Fikret Bila

T24



Bookmark and Share

Atatürk ve Ecevit yanlışı doğru yapmaz


23.12.2019 - Bu Yazı 46 Kez Okundu.
Yorum : 0 - Onay Bekleyenler : 0

 İktidarı destekleyen çevrelerin yeni geliştirdikleri bir savunma mekanizması var; Atatürk ve Ecevit’ten örnek vermek.

Bu savunmanın iki yeni örneği Türkiye’nin Libya’ya asker gönderme girişimi ve Kanal İstanbul projesinde yaşandı.

Libya’ya asker göndermenin yanlış olacağını söyleyenlere karşı iktidarı savunanlar "Atatürk de Libya’ya gitmişti" anımsatması yaptılar. Bu anımsatma ile "Atatürk de Libya’ya gittiğine göre, bugün Türkiye’nin Libya’ya asker göndermesi de doğrudur" demek istiyorlar.

Oysa Atatürk’ün Libya’ya gitmesi o kadar faklı bir olay ki, bugün Türkiye’nin Libya’ya asker göndermesi ve iç savaşa müdahil olmasına örnek oluşturmaz.

Atatürk Libya’ya gittiğinde, Libya Osmanlı İmparatorluğu’nun toprağı, Atatürk de bir Osmanlı subayıydı. Libya’ya bir subay olarak gitmesi gayet doğaldı.

Bugün Libya’ya asker göndermekle, Atatürk’ün Libya’ya gitmesi iki farklı olay.

Bu nedenle, Atatürk’ün Libya’da görev yapmış olması, bugün Libya’ya asker göndermenin doğru bir karar olduğunu göstermez.

Bu karar Atatürk’e sığınılarak savunulabilecek bir karar değildir.

Libya’ya asker gönderilmesine yöneltilen eleştiriler, Türkiye’nin Libya’da iç savaşa dahil olmasının yanlışlığından kaynaklanıyor.

Bugün itibariyle Türkiye’yi Akdeniz’de destekleyen KKTC dışında Trablus’taki Ulusal Mutabakat Hükümeti var. Onun da geleceği belirsiz. Hafter güçleri ise Trablus’u kuşatmış durumda ve arkasında ABD, Suudi Arabistan, Mısır ve Rusya bulunuyor. Türkiye’yi destekleyen başka bir ülke yok.

Libya’da iç savaş sürerken Türkiye’nin bir tarafı ayakta tutmak için asker göndermesinin riskleri çok büyük.

Bu riskleri tartışmak yerine "Atatürk de gitmişti" diye savunma yapmanın hiçbir yararı ve gerçeklik payı yok.

Ecevit'li savunma

Libya kararını Atatürk’le savunmak gibi Kanal İstanbul projesini de Bülent Ecevit’le savunmak doğru bir yaklaşım değil.

Kanal İstanbul projesini savunanlar, bu projeyi ilk önerenin Bülent Ecevit olduğunu anımsatıyorlar. Buradaki amaç da "Ecevit gibi biri bu projeyi önerdiyse demek ki bugünkü Kanal İstanbul kararı doğrudur" demek.

İstanbul Boğazı’nın yükünü azaltmak amacıyla Bülent Ecevit’in böyle bir öneride bulunduğu doğrudur. 1994 yerel seçimleri öncesinde böyle bir projeden söz etmiş ancak sonradan bundan vazgeçmişti.

O dönem DSP’de İstanbul seçimlerinden sorumlu olan Erdoğan Toprak, Ecevit’in bu projeden neden vazgeçtiğini ayrıntılarıyla kamuoyuna açıkladı. Bu kanalın maliyetinin bütçeyi yutabileceği ve diğer sakıncalarını uzmanlardan dinleyen Ecevit, projeden vazgeçti.

Tabii, Ecevit’in kamu yatırımlarının olanak devlet bütçesinden yapılması, vatandaşın cebine ek yük getirmemesi gibi bir yaklaşımı vardı. O, bedeli vatandaşa ödettirilecek, Hazine garantisiyle yıllarca müteahhitlere gelir oluşturacak yatırım modeline karşıydı. Böyle olduğu için de bu projeden vazgeçmişti.

Ecevit’in İstanbul’a kanal projesini önermesi ve maliyeti konusunda bilgilendirilince vazgeçmesi de bugün verilen Kanal İstanbul kararının doğru olduğunu kanıtlamaz.

Kaldı ki Kanal İstanbul Projesi detaylı bir biçimde kamuoyuna da açıklanmış değildir. Bir sanal video çekiminden başka bir çalışma kamuoyuyla paylaşılmamıştır.

Projenin teknik boyutu ve finansmanı bir tarafa, en yetkin isimler tarafından dile getirilen; kanalın Montrö Boğazlar Sözleşmesi ve Türkiye’nin boğazlar üzerindeki egemenliği açısından yaratacağı sakıncalar bile böyle bir kararın tüm yönleriyle tartışılmadan verilmemesi gerektiğini ortaya koymaya yetiyor.

Bu tür büyük altyapı yatırımları sadece siyasi tercihle karara bağlanmaz. Mutlaka uzman kuruluşlarının ciddi araştırmalarına ihtiyaç vardır.

Ulusal çıkar - ulusal maliyet, sosyal fayda - sosyal maliyet hesapları mutlaka yapılmalıdır. Bu tip yatırımlar rant yaklaşımıyla yapılacak yatırımlar değildir. Atatürk ve Ecevit’ten örnek vermek ise yanlışı doğru yapmaz.  

Facebook Yorumları

reklam
25.05.2020
Cami provokasyonu
22.05.2020
İttifaklar çatışması
15.05.2020
Muhalefet alanını daraltma politikası
13.05.2020
HDP seçmeni
8.05.2020
CHP ile Ak Parti arasındaki fark
6.05.2020
Askıda yaşam
4.05.2020
Düzen değişikliği
1.05.2020
Topun ağzındaki işçi sınıfı
29.04.2020
Salgın sonrasında çözüm Zonguldak modelidir
24.04.2020
İkinci 100 yıla girerken yeniden inşa önerisi
20.04.2020
Ekmek dağıtan paralel yapı ve Zonguldak
15.04.2020
Kız çocuklarını kendisine tecavüz edenle evlendirme merakı
6.04.2020
CHP'li belediyelerin başarısı
1.04.2020
Önce devlet üzerine düşeni yapmalı
18.03.2020
Sosyal devlet şimdi lazım
16.03.2020
Bilimin patronluğu esastır
11.03.2020
Yeni partiler siyasi tabloyu değiştirir mi?
9.03.2020
Cinsel politika
6.03.2020
Suriye’de kim dost kim düşman?
4.03.2020
Hedef Esad mı Kılıçdaroğlu mu?
2.03.2020
33 askerin sorumluluğu
28.02.2020
ABDnin planı
26.02.2020
İdlib sorununda iç cephede durum
24.02.2020
Somut şartların somut tahlili
21.02.2020
Muhalefeti yargı eliyle bastırmak
19.02.2020
Böyle yargı mı olur?
17.02.2020
Atatürkün mirası
14.02.2020
Komşulardaki bölünme
12.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun siyasi ayak hamlesi
10.02.2020
Kılıçdaroğlu’nun buluşma politikası
7.02.2020
İlker Başbuğ neyi kastetti?
5.02.2020
Türkiye artık bir karar vermeli
3.02.2020
Siyasetin finansmanı olarak bağış
29.01.2020
Bu binaları yapanlar kimler?
27.01.2020
İstanbul’a bir yıl lale ekilmezse ne olur?
24.01.2020
Muhalefetin hedefi demokratik, laik sistemi yeniden inşa etmek
21.01.2020
Kılıçdaroğlu’nun demokratik cephe yaklaşımı
13.01.2020
ABD mi, İran mı?
10.01.2020
Yeni Türkiyenin çelişkileri
8.01.2020
Türkiye barıştan yana olmalı
6.01.2020
Ortada anti-emperyalist bir savaş var mı?
30.12.2019
Yargı reformuna ne oldu?
27.12.2019
Doğu Akdenizde tek başına
25.12.2019
Türkiye Cumhuriyeti hakkında sorunlu yaklaşımlar
23.12.2019
Atatürk ve Ecevit yanlışı doğru yapmaz
22.12.2019
İkili devlet otoritesi ve ikili hukuk
20.12.2019
Özel sektör orduları
18.12.2019
Sorunlar çözülmüyor büyüyor
16.12.2019
Gelecek Partisinin geleceği
13.12.2019
Yeni partiler nasıl başarılı olur?
11.12.2019
İki bütçe iki hazine
9.12.2019
Erdoğan-Davutoğlu tartışmasının siyasi ve teknik boyutu
6.12.2019
Kadın cinayetlerinde iyi hâl ve tahrik indirimi kaldırılmalı
4.12.2019
İşsizlik tehdidiyle asgari ücret belirlemek
2.12.2019
Muhalefet liderlerinin ortak kaygısı
29.11.2019
Babacanın kuracağı partinin farkı ne olacak?
27.11.2019
O polisler, o kadınları alkışlamalıydı
25.11.2019
CHP ne yapmalı?
22.11.2019
Kılıçdaroğlunun başarısı
20.11.2019
Erkek tehdidi altında yaşayan kadınlar
18.11.2019
Erdoğan-Trump dostluğu Türk-Amerikan ilişkilerini düzeltir mi?
15.11.2019
Meclis’i alt kimliklere bölmek
13.11.2019
Türkiye’nin Suriye’de ABD ile gideceği bir yer yok
11.11.2019
Atatürk’e yönelmenin siyasi nedenleri
8.11.2019
Bir şehit anasına niye dava açılır?
6.11.2019
Ecevit’in sol anlayışı
4.11.2019
Hunharca işlenmiş bir cinayet sanki bir ağız dalaşıymış gibi nasıl “üzücü bir olay” oluyor?
1.11.2019
Ermeni Soykırımı iddiası tarihin tekzip ettiği bir iddiadır
30.10.2019
Şam’ın egemenliği kimin işine gelir?
28.10.2019
Cumhuriyeti bekleyen tehlike
25.10.2019
Çöken projeler ve ertelenen hedefler
23.10.2019
Soçi uzlaşmasının sahaya ve siyasete etkileri
21.10.2019
Barış Pınarı’nın tarihi kökenleri
18.10.2019
Barış Pınarı Harekâtının siyasal boyutu
16.10.2019
Türkiye’yi bekleyen riskler
14.10.2019
Barış Pınarı dengeleri değiştiriyor
11.10.2019
Amerikan mandası Arap ülkeleri
9.10.2019
Hangi Trump?
7.10.2019
Baskı siyaseti
4.10.2019
Tartışılması gereken sistemin bütünüdür
2.10.2019
Fırat’ın doğusuna harekât
30.09.2019
CHP’nin Suriye Konferansı’ndan iktidar da yararlanmalı
27.09.2019
Deprem riskini kadere havale etmek
16.09.2019
CHP’nin “büyük çadır” politikası
11.09.2019
ABD ile varılan güvenli bölge uzlaşmasından memnun muyuz, değil miyiz?
9.09.2019
Kayyım tartışmaları ve Kaftancıoğlu kararı
6.09.2019
Türkiye yalnız ülkeler arasına girmemeli
2.09.2019
Türkiye silahlı cihatçıları ne yapacak?
28.08.2019
TSK’da yeniden yapılandırma sinyalleri
26.08.2019
Kadın cinayetlerinin kökünü kurutmak
23.08.2019
Kayyım hamlesinin yan etkileri
21.08.2019
Sorun demokrasi ve hukukla çözülür, kayyımla değil
15.08.2019
Ortak harekât merkezinde Türkiye ile ABDnin ortak hedefleri olacak mı?
13.08.2019
Türkiye-ABD uzlaşması ve CHP’nin girişimi
9.08.2019
Emekli edilen komutan Bitlislioğlu: 15 Temmuz tatbikat değil, darbe girişimidir
7.08.2019
Suriye Barış Koridoru Harekâtı’nın siyasi hedefi ve askeri öncelikleri
3.08.2019
YAŞ kararları: Orgeneral sayısı yarıya indi, hiçbir korgeneral terfi ettirilmedi, 15 Temmuzdan sonra terfi ettirilen albaylar emekli edildi
26.07.2019
Yığınakta yapılan hata
20.07.2019
Yargı, siyasetin ceza organı olmaktan kurtarılmalıdır
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
17.07.2019
Türkiye ters yola girmiş araba gibi
15.07.2019
15 Temmuz bir karşı devrim hamlesidir
13.07.2019
CHP’nin yol hazırlığı
10.07.2019
İktidar ekonomik başarısızlığı nasıl itiraf etti?
8.07.2019
Merkez Bankası Başkanı operasyonunun nedenleri ve siyasi riskler
5.07.2019
ABD, Türkiye’nin stratejik ortağı değildir
4.07.2019
Ergenekon’dan önce Ergenekon’dan sonra
0 0
ÖNEMLİ NOT: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan MARMARA YEREL HABER GAZETESİ veya duzceyerelhaber.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
GÜNÜN YAZARLARI
Günün Yazarları


Aradığın Evi Bul. Emlak8.Net

Dijital Reklam Ajansı Serbay Interactive