ağız dalaşıymış gibi nasıl “üzücü bir olay” oluyor?
1.11.2019
Ermeni Soykırımı iddiası tarihin tekzip ettiği bir iddiadır
30.10.2019
Şam’ın egemenliği kimin işine gelir?
28.10.2019
Cumhuriyeti bekleyen tehlike
25.10.2019
Çöken projeler ve ertelenen hedefler
23.10.2019
Soçi uzlaşmasının sahaya ve siyasete etkileri
21.10.2019
Barış Pınarı’nın tarihi kökenleri
18.10.2019
Barış Pınarı Harekâtının siyasal boyutu
16.10.2019
Türkiye’yi bekleyen riskler
14.10.2019
Barış Pınarı dengeleri değiştiriyor
11.10.2019
Amerikan mandası Arap ülkeleri
9.10.2019
Hangi Trump?
7.10.2019
Baskı siyaseti
4.10.2019
Tartışılması gereken sistemin bütünüdür
2.10.2019
Fırat’ın doğusuna harekât
30.09.2019
CHP’nin Suriye Konferansı’ndan iktidar da yararlanmalı
27.09.2019
Deprem riskini kadere havale etmek
16.09.2019
CHP’nin “büyük çadır” politikası
11.09.2019
ABD ile varılan güvenli bölge uzlaşmasından memnun muyuz, değil miyiz?
9.09.2019
Kayyım tartışmaları ve Kaftancıoğlu kararı
6.09.2019
Türkiye yalnız ülkeler arasına girmemeli
2.09.2019
Türkiye silahlı cihatçıları ne yapacak?
28.08.2019
TSK’da yeniden yapılandırma sinyalleri
26.08.2019
Kadın cinayetlerinin kökünü kurutmak
23.08.2019
Kayyım hamlesinin yan etkileri
21.08.2019
Sorun demokrasi ve hukukla çözülür, kayyımla değil
15.08.2019
Ortak harekât merkezinde Türkiye ile ABDnin ortak hedefleri olacak mı?
13.08.2019
Türkiye-ABD uzlaşması ve CHP’nin girişimi
9.08.2019
Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir
7.08.2019
Suriye Barış Koridoru Harekâtı’nın siyasi hedefi ve askeri öncelikleri
3.08.2019
YAŞ kararları: Orgeneral sayısı yarıya indi, hiçbir korgeneral terfi ettirilmedi, 15 Temmuzdan sonra terfi ettirilen albaylar emekli edildi
26.07.2019
Yığınakta yapılan hata
20.07.2019
Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive